YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2155
KARAR NO : 2021/4582
KARAR TARİHİ : 01.06.2021
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 1. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davacı üçüncü kişi ve davalı alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı üçüncü kişi vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.03.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden davacı üçüncü kişi Avukat … vekili gelmiş olup duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosyanın incelenmesi sonucu dayanak icra dosyalarının ve vergi kayıtlarının ikmali için UYAP’tan dosya eksiklik talebi ile eksiklik tamamlanmış olmakla dosya yeniden incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkili şirket yetkilisinin Bellona firmasıyla görüşerek bayilik almaya karar verdiğini, 07.11.2017 tarihinde kurulduğunu ve haciz adresinde faaliyete başladığını, mağazayı daha önceden boşaltan ve Bellona markası ile çalışan borçlu için hacze gelindiğini, haciz mahallinde bulunan borçluya ait bazı evrakların ve faturaların müşterilerin mağduriyetlerini gidermek için ana bayi … A.Ş.’nin tavsiyesi üzerine iş yerinde bekletildiğini, mahcuzların müvekkiline ait olduğunu, borçlu şirket ile aralarında organik bağ olmadığını açıklayarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz mahallinde borçlu şirkete ait 2018 tarihli tahsilat makbuz defteri gibi 204 adet evrak bulunduğunu, üçüncü kişi şirketin borcun doğumundan sonra kurulduğunu, faaliyet alanlarının aynı olduğunu, borçlu ile üçüncü kişinin muvazaalı hareket ettiklerini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, borçlu ve üçüncü kişinin haciz yapılan adreste arka arkaya Bellona markasıyla ve aynı dava dışı … Pazarlama A.Ş. nin bayiliğini yürüttükleri, her iki şirketin ortaklık yapısı farklı olmasına rağmen haciz sırasında borçlu şirkete ait çok sayıda fatura ve ürün teslim formu, 204 adet borçlu adına ticari ve muhasebe evrakı bulunması, iki ayrı şahsın her iki şirkette istihdam edilmesi, borçlu şirketin, davacı üçüncü kişi şirket üzerinden, gerek haczedilen menkul malların satışı, gerekse önceden vadeli satış yapılmış malların tahsilatları yönünden ticari faaliyetinin örtülü olarak devam ettiğinin ve bu iki şirket arasındaki belirtilen muvazaalı işlemlerden dolayı ticari faaliyet açısından organik bağın bulunduğunun kabulü gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı üçüncü kişi vekili ile davalı alacaklı vekilince İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin kararı ile;dava konusu haczin yapıldığı iş yeri adresinde önce borçlu şirketin daha sonra da üçüncü kişinin Bellona bayisi olarak faaliyet gösterdiği, davacı üçüncü kişinin, haciz adresindeki faaliyetine, borcun doğumundan sonra başladığı, davacı şirketin ve davalı borçlu şirketin ortakları ve adresleri farklı olmakla birlikte, haciz mahallinde davalı borçlu şirkete ait 204 adet muhtelif tarihli fatura, tahsilat makbuzu, sipariş formu, ürün teslim formu, senet, kira sözleşmesi gibi evrakların bulunması, davacının 2017 yılı Kasım ayında ticari faaliyetine başlamasına rağmen, davalı borçlu şirkete ait tahsilat makbuzunun davacı nezdinde bulunması ve 2018 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarında borçlu adına tahsilat yapılmasının ticari hayatın olağan akışına uygun görülmediği, davacı şirketin ortağı Ahmet Bayram’ın damadı …’ın, davalı borçlu şirketin önceki çalışanı olduğu, davalı borçlu şirketin çalışanlarından Hamide Demir’in de davacı şirkette çalıştığı gerekçesi ile tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş,istinaf kararı davacı üçüncü kişi vekili tarafından bu kez temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’ nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda sadece davacı üçüncü kişinin ticari defterlerinin incelendiği, tarafların iddia ve savunmasında yer verilen hususlara ilişkin yeterli inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda öncelikle, borçlu, üçüncü kişi ve dava dışı … … Şti.nin tutması zorunlu ticari defterlerinin getirtilmek veya yerinde inceleme yapmak ve ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olup olmadığı hususu da dikkate alınmak sureti ile bilirkişi raporu alınarak, borçlu ve üçüncü kişi ile dava dışı … ..Şti arasında bayilik sözleşmesi olup olmadığı, bu sözleşmeye uygun olarak devam eden ticari ilişkileri bulunup bulunmadığının belirlenmesi, öte yandan İİK’nin 8. maddesi uyarınca aksi ispat edilinceye kadar geçerli haciz tutanağına göre haciz mahallinde bulunan borçlu şirkete ait 05.01.2018-16.02.2018 tarih aralığına ilişkin tahsilat makbuzları ve tahsilat makbuzu defteri ile güncel olmayan evraklarla ilgili olarak davacı üçüncü kişi tarafından dava dışı … ..Şti.nin isteği üzerine müşteri memnuniyeti açısından saklanılan evraklar olduğu dile getirilmiş, yargılama sırasında tanık olarak dinlenen ve her iki şirkette de belirli dönemlerde sigortalı çalışan olarak bulunan … isimli kişi, borçlu şirketin satıp bedelini aldığı ancak teslim ettiği mallarla ilgili şikayetleri dava dışı … ..Şti.ye ilettiklerini, malların müşterilere teslim edildiğini, yapılan ödemelerin de … ..Şti.ye gönderildiğini ayrıca bir kısım taksit ödemelerinin de borçlu şirketin borçlu olduğu çalışanlarına verilmesini istediğinden eski borçlu şirket çalışanına verildiğini beyan ettiğine göre borçlu şirketin dava dışı … ..Şti.ye borcu olup olmadığı ve haciz sırasında bulunan tahsilat makbuzlarında yer alan ödemelerin dava dışı … ..Şti. ve borçlu şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, ondan sonra dosya içerisindeki diğer deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar dikkate alınmadan, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.050,00 TL avukatlık ücretinin davalı alacaklıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacı üçüncü kişiye verilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 01.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.