YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8961
KARAR NO : 2021/16206
KARAR TARİHİ : 16.06.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TCK’nın 109/2. maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile yağma suçunun temel halinin yer aldığı TCK’nın 148. maddesinde öngörülen cebir, her iki suç yönünden bir unsur olarak düzenlenmiş ise de, cebir unsurunun iki suç bakımından birbirinin unsuru olarak değerlendirilemeyeceği, sanıklar …, … ve … hakkında 04.07.2013 tarihli iddianame ile nitelikli yağma suçundan da kamu davası açıldığı ve mahkemece, sanıkların kasten yaralama eylemini, mekanda fazla ödenen paraları geri almak maksadıyla gerçekleştirdikleri ve bu eylemin, TCK’nın 150/1. maddesi kapsamında kaldığı belirtildiği halde, kasten yaralama eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun bir unsuru olarak kabul edilerek sadece kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine göre sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklara, mahkemece 5271 sayılı Kanunun 150. maddesi uyarınca baroca görevlendirilen müdafiye ödenen avukatlık ücretinin sanıklardan tahsiline karar verilmiş ise de; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesinde şüpheli veya sanığın “müdafii tutmak için mali olanaklardan yoksun bulunması ve adaletin selametinin de
gerektirmesi halinde, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın yardımından ücret ödemeksizin yararlanabilme hakkı”nın bulunduğunun açıklandığı, iç hukukumuzda ve tarafı bulunduğumuz sözleşmede mevcut bu ilkeler karşısında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin temel hakka ilişkin hüküm içeren 6. maddesinin, iç hukukumuzda aynı konuda kanun ve yönetmeliklerle getirilen ve yukarıda işaret edilen düzenlemelere nazaran öncelikle uygulanması gerektiği , sanıkların savunma yapmak üzere müdafilerin görevlendirilmesi karşısında, zorunlu müdafii ücretinin sanıklara yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden zorunlu müdafii ücretinin sanıklardan alınmasına ilişkin “Sanık …’na zorunlu müdafii atandığından, 578,00 TL zorunlu müdafilik ücretinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,” ve “Sanık … …’ya zorunlu müdafii atandığından, 578,00 TL zorunlu müdafilik ücretinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,” fikralarının çıkartılması suretiyle sair yönleri usul yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-) Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine göre sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Olayın gerçekleştiği günden bir önceki gece, sanık …’in yanında iki arkadaşı ile birlikte katılanın işlettiği işyerine gidip alkol alıp eğlendikleri sırada üç defa ayrı ayrı olmak üzere toplamda 900 TL hesap ödedikten sonra kredi kartı sliplerini kontrol edince 170 TL hesap yerine kendisinden fazla hesap ücreti aldıklarını anlaması üzerine kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık … lehine 5237 sayılı TCK.nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği halde, bu hususun karar yerinde tartışılmaması,
b) 29.05.2013 tarihli iddianamedeki anlatım ve nitelendirmeye göre, suça sürüklenen çocuk … hakkında basit yaralama suçundan kamu davası açıldığı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı CMK.nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemlerle sınırlı olduğu dikkate alınmadan, yargılamaya devamla, basit yaralama suçunun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna dönüştürülerek ek savunmayla yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
3- Suça sürüklenen çocuk hakkında TCK.nın 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verilirken, TCK.nın 51/3. madde ve fıkrası uyarınca denetim süresinin bir yıldan az olamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili, sanık … ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.