Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/5333 E. 2021/21180 K. 08.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5333
KARAR NO : 2021/21180
KARAR TARİHİ : 08.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Anayasanın 40/2, CMK’nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında, sanığın … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunması sebebiyle, temyiz dilekçesini cezaevi idaresi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi ayrıca, 5271 sayılı CMK’nın 35/3. maddesi gereğince “ilgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır” düzenlemesi karşısında, kararın sanığa okunup anlatılmadığı, tebligatın yöntemine uygun olarak yapılmadığı, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın usulsüz olarak kesinleştirildiği belirlenerek yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04/10/2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı ve denetim süresinin başlamayacağı, denetim süresi başlamadığı için de denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanma koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen 18.04.2012 tarihli ve 2011/461 Esas 2012/697 Karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkûmiyet kararının dava zamanaşımı kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın 06.02.2012 tarihli sorgusunun olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık …’nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle, sair yönleri incelenmeyen hükmün, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının, gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle, TCK’nın 66/1-e ve CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 08/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.