Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2015/2368 E. , 2021/642 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2015/2368
Karar No : 2021/642
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü / …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): …’a ve …’a
velayeten, kendisine asaleten …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : Taraflarca, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıların yakını …’ın polis memuru olarak görev yapmakta iken 11/12/2012 tarihinde gerçekleşen bir terör saldırısı sonucu hayatını kaybetmesinden dolayı uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık anne ve her bir çocuk için 25.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 75.000,00 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; İstanbul Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacıların murisi …’ın, terör örgütü mensupları tarafından görevi başında uğradığı silahlı saldırı sonucu öldüğü ve anılan olayda davacıların murisinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı dikkate alındığında, idarenin, kamu hizmetinin yerine getirilmesi sırasında hizmetin işleyişinde ve düzenlenişinde kusuru olmasa bile kamu ajanının kendi kişisel kusurundan doğmamış olmak koşuluyla ajanın ölümü nedeniyle destekten yoksun kalanların maddi ve manevi zararlarını objektif sorumluluk ilkesine göre gidermekle yükümlü olduğu, dosya kapsamında hazırlanan bilirkişi raporu dikkate alındığında, davacı eş …’a bağlanan vazife malullüğü aylığı ile tarafına nakdi tazminat ödemesi yapılması nedeniyle maddi bir zararının bulunmadığı, davacılardan müteveffanın çocuğu …’ın her ne kadar bilirkişi tarafından maddi destekten yoksun kalma zararı 29.497,01 TL olarak tespit edilmiş ise de taleple bağlılık ilkesi gereğince, davacının istemine bağlı kalınarak 25.000,00 TL maddi tazminatın, diğer davacı … için ise yine bilirkişi raporunda maddi destekten yoksun kalma zararı 27.995,45 TL olarak hesaplanmış ise de, taleple bağlı kalınarak 25.000,00 TL maddi tazminatın kendilerine ödenmesi gerektiği, olayın özetlenen süreci, olayda davacıların murisinin tamamen kusursuz olması ve yasa dışı bir örgüt elemanı tarafından vurularak görevi başında öldürülmesi nedeniyle, müteveffanın eş ve çocukları olan davacıların olay nedeniyle duyduğu ve duyacakları elem ve ızdırap göz önünde bulundurulduğunda, davacı … için takdiren 25.000,00 TL, davacı … için takdiren 25.000,00 TL ve yine davacı … için takdiren 25.000,00 TL olmak üzere toplam 75.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacılardan … için 25.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, … için 25.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, davacı … için 25.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, davalı idarece davacılara ödenmesi gereken toplam 50.000,00 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 125.000,00 TL tazminatın idareye başvuru tarihi olan 07/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde, davacıların maddi zararının karşılandığı, murisin vefatı nedeniyle; 3713 sayılı Kanun kapsamında 1. derece vazife malullüğü aylığı, o tarihten bugüne kadar hak kaybına uğratılmaksızın kadro ve derece ilerlemesine bağlı olarak emsal maaşında günümüz şartlarına göre artırım yapıldığı ve 5434 sayılı Kanun’un ek 77. maddesi hükmü çerçevesinde 01/01/2014 tarihi itibarıyla 6. derece 1. kademe komiser rütbesi üzerinden 3.149,13 TL emsal maaş bağlandığı, ayrıca sosyal yardım fonundan eşine 11/01/2013 tarihinde 25.000,00 TL şehit yardımı yapıldığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından kanuni mirasçılarına 68.010,00 TL nakdi tazminat ödendiği, davacıların murisinin adi malullüğe ayrılma şartlarını taşımadığı, görevin neden ve etkisi dışındaki bir nedenle vefat etse idi, murisin eşine adi dul aylığı bağlanamayacağı, dolayısıyla, davacının prim ödemek suretiyle bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumundan emekli olabilmesinin mümkün olmadığı, bu durumda davacıların aldıkları vazife malullüğü aylıklarının tamamının hiçbir indirime gerek kalmaksızın yarar olarak kabul edilmesi gerektiği; ancak bilirkişi raporunda davacıların olay nedeniyle elde ettiği vazife malullüğü aylıklarının tamamının yarar olarak kabul edildiği, bu nedenle yeni bir rapor hazırlanması gerektiği, tazminatın çok yüksek olduğu, manevi tazminatın emsallerine göre fazla olduğu, İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Ayrıca, temyiz süresi geçtikten sonra verilen ek temyiz dilekçesi ile idareleri aleyhine nispi harca hükmedilemeyeceği belirtilerek bu husus bakımından da kararın bozulması istenilmektedir.
Davacılar tarafından temyiz dilekçesinde, maddi zararın Türk Borçlar Kanunu’na göre hesaplanmadığı, İdare Mahkemesi kararının redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFLARIN
SAVUNMALARI : Her iki tarafça da karşı tarafın temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının onanması, maddi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Dava, davacıların yakını …’ın polis memuru olarak görev yapmakta iken 11/12/2012 tarihinde gerçekleşen bir terör saldırısı sonucu hayatını kaybetmesinden dolayı uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 75.000,00 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun “Malul olanlarla aylığa müstehak dul ve yetimlere yardım” başlıklı 21. maddesinde, “Kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca; a) Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir…” hükmü yer almaktadır.
2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un ”Aylık bağlanması” başlıklı 4. maddesinde, bu Kanun kapsamına girenlerden, ölenlerin kendilerine bağlanması gereken görev malullüğü aylığının, dul ve yetimlerine intikal ettirileceği, bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıkların % 25 oranında artırılmak suretiyle ödeneceği; “Nakdi tazminat ve aylığın etkisi” başlıklı 6. maddesinde ise bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminatın, uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığı olduğu; yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı idarelerin ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu Kanun hükümleri uyarınca ödenen nakdi tazminatın göz önünde tutulacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın ilgili kısmı usûl ve hukuka uygun olup davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi
Olayda, davacıların murisinin polis memuru iken uğramış olduğu terör saldırısı sonucunda hayatını kaybetmesi nedeniyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu hükümlerine göre davacılara, görevdeki emsali polis memurunun maaşından az olmamak kaydıyla, bir başka ifade ile görevdeki emsali polis memurunun görev aylığı kadar vazife malullüğü (dul ve yetim) aylığı bağlandığı, ayrıca davacılara 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca nakdi tazminat ödendiği dikkate alındığında, davacıların aktif ve pasif dönemde maddi bir zararının bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, 3713 ve 2330 sayılı Kanunlar uyarınca davacılara yapılan ödemeler ve bağlanan aylık tutarları dikkate alınarak davanın maddi tazminata ilişkin kısmının tamamının reddine karar verilmesi gerekirken, hükme esas alınacak nitelik ve yeterlilikte olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak maddi tazminat isteminin kısmen kabulü yolunda verilen kararın bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden kabulüne, diğer kısımlar yönünden reddine,
2. Davacıların temyiz isteminin reddine,
3. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının manevi tazminata ilişkin kısmının ONANMASINA, maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesi, 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.