Danıştay Kararı 10. Daire 2016/1055 E. 2021/4869 K. 18.10.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2016/1055 E.  ,  2021/4869 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/1055
Karar No : 2021/4869

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı / …
VEKİLİ : …
İSTEMİN_KONUSU : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 30/03/2013 tarihinde Adana İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı … Polis Merkezi Amirliğinde görev yapan polis memurlarının ateş etmesi sonucu yaralanmasında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen zararlarına karşılık 100.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 300.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince; davacının … Polis Merkezi Amirliğine karşı yapılan terör eylemine katkısı bulunduğu ve olaylar sırasında aktif biçimde emniyet güçlerine molotof kokteyli, havai fişek ve taş attığı, terör eylemine karşı güvenlik görevlilerinin silah kullanma yetkisinin bulunduğu, davacının vücudundan çıkartılan merminin, yapılan balistik incelemede, saldırıyı sona erdirmek için havaya ateş eden polis memurlarının silahları ile irtibatlandırılamadığı, davacının yaralanması olayında idarenin hizmet kusurunun bulunduğuna ilişkin idari eylem ile zarar arasında illiyet bağının kurulamadığı; diğer taraftan, olay yerinde bulunan polis memurları hakkında yürütülen adli soruşturma sonucunda haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği; bu durumda, davacının yaralanması olayında davalı idareyi sorumlu kılacak hizmet kusuru bulunmadığı gibi davacının aktif olarak yasa dışı gösteriye katıldığı anlaşıldığından, idarenin sosyal risk yönünden de tazmin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; davanın duruşmalı olarak görülmesi talep edilmesine rağmen ilk derece yargı yerince bu istem karşılanmaksızın karar verildiği, idarenin toplumsal olaya müdahale eden kolluk görevlilerini yeterli eğitim ve donanım sağlamadan mesleğe kabul etmesinin hizmet kusuru oluşturduğu, polisin müdahale esnasında gerekli özen ve dikkati göstermemek suretiyle kusurlu davrandığı, ayrıca, İdare Mahkemesince terör eylemlerine aktif katılımdan söz edilmesine rağmen, buna yönelik olarak yargılandığı ceza davasından beraat ettiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY:
Davacı tarafından; 30/03/2013 tarihinde Adana İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı … Polis Merkezi Amirliğinde görev yapan polis memurlarının ateş etmesi sonucu yaralanmasında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen zararlarına karşılık 100.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 300.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinde, Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmi beş bin Türk lirasını aşan tam yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı yirmi beş bin Türk lirasını aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılacağı; temyiz ve istinaflarda duruşma yapılmasının, tarafların istemine ve Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlı olduğu; duruşma talebinin dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabileceği; 1. ve 2. fıkralarda yer alan kayıtlara bağlı olmaksızın Danıştay, mahkeme ve hakimin kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebileceği; duruşma davetiyelerinin duruşma gününden en az otuz gün önce taraflara gönderileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Öte yandan, anılan Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 49. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, usul hükümlerine uyulmamış olunması halinde temyizen incelenen kararın bozulacağı hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, yaralanmasına neden olan olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla uğranıldığı ileri sürülen zararlarının tazmini istemiyle açılan davaya ait dilekçede yargılamanın duruşmalı olarak yapılması isteminde bulunulduğu; ancak, Mahkemece 2577 sayılı Kanun’un 17. maddesine uygun olarak duruşma talep edildiği ve duruşma yapılması için maddede aranan koşullar mevcut olduğu halde davanın esasının duruşma yapılmaksızın karara bağlandığı görülmektedir.
Bu durumda; yasal koşulları oluştuğu halde duruşma yapılmaksızın verilen İdare Mahkemesi kararının, yargılamanın usul hükümlerine uygun yapılmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K: … sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Davacının duruşma isteminin karşılanması suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.