Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2016/1385 E. , 2021/4331 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/1385
Karar No : 2021/4331
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği / …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av.
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulü, manevi tazminat istemi yönünden ise kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki kararının, davalı idare tarafından kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tunceli ili’nde 06-08/10/2014 tarihlerinde meydana gelen toplumsal olaylar esnasında, davacı tarafından işletilen … Birahanesi unvanlı iş yerinin göstericilerin saldırıları sonucunda yakılıp yıkıldığı, iş yerinde bulunan eşyaların kullanılamaz hale geldiği, maddi ve manevi olarak zarara uğranıldığı, idarenin gereken önlemlerin alınmasında hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek oluşan zararlara karşılık 69.712,90 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; olayla ilgili emniyet birimlerince düzenlenen 09/10/2014 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre, 08/10/2014 tarihinde 18.30 ile 23.30 saatleri arasında bir grup gösterici tarafından, Tunceli ili şehir merkezinde molotof kokteyli, havai fişek, taş ve benzeri cisimler atılarak genel güvenliği tehlikeye düşüren eylemlerde bulunulduğu; olaylar sonrasında yapılan incelemede davacı tarafından işletilen … Birahanesinin bütün camlarının kırılmış olduğu, kepenginin yarı açık vaziyette ve eğilmiş olduğu, içerisinin yangından dolayı tamamen kullanılamaz hale geldiği hususlarının tespit edildiği, buna göre kolluk birimlerince olaylara zamanında ve tam olarak müdahale edilmeyerek, kolluk hizmetinin kötü işletilmesi nedeniyle bastırılamayan olaylarda göstericiler tarafından gerçekleştirilen saldırılar sonucu davacının zararına sebep olunduğunun açık olduğu; bu kapsamda, meydana gelen zararın belirlenmesi amacıyla davalı idarece yapılan hasar tespiti sonucunda düzenlenen 15/10/2014 tarihli raporda, … Birahanesinde oluşan zararın 30.427,95 TL olarak hesaplandığı; davacı tarafından delil tespiti yaptırmak üzere başvurulan … Asliye Hukuk Mahkemesinin … değişik iş sayılı dosyasında davacının işyerinde meydana gelen zararların tespiti amacıyla görevlendirilen bilirkişilerce düzenlenen raporda toplam zararın 69.712,90 TL olarak belirlendiği; … Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 13/10/2014 tarihinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesinin, davalı idarece 15/10/2014 tarihinde yaptırılan incelemeden daha önceki bir tarihe ilişkin olması ve konusunda uzman bilirkişilere, her bir zarar kalemine ilişkin olmak üzere ayrıntılı inceleme yaptırılarak zararın tespit edilmesi sebebiyle … Asliye Hukuk Mahkemesinin … değişik iş sayılı dosyasında tespit edilen toplam 69.712,90 TL zararın davalı idarece tazmin edilmesi gerektiği; ayrıca, olay nedeniyle büyük bir mağduriyet yaşayan davacının manevi zararının da davalı idare tarafından karşılanması gerektiği gerekçesiyle davanın maddi tazminat istemi yönünden kabulü, manevi tazminat istemi yönünden kısmen kabulü ile 69.712,90 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden (18/12/2014) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, meydana gelen toplumsal olaylar esnasında kamu binaları ile araçlarının doğrudan hedef alındığı, davacının işlettiği birahanenin hedef alınmasının sebepleri arasında Tunceli ilinde önceden beri birahanelere karşı toplumsal bir karşıtlık olmasının da etkili olduğu, bu hususun meydana gelen zararla idari eylem arasındaki nedensellik bağını kısmen de olsa ortadan kaldırdığı; Tunceli Valiliği tarafından zarar tespiti için görevlendirilen bilirkişilerin alanında uzman olduğu ve belirlenen tazminat kalemlerinin objektif kriterlere göre tespit edildiği, Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında tespit edilen zararların hangi uzmanlığa sahip bilirkişilerce ve hangi kriterlere göre belirlendiğinin anlaşılamadığı, idare mahkemesince mukayese edilen her iki zarar miktarı arasında oldukça yüksek fark bulunduğu, bu çelişki giderilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ve davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinin de hukuken mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, birahane işletiyor olmasının meydana gelen toplumsal olayda ortaya çıkan zarar ile idarenin kusurlu eylemi arasındaki nedensellik bağını etkileyecek bir kişisel kusur olarak nitelendirilemeyeceği, Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası kapsamında tespit ettirilen zarara yönelik bilirkişi raporlarının idarenin tespiti ile mukayese edilemeyecek nitelikte objektif olduğu, manevi zarar oluşmadığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacının, Tunceli ilinde bulunan … unvanıyla faaliyet gösteren iş yerinin işletmecisi olduğu, 06-08/10/2014 tarihlerinde Tunceli ili şehir merkezinde meydana gelen toplumsal olaylar esnasında davacıya ait iş yerinin kepenginin yarı açılmış vaziyette eğildiği, ön ve arka cephe camlarının kırıldığı ve iş yerinde bulunan bütün eşyaların yakılarak kullanılmaz hale geldiği hususlarının 09/10/2014 tarihli olay yeri inceleme raporunda kolluk güçlerince tutanak altına alındığı, Tunceli Valiliği Özel Kalem Müdürlüğü İdari Hizmetler ve Koordinasyon Şefliğinin … tarih ve … sayılı Valilik Makamı oluruyla, meydana gelen zararların miktarının belirlenmesi amacıyla komisyon kurulmasına karar verildiği, anılan komisyonda inşaat, makine ve elektrik mühendislerinin görevlendirildiği, 15/10/2014 tarihinde mahallinde yapılan keşif üzerine hazırlanan bilirkişi raporunda, davacının işyerinde kırılan cam miktarının 15,65 m2 olduğu, çıkan yangında ise 10 adet masa, 40 adet sandalye, 1 adet ahşap bar, 1 adet banko, PVC ve alüminyum iç kapılar, laminant zemin kaplama malzemesi, elektrik iç tesisatı, elektrikle çalışan malzeme, 1 adet klima, 1 adet elektrikli su ısıtıcısı, 2 adet buzdolabı, 3 grup panel radyatörün tamamen yandığı, duvar ve tavanın da tamamen isle kaplandığının görüldüğü, oluşan zararın yaklaşık değerinin 30.427,95 TL hesaplandığı; davacının ise, oluşan hasarın ve miktarının tespiti için … Asliye Hukuk Mahkemesinden delil tespiti talebinde bulunduğu, … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… değişik iş sayılı kararı ile delil tespiti isteminin kabulüne karar verildiği, 13/10/2014 tarihinde davacının iş yerinde Mahkemece belirlenen inşaat bilirkişisi, elektrik bilirkişisi, fotoğrafçı bilirkişi, mobilya ve beyaz eşyadan anlar bilirkişi ile tekel ürünlerinden anlar bilirkişi katılımıyla keşif yapıldığı ve bu bilirkişilerce düzenlenen raporlarla; 7.356,50 TL tekel ürünlerinden, 40.837,50 TL mobilya ve beyaz eşyalardan, 4.584,80 TL elektrik imalatlarından, 16.934,10 TL inşaat imalatlarından kaynaklanan zarar bulunduğu yönünde raporlar düzenlendiği; davacının Tunceli Valiliği tarafından tespit edilen zararlara kaşılık teklif edilen 30.427,95 TL tazminatı kabul etmediği, 18/12/2014 tarihli dilekçe ile Valiliğe başvurarak Asliye Hukuk Mahkemesinin delil tespiti dosyasında belirlenen zarar miktarının tarafına ödenmesini talep ettiği, anılan talebin … tarih ve … sayılı işlemle reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-(b) maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karekteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne Yönelik Kısmının İncelenmesi :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne yönelik kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idare temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminat İsteminin Kabulüne Yönelik Kısmının İncelenmesi:
Bakılan uyuşmazlıkta; İdare Mahkemesince davalı idare tarafından düzenlenen tespit raporu ile davacı tarafından Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesinden talep edilen delil tespiti üzerine hazırlanan bilirkişi raporları arasında karşılaştırmaya gidilmek suretiyle, … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… değişik iş sayılı kararı sonucu hazırlanan raporların hukuken itibar edilebilir nitelikte olduğu yönünde yapılan değerlendirmelerle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki … Asliye Hukuk Mahkemesinin … değişik iş sayılı dosyasında bulunan evrakın incelenmesinden; tekel ürünlerinden anlayan bilirkişi unvanıyla görevlendirilen bilirkişi tarafından 14/10/2014 tarihinde düzenlenen raporda, farklı nitelik ve miktarlarda listelenen alkollü içkilerin fiyatlarına yer verilerek oluşan toplam zararın hesaplandığı; mobilya ve beyaz eşyadan anlayan bilirkişi unvanıyla görevlendirilen bilirkişi tarafından hazırlanan 20/10/2014 tarihli raporda, kullanılamaz durumda olduğu belirlenen mobilya ve beyaz eşyaların listesi yapılarak (farklı nitelikte ve çeşitte bardak, baharatlık, peçetelik, çeşitli boy ve nitelikte tabaklar vb. ürünlere ilişkin detaylı tespitlere de yer verilerek) oluşan toplam zarar miktarının hesaplandığı; elektrik elektronik mühendisi ve inşaat mühendisi unvanlı bilirkişilerce ortak hazırlanan 04/11/2014 tarihli bilirkişi raporunda ise, elektrik ve inşaat malzeme ve işçiliklerine yönelik fiyatlara yer verilerek oluşan toplam zararın miktarının hesaplandığı; davalı idarece inşaat, elektrik ve makine mühendislerine hazırlatılan 15/10/2014 tarihli bilirkişi raporunda ise; inşaat, beyaz eşya ve mobilya malzemeleri ve işçiliklerinden kaynaklanan zararların hesaplandığı görülmektedir.
Davalı idare ile Asliye Hukuk Mahkemesince hazırlatılan bilirkişi raporları arasındaki temel farkın işletmede bulunan bardak-tabak benzeri malzeme ve tekel ürünlerine ilişkin malzemelere davalı idarece hazırlatılan zarar tespit raporunda yer verilmemesi ile her iki raporda da zarar gördüğü tespit edilen malzemelerin fiyatlarının hangi kritere göre belirlendiğinin açık olmamasından kaynaklandığı; İdare Mahkemesince, Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasındaki raporlara itibar edilse de, yukarıda içeriği aktarılan raporlarda detaylı olarak miktar ve adetleri tespit edilen malzemelerin, tamamı yanarak kullanılamaz hale gelen bir iş yerinde bulunduğunun nasıl tespit edildiği ve raporlarda belirtilen fiyatların hangi kıstaslara göre belirlendiği hususları açık olmayan bilirkişi raporlarına itibar edilerek, Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında hazırlanan bilirkişi raporlarının dayanakları araştırılmaksızın ve davacıdan, meydana gelen toplumsal olaylar sonucunda iş yerinde oluştuğu ileri sürülen zararlarına yönelik bilgi-belge sunması istenilmeksizin maddi tazminat isteminin kabulü yolunda verilen kararda eksik araştırma ve inceleme yapılması nedeniyle hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan; İdare Mahkemesince yukarıda aktarılan eksiklikler giderildikten sonra yapılan inceleme sonucunda verilecek kararda hüküm altına alınacak maddi tazminat miktarının, davalı idarece hesaplanan tazminat miktarından az olamayacağı da açıktır.
Bu nedenle; İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA; maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.