Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2016/13916 E. , 2020/5284 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/13916
Karar No : 2020/5284
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Valiliği
…İl Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı davanın reddi yolundaki kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Kartal ilçesi, …Mahallesinde bulunan Hazineye ait taşınmazın 1.602,00 m²’lik kısmının davacı tarafından 3 yıl 16 gün süre ile fuzulen işgal edildiğinden bahisle 677.262,26 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin …tarih ve …sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davacının ecrimisil ihbarnamesine itirazında belirttiği fahişlik itirazı ile işgal alanının metrekaresinin farklı olduğu iddiaları üzerine, bu hususun bilirkişi vasıtasıyla mahallinde yapılacak inceleme ve tespitten sonra değerlendirilebilmesi için 03/07/2015 tarihli ara kararı ile keşif ve bilirkişi incelemesine karar verildiği, ancak verilen süre içerisinde ücretinin yatırılmaması nedeniyle davacıya 2. kez bildirim yapılarak masrafın yatırılmaması halinde dosyadaki bilgi ve belgelere göre karar verileceği belirtilmek suretiyle karar verileceğinin tebliğ edildiği, buna rağmen ara karar gereği yerine getirilmediğinden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılamadığı, dava konusu işleme dayanak teşkil eden 12/05/2014 tarihli taşınmaz tespitinden sonra davalı idarece 27/02/2015 tarihli tespitte de davacının işgalinin aynı şekilde devam ettiğinin tesbit edildiğinin görüldüğü, bu durumda davacı tarafın iddialarının araştırılması için gerekli görülen keşif ve bilirkişi incelemesinin gerçekleştirilemediği, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler dikkate alınarak yargısal inceleme yapılması gerektiği, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ise davacının iddialarına itibar etme olanağı bulunmadığından dava konusu işlemde hukuka ve mezvuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, …Yat Kaptanları Derneği adına davacı …tarafından açılan emsal dosyada Danıştay Onuncu Dairesinin E:2013/297 sayılı kararıyla keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaması nedeniyle verilen mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği belirtilerek, mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddi yolundaki …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/11/2020 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesiyle “bilirkişi, keşif ve yargılama giderleri” konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. maddesinde, “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.”; 288. maddesinde, “Hâkim, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebilir.”; 324. maddesinde, “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır.”; 325. maddesinde ise, “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir.” hükümleri yer almaktadır.
İdari Yargıda re’sen araştırma ilkesi esas olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20. maddesinde, Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinin bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yapmaları gerektiği hükme bağlanarak, hakimin bakmakta olduğu davanın çözümü için gerekli bütün delillere kendiliğinden başvurma yetkisine sahip olduğu açıklanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, mahkemece istenildiği halde keşif ve bilirkişi avansı yatırılmaması nedeniyle bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın dosya içeriğinde mevcut bilgi ve belgelere göre karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, ecrimisile konu işgal edilen alanın, işgal süresinin ve bunun için takdir olunan ecrimisilin gerçeğe uygun olup olmadığının saptanabilmesi için keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması zorunlu olup; her ne kadar davacı tarafından keşif ve bilirkişi avansı yatırılmamış ise de, avansın davalı idareden alınmak suretiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken, avansın mahkeme veznesine yatırılmadığı gerekçesiyle keşif kararından vazgeçilerek davanın reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığından, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yönde oluşan Daire kararına katılmıyorum.