Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2016/2139 E. , 2021/3739 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/2139
Karar No : 2021/3739
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1) ….
4) …
VEKİLLERİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. …
İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları …’in 10/09/2009 tarihinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybettiği, dava konusu olayın müteveffanın yardım istenilmesine rağmen emniyet güçlerince gerekli önlemlerin alınmamış olması nedeniyle gerçekleştiği, olayda hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek davacılardan müteveffanın eşi … için 100.000,00 TL maddi (destekten yoksun kalma tazminatı) ve 100.000,00 TL manevi; çocukları …, …, …, … için ayrı ayrı 50.000,00 TL maddi (destekten yoksun kalma tazminatı) ve 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 800.000,00 TL tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ….. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dava konusu olayda Akçakale ilçesinde İlçe İdare Kurulu Müdürlüğü tarafından 10/09/2009 tarihinde Şanlıurfa ili, Akçakale ilçesi, Milli Eğitim Müdürlüğü binasında yapılan taşımalı eğitim ihalesi sonrasında davacıların yakını …’in ihaleye katılan diğer taraf F.Y. ve yakınlarınca tehdit edildiği, bunun üzerine …’in yer aldığı “…” plaka sayılı aracın polis aracı eskortluğunda ilçenin dışına çıkarılmaya çalışıldığı, polis memurlarınca görev mahalli dışında olmasına rağmen koruma ve eskortluğa devam edildiği, konvoy halinde hareket edildikten sonra …’in yer aldığı “…” plaka sayılı aracın benzin almak için Uğraklı Jandarma Karakolunun görev alanında yer alan bir benzinliğe girdiği, bu esnada anılan ihalenin diğer tarafı olan F.Y. ve onun yanında yer alan 50-60 kişilik kalabalık bir grubun polis koruması altında olan davacılar yakınının aracına silahla saldırdığı ve bu saldırı sonucunda davacıların yakını …’in hayatını kaybettiği, polis koruması altında iken Uğraklı Jandarma Karakolunun görev alanında yer alan bir benzinlikte Uğraklı Jandarma Karakolu ile her türlü ihbar ve resmi temasa geçilmesine rağmen gerekli destek verilmediğinden, davacıların yakını …’in hayatını kaybettiği ve davalı idarenin hizmetinin kötü işlemesi şeklinde gerçekleşen hizmet kusuru nedeniyle tazminle sorumlu olduğu sonucuna varıldığı, davacıların uğradığı destekten yoksun kalma zarar miktarlarının tespiti için Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde sunulan raporda; müteveffanın eşi … için 101.998,13 TL, çocukları … için 7.423,02 TL, … için 10.543,02 TL, … için 14.313,02 TL, Mehmet …için 3.782,83 TL, Nupelda için 5.083,02 TL ve … için 296,54 TL destekten yoksun kaldığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirildiği, Mahkemece maddi zarar miktarının tespiti açısından bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek nitelikte bulunarak davacıların toplam 143.439,58 TL maddi tazminat isteminin kabulü ile fazlaya ilişkin kısmının reddine, dava konusu olayda davacıların duyduğu acı ve elemin giderilmesine yönelik takdiren müteveffanın eşi … … için 50.000,00 TL, çocuklarının her biri için ayrı ayrı 25.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminata ilişkin kısmının kabulü ile fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, yakınları …’in iştigal ettiği iş gözönünde bulundurulduğunda aylık gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğu ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda müteveffanın gelirinin asgari ücretin esas alınmasıyla yapılan hesaplamanın hatalı olduğu, yaşanan olay karşısında hükmedilen manevi tazminatın çok düşük ve yetersiz kaldığı; davalı idare tarafından, idarenin hizmet kusuru bulunmadığı, 3. kişilerin kasıt ve kusurları neticesinde, olaydaki şahısların kimliklerinin belirlendiği, haklarında fezleke düzenlendiği, şahıslardan birinin tutuklu, diğerinin aranıyor olduğu, dava konusu olay ile idare hizmeti arasındaki illiyet bağının kesildiği, hükmedilen manevi tazminat tutarının sebepsiz zenginleşmeye mahal verecek nitelikte yüksek olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ….
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının davacılardan … … maddi tazminat istemi yönünden bozulması, diğer kısımlar yönünden onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Dava, davacıların yakınları …’in 10/09/2009 tarihinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybettiği, dava konusu olayın müteveffanın yardım istenilmesine rağmen emniyet güçlerince gerekli önlemlerin alınmamış olması nedeniyle gerçekleştiği, olayda hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek davacılardan müteveffanın eşi … … için 100.000,00 TL maddi (destekten yoksun kalma tazminatı) ve 100.000,00 TL manevi; çocukları … … 800.000,00 TL tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarih ve 28633 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle eklenen cümleyle; tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçenin otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edileceği hükmüne yer verilmiştir. Artırma talebi, davaya bakan ilk derece mahkemesinin nihai karar vermesi yani mahkemenin bakılmakta olan davayı bitirmesine kadar mümkün olup, artırma dilekçesinin karşı tarafa otuz gün içerisinde cevap vermek üzere tebliğ olunması gerekmektedir. Aynı Kanun’un 5. maddesiyle 2577 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddesinde de Kanunun 16. maddesinin 4. fıkrasına eklenen hükmün kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A- İdare Mahkemesi Kararının, Davacıların Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmı İle Davacılardan … …’in Maddi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulü, Kısmen Reddine İlişkin Kısımlarının İncelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın davanın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmı ile davacılardan … ve ….’in maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin kısımları, usul ve hukuka uygun olup, taraflarca ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.
B- İdare Mahkemesi Kararının, Davacılardan … …’in Maddi Tazminat İsteminin Kabulüne İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Dosyanın incelenmesinden; davacılardan müteveffanın eşi … …’in 100.000,00 TL maddi tazminat istemli olarak açtığı davasında Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde 101.998,13 TL maddi zararının bulunduğunun belirlendiği, dosya kapsamında davacı … … veya vekili tarafından Mahkemeye herhangi bir miktar artırım talepli dilekçe sunulmadığı halde davacılardan … …. için 100.000,00 TL olan isteminin üzerinde olan 101.998,13 TL üzerinden hüküm kurulmasında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin reddine,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
3. ….. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davanın, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmı ile davacılardan … … ve …’in maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin kısımlarının ONANMASINA, davacılardan … … maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Kararın bozulan kısmına yönelik olarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 30/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.