Danıştay Kararı 10. Daire 2016/255 E. 2021/2201 K. 29.04.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2016/255 E.  ,  2021/2201 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/255
Karar No : 2021/2201

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendi Adına Asaleten, …, …, …, …’a Velayeten …
VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Bakanlığı / …
VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. …

İSTEMLERİN_KONUSU : …. İdare Mahkemesince; davanın reddi yolunda verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 25/10/2011 tarih ve E:2008/655, K:2011/4386 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak verilen 22/10/2015 tarih ve E:2014/155, K:2015/1629 sayılı kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yapan davacılar murisi …’un, ring görevini yaptığı sırada ekip otosuna yapılan silahlı saldırı ve bombalı saldırı sonucunda 17/09/2005 tarihinde görevi başında hayatını kaybetmesi nedeniyle adı geçen polis memurunun murisleri olan davacılar tarafından, …’un görevi esnasında ve kamu hizmeti ifa etmekteyken öldürülmesi nedeniyle murisin desteğinden yoksun kaldıkları ve murisi erken yaşta kaybetmelerinden dolayı büyük üzüntü içinde bulundukları belirtilerek söz konusu zararın davalı idarenin kusursuz sorumluluğu ilkesince tazmin edilmesi gerektiğinden bahisle …’un eşi Münevver için 315.000,00 TL maddi (destekten yoksun kalma tazminatı) ve 10.000,00 TL manevi, çocukları …, …ve …için 20.000,00’er TL, …için ise 25.000,00 TL maddi (destekten yoksun kalma tazminatı) ve her bir çocuk için 10.000,00’er TL manevi olmak üzere toplam 450.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; …İl Emniyet Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yapan davacılar murisi …’un, ring görevini yaptığı sırada ekip otosuna yapılan silahlı saldırı ve bombalı saldırı sonucunda 17/09/2005 tarihinde görevi başında hayatını kaybetmesi nedeniyle davacıların uğradığı zararın kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerektiğinden, davacıların destekten yoksun kalma şeklinde oluşan maddi zararına yönelik olarak uzman bilirkişi marifetiyle hesap incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 01/04/2015 kayıt tarihli bilirkişi raporunda özetle, “davacılardan …r’in maddi zararının 482.159,00 TL, Ali’nin maddi zararının 65.501,86 TL, …’nin maddi zararının 60.892,60 TL, …’nın maddi zararının 61.117,30 TL, …’nın maddi zararının 117.991,07 TL olduğu” yönünde görüş belirtildiği, taraflara tebliğ edilen söz konusu bilirkişi raporuna yapılan itirazlar yerinde görülmeyerek raporun, Mahkemece maddi zarar miktarının tespiti açısından hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğu, bu durumda davacıların murisi …’un, ring görevini yaptığı sırada ekip otosuna yapılan silahlı saldırı ve bombalı saldırı sonucunda 17/09/2005 tarihinde görevi başında hayatını kaybetmesi nedeniyle uğradıkları zarara karşılık olmak üzere davacıların dava dilekçesinde talep ettikleri tutar dikkate alınmak suretiyle toplam 400.000,00 TL tutarında maddi tazminatın, idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak davacılara ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı, ayrıca davacıların murisi …’un, ring görevini yaptığı sırada ekip otosuna yapılan silahlı saldırı ve bombalı saldırı sonucunda görevi başında hayatını kaybetmesi nedeniyle davacıların büyük bir ruhsal elem ve üzüntü duyduğunun açık olduğu, davacıların eşi/babası olan …’un ölümü nedeniyle duyduğu acı ve elemle orantılı olacak şekilde talep edilen ve uğranıldığı takdir olunan davacıların her biri için 10.000,00 TL (toplam 50.000,00 TL) manevi zararın da idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI :
Davacılar vekili tarafından; mahkemece hükmedilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 18.225,00TL nispi karar harcının müvekkillere tamamlattırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, tamamının idareye yükletilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; davacıların maddi zararının karşılandığı, murisin vefatı nedeniyle; 3713 sayılı Kanun kapsamında 1. derece vazife malullüğü aylığı, o tarihten bugüne kadar hak kaybına uğratılmaksızın kadro ve derece ilerlemesine bağlı olarak emsal maaşında günümüz şartlarına göre artırım yapıldığı ve 5434 sayılı Kanun’un ek 77. maddesi hükmü çerçevesinde 15/10/2005 tarihinden itibaren 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun 21/A maddesi uyarınca emsal maaş düzenlendiği; 01/01/2015 tarihi itibarıyla 1. derece 3. kademe emniyet amiri rütbesi üzerinden 3.591,73 TL emsal maaş bağlandığı, ayrıca sosyal yardım fonundan eşine 7.500,00 TL personel vefat yardımı yapıldığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmelik hükümleri uyarınca kanuni mirasçılarına en yüksek devlet memurunun brüt aylığının 100 katı üzerinden hesaplanarak anılan Kanunun 3/c maddesi doğrultusunda ödeme yapıldığı, davacının bir haksız fiil nedeniyle değil, kusursuz sorumluluk nedeniyle uğradığı zararların hesaplanmasında davacıların almış oldukları vazife malullüğü aylıklarının tamamının yarar olarak kabul edilmesi gerektiği, manevi tazminat şartının, ağır zarar ve ağır kusur olması karşısında kusursuz sorumluluk ilkesine göre manevi tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının onanması, maddi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava, …İl Emniyet Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yapan davacılar murisi …’un, ring görevini yaptığı sırada ekip otosuna yapılan silahlı saldırı ve bombalı saldırı sonucunda 17/09/2005 tarihinde görevi başında hayatını kaybetmesinden dolayı uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık …’un eşi …için 315.000,00 TL maddi (destekten yoksun kalma tazminatı) ve 10.000,00 TL manevi, çocukları …, …ve …için 20.000,00’er TL, … için ise 25.000,00 TL maddi (destekten yoksun kalma tazminatı) ve her bir çocuk için 10.000,00’er TL manevi olmak üzere toplam 450.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 21. maddesinde, “Kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hale gelen, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca; a) Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir…” hükmü yer almaktadır.
2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un ”Aylık bağlanması” başlıklı 4. maddesinde, bu Kanun kapsamına girenlerden, ölenlerin kendilerine bağlanması gereken görev malullüğü aylığının, dul ve yetimlerine intikal ettirileceği, bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıkların % 25 oranında artırılmak suretiyle ödeneceği; “Nakdi tazminat ve aylığın etkisi” başlıklı 6. maddesinde ise bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminatın, uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığı olduğu; yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı idarelerin ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu Kanun hükümleri uyarınca ödenen nakdi tazminatın göz önünde tutulacağı hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi
Olayda, davacıların murisinin polis memuru iken uğramış olduğu terör saldırısı sonucunda hayatını kaybetmesi nedeniyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu hükümlerine göre davacılara, 15/10/2005 tarihinden itibaren görevdeki emsali polis memurunun maaşından az olmamak kaydıyla, bir başka ifade ile görevdeki emsali polis memurunun görev aylığı kadar vazife malullüğü (dul ve yetim) aylığı bağlandığı, ayrıca davacılara 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca nakdi tazminat ödendiği dikkate alındığında, davacıların aktif ve pasif dönemde maddi bir zararının bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, 3713 ve 2330 sayılı Kanunlar uyarınca davacılara yapılan ödemeler ve bağlanan aylık tutarları dikkate alınarak davanın maddi tazminata ilişkin kısmının tamamının reddine karar verilmesi gerekirken, hükme esas alınacak nitelik ve yeterlilikte olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak maddi tazminat isteminin kabulü yolunda verilen kararın bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın manevi tazminata ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

İdare Mahkemesi Kararının Nisbi Karar Harcının Davacılara Tamamlattırılmasına İlişkin Kısmının İncelenmesi
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev’i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun’un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı Tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir.
Bu doğrultuda; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir. Bu nedenle de davalı idarece ödenmesi gereken bakiye nispi karar harcının davacıya tamamlattırılması yönünden Mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan İdare Mahkemesince bozma kararı üzerine yeniden yapılacak yargılamada yargılama giderleri yönünden de yeniden hüküm kurulacağından davacının yargılama giderlerine yönelik temyiz istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine gerek görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden kabulüne, diğer kısımlar yönünden reddine,
2. Davacıların temyiz isteminin reddine,
3. Davanın kabulüne ilişkin temyize konu …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının manevi tazminata ilişkin kısmının ONANMASINA, maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.