Danıştay Kararı 10. Daire 2016/3130 E. 2021/4675 K. 11.10.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2016/3130 E.  ,  2021/4675 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/3130
Karar No : 2021/4675

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ….
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. …

İSTEMLERİN_KONUSU : …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; İstanbul Gezi Parkı eylemlerinde ayağına isabet eden biber gazı kapsülüyle yaralandığı ileri sürülerek uğranılan zarara karşılık olmak üzere 20.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; davacının, … tarihinde Taksim Gezi Parkında izinsiz gösteri yapan grubun dağıtılması için kolluk güçlerince kullanılan gaz kapsülünün ayağına isabet etmesi sonucu yaralandığı, davacı hakkında …Hastanesi’nde … tarihli geçici adli rapor formu düzenlendiği, ayrıca … tarihinde davacının 10 gün işgöremezlik raporu aldığı, gösterilerin dağıtılması amacıyla kullanılan gaz kapsülünden davacının yaralanması karşısında, orantılılık ilkesini aşan müdahale nedeniyle idarenin kusurlu olduğu sonucuna varıldığı, Mahkemelerinin 06/10/2015 tarihli ara kararıyla davacıdan söz konusu yaralanma olayı nedeniyle oluşan maddi kayıplarının neler olduğunun sorularak bu hususa ilişkin dekont, fatura bilgilerinin istenilmesine karşın davacı tarafından maddi zararlarına ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı, bu durumda, uyuşmazlık konusu olaya ilişkin olarak maddi zarara uğradığını ispatlayamayan davacının maddi tazminat isteminin reddi gerektiği, öte yandan davacının olay nedeniyle duyduğu elem ve ızdırabın karşılığı olarak 5.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 29/09/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat ve faiz isteminin ise reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; hem kazanç kaybının hem de zaruri sağlık harcamalarının bulunduğu, maddi zararının belgelendirilmesinin tek ölçütünün fatura ve dekont olmasının hukuken isabetsiz olduğu, durumu dikkate alındığında, hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz olduğu,
davalı idare tarafından ise; olay günü, yasaların idarelerine yüklediği görevleri yerine getirmekten öte bir eylemlerinin olmadığı, tazmin sorumluluğunun doğmasının, zararın, idarenin ağır hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması koşuluna bağlı bulunduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan evrakın, davacının idarenin eyleminden kaynaklanan bir zararını ortaya koyabilecek nitelikte olmadığı, davacının neyle yaralandığının ve sorumlulularının henüz belirlenmediği, soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği, izinsiz bir eyleme katılması nedeniyle davacının kusurlu olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının, davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmının bozulması ile davanın kısmen reddine ilişkin kısmının gerekçesi değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :
… tarihinde İstanbul Gezi Parkında yapılan eyleme katılan davacı tarafından, emniyet güçlerince yapılan müdahale esnasında ayağının hedef alınarak atılan gaz bombası nedeniyle yaralandığının ileri sürüldüğü, ….Hastanesince … tarihinde düzenlenen geçici adli rapor formunun olayın öyküsü kısmında, “ayağına gaz bombası gelmiş” beyanına; tetkik sonuçları kısmında ise, “sol ve tarsal kemik bölgesinde kırık ile uyumlu bulgular mevcut” teşhisine yer verildiği, bu yaralanma nedeniyle Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesince 01/06/2013 tarihinde davacı hakkında 10 günlük iş göremezlik raporu düzenlendiği, davalı idare tarafından davacının yaralanması ile ilgili herhangi bir tutanak ve görüntü kaydının bulunmadığının, idarenin eyleminden kaynaklanan bir zararının olmadığının savunulduğu, davacı tarafından olayın gerçekleşmesinde idarenin kusuru olduğu ileri sürülerek oluşan zarara karşılık olmak üzere 20.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için; ortada bir zararın bulunması, zarara sebebiyet veren işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağının bulunması şartları aranmaktadır. Bu şartlardan birinin yokluğu, kural olarak idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı tarafından, 31/05/2013 tarihinde İstanbul Gezi Parkında yapılan eyleme katıldığı, emniyet güçlerince yapılan müdahale esnasında ayağının hedef alınarak atılan gaz bombası nedeniyle yaralandığı ileri sürülmüş ise de; davacının uğradığı zararı doğuran eylemin idareden kaynaklandığına ilişkin davacının beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, açık, net ve somut bir delil bulunmadığı; bir başka anlatımla, iddia olunan zararın idarenin eyleminden kaynaklandığını ortaya koyan bir illiyet bağının bulunmadığı dikkate alındığında, olay nedeniyle idarenin tazmin sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Mahkeme Kararının, Maddi Tazminat İstemi Yönünden Davanın Reddine, Manevi Tazminat İstemi Yönünden Davanın Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine, manevi tazminat istemi yönünden ise davanın kısmen reddine ilişkin kısımları, yukarıda aktarılan gerekçeyle usul ve hukuka uygun olup, davacının dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Mahkeme Kararının, Manevi Tazminat İstemi Yönünden Davanın Kısmen Kabulüne İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Yukarıda açıklanan gerekçeyle, olayda idarenin eylemi ile zarar arasında illiyet bağı kurulamadığından, davalı idarenin olayda hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının, davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
3. Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının, maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine, manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen reddine ilişkin kısımlarının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.