Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2016/3699 E. , 2021/5171 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/3699
Karar No : 2021/5171
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : I. Hukuk Müş. Yrd. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; 16/06/2013 tarihinde saat 15:00 sıralarında, İstanbul ili, Şişli ilçesi, … Caddesi üzerinde yürümekte iken, Gezi Parkı eylemlerine müdahale eden kolluk kuvvetleri tarafından atılan gaz fişeğinin alnına isabet etmesi neticesinde yaralandığından bahisle, yüzündeki sabit izin giderilmesi amacıyla yapılması gerektiğini ileri sürdüğü estetik ameliyat masraflarına karşılık olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi, uğradığını ileri sürdüğü travma, elem ve ızdırap nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; Gezi Parkı olayları sırasında eylemcilere müdahale eden çevik kuvvet ekibinin müdahalesinin çevrede bulunan ancak eyleme katılmayan kişilerin de bundan zarar görmesine sebep olduğu, idarenin bu zararın meydana gelmesinde denetim görevini yerine getirmemekle dolaylı bir şekilde zarara sebebiyet verdiği, böylece kamu görevlilerinin üstlendiği ödevin ve yürüttüğü hizmetin kural, usul ve gereklerine aykırı olarak kendilerine izafe edilebilecek boyutta ve biçimde görevlerini tam olarak yerine getirmedikleri sonucuna varıldığı, davacının halihazırda gerçekleşmiş bir ameliyatının söz konusu olmadığı ve maddi tazminat isteminin geleceğe ilişkin muhtemel bir ameliyata yönelik olduğu, dolayısıyla maddi zararın somut ve güncel olmadığı, bu nedenle maddi tazminat talebinin reddi gerektiği; öte yandan olayın vuku buluş şekli, meydana gelen olayın davacının bundan sonraki yaşamı üzerindeki neticeleri ve bu nedenle duyulan elem ve ızdırabın karşılığı olarak sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak düzeyde takdir edilen manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçeleriyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 28/03/2014 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebi ile maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
I- Davacı tarafından; Olay nedeniyle alnında sabit yara izi oluştuğu, estetik ameliyata ihtiyaç duyduğunun dilekçe ekinde sunduğu fotoğrafta dahi anlaşıldığı, yapılacak estetik ameliyatın maliyetinin İdare Mahkemesince tespit ettirilip bu miktar üzerinden maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, Yargıtay’ın bu yönde yerleşik kararlarının bulunduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının düşük olduğu, manevi tazminata olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği ileri sürülerek kararın aleyhlerinde olan kısmının bozulması istenilmektedir.
II- Davalı idare tarafından; Davacının uğradığını ileri sürdüğü zararın kolluk güçleri tarafından yapılan müdahale nedeniyle oluştuğuna ilişkin herhangi bir delilin bulunmadığı, davacının hastane raporu ve iddiası dışında bilgi-belge bulunmadığı, idarenin görev sınırında kalan bir eyleminin bulunduğunun tespit edilmesi durumunda manevi tazminata hükmedilemeyeceği, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığı, hükmedilen tutarın fahiş olduğu, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği, harçtan muaf oldukları için nisbi harcın idarelerine yükletilmesinin hukuka aykırı olduğu, İdare Mahkemesince idarelerinin kusurunun ne olduğu ortaya konulmadan tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu iddia edilerek kararın aleyhlerindeki kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Taraflarca; karşı tarafın temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü, davacının temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmının bozulması, redde ilişkin kısmının gerekçe değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerden; davacının, 16/06/2013 tarihinde alnından yaralanması üzerine getirildiği Şişli Hamidiye Etfal Eğitim Araştırma Hastanesi’nin Acil Tıp Polikliniğinde müdahalede bulunulduğu ve aynı tarihli tomografi raporunda, “yabancı cisim ile travma” ibaresine yer verildiği; davacı, dava dilekçesinde, 16/06/2013 tarihinde Şişli’de oturan arkadaşından evine gitmek üzere saat 15:00 sıralarında Osmanbey Rumeli Caddesi üzerinde yürümekte iken, kolluk kuvvetleri tarafından çok yakın mesafeden başına direkt hedef alınarak atılan gaz bombası ile alnından yaralandığını iddia etmekte ise de; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2013/173472 sayılı soruşturma kapsamında avukat eşliğinde verdiği 14/04/2014 tarihli ifadesinde, gaz kapsülünü atan polisi görmediğini, kimseyi teşhis edemeyeceğini, olay yerinde polisi de görmediğini, birden caddenin içerisine doğru koşmaya başlayan insanların arasında bulunan ve yere düşen bir çocuğu izlerken gaz kapsülünün geldiğini, bulunduğu noktadan herhangi bir polisin görünmediğini, göstericileri kovalayan polisler varsa da çocuğa ve yere baktığı için bunları görmesinin mümkün olmadığını beyan ettiği; ceza soruşturması kapsamında yapılan yazışmalar neticesinde, olay tarihinde olay yerine ilişkin mobese veya işyeri kamera kayıtlarının bulunmadığının tespit edildiği; davalı idarenin savunmasında, zararı doğuran eylemin davalı idareden kaynaklandığına ilişkin hiçbir bilgi veya belge bulunmadığını, zararla eylem arasında illiyet bağı olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
Öte yandan; idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için, ortada bir zararın bulunmasının yanında, bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması, başka bir anlatımla, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesi gerekir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize Konu İdare Mahkemesi Kararının, Davacının Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Uyuşmazlıkta, davacının 16/06/2013 tarihinde yaralanması sonucunda meydana geldiği ileri sürülen zararı doğuran eylemin idareden kaynaklandığına ilişkin her türlü şüpheden uzak, açık, net ve somut bir delil bulunmadığı, bir başka anlatımla, iddia olunan zararın idarenin işlem ya da eyleminden kaynaklandığını ortaya koyan bir illiyet bağının olmadığı dikkate alındığında, olay nedeniyle idarenin tazmin sorumluluğunun bulunmadığı, bu nedenle davacının manevi tazminat talebinin reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabul edilmesinde hukuki isabet bulunmamakta olup, temyizen incelenen İdare Mahkemesi kararının bu kısmının bozulması gerekmektedir.
Temyize Konu İdare Mahkemesi Kararının, Davacının Maddi Tazminat İsteminin Reddine, Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Temyize konu İdare Mahkemesi kararının, davacının 1.000,00 TL (yüzündeki sabit izin giderilmesi amacıyla yapılması gerektiğini ileri sürdüğü estetik ameliyat gideri) maddi tazminat isteminin ve 75.000,00 TL manevi tazminat talebinin reddine yönelik kısmının ise, davacının uğradığı iddia olunan zararın, idarenin işlem ya da eyleminden kaynaklandığını ortaya koyan bir illiyet bağının bulunmaması nedeniyle yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddi ile davanın kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacının maddi tazminat isteminin reddine ve manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, gerekçe yönünden oy çokluğu, esas yönünden oy birliğiyle,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile davanın kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA oy çokluğuyla,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesi, 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş gün) içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/10/2021 tarihinde karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Temyize konu İdare Mahkemesi kararı hukuka uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi ile kararın onanması gerektiği oyuyla, Daire kararının bozmaya ilişkin kısmına esas yönünden, onamaya ilişkin kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz.