Danıştay Kararı 10. Daire 2017/1142 E. 2022/4584 K. 19.10.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2017/1142 E.  ,  2022/4584 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/1142
Karar No : 2022/4584

DAVACI : …’ye vesayeten …
VEKİLİ : Av. …

DAVALILAR : 1- … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …

2- … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …

3- … Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve
Dayanışma Vakfı

DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından,2022 sayılı Kanun uyarınca ödenen engelli maaşının kesilmesine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olduğu öne sürülen 25/01/2013 tarih ve 28539 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları ile Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik’in, 25/03/2014 tarihli ve 28952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle değişik 2. maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinin, 7. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinin, 11.maddesinin 2. fıkrasının (ğ) bendi ile 3. fıkrasının (d) bendinin iptali ve yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi ile 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları İle Özürlü ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un ilgili maddelerinin Anayasanın 2., 5., ve 10. maddelerine aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Davacı …’nin vasisi tarafından, …’nin Aydın Devlet Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu Raporuna göre %83 oranında özürlü olduğu, bu rapora göre özür durumunun sürekli olup, iyileşmesi, herhangi bir işte çalışması ve hayatını tek başına idame ettirebilmesinin mümkün olmadığı, 2022 sayılı Kanun kapsamında engelli maaşı almakta iken Kanun ve Yönetmelikte yapılan değişiklikler neticesinde maaşının kesildiği, maaşın kesilmesine ilişkin herhangi bir bildirim ve tebligat yapılmadığı, maaşın kesildiğinin öğrenilmesinin ardından Efeler Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına başvurulduğu, Vakıf tarafından verilen cevapta dava konusu işlemin dayanağı olarak 2022 sayılı Kanun ve bu Kanuna ilişkin Yönetmelikte 25/03/2014 tarihinde yapılan değişikliklerin gösterildiği, Türk Medeni Kanunu’na göre anne ve babanın bakım yükümlülüğünün 18 yaş ile sona ermesine karşın dava konusu düzenlemeler nedeniyle yapılan hesaplamada annenin elde ettiği gelirin kişinin engelli maaşı almasına engel teşkil etmesi sonucunu doğurduğu, aynı hanede yaşayan insanların gelirlerini paylaşmak zorunda bıraktığı, bakıma muhtaç kişinin kendi gelirine göre değerlendirilmesi gerektiği, düzenlemenin Anayasa’nın 2. 5. ve 10. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALI …BAKANLIĞININ SAVUNMASI :
Davalı idare tarafından, usul yönünden, davacının maaşının kesildiğinin 20/04/2016 tarihinde kısa mesaj yolu ile “yardım ret” şeklindeki mesajla bildirildiği, davacı tarafından 02/12/2016 tarihinde…Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına başvurulduğu, bu başvurunun 05/12/2016 tarihli işlemle reddedilmesi üzerine 12/01/2017 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı; esas yönünden, dava konusu işlemin ve Yönetmeliğin dayanağı olan Kanuna uygun olarak tesis edildiği, kişinin annesi ve kız kardeşi ile birlikte yaşadığı, annesinin emekli öğretmen aylığı ve toptan tahıl ticareti yaptığına dair vergi kaydının, ayrıca 650 m2 taşınmazı, yazlığı, 2 adet aracının bulunduğu, oturdukları evin kira olup bedelinin 500 TL olduğu, aylık gelirlerinin 2500 TL olduğu, kiranın düşülmesi durumunda hane başına düşen kişi başına gelirin 666 TL olduğu, 2016 yılı ilk 6 aylık asgari ücretin asgari geçim indirimi hariç aylık net tutarının 1/3’ünün ise 392,49 TL olduğu, davacının muhtaçlık şartını taşımadığı, Kanunun ve Yönetmeliğin aradığı gelir şartını taşımayan davacıya bağlanan aylığının bu nedenle kesildiği, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.

DAVALI HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞININ SAVUNMASI :
Davalı idare tarafından, 2022 sayılı Kanunun 2. maddesinde yapılan değişikliklere paralel olarak 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları ile Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik’te değişiklikler yapıldığı, iptali istenen dava konusu Yönetmelik’in Kanuna uygun olarak düzenlendiği savunulmuştur.

…KAYMAKAMLIĞI SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI’NIN SAVUNMASI:
Efeler Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu uyuşmazlığın, 2022 sayılı Kanun uyarınca davacıya ödenen engelli maaşının kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkin kısmı yönünden uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine; uyuşmazlığın 25/01/2013 tarih ve 28539 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları ile Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik’in, 2. maddesinin (b) bendinin, 7. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinin, 11.maddesinin 2. fıkrasının (ğ) bendi ile 3. fıkrasının (d) bendinin iptali istemine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları İle Özürlü ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca davacıya ödenen engelli maaşının kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile ödenmeyen maaşın yasal faiziyle iadesi ve dava konusu işleme dayanak alınan 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları İle Özürlü ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin 2’nci maddesinin b bendinin, 7’nci maddesinin 2’nci fıkrasının d bendinin, 11’inci maddesinin 2’nci fıkrasının ğ bendinin ve 3’üncü fıkrasının d bendinin iptali istemiyle açılmış olup; söz konusu işlemde bahsedilen 2022 sayılı Kanunun Anayasa ve temel kanunlara açıkça aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından ileri sürülen Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2’nci maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu, 61’inci maddesinde ise, Devletin, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alacağı, yaşlıların, Devletçe korunarak, yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacak diğer hakların ve kolaylıkların kanunla düzenleneceği, hükümlerine yer verilmiştir.
2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları ile Özürlü ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 6495 sayılı Kanunla değiştirilen 2’nci maddesinin 1’inci fıkrasının a bendinde, 65 yaşını doldurmamış olmasının yanı sıra; başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek şekilde engelli olduklarını ilgili mevzuatı çerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ile kanıtlayan, 18 yaşını dolduran Türk vatandaşı engellilerden; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariç olmak üzere, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilenlere muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (4.860) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda, aylık bağlanacağı, belirtilmiş; aynı maddenin 3’üncü fıkrasında da, “Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamına giren engellilerden veya ikinci fıkra gereğince aylık bağlanacak engelli yakınlarından, her ne nam altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, 16 yaşından büyükler için belirlenmiş olan asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olan kimseler muhtaç kabul edilemez ve kendilerine aylık bağlanamaz.(Ek cümle: 20/2/2014-6525/12 md.) Ayrıca, 2828 sayılı Kanun hükümlerine göre harçlık ödenenler de muhtaç olarak kabul edilemez ve kendilerine bu Kanun hükümlerine göre aylık bağlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen maddelerinde yer verilen; asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden az olduğu ya da aynı tutardan fazla gelir sağlamasının mümkün olmadığı tespit edilenlerin muhtaçlığına karar verileceği, aksi tespit edildiği takdirde, aylık bağlanması koşullarının kaybedileceği yönündeki düzenlemelerin, muhtaç, yaşlı veya engelli bireylerin sınırlı kaynaklar kullanılarak ihtiyaçlarının karşılanması, 2022 sayılı Kanun kapsamında olmayan veya daha sonra bu Kanun kapsamından çıkan ilgililerin haksız yere sözkonusu Kanundan yararlanmak suretiyle aylık almalarının önüne geçilmesi amacıyla getirilmiş olması nedeniyle hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacıya ödenen maaşın kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile ödenmeyen maaşların yasal faiziyle iadesi istemine gelince;
25.01.2013 gün ve 28539 sayılı resmi Gazetede yayımlanan dava konusu 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları ile Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin “Aylıkların durdurulması ve kesilmesi” başlıklı 11’inci maddesinin 2’nci maddesinin ğ bendinde, 7’nci maddenin ikinci fıkrasının (a), (b), (e) ve (f) bentlerinde belirtilen sebeplerle veya nafaka almakta olması ya da hane içinde kişi başına düşen gelirin muhtaçlık sınırına eşit veya üzerinde olması sebebiyle aylık bağlanması koşullarının kaybedilmesi, halinde engelli aylığının kesileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen hükümlere göre; sağlık kurulu raporu ile özrünü belgeleyen ve hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünün altında olan veya bundan fazla gelir sağlaması mümkün olmayan kişilere, sosyal devlet olmanın da bir gereği olarak “aylık” bağlanması gerektiği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; aynı evde ikamet ettiği annesinin emekli aylığı ile geçinen ve Aydın Devlet Hastanesinden “%83 özürlü olduğunu belirtir” …gün ve …sayılı sağlık kurulu raporu verilen davacının 1.9.2009 tarihinde almaya başladığı engelli aylığının, adına kişi başına düşen ortalama aylık gelirin Kanunda belirtilen sınırın üstünde olduğunun vakıf görevlisi tarafından tespiti üzerine, 27.4.2016 tarihinden itibaren kesildiği anlaşılmakta olup; incelemenin yapıldığı tarihte özürlü aylığı alma şartını yerine getirmeyen davacı adına tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenle davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava dosyasının incelenmesinden; 2022 sayılı Kanun uyarınca aldığı engelli maaşı kesilen davacı tarafından maaşının tekrar bağlanması istemiyle yapılan başvurunun Efeler Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığının …tarih ve …sayılı işlemi ile 25/01/2013 tarih ve 28539 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları ile Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkındaki Yönetmelik’in 25/03/2014 tarihli ve 28952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle değişik halinde yer alan düzenlemelere dayanılarak reddedilmesi üzerine engelli aylığının kesilmesine ilişkin Efeler Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı işlemi ile birlikte 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları ile Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkındaki Yönetmeliğin 2. maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinin, 7. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinin, 11.maddesinin 2. fıkrasının (ğ) bendi ile 3. fıkrasının (d) bendinin iptali ve yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi ile 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları İle Özürlü ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un ilgili maddelerinin Anayasanın 2., 5., ve 10. maddelerine aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlığın, … Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın …tarihli ve …sayılı engelli aylığının kesilmesi işleminin iptaline ve kesilen engelli aylıklarının faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkin kısımlarının incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesinin 3/(a) bendinde, dava dilekçelerinin görev ve yetki yönünden ilk incelemeye tabi tutulacağı; 15. maddesinin 1/(a) bendinde de, Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince 14. maddenin 3. fıkrasında yazılı hususlarda Kanuna aykırılık görülürse, 14. maddenin 3/(a) bendine göre, adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’nun 7. maddesinde, bu Kanunun amacına uygun faaliyet ve çalışmalar yapmak ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara nakdî ve aynî yardımda bulunmak üzere her il ve ilçede sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları kurulacağı, vakıf senetlerinin mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından Medeni Kanun hükümlerine göre tescil ettirileceği hükmüne yer verilmiş; 25/01/2013 tarih ve 28539 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları ile Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik’in 19. maddesinde, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi ile birlikte muhtaçlık kararının alınması ve aylıkların bağlanmasına ilişkin tüm iş ve işlemlerin Vakıflar tarafından yerine getirileceği kurala bağlanmıştır.
Davacının, 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında engelli aylığının tekrar bağlanması amacıyla yaptığı başvurunun, yukarıda belirtilen mevzut maddeleri gereğince özel hukuk tüzel kişisi niteliğinde olan Aydın İli, Efeler İlçesi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı’nca reddinden kaynaklanan uyuşmazlığın özel hukuk hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekeceği dikkate alındığında, uyuşmazlığın Efeler Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı işleminin iptali ve ödenmeyen maaşların faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkin uyuşmazlığın çözümünün adli yargı yerinin görev alanına girdiği görüldüğünden, anılan kısım bakımından davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Dava konusu uyuşmazlığın 25/01/2013 tarih ve 28539 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları ile Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik’in, 25/03/2014 tarihli ve 28952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle değişik 2. maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinin, 7. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinin, 11.maddesinin 2. fıkrasının (ğ) bendi ile 3. fıkrasının (d) bendinin iptaline ilişkin kısımlarının incelenmesi:

USUL YÖNÜNDEN:
2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları ile Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 8.maddesinin 2. fıkrasında, “…Aylık bağlanmış veya bağlanacak olanlara yapılacak bildirimlerin iadeli taahhütlü posta ile gönderilmesi esastır…” hükmüne yer verilmiştir.
Davalı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından, her ne kadar davacıya kısa mesaj yolu ile bildirimde bulunulduğu iddiasıyla davanın süresi içinde açılmadığı ileri sürülmüşse de anılan idare tarafından davacıya engelli maaşının kesildiğine ilişkin iadeli taahhütlü posta ile bildirimde bulunulmadığı, davacının 02/12/2016 tarihli başvurusunun reddine ilişkin Efeler Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın 05/12/2016 tarihli işleminin tebliği üzerine davacı tarafından 12/01/2017 tarihinde bakılan davanın açıldığı görüldüğünden, davalı idarenin süre itirazı yerinde görülmemiştir.

ESAS YÖNÜNDEN:
Anayasa’ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:
Davacı tarafından ileri sürülen Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.

İlgili Mevzuat:
2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un 6495 sayılı Kanunla değişik 2. maddesinde, “

65 yaşını doldurmamış olmasının yanı sıra;

a) Başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek şekilde engelli olduklarını ilgili mevzuatı çerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ile kanıtlayan, 18 yaşını dolduran Türk vatandaşı engellilerden; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariç olmak üzere, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilenlere muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (4.860) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda,

b) İlgili mevzuatı çerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ile engelli olduklarını kanıtlayan, 18 yaşını dolduran ve talebine rağmen Türkiye İş Kurumu tarafından işe yerleştirilememiş olan Türk vatandaşlarından; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariç olmak üzere, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilenlere muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (3.240) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda, aylık bağlanır.

Nafaka bağlanan veya nafaka bağlanması mümkün olanlar ile sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birinden her ne nam altında olursa olsun gelir veya aylık hakkından yararlanan durumunda ya da uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışan durumunda kendisine bakmakla yükümlü bir yakını bulunan engelli çocuklar hariç olmak kaydıyla; Türk vatandaşı olan, 18 yaşını tamamlamamış ve ilgili mevzuatı çerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ile engelli oldukları kanıtlanmış durumundaki engelli yakınlarının bakımını üstlenen Türk vatandaşlarından, her ne nam altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı 16 yaşından büyükler için belirlenmiş olan asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden daha az olan ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilenlere muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe ve bakım ilişkisini fiilen gerçekleştirmeleri kaydıyla, (3.240) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda aylık bağlanır.

Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamına giren engellilerden veya ikinci fıkra gereğince aylık bağlanacak engelli yakınlarından, her ne nam altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, 16 yaşından büyükler için belirlenmiş olan asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olan kimseler muhtaç kabul edilemez ve kendilerine aylık bağlanamaz. Ayrıca, 2828 sayılı Kanun hükümlerine göre harçlık ödenenler de muhtaç olarak kabul edilemez ve kendilerine bu Kanun hükümlerine göre aylık bağlanamaz.

65 yaşın doldurulmasından önce bu madde hükümlerine göre bağlanmış olan aylıkların aynı şekilde ödenmesine devam olunur. Bu Kanunun 1 inci maddesine göre aylık bağlananlara; başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek kadar engelli olduklarını ilgili mevzuatına göre alınacak sağlık kurulu raporu ile kanıtlamaları ve birinci fıkranın (a) bendi ile üçüncü fıkradaki koşulları taşımaları hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine göre aylık bağlanır.Aylık bağlanmasına esas teşkil eden engellilik oranı değişen kişilerin aylıkları durumlarına göre yeniden tespit olunur. Engellilik oranı, bu Kanuna göre aylık bağlanması gereken oranın altına düşen kişiler ile üçüncü fıkrada belirtilen aylık ortalama gelir tutarından fazla gelir elde etmeye başlayan kişilerin aylıkları kesilir.

İkinci fıkra kapsamına giren 18 yaşından küçük engelliler, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi kapsamına girenlere ilişkin hükümler çerçevesinde genel sağlık sigortasından yararlandırılır. Bu engellilerin bakımı amacıyla ikinci fıkraya göre aylık bağlanacak kişilerden genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olunan kişi durumunda olmayanlar 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında kabul edilir.

Birinci fıkra hükümlerine göre aylık almaya hak kazanacak şekilde engelli olduğunu belgeleyen ve herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan yetim olarak aylık veya gelir almakta olan çocuklardan bu kurumlardan aldıkları aylık veya gelir toplamı tutarları, bu madde gereğince durumlarına göre ödenebilecek tutardan daha az olanlara; aradaki fark ilgili sosyal güvenlik kurumu tarafından (birden fazla sosyal güvenlik kurumundan aylık veya gelir alanlar için yalnızca tercih edecekleri bir sosyal güvenlik kurumu tarafından) ödenir ve bu şekilde ödenen tutarlar Hazineden tahsil edilir.
” ; 4. maddesinde, “Bu Kanuna göre aylık bağlanmada veya ödenmesinde uygulanacak usul ve esaslar ile kullanılacak belgeler, Maliye Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından müşterek hazırlanacak bir yönetmelikle tespit olunur. ” hükmüne yer verilmiştir.
2022 sayılı Kanun’un 4. maddesine dayanılarak hazırlanan 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları ile Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik 25/01/2013 tarih ve 28539 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Dava Konusu 25/01/2013 tarih ve 28539 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları ile Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik’in, 25/03/2014 tarihli ve 28952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle değişik “Kapsam” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin incelenmesi:
Anayasa’nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken “normlar hiyerarşisi” kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
Dava konusu düzenlemede, 65 yaşını doldurmamış olmakla birlikte yetkili hastanelerden alınacak sağlık kurulu raporu ile toplam olarak en az % 70 oranında engelli olduğu belirlenen, başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek şekilde engelli olduklarını kanıtlamış ve 18 yaşını doldurmuş Türk vatandaşlarından; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariç olmak üzere, her ne nam altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı 16 yaşından büyükler için belirlenmiş olan asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden az olduğu ya da aynı tutardan fazla gelir sağlamasının mümkün olmadığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından tespit olunarak muhtaçlığına karar verilenlere engelli aylığı bağlanacağı kurala bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden; dava konusu düzenlemenin dayanağı olan 2022 sayılı Kanun’un 2. maddesinin tekrarı niteliğinde düzenlemeler içerdiği görüldüğünden, dava konusu düzenlemede dayandığı mevzuat hükümlerine, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.

Dava Konusu 25/01/2013 tarih ve 28539 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları ile Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik’in, “Değerlendirme” başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinin incelenmesi:
Dava konusu düzenleme, “d) Herhangi bir şekilde hane içinde kişi başına düşen gelir tutarı, birinci fıkrada belirtilen tutara eşit veya üzerinde olanlar ile aynı tutara eşit veya üzerinde gelir sağlaması mümkün olanlar, aylığa hak kazanamaz.” şeklinde iken; 19/08/2018 tarih ve 30514 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklik ile “Herhangi bir şekilde kişi başına düşen gelir tutarı, asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’üne eşit veya üzerinde olanlar ile aynı tutara eşit veya üzerinde gelir sağlaması mümkün olanlar aylığa hak kazanamaz.” şeklinde değiştirilmiştir.
Söz konusu değişikliğin esasa yönelik olmadığı, aynı düzenlemenin korunduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın esasının incelenmesi uygun görülmüştür.
Anılan kuralın, dayanağı olan Kanunun 2. maddesinde yer alan düzenleme ile aynı olduğu anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede normlar hiyerarşisi prensibine ve hukuka aykırılık görülmemiştir.

Dava Konusu 25/01/2013 tarih ve 28539 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları ile Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik’in, “Aylıkların durdurulması ve kesilmesi” başlıklı 11. maddesinin 2. fıkrasının (ğ) bendinin ve 3. fıkrasının (d) bendinin incelenmesi:
Dava konusu Yönetmeliğin, 11. maddesinin 2. fıkrasının (ğ) bendi, “7 nci maddenin ikinci fıkrasının (a), (b), (e) ve (f) bentlerinde belirtilen sebeplerle veya nafaka almakta olması ya da hane içinde kişi başına düşen gelirin muhtaçlık sınırına eşit veya üzerinde olması sebebiyle aylık bağlanması koşullarının kaybedilmesi.” şeklinde iken; 19/08/2018 tarih ve 30514 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklik ile “7 nci maddenin ikinci fıkrasının (a), (e), (f) ve (g) bentlerinde belirtilen sebeplerle veya nafaka almakta olması ya da kişi başına düşen gelirin muhtaçlık sınırına eşit veya üzerinde olması sebebiyle aylık bağlanması koşullarının kaybedilmesi.” olarak değiştirilmiştir.
Söz konusu değişikliğin esasa yönelik olmadığı, aynı düzenlemenin korunduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın esasının incelenmesi uygun görülmüştür.
Dava konusu düzenlemenin 11. maddesinin 2. fıkrasının (ğ) bendinde, Yönetmeliğin 7. maddesinin 2. fıkrasının (a), (b), (e) ve (f) bentlerinde belirtilen sebepler ile nafaka alınmakta olmasının yanı sıra “hane içinde kişi başına düşen gelirin muhtaçlık sınırına eşit veya üzerinde olması” halinde yaşlı ve engelli aylıklarının kesileceği; 3. fıkrasının (d) bendinde de, anılan nedenlerle aylık bağlanması koşullarını kaybedenlerin aylıklarının, koşulların kaybedildiği tarihi takip eden ilk ödeme döneminin başından itibaren kesileceğine ilişkin kurala yer verilmiştir.
Dava konusu düzenlemenin 11. maddesinin 2. fıkrasının (ğ) bendindeki düzenlemenin yalnızca “hane içinde kişi başına düşen gelirin muhtaçlık sınırının üzerinde olması sebebiyle aylık bağlanması koşullarının kaybedilmesi” kısmı davacı hakkında tesis edilen uygulama işleminin dayanağını teşkil ettiğinden, (ğ) bendine yönelik inceleme, anılan kısımla sınırlı olarak yapılmıştır.
65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları ile Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un 2. maddesinde, “Aylık bağlanmasına esas teşkil eden engellilik oranı değişen kişilerin aylıkları durumlarına göre yeniden tespit olunur. Engellilik oranı, bu Kanuna göre aylık bağlanması gereken oranın altına düşen kişiler ile üçüncü fıkrada belirtilen aylık ortalama gelir tutarından fazla gelir elde etmeye başlayan kişilerin aylıkları kesilir.”; 3. maddesinin 3. fıkrasında, “…Ancak, aylık bağlama ile ilgili geçim şartının kalkması halinde, aylıklar bu şartın kalktığı tarihi takibeden dönem başından itibaren kesilir.” hükümlerine yer verilmiştir.
65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları ile Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun yukarıda yer verilen hükümlerinin değerlendirilmesinden; hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, 16 yaşından büyükler için belirlenmiş olan asgari ücretin aylık net tutarının 1/3 ‘ünden fazla olması (muhtaçlık sınırının üzerinde olması) halinin aylığın kesilmesi sebebi olarak kabul edildiği, bu durumda aylığın muhtaçlık sınırının aşıldığı (geçim şartının kalktığı) tarihi takip eden dönem başından itibaren kesileceğinin öngörüldüğü, bu haliyle dava konusu düzenlemelerde yer verilen hususların da anılan Kanun’un tekrarı mahiyetinde olduğu anlaşılmış olup; dava konusu düzenlemelerde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu uyuşmazlığın, Efeler Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın engelli aylığının kesilmesine ilişkin …tarih ve …sayılı işleminin iptaline ve kesilen engelli aylıklarının faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkin kısımları yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14/3-a ve 15/1-a maddeleri uyarınca DAVANIN REDDİNE,
2. Dava konusu 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları ile Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik’in, 25/03/2014 tarihli ve 28952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle değişik 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin, 7. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinin, 11.maddesinin 2. fıkrasının (ğ) bendinin “hane içinde kişi başına düşen gelirin muhtaçlık sınırının üzerinde olması sebebiyle aylık bağlanması koşullarının kaybedilmesi” kısmı ile 3. fıkrasının (d) bendi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelerden Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığına verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.