Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2017/1165 E. , 2022/3154 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/1165
Karar No : 2022/3154
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Gürcistan uyruklu olan davacı tarafından, Türk vatandaşı ile yapmış olduğu evlilik dolayısıyla tarafına verilen ikamet izninin uzatılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı İçişleri Bakanlığı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 11/12/2013 tarih ve E:2009/12232, K:2013/8947 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle, evlilik ilişkisinin geçersizliğine hükmedilmesinin ancak adli yargı yerince bu konuda verilecek bir karar ile mümkün olduğu, yargı yerlerince verilmiş bir karar olmadıkça idarece evliliğin formalite (muvazaalı) olduğu konusunda bir değerlendirme yapılarak idari işlem tesisine hukuken olanak bulunmadığı, bu sebeple, davacının kurmuş olduğu aile birliğinin korunmasının anayasal bir zorunluluk olup, davacının evlendiği tarihten sonra Türkiye’de ikamet etmesine engel teşkil edebilecek nedenler ortaya konulmadıkça ikamet tezkeresinin uzatılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün hasım mevkiine alınması gerektiği; esasa ilişkin olarak ise, davacının aile birliği kurmaktan ziyade Türkiye’de ikamet izni almak amacıyla Türk vatandaşı eşi ile evlendiği, davacının Türk vatandaşı eşinin yurt dışında yaşadığı, yapılan tahkikat sonucu davacı ile eşinin fiilen birlikte yaşamadıklarının tespit edilmesi üzerine evliliklerinin formalite olduğu anlaşıldığından, bu amaçla ikamet izni verilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, bu sebeple temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Gürcistan uyruklu olan davacı tarafından 23/03/2005 tarihinde yapılan başvuru üzerine, davacıya 28/03/2005-26/06/2005 tarihleri arasında geçerli turistik amaçlı ikamet tezkeresi düzenlenmiş, daha sonra 31/08/2005 tarihinde Türk vatandaşı ile evlenen davacıya bu evliliği dolayısıyla 02/09/2005 tarihinden 02/09/2006 tarihine kadar geçerli ikamet izni verilmiştir.
Davacıya ikamet izni verilmesine esas alınan Türk vatandaşıyla yapmış olduğu evliliğine yönelik olarak davalı idarece yapılan tahkikat sonucu, söz konusu evliliğin aile birliği kurmaya yönelik olup olmadığı noktasında bilgi edinilemediği hususu 04/10/2005 tarihinde tutanak altına alınmıştır.
Öte yandan, davacının Türk vatandaşı eşi ile evliliği dolayısıyla tarafına verilen ikamet iznini uzatma istemiyle yaptığı başvuru üzerine ikamet izni, 02/09/2006-02/09/2007 tarihleri arasında 1 yıl süre ile uzatılmıştır. Ayrıca davacının bu başvurusu üzerine, söz konusu evliliğe yönelik bir kez daha tahkikat yapılmıştır. Bu tahkikat sonucunda ise, anılan evliliğin formalite evlilik olduğunun tespit edildiğinden bahisle 02/09/2007 tarihine kadar geçerli ikamet tezkeresi, davacının ülkeden çıkış yapabilmesini teminen 15 güne düşürülmüş ve bu süre içerisinde ülkeden çıkış yapmadığı takdirde sınır dışı edilecekler kapsamına alınacağı hususu 29/08/2007 tarihinde davacıya bildirilmiştir. Yine aynı tarihli işlem ile davacı hakkında formalite evlilik anlamına gelen V-70 tahdit kodu uygulanmıştır.
Son olarak davacı tarafından, Türk vatandaşı ile yapmış olduğu evliliğin aile birliği kurmaya yönelik olduğu belirtilerek 18/09/2007 tarihinde ikamet izninin uzatılması istemiyle yapılan başvuru, … tarih ve … sayılı İçişleri Bakanlığı işlemiyle reddedilmiş, bu işlemin iptali istemiyle de bakılan dava açılmıştır.
Ayrıca dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden, davacının ülkeden çıkışını teminen 15 güne düşürülen ikamet izni süresi içerisinde Antalya Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü’ne başvuruda bulunmaması nedeniyle hakkında 10/10/2008 tarihinde V-71 (Semti Meçhul) tahdit kodu uygulandığı, daha sonra 23/10/2008 tarihinde yakalanan davacının 26/10/2008 tarihinde sınır dışı edildiği anlaşılmaktadır.
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, dava konusu edilen bireysel işlemin Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından tesis edildiği, bu sebeple anılan işlemin iptali istemi yönünden Bakanlığa husumet yöneltilemeyeceği ileri sürülmektedir.
Uyuşmalıkta; davaya konu edilen bireysel işlemin 16/09/20008 tarihinde davacıya tebliğ edilen … tarih ve … sayılı İçişleri Bakanlığı işlemi olduğu anlaşıldığından, davalı idarenin husumet yönünden yapmış olduğu itiraz yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan ve 6458 sayılı Kanun ile 04/04/2014 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılan (Mülga) 5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun’un,
“İkamet tezkeresinin reddolunacağı haller” başlıklı 7. maddesinde,
“A) Sırf iş tutmak için gelecek sanat ve meslek erbabı olup da tutacağı iş, kanunlar gereğince Türk vatandaşlarına hasredilmiş bulunan,
B) Türk kanun veya örf ve adetleriyle yahut siyasi icabatla telif edilemiyecek durumda olan veya faaliyette bulunan,
C) Türkiye’de kalmak istediği müddet zarfında yaşamak için maddi imkanları meşru bir şekilde temin edemiyeceği sabit olan,
D) Türkiye’ye girmesi memnu olup da her nasılsa girmiş bulunan,
E) Türkiye’de oturduğu müddetçe huzur ve asayişi ihlal eden,
Yabancılara ikamet tezkeresi verilmez.” hükmüne yer verilmiştir.
“Muzır şahıslar” başlıklı 19. maddesinde ise, İçişleri Bakanlığınca memlekette kalması umumi güvenliğe, siyasi ve idari icaplara aykırı sayılan yabancıların verilecek muayyen müddet zarfında Türkiye’den çıkmaya davet olunacağı, bu müddetin sonunda Türkiye’yi terk etmeyenlerin sınır dışı edilebileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen kurallara göre, idarenin, Türk kanun veya örf ve adetleriyle yahut siyasi icabatla telif edilemiyecek durumda olan veya Türkiye’de kalması idari icaplara aykırı sayılan yabancılar hakkında ikamet izni vermeme, izin süresini kısaltma ve sınır dışı etme yönünde işlem tesis edebileceği açıktır.
Uyuşmazlık konusu işlem, evliliğin anlaşmalı (muvazaalı) olduğundan bahisle tesis edilmiş olup; İdare Mahkemesince, evliliğin geçersizliğine idarece değil adli yargı yerlerince karar verilebileceğinden ve aile birliğinin korunması anayasal bir zorunluluk olduğundan, Türkiye’de ikamet etmesine engel teşkil edebilecek nedenler ortaya konulmadıkça davacıya ikamet tezkeresi verilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlem iptal edilmiştir.
Evliliğin geçersiz (muvazaalı) olup olmadığının saptanmasının adli yargı yerlerine ait olduğunda tartışma bulunmamakla birlikte, bu durum, dava konusu işlemin sebep unsurunu teşkil eden muvazaa iddiası dolayısıyla maddi olaya 5683 sayılı Kanun’un yukarıda anılan 7. ve 19. maddelerinin uygulanmasına engel teşkil etmemektedir.
Dosya içerisinde yer alan, davacının evliliğine yönelik olarak yapılan tahkikatlar sonucu düzenlenen 04/10/2005 tarihli tutanakta; davacının ikamet adresi olarak gösterdiği adreste ikamet ettiği, eşi …’nın ise Avusturya’da ikamet ettiği, davacının, eşi …’nın dayısı olduğunu belirttiği … isimli şahıs ile aynı adreste ikamet ettiği, geçimini eşi … ile … isimli şahısların sağladığı, eşinin davacıyı yanına almak için işlemlere başladığı yönünde bilgi alındığı, şahısların evliliğinin aile kurmaya yönelik olup olmadığı hususunda bilgi edinilemediği; 21/09/2006 tarihli tutanakta ise; davacının belirtilen adreste … isimli şahıs ile birlikte ikamet ettiği, Türk vatandaşı eşi … ile 31/08/2005 tarihinde Antalya’da evlendikleri, evlendikten yaklaşık bir ay sonra Türk vatandaşı eşin Avusturya’ya gittiği, bir yıldır beraber yaşamadıkları yönünde bilgi alındığı, davacı ve eşinin birlikte yaşamaması nedeniyle evliliklerinin aile birliği kurmaya yönelik olmadığı hususlarına yer verildiği görülmektedir.
Öte yandan, dosya içerisinde yer alan Antalya Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısı incelendiğinde, davacının Türk vatandaşı eşi … hakkında 10/11/2008 tarihinde yapılan yolcu sorgulamasında, söz konusu kişinin 05/09/2005 tarihinde ülkeden çıkış yaptığı ve bu tarihten sonra giriş-çıkış kaydının bulunmadığının tespit edildiği görülmektedir. Dolayısıyla davacının eşinin evlendikleri tarihten yaklaşık bir ay sonra yurt dışına gittiği ve ülkemize tekrar dönüş yapmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Türk vatandaşı ile evliliği dolayısıyla tarafına verilen ikamet izninin uzatılması istemiyle başvuruda bulunan davacının, yukarıda yer verilen tespitler uyarınca ikamet izninin veriliş amacına aykırı olacak şekilde Türk vatandaşı eşi ile evlilik birlikteliği içerisinde yaşamadığı anlaşıldığından, davacı hakkında (Mülga) 5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun’un 7. ve 19. maddelerinde yer alan düzenlemelere uygun olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen nedenle, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/06/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.