Danıştay Kararı 10. Daire 2017/119 E. 2021/6141 K. 09.12.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2017/119 E.  ,  2021/6141 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/119
Karar No : 2021/6141

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av….
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Gaziantep ili, Merkez ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … parselde kayıtlı taşınmazının bulunduğu bölgeden geçen Gaziantep-Nizip karayoluna Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan tahliye kanalı nedeniyle 25/10/2012 tarihinde yaşanan sel olayı sonucunda taşınmazının zarar görmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek arazinin eski hale getirilmesi amacıyla toprak alımı, iş gücü ve nakliye giderleri ile zarar gören fıstık ağaçları nedeniyle toplam 40.932,00 TL maddi tazminatın, dava dilekçesinde talep edilen 10.000,00 TL’sine zarar tarihinden, miktar artırım dilekçesiyle talep edilen 30.932,00 TL’sine dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; dosyada mevcut bilgi ve belgelerle birlikte bilirkişi raporunun değerlendirilmesinden; karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetle kullanılmalarını sağlayacak şekilde sürekli bakım altında bulundurmak, bakımını yaptırmak, onarmak, onarımını yaptırtmak, işletmek, işlettirmekle görevli ve yetkili olan davalı idarenin, dava konusu olayda Gaziantep-Nizip karayolunda inşa edilmiş olan menfezin yapımı sırasında bulunduğu arazinin jeolojik yapısı dikkate alınarak (kot farkı bulunması nedeniyle) suyun hız ve debisini düşürmek amacıyla düşü havuzu, koruma betonu yapılması veya hız kesici kaya dökülmesi gibi önlemlerin alınmaması nedeniyle kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından, meydana gelen sel olayı nedeniyle dava konusu parselin 12.297 m²’lik bölümünde meydana gelen zarar sonucu arazinin eski hale getirilmesi giderleri ve antepfıstığı ağaçlarındaki ürün kaybına karşılık 40.932,00 TL bedelin hizmet kusuru esasına göre davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının 40.932,00 TL’lik tazminat talebinin kabulü ile 40.932,00 TL tazminatın 10.000,00 TL’lik kısmı için adli yargıda dava açma tarihinden (05/03/2013), 30.932,00 TL’lik bölümü için ise miktar artırım tarihinden (27/05/2016) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin faiz isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİASI : Davalı idare tarafından, 25/10/2012 tarihinde Gaziantep’e düşen yağışın sel felaketi niteliğinde olduğundan dava konusu zarar ile idarenin eylemi arasındaki nedensellik bağını ortadan kaldırdığı, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılarak verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Tebligat ve cevap verme” başlıklı 16. maddesinin 4. fıkrasında, tarafların, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri, ancak tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçenin otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edileceği hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, aynı Kanun’un 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay’ın, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklerin bulunması halinde incelenen kararı bozacağı hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı Kanunda, tam yargı davalarında, dava dilekçesindeki miktarın artırımına olanak tanıyan düzenleme uyarınca, miktar artırımına ilişkin dilekçenin otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edileceği, karşı tarafa miktar artırım dilekçesi tebliğ edilmeden bu şekilde karşı tarafın iddia ve savunma hakkını kullanması sağlanmaksızın verilen kararların usul hükümlerine aykırılık oluşturacağı açıktır.
Uyuşmazlıkta, davacının 27/05/2016 tarihinde Mahkeme kaydına giren miktar artırım talepli dilekçesinin davalı idareye tebliğ edilmediği görülmektedir.
Bu durumda, davacının miktar artırımına ilişkin dilekçesinin davalı idareye tebliğ edilmeyerek, anılan Kanun’daki usul hükümleri uygulanmadan karar verildiği görüldüğünden, temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesi, 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.