Danıştay Kararı 10. Daire 2017/1279 E. 2022/3702 K. 04.07.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2017/1279 E.  ,  2022/3702 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/1279
Karar No : 2022/3702

DAVACI : … Eğitim Tarım Hayvancılık Petrol Turizm Nakliye Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

DAVALILAR : 1- … (…)
2- … Bakanlığı (Mülga … Bakanlığı)
VEKİLİ : …

DAVANIN_KONUSU : 21/01/2017 tarih ve 29955 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren bazı ovaların “büyük ova koruma alanı” olarak belirlenmesine ilişkin 12/12/2016 tarih ve 2016/9620 sayılı Bakanlar Kurulu kararının; davacının maliki olduğu Ankara ili, Sincan ilçesi, … Mahallesi, … , …, … ve … Mevkilerinde yer alan taşınmazlar (70 adet tarım arazisi) yönünden iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından; taşınmazların şehre yakın bir konumda yer aldığı ve bitişiğinde imar planı yapıldığı, taşınmazların imara açılmasının muhtemel olması ve potansiyel bir gelir artışı amacıyla satın alındığı, dava konusu işlem sonucunda taşınmazların değer kaybına uğradığı, ayrıca taşınmazların arazi vasfı ve toprak yapısının ova olma özelliği taşımadığı, bu nedenle büyük ova sınırı dışına çıkarılması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVALILARIN_SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından; usule ilişkin olarak, dava konusu işlemin davacının menfaatini ihlal etmediği, esasa ilişkin olarak, dava konusu Bakanlar Kurulu kararının 5403 sayılı Kanun’un 14. maddesi çerçevesinde, tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovaların korunması amacıyla tesis edildiği, taşınmazların bulunduğu alanda yapılaşmanın risk oluşturduğu, dava konusu işlemin usul ve hukuka uygun olarak tesis edildiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; Ankara ili, Sincan ilçesi, … Mahallesi, …, …, …ve … mevkilerinde bulunan davacı Şirkete ait 70 adet tarla parselini de kapsayan alanın, büyük ova koruma alanı olarak belirlenmesine ilişkin 21.1.2017 gün ve 29955 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 12.12.2016 gün ve 2016/9620 sayılı Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idare tarafından ileri sürülen davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı iddiası yerinde görülmeyerek, işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
T.C. Anayasasının 44’üncü maddesinde, Devletin, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak, geliştirmek ve erozyonla kaybedilmesini önlemek amacıyla gerekli tedbirleri alacağı hükme bağlanmakta; 45’inci maddesinde de, Devletin, tarım arazilerinin amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla tedbir alması gerektiği, öngörülmektedir.
Öte yandan; 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun Tarım arazilerinin 13’üncü maddesinde, “Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla;
a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar,
b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı,
c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri,
ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri,
d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar, için bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir.
Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir.
Tarımsal amaçlı yapılar için, projesine uyulması şartıyla ihtiyaç duyulan miktarda her sınıf ve özellikteki tarım arazisi valilik izni ile kullanılır.
Birinci fıkranın (c) ve (ç) bentleri kapsamında izin alan işletmeciler, faaliyetlerini çevre ve tarım arazilerine zarar vermeyecek şekilde yürütmekle ve kendilerine tahsis edilen yerleri tahsis süresi bitiminde eski vasfına getirmekle yükümlüdürler.
Bu madde kapsamında valiliklerce verilen kararlara yapılan itirazlar, Bakanlık tarafından değerlendirilerek karara bağlanır.
Tarım arazilerinin korunması ve amaç dışı kullanımına dair uygulamaların usûl ve esasları tüzükle düzenlenir.” hükmüne; 14’üncü maddesinde ise, “Tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovalar; kurul veya kurulların görüşü alınarak, Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile büyük ova koruma alanı olarak belirlenir.
Büyük ovalardaki koruma ve geliştirme amaçlı tarımsal altyapı projeleri ve arazi kullanım plânları, kurul veya kurulların görüşleri dikkate alınarak, Bakanlık ve valilikler tarafından öncelikle hazırlanır veya hazırlattırılır.
Büyük ovalarda bulunan tarım arazileri hiçbir surette amacı dışında kullanılamaz. Ancak alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi şartıyla;
a) Tarımsal amaçlı yapılar,
b) Bakanlık ve talebin ilgili olduğu Bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış faaliyetler, için tarım dışı kullanımlara Bakanlıkça izin verilebilir.
Büyük ova koruma alanlarının belirlenmesi ve korunmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Davacı Şirket tarafından kısmen iptali istenilen, 12.12.2016 gün ve 2016/9620 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında; bazı ovaların büyük ova koruma alanı olarak belirlenmesine ilişkin ekli kararın yürürlüğe konulmasının; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının … tarihli ve … sayılı yazısı üzerine, 3.7.2005 tarihli ve 5403 sayılı Kanunun 14’üncü maddesine göre Bakanlar Kurulunca 12.12.2016 tarihinde kararlaştırıldığı ifade edilmiş, söz konusu Bakanlar Kurulu Kararının eki Kararın 1’inci maddesinde ”(1)Tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erezyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği, ekli liste ile haritalarda adları ve sınırları gösterilen ovalar, büyükova koruma alanı olarak belirlenmiştir.
(2) Ovaların sınırları içerisinde yer alan onaylı planlı alanlar ile bu kararın yayımı tarihi itibarıyla ilgili mevzuatı uyarınca tarım dışı kullanma izni verilmiş olan alanlar, birinci fıkra kapsamı dışındadır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Tarım arazileri kısıtlı olan ülkemizin tarımsal üretim kapasitesi yüksek alanlarını korumak, geliştirmek ve Türkiye’nin bitkisel ürün ihtiyacını bugün ve gelecek için güvence altına almak amaçlarıyla toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovaların büyük ova koruma alanı olarak belirlendiği, davacı Şirketin maliki olduğu Ankara ili, Sincan ilçesi, … Mahallesi, …, …, … ve … mevkilerinde bulunan 70 adet tarla parselini kapsayan taşınmazın da koruma alanında bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda; Ankara ili, Sincan ilçesi, … Mahallesi, …, …, … ve … mevkilerinde bulunan 70 adet tarla parseline ait taşınmazın mevcut vasıf ve durumu göz önüne alındığında bazı ovaların büyük ova koruma alanı olarak belirlenmesine ilişkin 12.12.2016 gün ve 2016/9620 sayılı Bakanlar Kurulu kararında söz konusu taşınmazlar yönünden kamu yararına ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yönünde karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davalı Bakanlık tarafından Ankara Valiliğine gönderilen … tarih ve … sayılı yazıyla Ankara ilinde bulunan ve sınırları belirlenen tarımsal üretim potansiyeli yüksek ovaların büyük ova kapsamına alınması için 5403 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca Ankara İl Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü istenilmiş, Kurulun … tarih ve … sayılı kararıyla Ankara Çubuk, Haymana, İlhanköy, Polatlı, Sarayköy, Sarıyar ve Şereflikoçhisar Ovalarının büyük ova olarak belirlenmesine karar verilmiş, 21/01/2017 tarih ve 29955 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren bazı ovaların “büyük ova koruma alanı” olarak belirlenmesine ilişkin 12/12/2016 tarih ve 2016/9620 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Ankara ilinde bulunan Çubuk, Haymana, İlhanköy, Polatlı, Sarayköy, Sarıyar ve Şereflikoçhisar Ovaları, sınırları gösterilmek suretiyle büyük ova koruma alanı olarak belirlenmiştir.
Davacı tarafından, maliki olduğu Ankara ili, Sincan ilçesi, … Mahallesi, …,…, … ve … Mevkilerinde yer alan taşınmazların büyük ova sınırları içerisinde kaldığından bahisle, anılan Bakanlar Kurulu kararının söz konusu taşınmazları yönünden iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
Dairemizin 07/02/2022 tarihli ara kararına verilen cevapların incelenmesinden; davacının bahse konu taşınmazlarının Ankara Haymana Ovası sınırları içinde yer aldığı anlaşılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Uyuşmazlık konusu taşınmazların dava konusu Bakanlar Kurulu kararının eki listede yer alan “Ankara Haymana Ovası” sınırları içerisinde yer aldığı, dolayısıyla davacının menfaatinin etkilendiği anlaşıldığından, davalı idarelerin usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.

ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Anayasa’nın 44. maddesinin 1. fıkrasında, “Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.” hükmü; 45. maddesinin 1. fıkrasında, “Devlet, tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.” hükmü yer almaktadır.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 1. maddesinde, Kanunun amacı, toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemek olarak ifade edilmiş; dava konusu işlemin yürürlüğe girdiği tarihteki haliyle “Tarımsal potansiyeli yüksek büyük ovaların belirlenmesi ve korunması” başlıklı 14. maddesinde, “Tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovalar; kurul veya kurulların (toprak koruma kurulu) görüşü alınarak, Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile büyük ova koruma alanı olarak belirlenir.
Büyük ovalardaki koruma ve geliştirme amaçlı tarımsal altyapı projeleri ve arazi kullanım plânları, kurul veya kurulların görüşleri dikkate alınarak, Bakanlık ve valilikler tarafından öncelikle hazırlanır veya hazırlattırılır.
Büyük ovalarda bulunan tarım arazileri hiçbir surette amacı dışında kullanılamaz. Ancak alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi şartıyla;
a) Tarımsal amaçlı yapılar,
b) Bakanlık ve talebin ilgili olduğu Bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış faaliyetler, için tarım dışı kullanımlara Bakanlıkça izin verilebilir.
Büyük ova koruma alanlarının belirlenmesi ve korunmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8. maddesinin 1. fıkrasının, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle (c) bendinde, “Tarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsal amaç dışında kullanılmak üzere plânlanamaz.” hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Anayasa ve Kanun hükümleri uyarınca, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek amacıyla gerekli tedbirleri almak ve tarım arazilerinin amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek Devletin görevi olup; tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovalar, anayasal görevin gereği olarak, verimliliklerini yitirmeden tarımsal amaç doğrultusunda kullanılmalarını teminen büyük ova koruma alanı olarak belirlenmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlık konusu taşınmazların büyük çoğunluğunun “mutlak tarım ve özel ürün (1. ve 2. sınıf) arazisi”, az bir kısmının ise “marjinal tarım arazisi” niteliğinde olduğu, dava konusu Bakanlar Kurulu kararının eki listede yer alan “Ankara Haymana Ovası” sınırları içerisinde kaldığı görülmektedir.
Bu durumda, tarımsal potansiyeli yüksek olan ve ülke ile bölge tarımı bakımından önem arz eden, ancak çevredeki yapılaşma baskısı nedeniyle amaç dışı kullanım ile nitelik yitirme ve/veya bozulma riski taşıyan uyuşmazlığa konu bölgedeki tarım arazilerinin korunması amacıyla yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine uygun olarak Ankara Toprak Koruma Kurulu’nun uygun görüşü ve davalı Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca büyük ova koruma alanı olarak belirlenmesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve kamu yararına aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacı tarafından, şehre yakın bir konumda yer alan ve bitişiğinde imar planı yapılan taşınmazlarının da imara açılmasının da muhtemel olduğu, bu nedenle dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, etrafında imar planı yapılmış olması davacının taşınmazlarının büyük ova koruma alanından çıkarılmasını gerektirmemekte, esasen dava konusu işlem söz konusu yapılaşma riski nedeniyle taşınmazların tarım arazisi niteliklerini kaybetmesinin engellenmesi amacıyla tesis edilmektedir. Bu itibarla, davacının söz konusu iddiası yerinde görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 04/07/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.