Danıştay Kararı 10. Daire 2017/1884 E. 2022/3328 K. 20.06.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2017/1884 E.  ,  2022/3328 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/1884
Karar No : 2022/3328

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN_KONUSU : Sürekli nitelikte basın kartı sahibi basın mensubu davacı tarafından, hizmet damgalı (gri) pasaport başvurusunun reddine ilişkin 04/07/2017 tarihli işlem ile Basın Kartı Sahibi Basın Mensuplarının Hizmet Damgalı Pasaport Başvurularında Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönergenin 10. maddesinin 4. fıkrasının iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, hizmet damgalı pasaport (gri) başvurusunun gerekçe gösterilmeden reddedildiği, kişilerin hak ve özgürlüklerini ilgilendiren işlemlerin gerekçeli olması gerektiği, gerekçesiz işlem tesis edilerek savunma hakkının da engellendiği, idari işlemin mutlaka hukuki bir nedene dayanması ve idarenin takdir yetkisini kamu yararına uygun bir şekilde kullanması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idarece, idarelerine başvurulması durumunda mutlaka görev onayı düzenlenmesi gerektiği yönünde mevzuatta bir hüküm bulunmadığı, yapılan değerlendirme sonucunda görev onayı düzenlenmesinin idarelerinin takdirinde olduğu, takdir yetkisinin milli güvenlik politikasına uygun kullanıldığı, davacının hizmet damgalı pasaport olmadan umuma mahsus pasaportla da yurt dışına çıkabileceği, dolayısıyla seyahat hürriyetinin kısıtlanmadığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :.Davacının, Hizmet Damgalı Pasaport (Gri) başvurusunun reddine ilişkin 04/07/2017 tarihli işlem ile Basın Kartı Sahibi Basın Mensuplarının Hizmet Damgalı Pasaport Başvurularında Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönergenin 10. maddesinin 4. fıkrasının iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; Sürekli Basın Kartı sahibi basın mensubu davacı tarafından, Hizmet Damgalı Pasaport (Gri) başvurusunun reddine ilişkin 04/07/2017 tarihli işlem ile Basın Kartı Sahibi Basın Mensuplarının Hizmet Damgalı Pasaport Başvurularında Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönergenin 10. maddesinin 4. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 14. maddesinin (B) bendinde, “Hizmet Damgalı Pasaportlar: Bu Kanun gereğince kendilerine diplomatik veya hususi damgalı pasaport verilmesi mümkün olmayan kimselere, Hükümetçe, hususi idarelerce veya belediyelerce resmi vazife ile dış memleketlere gönderildiklerinde veya dış memleketlerde vazifeye alındıklarında verilir. Türkiye Cumhuriyetinin üyesi bulunduğu milletlerarası kuruluşlarda memur statüsünde çalışanlar ile Türk Hava Kurumu ve Türkiye Kızılay Cemiyetince görevlendirilenlere de aynı nevi pasaport verilir. Hizmet damgalı pasaport alanların eşlerine, ergin olmayan veya ergin olsalar dahi yanlarında yaşayıp evli bulunmayan ve iş sahibi olmayan öğrenimi devam eden çocuklarına 25 yaşının ikmaline kadar, yine ergin olsalar dahi yanlarında yaşayıp evli bulunmayan ve iş sahibi olmayan aynı zamanda bedensel, zihinsel veya ruhsal engellerinden en az biri nedeniyle sürekli bakıma muhtaç durumda olduğu resmi sağlık kurumlarının düzenlediği sağlık kurulu raporu ile belgelenen çocuklarına da hak sahibi kişinin pasaportu ile aynı süre geçerli hizmet damgalı pasaport verilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Kapatılan Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen Basın Kartı Sahibi Basın Mensuplarının Hizmet Damgalı Pasaport Başvurularında Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönergenin ”Başvuruların değerlendirilmesi” başlıklı 10. maddesinde,”(1) Yurtdışı görevin mahiyeti, gazetecilik faaliyeti kapsamında ve başvuru sahibinin görev alanı ile doğrudan ilgili olmak zorundadır. (2) Görevlendirme yazısında birden fazla yurtdışı görevi için görev onayı talep edilmesi halinde bunlardan en yakın tarihli olanı dikkate alınır. (3) Bu Yönerge hükümleri çerçevesinde Genel Müdürlüğe başvuruda bulunmuş olmak yurtdışı görev onayı düzenlenmesini gerektirmez. Basın mensubuna yurtdışı görev onayı verilmesi hususu Genel Müdürlüğün takdirindedir. (4) Genel Müdürlük, olumsuz değerlendirilen başvurular için bir gerekçe bildirmek zorunda değildir.
” hükmü yer almıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda, Yeni Asya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni olan davacının, 28/06/2017-10/07/2017 tarihleri arasında Almanya’nın Nürnberg şehrinde düzenlenecek okuyucu etkinliğine katılacağından bahisle Hizmet Damgalı Pasaport verilmesi talebiyle davalı idareye başvurduğu, bu başvurusunun reddi üzerine bakılan davayı açtığı anlaşılmıştır.
Anayasanın Cumhuriyetin niteliklerini belirten 2. maddesinde, hukuk devleti ilkesinin Türkiye Cumhuriyetinin niteliklerinden birisi olduğu kurala bağlanmış olup; bu ilke, yönetimde keyfiliğin ortadan kaldırılmasını ve devlet kuvvetinin adaletli kurallar için alınarak sınırlandırılmasını amaçlamaktadır.
Bu bağlamda; hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, idarenin de düzenleyici işlemlerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.
Hukukun genel ilkeleri arasında yer alan idari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması ilkesi, genel anlamda düzenleme veya işlem yapan idareyi, yönetsel işlemin dayandığı maddi ve hukuksal nedenleri açıklamaya, uyguladığı yasayı kavramaya, doğru ve anlamlı olgular ortaya koymaya ve denetim yapmaya zorlar. İşlemde gösterilen gerekçe işlemin yasaya uygunluğunu değerlendirme, itiraz edip etmeme ve yargı yoluna gidip gitmeme konusunda işlemin ilgilisine de yardımcı olur.
Diğer taraftan, idarelerin işlem tesis ederken Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları açık ise de; bu takdir hakkı, serbestçe ve keyfi şekilde kullanılanabilecek bir hakkı ifade etmeyip; kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmelidir.
Basın Kartı Sahibi Basın Mensuplarının Hizmet Damgalı Pasaport Başvurularında Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönergenin 10. maddesinin 4. fıkrasında yer alan, ”Genel Müdürlük, olumsuz değerlendirilen başvurular için bir gerekçe bildirmek zorunda değildir.” şeklindeki dava konusu düzenleme, yargısal denetimi güçleştireceği ve keyfi işlemlere dayanak oluşturabileceğinden hukuk devleti ilkesine aykırıdır.
Bu durumda, dava konusu düzenlemeye dayanılarak Sürekli Basın Kartı sahibi basın mensubu davacının, Hizmet Damgalı Pasaport (Gri) başvurusunun gerekçesiz reddedilmesinde de hukukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Ancak, Hizmet Damgalı Pasaport başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptalinin, davacıya doğrudan Hizmet Damgalı Pasaport verilmesi sonucunu doğurmadığı, davacının gerekli şartları taşıyıp taşımadığı incelenip değerlendirilerek objektif sebeplere dayalı yeni bir işlem tesisi gerekeceği de açıktır.
Açıklanan nedenlerle, Basın Kartı Sahibi Basın Mensuplarının Hizmet Damgalı Pasaport Başvurularında Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönergenin 10. maddesinin 4. fıkrasının ve davacının Hizmet Damgalı Pasaport başvurusunun reddine ilişkin 04/07/2017 tarihli işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Sürekli nitelikte basın kartı sahibi ve … Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni olan davacının, 28/06/2017-10/07/2017 tarihleri arasında Almanya’nın Nürnberg şehrinde düzenlenecek okuyucu etkinliğine katılmak istemesi üzerine, görev yaptığı basın yayın kuruluşu olan … Gazetecilik Matbaa ve Yayın San. ve Tic. A.Ş. tarafından davalı idareye başvurularak bahse konu ziyaretin gerçekleştirilmesini teminen davacıya hizmet damgalı pasaport düzenlenmesi talebinde bulunulmuştur.
Anılan başvuru, Basın Kartı Sahibi Basın Mensuplarının Hizmet Damgalı Pasaport Başvurularında Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönergenin 10. maddesi çerçevesinde değerlendirilerek “takdiren iptal nedeniyle” reddedilmiştir.
Davacı tarafından, anılan başvurunun gerekçesiz olarak reddedildiğinin davalı idarenin internet sitesinden öğrenildiğinden bahisle başvurusunun reddine ilişkin 04/07/2017 tarihli işlem ile Basın Kartı Sahibi Basın Mensuplarının Hizmet Damgalı Pasaport Başvurularında Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönergenin 10. maddesinin 4. fıkrasının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
24/07/1950 tarihli ve 7564 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 14. maddesinin (B) bendinde, “Hizmet Damgalı Pasaportlar:
Bu Kanun gereğince kendilerine diplomatik veya hususi damgalı pasaport verilmesi mümkün olmayan kimselere, Hükümetçe, hususi idarelerce veya belediyelerce resmi vazife ile dış memleketlere gönderildiklerinde veya dış memleketlerde vazifeye alındıklarında verilir.
Türkiye Cumhuriyetinin üyesi bulunduğu milletlerarası kuruluşlarda memur statüsünde çalışanlar ile Türk Hava Kurumu ve Türkiye Kızılay Cemiyetince görevlendirilenlere de aynı nevi pasaport verilir.
Hizmet damgalı pasaport alanların eşlerine, ergin olmayan veya ergin olsalar dahi yanlarında yaşayıp evli bulunmayan ve iş sahibi olmayan öğrenimi devam eden çocuklarına 25 yaşının ikmaline kadar, yine ergin olsalar dahi yanlarında yaşayıp evli bulunmayan ve iş sahibi olmayan aynı zamanda bedensel, zihinsel veya ruhsal engellerinden en az biri nedeniyle sürekli bakıma muhtaç durumda olduğu resmi sağlık kurumlarının düzenlediği sağlık kurulu raporu ile belgelenen çocuklarına da hak sahibi kişinin pasaportu ile aynı süre geçerli hizmet damgalı pasaport verilir.” kuralına; (C) bendinde ise, “Hususi ve Hizmet Damgalı Pasaportlar:
Talep edenin mensup bulunduğu makamın yetkili amirinin başvurusu üzerine İçişleri Bakanlığınca verilir. Bu nev’i pasaportlar aynı şart dahilinde İçişleri Bakanlığının muvafakati ve Dışişleri Bakanlığının vereceği talimat üzerine, Türkiye Cumhuriyeti büyükelçilik ve elçiliklerince de verilebilir. Yukarıdaki «A» ve «B» bendlerinde yazılı eşlere ve çocuklara hususi veya hizmet damgalı pasaport verilmesi veya çocukların refakat hanesine kaydı için de aynı yazılı başvuruya lüzum vardır. Emeklilik veya çekilme sebepleri ile vazifelerinden ayrılmış olanların hususi damgalı pasaport alabilmeleri için durumlarını gösteren belgelerle, doğrudan İçişleri Bakanlığına müracaat etmeleri lazımdır.

Hususi damgalı pasaportlar altı aydan az olmamak kaydıyla İçişleri Bakanlığınca belirlenecek sürelerde; hizmet damgalı pasaportlar altı aydan az olmamak kaydıyla pasaport sahibinin görevinin müddetine göre İçişleri Bakanlığınca tespit edilecek süre için geçerli olmak üzere tanzim edilir. Bu pasaportlardan süresi bitenlerin, bu bendin birinci fıkrasında yazılı başvuru, İçişleri Bakanlığının muvafakati ve Dışişleri Bakanlığının vereceği talimat üzerine Türkiye Cumhuriyeti büyükelçilik ve elçiliklerince de aynı müddetler için beşer defa uzatılması mümkündür.
Bu pasaportların sahiplerinin ve varsa refakat hanesine kayıtlı bulunanların birer fotoğraflarının pasaportlarına yapıştırılması lazımdır.” kuralına yer verilmiştir.
14/08/2014 tarihli ve 29088 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Pasaport Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in “Pasaport ve pasaport yerine geçerli belgeler” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasınının (a) bendinde, pasaport türlerinin, diplomatik pasaport, hususi pasaport, hizmet pasaportu, umuma mahsus pasaport ve yabancılara mahsus pasaport olduğu düzenlemesine; “Hizmet pasaportu” başlıklı 8. maddesinde, “Hizmet pasaportu; Kanunun 14 üncü maddesinin (B) fıkrasında belirtilen şartları taşıyanlara, altı aydan az olmamak kaydıyla pasaport sahibinin görevinin müddetine göre İçişleri Bakanlığınca tespit edilecek sürelerde yurt içinde İçişleri Bakanlığının vereceği yetkiye göre Valilikler, yurt dışında ise İçişleri Bakanlığının muvafakatı ve Dışişleri Bakanlığının talimatı ile dış temsilcilikler vermeye yetkilidir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Mülga 231 sayılı Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin (d) bendinde, “Basınla ilgili münasebetlerin düzenlenmesi ve basının güçlendirilmesi için gerekli faaliyetlerde bulunmak”; (e) bendinde ise, “Yerli ve yabancı basın-yayın organlarının ve mensuplarının çalışmalarını kolaylaştırmaya yönelik tedbirleri almak, bu hususta gerekli düzenlemeleri yapmak” Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmış; 5. maddesinde de, “Genel Müdür, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün en üst amiridir. Genel Müdür, hizmetlerini, Başbakan veya görevlendireceği Başbakan Yardımcısının talimatları yönünde, milli güvenlik politikasına, kalkınma planlarına, yıllık programlara, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenler ve yürütür.” kuralına yer verilmiştir.
Öte yandan, 14/12/2018 tarihli ve 30625 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Basın Kartı Yönetmeliğinin 34. maddesinde, basın kartı ve sürekli nitelikte basın kartı alma koşulları düzenlenmiştir.
Kapatılan Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü tarafından yukarıda aktarılan mevzuata dayanılarak düzenlenen Basın Kartı Sahibi Basın Mensuplarının Hizmet Damgalı Pasaport Başvurularında Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönergenin 2. maddesinde, Yönergenin, 5187 sayılı Basın Kanunu ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun hükümleri uyarınca faaliyet gösteren basın yayın kuruluşlarında çalışan ve bu kuruluşlarca geçici olarak yurt dışı görevle görevlendirilen basın kartı sahibi basın mensupları ile Türkiye’de ikamet eden sürekli nitelikte basın kartı sahiplerini kapsadığı belirtilmiş; “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde, görev onayının, yurt dışına görevli gidecek basın mensubu için Genel Müdürlük (Başkanlık) tarafından düzenlenen onayı; görevlendirme yazısının ise, faal gazetecilik yapan basın mensupları için basın mensuplarının çalıştıkları basın yayın kuruluşları, sürekli nitelikte basın kartı sahibi olup faal gazeteciliği bırakanlardan basın yayın meslek kuruluşlarınca görevlendirilenler için görevlendirmeyi yapan basın yayın meslek kuruluşları, kamu kurum ve kuruluşları tarafından görevlendirilen basın mensupları için görevlendirmeyi yapan kamu kurum veya kuruluşu tarafından Genel Müdürlüğe (Başkanlığa) hitaben yazılmış olan ve basın mensubunun gideceği ülkeyi, gidiş dönüş tarihlerini ve gidiş amacını belirten yazıyı ifade edeceği düzenlenmiş; ”Başvuruların değerlendirilmesi” başlıklı 10. maddesinde de, “(1) Yurtdışı görevin mahiyeti, gazetecilik faaliyeti kapsamında ve başvuru sahibinin görev alanı ile doğrudan ilgili olmak zorundadır. (2) Görevlendirme yazısında birden fazla yurtdışı görevi için görev onayı talep edilmesi halinde bunlardan en yakın tarihli olanı dikkate alınır. (3) Bu Yönerge hükümleri çerçevesinde Genel Müdürlüğe başvuruda bulunmuş olmak yurtdışı görev onayı düzenlenmesini gerektirmez. Basın mensubuna yurtdışı görev onayı verilmesi hususu Genel Müdürlüğün takdirindedir. (4) Genel Müdürlük, olumsuz değerlendirilen başvurular için bir gerekçe bildirmek zorunda değildir.” düzenlenmesine yer verilmiştir.
Basın Kartı Sahibi Basın Mensuplarının Hizmet Damgalı Pasaport Başvurularında Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönergenin 10. maddesinin 4. fıkrasının incelenmesi:
İdari faaliyetlerin amacı kamu yararının sağlanmasıdır. Bu nedenle idare, idari işlemlerin hangi sebebe ve hukuki nedenlere dayalı olarak tesis edildiğini ve hangi amaca yönelik olduğunu açıklamalıdır. Aynı zamanda, gösterilen sebep ve amacın gerekli ve yeterli inceleme, araştırma ve somut nedenlere dayanması gereklidir. Bu ilkeler, bireysel işlemler gibi düzenleyici işlemler açısından da uygulanmalıdır.
Öte yandan, idarelerin tesis ettikleri işlemlerin (bireysel-düzenleyici) unsurlarından olan sebep unsuru, idareyi işlem yapmaya iten hukuki neden, bir başka ifadeyle, tüm idari işlemlerde olduğu gibi işlemle gerçekleştirilmeye çalışılan kamu yararına dayanan hukuki, somut durumdur. İdari işlemin sebep ögesindeki hukuka aykırılık, işlem, yargı mercii önüne getirildiğinde resen dikkate alınacaktır.
Bu bağlamda; idari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması hukukun genel ilkelerinden olduğundan, bu ilke genel anlamda düzenleyici veya bireysel işlemi yapan idareyi, uyguladığı ve düzenleme yaptığı alanda doğru ve anlamlı olgular ortaya koymaya ve denetim yapmaya zorlar. İşlemlerde gösterilen sebep ve gerekçe, işlemin yasaya uygunluğunu ve dayanağını değerlendirme, itiraz edip etmeme konularında ilgililere yardımcı olmakla birlikte, idarenin saydamlığı, savunma hakları, idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktalarında da büyük öneme sahiptir.

Ayrıca, idarelerin işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları açıktır. Ancak, bu takdir hakkı, serbestçe kullanılanabilecek bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmelidir. İdarenin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılması ve yeni düzenleme yapılan alanda, bu duruma temel olan, bir başka ifadeyle kamu yararını gerçekleştirecek bu düzenlemeyi gerektiren olguların somut olarak ortaya konulması şarttır.
Diğer taraftan, “idarenin sahip olduğu takdir yetkisi” bir idari işlemin sebebi olamaz. Takdir yetkisi; diğer unsurları ile birlikte sebep unsuruna da sahip bir işlemin tesis edilip edilmeyeceği noktasında idareye tercih hakkı tanıyan yetkidir. Kısacası, idarenin takdir yetkisinden söz edilmeden önce, idarenin “bu yetkiyi kullanmasının sebebi” açıklanmalıdır.
Dava konusu Yönerge fıkrasında, Genel Müdürlüğün, olumsuz değerlendirilen başvurular için bir gerekçe bildirmek zorunda olmadığı düzenlenmektedir. Dava konusu düzenleme, bir önceki fıkrayla birlikte ele alındığında, davalı idarenin takdir yetkisinin, işlemin sebep unsuru için yeterli görüldüğü, başka bir anlatımla görev onayı talebinin ret gerekçesinin “takdir yetkisi” olarak kabul edildiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu haliyle, idarenin gerekçesiz işlem tesis edebilmesini kural haline getirdiği görülen bu düzenlemenin, yukarıda detaylıca açıklanan ve hukukun genel ilkeleri arasında yer alan idari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması ilkesine aykırı olduğu açıktır. Kaldı ki, düzenlemenin gerekçesiz değil, sadece gerekçe bildirmeksizin işlem tesis edilmesine yönelik kural getirdiği kabul edilse dahi, bu halde de ilgililerin etkili başvuru haklarını gereği gibi kullanmalarının önüne geçilmiş olacağı anlaşıldığından, ilgililerin etkili başvuru hakkı ve hak arama hürriyetlerini kullanmalarını zorlaştırmak suretiyle anılan hakların özüne ve Hukuk Devleti ilkesine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle de dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu itibarla, Basın Kartı Sahibi Basın Mensuplarının Hizmet Damgalı Pasaport Başvurularında Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönergenin 10. maddesinin 4. fıkrasında hukuka uyarlık bulunmamıştır.
Davacının Hizmet Damgalı Pasaport (Gri) başvurusunun reddine ilişkin 04/07/2017 tarihli işlemin incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarında hukuka uygunluk denetiminin idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları üzerinde yapılacağı öngörülmüştür. Gerek yargısal kararlarda gerekse öğretide sebep unsuru, işlemin yapılmasını gerektiren hukuki veya maddi olay olarak tanımlanmaktadır. Sebep, idareyi işlem yapmaya yönelten tüm etkenler olup, işlemin bir tür gerekçesidir. İdari işlemin dayanağı olan sebebin yasalarda açıkça belirtilmemiş olması halinde dahi idari dava açılması durumunda yargı mercii önünde idare tarafından bildirilmesi zorunludur. Esasen 2577 sayılı Kanun’un 20. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak mahkemeler bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeyi kendiliklerinden yapmakla yükümlü bulunduğundan, bu görev ve yetkiye dayanarak idareden işlemin dayanağı olan sebebin gösterilmesini istemeli ya da bu sebebi kendiliğinden araştırmalıdır.
Dolayısıyla 2577 sayılı Kanun’un 20. maddesinin yargıca tanıdığı re’sen araştırma yetkisinin aynı zamanda davacılara da güvence sağlayacağı kuşkusuzdur.
Bireysel işlemde, işlemin sebep unsurunun gösterilmemiş olması, o işlemin doğrudan hukuka aykırılığı sonucunu doğurmamakta; yargı merciince re’sen araştırma ilkesi çerçevesinde tespit edilerek ortaya konulacak olan işlemin sebep unsurunun hukuka uygunluğunun denetlenmesini gerektirmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, yurt dışına gidecek gazetecilere hizmet damgalı pasaport verilmesi için gerekli olan görev onayının düzenlenmesinde davalı idarenin takdir yetkisinin bulunduğu açıktır.
Buna göre, dava konusu işlemde, işlemin gerekçesine yer verilmemiş ise de; davalı idarece dava dosyasına sunulan savunma ve ara kararı cevaplarından, 20/07/2016 tarihinde ilan edilen olağanüstü hal sonrasında basın kartı sahiplerinin hizmet damgalı pasaport alabilmeleri amacıyla yaptıkları görev onayı başvurularında daha hassas davranıldığı, davacının başvurusunun da takdir yetkisi çerçevesinde, aktarılan hassas durum ve kamu yararı gözetilmek suretiyle milli güvenlik gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacıya, genel yayın yönetmeni olduğu gazete tarafından yapılan görevlendirmenin davalı idarenin görev onayı olmadan tek başına resmi vazife olarak nitelendirilmesi mümkün olmayacağından, görev onayı verme açısından davacının durumunu, takdir yetkisi ve 231 sayılı KHK’nın 5. maddesi çerçevesinde yaptığı değerlendirme sonucunda uygun görmeyen davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Basın Kartı Sahibi Basın Mensuplarının Hizmet Damgalı Pasaport Başvurularında Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönergenin 10. maddesinin 4. fıkrasının İPTALİNE oy birliği ile,
2. Davacının hizmet damgalı (gri) pasaport başvurusunun reddine ilişkin 04/07/2017 tarihli işlem yönünden DAVANIN REDDİNE oy çokluğu ile,
3. Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1/2’si olan … TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, 153,20 TL’nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 20/06/2022 tarihinde karar verildi.

(X)-KARŞI OY :

İdari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması hukukun genel ilkelerinden olup, bu ilke genel anlamda düzenleme veya işlem yapan idareyi, uyguladığı ve düzenleme yaptığı alanda, doğru ve anlamlı olgular ortaya koymaya ve denetim yapmaya zorlamaktadır.
İdarelerin, işlem tesis ederken Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları açık ise de, bu takdir hakkı, serbestçe ve keyfi şekilde kullanılanabilecek bir durumu ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmelidir.
Davalı idarece, dava konusu işlemde işlemin gerekçesine yer verilmediği gibi dava dosyasına sunulan savunma ve ara kararı cevaplarından da davacıya görev onayı verilmemesi yönündeki işlemin gerekçelerinin soyut ifadeler dışında somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı görülmektedir.
Bu itibarla, davalı idareye tanınan takdir hakkının, serbestçe ve keyfi şekilde kullanıldığı sonucuna varıldığından, davacının hizmet damgalı (gri) pasaport başvurusunun reddine ilişkin 04/07/2017 tarihli işlemin de iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.