Danıştay Kararı 10. Daire 2017/200 E. 2022/1651 K. 29.03.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2017/200 E.  ,  2022/1651 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/200
Karar No : 2022/1651

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN_KONUSU : Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından Vekalet Akdi ile Serbest Avukatlardan Hizmet Satın Alınmasına İlişkin Usul ve Esasların ekinde yer alan Vekalet Sözleşmesinin “Sözleşmenin süresi, yenilenmesi ve feshi” başlıklı 6. maddesinin 4. fıkrasının iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Serbest avukat olarak çalışan ve davalı idare ile arasındaki vekalet sözleşmesi dava konusu hükme istinaden feshedilen davacı tarafından, Sözleşmenin 6. maddesinde, hangi hallerde sözleşmenin feshedileceği hüküm altına alındığı halde aynı maddenin 4. fıkrasındaki düzenleme ile hiçbir sebep gösterilmeksizin ve her zaman sözleşmenin feshine imkan tanındığı, bu düzenlemenin hukuka aykırı olduğu, sözleşme hükümlerine uygun olarak 6 yıldır özveri ile çalıştığı ve Kurumun menfaatlerini gözettiği, davalı idarenin keyfi olarak sözleşmeyi feshettiği, idarenin takdir hakkının sınırsız olmadığı, ancak kamu yararı ve kanuni düzenlemelere uygun olarak kullanmasının mümkün olduğu, bu nedenle hukuka aykırı olan dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, serbest avukat olan davacı ile aralarındaki hukuki ilişkinin, Borçlar Kanunu’nda düzenlenen “vekalet sözleşmesi”ne dayalı olmasından dolayı söz konusu sözleşmenin özel hukuk hükümlerine tabi bir sözleşme olduğu, dava konusu sözleşme hükmünün, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 512. maddesine paralel olarak düzenlendiği ve hukuka uygun bulunduğu, anılan hükümde, taraflara sözleşmenin feshi hakkı tanındığı gibi davacının da lehine olan bir düzenleme olduğu, davacının imzaladığı vekalet sözleşmesinin, idarece 14/06/2016 tarihinde feshedildiği, bu fesih işleminin iptali için herhangi bir dava açılmadığı, feshin geçerli olduğu ve taraflar arasında sözleşme hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığı halde, dava konusu sözleşme hükmünün iptalinin istenmesinde davacının hukuki menfaatinin bulunmadığı, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu edilen hükmün yer aldığı sözleşmenin, Borçlar Kanunu ve Avukatlık Kanunu hükümleri uyarınca davacı ile davalı idare arasında imzalanan vekalet sözleşmesi niteliğinde olduğu, sözleşmede tarafların karşılıklı olarak hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiği, idari bir sözleşme niteliğinde olmadığı, bu nedenle davanın görüm ve çözümünde adli yargı görevli olduğundan davanın görev yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; davacı ile davalı idare arasında imzalanan 12.02.2014 tarihli Serbest Avukatlardan Vekalet Akdi ile Hizmet Satın Alınmasına İlişkin Hizmet Sözleşmesinin “Sözleşmenin Süresi, Yenilenmesi ve Feshi” başlıklı 6. maddesinin 4. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, ”Kurumun dava ve icra takipleri için vekâlet akdi yoluyla avukat çalıştırılmasına, özel uzmanlık gerektiren ve geçici nitelikteki işler için ise hizmet satın alınması yoluyla yerli veya yabancı uzman çalıştırılmasına karar vermek, bunların sözleşme şartlarını ve avukatlara ödenecek ücretleri belirlemek.” Yönetim Kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.
Anılan yasa hükmüne dayanılarak Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulunun 14.02.2013 tarihli ve 47 sayılı kararı ile kabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulan Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından Vekalet Akdi ile Serbest Avukatlardan Hizmet Satın Alınmasına İlişkin Usul ve Esasların “Sözleşmenin feshinde izlenecek usul” başlıklı 13. maddesinde, “Avukatların sözleşmelerinin feshi, sözleşmeli avukatın feshi gerektiren hususlarda savunmasının alınmasını müteakip koordinatör avukatın teklifi ve yetkili avukatın uygun görüşü üzerine yahut re’sen I. Hukuk Müşaviri tarafından yapılır.” düzenlemesi yer almış, söz konusu esasların ekinde yer alan Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından Vekalet Akdi ile Hizmet Satın Alınmasına İlişkin Hizmet Sözleşmesinin 3. ve 5. maddelerinde avukatın yürümlülükleri ve görevleri ayrıntılı olarak belirtilmiş, “Sözleşmenin süresi, yenilenmesi ve feshi” başlıklı 6. maddesinde ise ”(1) Sözleşme süresi, imzalandığı tarihten itibaren bir yıldır. Taraflarca sözleşme süresinin bitim tarihinden itibaren bir ay önce yazılı olarak fesh-i ihbar yapılmadığı takdirde sözleşme süresi bir yıl süreyle uzatılmış sayılır.
(2) Kurum, aşağıdaki hallerde hiçbir süreye tabi olmaksızın avukatın sözleşmesini tek taraflı olarak feshedebilir:
a) Aranılan nitelikleri taşımadıklarının sonradan anlaşılması veya sonradan bu şartlardan herhangi birinin kaybedilmesi veya 657 sayılı Devlet Memurları Kanunununa göre Devlet memurluğundan çıkarılmayı gerektiren fiil veya hallerin işlenmesi.
b) Avukatın, mazeretsiz olarak duruşmalara katılmaması, kanuni sürelere uymayarak davayı veya alacağı zamanaşımına uğratması, dava ve icra dosyalarında kanun yollarına başvuru sürelerine uymaması. Kurumca kendisinden talep edilen bilgi ve belgeleri süresinde vermemesi. Kurumun hak ve menfaatlerinin korunması hususunda ihmalinin bulunması.
c) Kurumca sözleşmede belirtilen çalışma sürelerine riayet etmemesi ve sözleşmede belirlenen diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi.
ç) Avukatın, çalıştığı yerde hizmet ihtiyacının kalmaması.
(3) Sözleşmeli Avukat İstihdamında İzlenecek Usul ve Esasların 12 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği komisyon tarafından tespit edilen Kurum zararını defaten ödeyen avukat ile sözleşmeye devam edilebilir.
(4) Taraflar, bir ay önce yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilirler.
(5) Sözleşmesi, herhangi bir şekilde feshedilen ya da sözleşmeden kendi isteği ile çekilen avukat. Kurumdan fesih veya çekilme tarihine kadar geçen hizmetleri karşılığında hiçbir ücret talep edemez.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Anayasanın Cumhuriyetin niteliklerini belirten 2. maddesinde, hukuk devleti ilkesinin Türkiye Cumhuriyetinin niteliklerinden birisi olduğu kurala bağlanmıştır. Bu ilke, yönetimde keyfiliğin ortadan kaldırılmasını devlet kuvvetinin adaletli kurallar içinde alınarak sınırlandırılmasını amaçlar.
Bu bağlamda; hukuk devleti, insan haklarını saygı gösteren, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her eylem ve işlemi hukuka uygun olan, Anayasaya ve hukukun tüm kurallarına bağlı ve yargı denetimine açık devlettir.
Uyuşmazlık konusu hizmet sözleşmesinin 6. maddesinin 2. fıkrasında süreye bağlı olmaksızın sözleşmenin feshini gerektiren fiil ve haller sayılarak objektif bir düzenleme yapılmış, aynı maddenin 4. fıkrasında ise tarafların bir ay önce yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebileceği belirtilmek suretiyle idareye objektif bir sebep olmaksızın fesih yetkisi verilmiştir.
Belirtilen durumda, sözleşmenin 6. maddesinin 2. fıkrasında feshin objektif koşul ve kurallara bağlanmasına karşın, 4. fıkrasında sübjektif uygulamalara yol açabilecek bir kuralla düzenlenmesi yargısal denetimi güçleştireceği ve keyfi işlemlere dayanak oluşturabileceği gibi idareye göre zayıf durumda olan bireyin çalışma huzur ve güvenini de olumsuz yönde etkileyeceğinden hukuk devleti ilkesine aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Aydın ilinde serbest avukat olarak çalışan davacı ile davalı idare arasında Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından Vekalet Akdi ile Serbest Avukatlardan Hizmet Satın Alınmasına İlişkin Usul ve Esasların ekinde yer alan vekalet sözleşmesi 12/02/2014 tarihinde imzalanmıştır. Anılan sözleşme, davalı idare tarafından sözleşmenin 6. maddesinin 4. fıkrası uyarınca feshedilmiş, feshe ilişkin Aydın Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 14/06/2016 tarihli yazısının, davacıya 17/06/2016 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, Tip Sözleşmenin 6. maddesinin 4. fıkrasının iptali istemiyle 01/07/2016 tarihinde bakılmakta olan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun “İlk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülecek davalar” başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılacak iptal ve tam yargı davalarının, Danıştay tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla karara bağlanacağı hükmüne yer verilmiştir.
Davalı idarece, serbest avukat olan davacı ile arasındaki hukuki ilişkinin vekalet sözleşmesine dayandığı, vekalet sözleşmesinin Borçlar Kanunu’nda düzenlendiği, söz konusu sözleşmenin özel hukuk hükümlerine tabi olduğu ileri sürülerek açılan davada adli yargının görevli olduğu itirazında bulunulmuştur.
Dava konusu hükmün içinde yer aldığı vekalet sözleşmesinin, Yönetim Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararı ile yürürlüğe konulan “Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından Vekalet Akdi ile Serbest Avukatlardan Hizmet Satın Alınmasına İlişkin Usul ve Esaslar”ın ekinde yer aldığı ve davalı idarece yurt çapında hizmet alınacak tüm serbest avukatlarla imzalanacak bir tip sözleşme mahiyetinde hazırlandığı, bu haliyle bir kamu kuruluşu olan davalı idarece ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlem niteliğinde olduğu anlaşıldığından, sözleşmenin dava konusu edilen hükmünün iptali istemiyle açılan davanın görüm ve çözümünde idari yargının görevli olduğu sonucuna varılmış ve davalı idarenin görev itirazı yerinde görülmemiştir.

ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Dava konusu işlem tarihindeki adıyla 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’nun yine işlem tarihinde yürürlükte olan 6. maddesinin 1. fıkrasında, “Yönetim Kurulunun bir karar organı olduğu, Kurumun en yüksek karar, yetki ve sorumluluğunu taşıdığı” hükmüne yer verilmiş; 7. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, ”Kurumun dava ve icra takipleri için vekâlet akdi yoluyla avukat çalıştırılmasına, özel uzmanlık gerektiren ve geçici nitelikteki işler için ise hizmet satın alınması yoluyla yerli veya yabancı uzman çalıştırılmasına karar vermek, bunların sözleşme şartlarını ve avukatlara ödenecek ücretleri belirlemek.” Yönetim Kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 502. maddesinin 1. fıkrasında, “Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir.” hükmüne; 512. maddesinde ise, “Vekâlet veren ve vekil, her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebilir. Ancak, uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun hükmüyle verilen yetkiye dayanılarak, vekalet akdi ile hizmet satın alınacak serbest avukatların niteliklerine, görevlerine, sorumluluklarına, mali haklarına ve sözleşme şartlarına ilişkin hususları düzenlemek amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulunca alınan … tarihli ve … sayılı kararla yürürlüğe konulan Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından Vekalet Akdi ile Serbest Avukatlardan Hizmet Satın Alınmasına İlişkin Usul ve Esasların “Sözleşmenin imzalanması” başlıklı 8. maddesinde, “Kurum ile sözleşme yapma hakkını elde eden avukatlar, sınav sonuçlarının ilanını müteakip 15 gün içerisinde Kuruma müracaat ederek bu Usul ve Esasların ekinde yer alan Ek-1 Vekâlet Sözleşmesini imzalamak suretiyle göreve başlayabilirler. Bu süre içerisinde sözleşme imzalamayanlar, sözleşme yapma hakkını kaybederler. Kurum adına sözleşmeyi birim amiri imzalar ve 1. Hukuk Müşaviri onaylar.” kuralına; “Sözleşmenin feshinde izlenecek usul” başlıklı 13. maddesinde, “Avukatların sözleşmelerinin feshi, sözleşmeli avukatın feshi gerektiren hususlarda savunmasının alınmasını müteakip koordinatör avukatın teklifi ve yetkili avukatın uygun görüşü üzerine yahut re’sen I. Hukuk Müşaviri tarafından yapılır.” düzenlemesine yer verilmiş; söz konusu esasların ekinde yer alan Tip Vekalet Sözleşmesinin 3. ve 5. maddelerinde avukatın yükümlülükleri ve görevleri ayrıntılı olarak belirtilmiş; “Sözleşmenin süresi, yenilenmesi ve feshi” başlıklı 6. maddesinde ise, ”(1) Sözleşme süresi, imzalandığı tarihten itibaren bir yıldır. Taraflarca sözleşme süresinin bitim tarihinden itibaren bir ay önce yazılı olarak fesh-i ihbar yapılmadığı takdirde sözleşme süresi bir yıl süreyle uzatılmış sayılır.
(2) Kurum, aşağıdaki hallerde hiçbir süreye tabi olmaksızın avukatın sözleşmesini tek taraflı olarak feshedebilir:
a) Aranılan nitelikleri taşımadıklarının sonradan anlaşılması veya sonradan bu şartlardan herhangi birinin kaybedilmesi veya 657 sayılı Devlet Memurları Kanunununa göre Devlet memurluğundan çıkarılmayı gerektiren fiil veya hallerin işlenmesi.
b) Avukatın, mazeretsiz olarak duruşmalara katılmaması, kanuni sürelere uymayarak davayı veya alacağı zamanaşımına uğratması, dava ve icra dosyalarında kanun yollarına başvuru sürelerine uymaması. Kurumca kendisinden talep edilen bilgi ve belgeleri süresinde vermemesi. Kurumun hak ve menfaatlerinin korunması hususunda ihmalinin bulunması.
c) Kurumca sözleşmede belirtilen çalışma sürelerine riayet etmemesi ve sözleşmede belirlenen diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi.
ç) Avukatın, çalıştığı yerde hizmet ihtiyacının kalmaması.
(3) Sözleşmeli Avukat İstihdamında İzlenecek Usul ve Esasların 12 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği komisyon tarafından tespit edilen Kurum zararını defaten ödeyen avukat ile sözleşmeye devam edilebilir.
(4) Taraflar, bir ay önce yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilirler.
(5) Sözleşmesi, herhangi bir şekilde feshedilen ya da sözleşmeden kendi isteği ile çekilen avukat. Kurumdan fesih veya çekilme tarihine kadar geçen hizmetleri karşılığında hiçbir ücret talep edemez.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dava Konusu Düzenlemenin İncelenmesi:
5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’nun 7. maddesindeki hüküm ile yetkili kılınan Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulu tarafından, Kurumun dava ve icra takipleri için vekâlet akdi yoluyla avukat çalıştırılması amacıyla … tarihli ve … sayılı kararla “Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından Vekalet Akdi ile Serbest Avukatlardan Hizmet Satın Alınmasına İlişkin Usul ve Esaslar”a ilişkin düzenleme yapılmış, bu Esasların ekinde, çalıştırılacak serbest avukatlarla yapılacak tip vekalet sözleşmesine yer verilmiştir.
Öncelikle, davalı idarenin 5502 sayılı Kanun’a istinaden dava konusu düzenleyici işlemi tesis etme, daha açık bir ifadeyle vekalet sözleşmesinin tüm koşullarını belirleme ve bu belirlemeyi düzenleyici işlemle tip sözleşme şeklinde yapma konusunda yetkili olduğu açıktır.
Öte yandan, davalı idarece düzenlenen tip vekalet sözleşmesinin konusunun özel hukuka ilişkin olup taraflarca imzalanmasını müteakip özel hukuk sözleşmesi niteliği kazanacağında ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bulunduğunda, dolayısıyla idarece bu konuda düzenleyici işlem tesis edilip sözleşmenin hüküm ve koşulları belirlenirken Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümlerinin gözetilmesi gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Buna göre; tip vekalet sözleşmesinin iptali istenilen, taraflara karşılıklı olarak ve eşit şekilde fesih hakkı tanıyan 6. maddenin 4. fıkrasının, yukarıda aktarılan Türk Borçlar Kanunu’nun 512. maddesindeki hükme uygun olduğu gibi, vekalet verenin ve vekilin özgür iradesiyle sözleşmeyi her zaman feshedebilme hakkını eş düzeyde koruyan düzenlemenin Kanun’da ve Yönetim Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan Usul ve Esaslarda öngörülen amaçlara ve kamu yararına aykırılık taşımadığı da anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından Vekalet Akdi ile Serbest Avukatlardan Hizmet Satın Alınmasına İlişkin Usul ve Esasların ekinde yer alan Tip Vekalet Sözleşmesinin “Sözleşmenin süresi, yenilenmesi ve feshi” başlıklı 6. maddesinin 4. fıkrasının, Kanuna dayalı olarak, meşru ve kamu yararı amacıyla düzenlendiği sonucuna varıldığından, yukarıda açıklanan gerekçelerle dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davanın REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 29/03/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.