Danıştay Kararı 10. Daire 2017/2292 E. 2021/5201 K. 27.10.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2017/2292 E.  ,  2021/5201 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/2292
Karar No : 2021/5201

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
DİĞER DAVACILAR : 1-…
2-…’e velayeten …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Valiliği
İSTEMİN_KONUSU : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hususi damgalı pasaport alma hakkını haiz davacı …tarafından, işlem ve dava tarihi itibariyle eşi …’un önceki evliliğinden olan diğer davacılar …ile …isimli çocuklarına hususi damgalı pasaport verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin …tarih ve … sayılı İzmir Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 20/04/2016 tarih ve E:2013/4315, K:2016/2228 sayılı bozma kararına uyularak verilen …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; 4721 sayılı Türk Medeni Kanun uyarınca ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmü dışında baba ile çocuk arasında soybağı ilişkisi kurulamayacağı, bir diğer deyişle bu koşullar dışında bir çocuk üzerinde babalık iddiasında bulunulamayacağı, dolayısıyla anne ile yapılan evliliğin, daha önceki evlilikten doğan ve bir başka kişiyle kurulan soybağını ortadan kaldırarak yeni bir soybağı meydana getirmeyeceği; uyuşmazlık konusu olayda, adlarına hususi damgalı pasaport çıkarılmak istenen çocukların nüfus kayıtlarında baba olarak yer alan kişinin davacı …olmadığı, bu çocukların hukuken babası olan kişi üzerinden hususi damgalı pasaport alabilecekleri açık olduğundan, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİNİDDİALARI : Davacı tarafından, anne ile üvey baba olan davacının boşanmaları sebebiyle davacı ile taraflar arasında hukuki ilişki kalmadığı, davacının dava konusu işlem ile güncel ve meşru menfaatinin ihlal edildiğinden söz edilemeyeceğinden, hukuken uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, davalı idareyi vali yardımcısının temsil ettiği, bu kişinin hukuk birimi amiri muhakemat müdürü, hukuk müşaviri ya da avukat sıfatının bulunmadığı, bu bakımdan da kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının İzmir Valiliği lehine vekâlet ücreti hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :
Hususi damgalı pasaport alma hakkını haiz davacı …tarafından, işlem ve dava tarihi itibariyle eşi …’un önceki evliliğinden olan diğer davacılar …ile …isimli çocuklarına hususi damgalı pasaport verilmesi istemiyle 05/06/2012 tarihinde İzmir Valiliği İl Emniyet Müdürlüğüne başvuru yapılmış, anılan başvurunun davalı idare tarafından …tarih ve …sayılı işlemle reddedilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmış olup; MERNİS kayıtlarının incelenmesinden, davacılar …ile …’un davanın devamı sırasında 17/02/2014 tarihinde boşandığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde, bu Kanun’da hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Yargılama Giderleri” başlıklı 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda yasa gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 332. maddesinde de, yargılama giderlerine, mahkemece kendiliğinden hükmedileceği yönünde düzenleme yapılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesinde ise, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği belirtilmiştir.
Öte yandan, 02/11/2011 tarih ve 28103 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında, “Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.” hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava aşamasında davalı İzmir Valiliği tarafından verilen dilekçelerin vali adına vali yardımcısı imzası ile dosyaya sunulduğu, davalı idarenin yargılama süresince avukat, hukuk müşaviri ya da kanunen vekâlet ücreti alma hakkı olan bir başka vekil ile temsil edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, İdare Mahkemesi kararının “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine” yönelik kısmında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan; dava konusu işlemin tesis edildiği ve davanın açıldığı tarihte davacılar …ile …arasında evlilik birliğinin bulunduğu anlaşıldığından, idari işlemlerin tesis edildikleri tarih itibarıyla hukuka uygunluk denetimine tabi tutulması gerekliliği karşısında, davacının, Mahkeme kararının davanın reddine yönelik kısmına ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının davanın reddine yönelik kısmının ONANMASINA, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım ile sınırlı olmak üzere yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.