Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2017/2322 E. , 2021/5286 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/2322
Karar No : 2021/5286
DAVACILAR : 1- …
2- …
VEKİLLERİ : 1- Av. …
2- Av. …
DAVALI : …
VEKİLLERİ : 1- …
2- …
DAVANIN KONUSU :
Hatay ili, Antakya ilçesi, … Mahallesinde bulunan, … parselde kayıtlı, Hazineye ait ve Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığına tahsisli olan taşınmazın çevresinde, karara ekli haritada gösterildiği şekilde özel güvenlik bölgesi kurulmasına ilişkin 21/03/2016 tarih ve 2016/8675 sayılı Bakanlar Kurulu kararının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Davacılar tarafından, özel güvenlik bölgesi alanında kalan ve kendilerine ait olan taşınmazlarda kullanımlarının kısıtlandığı, özel güvenlik bölgesinin usûlüne uygun bir şekilde belirlenmediği, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı Bölge Başkanlığı binasının şehir yaşamının kurulmasından sonra inşa edilmiş olması nedeniyle kararda kamu yararı bulunmadığı, Bakanlar Kurulu kararının iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Davalı … (mülga …) tarafından, Bakanlar Kurulu kararının usûl ve yasaya uygun çıkartıldığı, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; Hatay ili, Antakya ilçesi, … Mahallesi, …, …, … ve … parsel sayılı, davacılara ait taşınmazların da içinde yer aldığı, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığına ait bazı tesislerin çevresinde; karara ekli haritada gösterildiği şekilde özel güvenlik bölgesi kurulmasına ilişkin 21/03/2016 tarih ve 2016/8675 sayılı Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu’nun “Güvenlik bölgelerinin kurulması” başlıklı 3. maddesinde; “…b) Kamu ve özel kuruluşların çevresindeki özel güvenlik bölgeleri Genelkurmay Başkanlığının lüzum göstermesi veya Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin veya İçişleri Bakanlığının göstereceği lüzum üzerine Genelkurmay Başkanlığının uygun görmesi kaydıyla Bakanlar Kurulunca, Kurulabilir veya kaldırılabilir…” hükmü ve “Bölgelerin sınırı” başlıklı 4. maddesinde; “Askeri yasak bölgeler ile özel güvenlik bölgelerinin kurulması hakkındaki Bakanlar Kurulu kararı ve askeri güvenlik bölgelerinin kurulması hakkındaki Genelkurmay Başkanlığı kararına ekli uygun ölçekli haritalar ve koordinat listelerinde bu bölgelerin sınırları da belirtilir.” hükmü yer almaktadır.
2565 sayılı Kanun dayanak alınarak hazırlanan ve 30/04/1983 tarih ve 18033 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği’nin 3. maddesinin 7. fıkrasının (A) bendinde; özel güvenlik bölgelerinin, kamu ve özel kuruluşlara ait stratejik değeri haiz her türlü yer ve tesislerin dış sınırlarından itibaren en fazla dörtyüz metre, nükleer tesisler ve eklentilerinin dış sınırlarından itibaren en fazla bir kilometreye kadar geçen noktaların birleştirilmesiyle tespit edilen alanlar olduğuna işaret edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, ”Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri” mevzuatı doğrultusunda, Suriye sınırında ülkemiz açısından stratejik öneme sahip konumda bulunan MİT Müsteşarlığı … Bölge Daire Başkanlığının konuşlu bulunduğu Hatay İli, … Mahallesi, … nolu parselin çevresinde, Müsteşarlık bina, cihaz ve dolayısıyla faaliyetlerinin olumsuz etkilenmemesi için yerleşkeye yakın mesafede; yüksek gerilim hatları, baz istasyonları, güç istasyonu gibi yapılaşmaların engellenmesi, personel, bina, tesis ve faaliyetlerin güvenliği ve gizliliğinin sağlanabilmesi, terörist yapılanma ya da benzer unsurlar tarafından kuruma ve çalışanlarına yönelik gerçekleştirilmesi muhtemel saldırı ve sabotaj girişimlerinin bertaraf edilebilmesi amacıyla, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilen talep üzerine Genelkurmay Başkanlığının da olumlu görüşleri alınmak suretiyle 21/03/2016 tarihli ve 2016/8675 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile özel güvenlik bölgesi oluşturulduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, Suriye sınırında ülkemiz açısından stratejik öneme sahip konumda bulunan MİT Müsteşarlığı … Bölge Daire Başkanlığının konuşlu bulunduğu Hatay İli, … Mahallesi, … nolu parselin çevresinde özel güvenlik bölgesi kurulmasına ilişkin 21/03/2016 tarih ve 2016/8675 sayılı Bakanlar Kurulu kararında üst normlara, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, özel güvenlik bölgesi kurulan alanda yapısal faaliyetlere tamamen izin verilmemesi yönünde bir uygulamanın söz konusu olmadığı ve bu alanda kalan taşınmazların maliklerinin başvuruları üzerine tesis edilecek işlemlerin ayrıca dava konusu edilebilecekleri de açıktır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Hatay ili, Antakya ilçesi, … Mahallesinde bulunan, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazlar tapuda davacılar adına kayıtlıdır.
Hazineye ait olmakla birlikte Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığına tahsisli, davacıların mülkiyetindeki taşınmazların yakınında bulunan Hatay ili, Antakya ilçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmaz, imar planlarında “resmi kurum alanı” olarak düzenlenmiştir.
Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin … tarih ve … sayılı yazısı üzerine dava konusu 21/03/2016 tarih ve 2016/8675 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile … parsel sayılı taşınmazın çevresinde “özel güvenlik bölgesi” oluşturulmuştur.
Hatay Tapu Müdürlüğünce … tarihinde … parsel sayılı taşınmaz ve mevzuat gereğince çevresindeki taşınmazlar (davacıların taşınmazları dahil) için tapuda “askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri” belirtmesi yapılmıştır.
Bakanlar Kurulu kararı üzerine, Hatay Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile özel güvenlik bölgesi sınırlarının işlenmesi için 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği onaylanmıştır.
2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun 27. maddesi gereğince 14/10/2016 tarihli belediye meclisi kararı, 28/12/2016 tarihinde vali tarafından onaylanmıştır.
Onaylanan planlar İmar Kanunu’nun 8. maddesi ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin 33. maddesi gereğince 03/01/2017 – 06/02/2017 tarihleri arasında ilan edilmiştir. İlan süresi içinde yapılan itirazlar da belediye meclisinin 10/03/2017 tarihli kararı ile reddedilmiştir.
Davacıların, taşınmazları üzerindeki inşai faaliyetleri için yaptığı yapı ruhsatı başvuruları ise yetkili idarelerce koruyucu güvenlik esasları doğrultusunda uygun görülmemiştir.
Bunun üzerine anılan Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İlgili Mevzuat:
22/12/1981 tarih ve 17552 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu’nun “Güvenlik bölgelerinin kurulması” başlıklı 3. maddesinin dava konusu Bakanlar Kurulu kararının yürürlüğe girdiği tarihteki hâlinde, “… b) Kamu ve özel kuruluşların çevresindeki özel güvenlik bölgeleri Genelkurmay Başkanlığının lüzum göstermesi veya Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin veya İçişleri Bakanlığının göstereceği lüzum üzerine Genelkurmay Başkanlığının uygun görmesi kaydıyla Bakanlar Kurulunca, Kurulabilir veya kaldırılabilir…” hükmü; “Bölgelerin sınırı” başlıklı 4. maddesinde, “Askeri yasak bölgeler ile özel güvenlik bölgelerinin kurulması hakkındaki Bakanlar Kurulu kararı ve askeri güvenlik bölgelerinin kurulması hakkındaki Genelkurmay Başkanlığı kararına ekli uygun ölçekli haritalar ve koordinat listelerinde bu bölgelerin sınırları da belirtilir.” hükmü; 20. maddesinin (a) bendinde, “Kamu veya özel kuruluşlara ait stratejik değeri haiz her türlü yer ve tesislerin çevresinde bu Kanun hükümlerine göre özel güvenlik bölgeleri kurulabilir.” hükmü yer almaktadır.
2565 sayılı Kanun dayanak alınarak hazırlanan ve 30/04/1983 tarih ve 18033 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği’nin 3. maddesinin 7. fıkrasının değişik (A) bendinde, özel güvenlik bölgeleri, “Kamu ve özel kuruluşlara ait stratejik değeri haiz her türlü yer ve tesislerin dış sınırlarından itibaren en fazla dörtyüz metre, nükleer tesisler ve eklentilerinin dış sınırlarından itibaren en fazla bir kilometreye kadar geçen noktaların birleştirilmesiyle tespit edilen alanlardır.” şeklinde tanımlanmış; “İkinci derece kara askeri yasak bölgelerinde uygulanacak esaslar:” başlıklı 9. maddesinin 8. fıkrasında, “Bölgenin savunma gücü ve gizliliğini ihlal etmemek şartiyle taşınmaz mallar üzerinde inşaat, hafriyat, tadilat, orman yetiştirmek veya kesmek, bataklık kurmak veya kurutmak gibi hususlar kendi özel kanunlarına göre ilgili mercilerce izin ve ruhsat verilmeden önce, bölgenin savunma gücü ve gizliliği yönünden yetkili komutanlığın da izninin alınması zorunludur. Dilek sahibi dilekçesinde yapacağı işin mahiyetini detaylı olarak ifade ederek konuya ait belge ve planlardan tasdikli birer suretini vermek zorundadır. Yetkili komutanlık bu istemi kabule değer görmediği takdirde red sebebini gerekçesiyle birlikte yazılı olarak ilgili merci kanalı ile dilekçe sahibine bildirir. İtiraz vukuunda konu bir kerede Genelkurmay Başkanlığınca tetkik edilerek sonuçlandırılır.”; 9. fıkrasında, “İzin ve ruhsata tabi olmayan mahal veya işler ile bu şekilde başlatılmış olan işlerde yapılacak tadilat istekleri hakkında da yukarıdaki fıkra esasları uygulanır. Ancak müracaat doğrudan doğruya yetkili komutanlığa yapılır.”; 10. fıkrasında, “Yetkili komutanlıkça izin verilmeyen veya komutanlıkça kabul edilen şartlara uymayan her türlü inşaat ve eylemler durdurulur. Böyle yapılar, yetkili komutanlığın tayin ve tebliğ edeceği süre içinde sahipleri tarafından yıktırılır. Süresi içinde yıkılmaması halinde yetkili komutanlığın istemi üzerine mahalli mülki idare amirliğince başkaca bir işlem ve karara gerek kalmadan yıktırılır ve masrafı sahiplerinden alınır” hükümlerine yer verilmiş; “Özel güvenlik bölgeleri kurma esasları” başlıklı 21. maddesinin 1. fıkrasında, “Özel güvenlik bölgeleri, yurt savunmasına veya yurt ekonomisine önemli ölçüde katkıda bulunan ve kısmen dahi tahripleri veya geçici bir zaman için faaliyetten alıkonmaları halinde milli güvenlik veya toplum hayatı bakımından olumsuz sonuçlar doğurabilecek kamu veya özel kuruluşlara ait; … tesisler ve Milli İstihbarat Teşkilatına ait bina ve tesisler … çevresinde;… dış sınırlarından itibaren en fazla dörtyüz metreye kadar uzaktan veya meskun mahaller, komşu tesisler, şehirlerarası yol gibi nedenlerle tesis sınırı dışına çıkılması mümkün olmayan zorunlu hallerde, tesis, tesisler topluluğu veya kuruluşların sınırı üzerinden geçen noktaların birleştirilmesi ile kurulacak alanlar” olarak tanımlanmış; 2. fıkrasında, “Bu bölgeler, Genelkurmay Başkanlığının lüzum göstermesi veya Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğini veya İçişleri Bakanlığının göstereceği lüzum üzerine Genelkurmay Başkanlığının uygun görmesi kaydıyla Bakanlar Kurulunca kurulabilir veya kaldırılabilir.” kuralına; 4. fıkrasında, “(1) numaralı bentteki özellikleri taşıyan tesislerin etrafında özel güvenlik bölgesi kurulması ile ilgili işlemlerde aşağıdaki esaslar uygulanır. A- Mülki amirler, il sınırları içerisinde bulunan tesislerden, etrafında özel güvenlik bölgesi kurulması zorunlu olanları, valilik bünyesinde oluşturulan özel güvenlik bölgesi değerlendirme komisyonundan yararlanarak belirler. Ayrıca tesis sahip veya yetkili makamları da bu amaçla mülki makamlara başvurabilirler. Mülki amirlerce etrafında özel güvenlik bölgesi kurulması uygun görülen her tesis veya tesisler topluluğu çevresinde ortak bir özel güvenlik bölgesi kurulmasına yönelik özel güvenlik bölgesi öneri dosyası hazırlanır. Hazırlanan öneri dosyaları İçişleri Bakanlığına iletilir.” kuralına; 10. fıkrasında ise, “Milli İstihbarat Teşkilatına ait bina ve tesislerin çevresinde Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğince lüzum gösterilmesi ve Genelkurmay Başkanlığının uygun görmesi kaydıyla, Emniyet Genel Müdürlüğüne ait stratejik değeri haiz bina ve tesislerin çevresinde İçişleri Bakanlığınca lüzum gösterilmesi ve Genelkurmay Başkanlığının uygun görmesi kaydıyla, bu maddenin diğer hükümlerine tabi olmaksızın, özel güvenlik bölgesi kurulabilir veya kaldırılabilir. Milli İstihbarat Teşkilatı ile Emniyet Genel Müdürlüğü bina ve tesisleri çevresindeki özel güvenlik bölgelerinin sınırı, bu husustaki Bakanlar Kurulu kararma ekli 1/25.000 ölçekli haritalar ve koordinat listelerinde belirtilir.” kuralına ve “Askeri ve özel güvenlik bölgelerinde kamulaştırılmayan mallardan yararlanma esasları” başlıklı 24. maddesinde, “(1) Bu bölgeler içinde kalan ve kamulaştırılmayan malların maliklerinin ve diğer Türk Vatandaşlarının bölgede oturmaları zirai faaliyetleri, meslek ve sanatlarını icra etmeleri serbesttir. Ancak bölgede oturanlar dışındaki Türk Vatandaşlarının bölgede oturmaları, zirai faaliyetlerini meslek ve sanatlarını icra etmeleri; A – Askeri Güvenlik Bölgelerinde; yetkili komutanlığın isteği üzerine Genelkurmay Başkanlığının uygun görmesi halinde, Milli Savunma Bakanlığının, B – Özel Güvenlik Bölgelerinde; bölgeye girip çıkma müsaadesi vermeye yetkili makamın isteği üzerine, bu özel güvenlik bölgesi kurulmasına ilişkin kararnameyi çıkaran makamın, Teklifi ile alınacak Bakanlar Kurulu Kararı ile sınırlandırılabilir… (2) Bu mallar üzerinde inşaat, hafriyat, tadilat, orman yetiştirme veya kesmek gibi hususlar 9 uncu maddenin 8, 9 ve 10 uncu bentleri hükümlerine tabidir. Özel güvenlik bölgelerinde 9 uncu maddenin 8, 9 ve 10 uncu bentlerinde belirtilen görevleri yapmaya yetkili makam, bu bölgeler için valilik bünyesinde kurulan özel güvenlik bölgesi değerlendirme komisyonu olup, bu bentlerde belirtilen hükümler yetkili komutanlığın görüşü alınarak bu komisyon tarafından yürütülür…” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dava konusu Bakanlar Kurulu kararının incelenmesi:
2565 sayılı Kanun’un dava konusu Bakanlar Kurulu kararının tesis edildiği tarihteki hâli ile 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; kamu kuruluşlarının çevresindeki özel güvenlik bölgelerinin, Genelkurmay Başkanlığının lüzum göstermesi veya Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin göstereceği lüzum üzerine Genelkurmay Başkanlığının uygun görmesi kaydıyla Bakanlar Kurulunca kurulabileceği hüküm altına alınmıştır.
2565 sayılı Kanun dayanak alınarak hazırlanan Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği’nin 3. maddesinin 7. fıkrasının (A) bendinde, özel güvenlik bölgelerinin, kamu kuruluşlarına ait stratejik değeri haiz her türlü yer ve tesislerin dış sınırlarından itibaren en fazla dört yüz metreye kadar geçen noktaların birleştirilmesiyle tespit edilen alanlar olduğu ifade edilmiş; özel güvenlik bölgelerinin kurulma esaslarına ayrıntılı bir şekilde yer verilen 21. maddesinde, mülki amirlerin il sınırları içinde kurulacak özel güvenlik bölgelerini, özel güvenlik bölgesi değerlendirme komisyonu eliyle belirleyeceği; ancak Milli İstihbarat Teşkilatına ait bina ve tesislerin çevresinde Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğince lüzum gösterilmesi ve Genelkurmay Başkanlığının uygun görmesi kaydıyla, anılan maddenin diğer hükümlerine tabi olmaksızın, özel güvenlik bölgesi kurulabileceği kurala bağlanmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacıların maliki olduğu Hatay ili, Antakya ilçesi, … Mahallesinde bulunan, …, … ve … parsel sayılı taşınmazların; aynı mahalde Milli İstihbarat Teşkilatına ait stratejik değeri haiz tesisin yer aldığı … parsel sayılı taşınmazla, … parsel sayılı taşınmazın sınırlarından itibaren komşu olduğu ve bu üç parselin, en uzak sınırdan (… parsel) …parsele yaklaşık 100 metre uzaklıkta bulunduğu; davacıların maliki olduğu … parsel sayılı taşınmazın ise yaklaşık 290 metre uzaklıkta bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, söz konusu özel güvenlik bölgesinin, özel güvenlik bölgesi değerlendirme komisyonu işlemlerine tabi olmaksızın Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğince lüzum gösterilmesi ve Genelkurmay Başkanlığının uygun görmesi sonucunda dava konusu Bakanlar Kurulu kararı ile kurulduğu, davacılara ait taşınmazların Suriye sınırında ülkemiz açısından stratejik öneme sahip konumda yer alan Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı … Bölge Daire Başkanlığının bulunduğu … parsel sayılı taşınmazın dış sınırlarından itibaren dört yüz metrelik alanın içinde kaldığı dikkate alındığında, dava konusu Bakanlar Kurulu kararında dayanağı mevzuata, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacılar tarafından, davaya konu özel güvenlik bölgesi sınırlarında kalan taşınmazlarına yönelik yapı ruhsatı başvurularının, koruyucu güvenlik esasları gerekçe gösterilerek reddedildiği belirtilmekte ise de; davacıların maliki olduğu taşınmazların yer aldığı alanda mülkiyet hakkının sınırlandırıldığı yönündeki iddialarının, bahse konu yapı ruhsatı başvurularının reddine ilişkin uygulama işlemlerine karşı açılacak davada, (Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği’nin 24. maddesinin 2. fıkrasının atfıyla 9. maddedeki esaslar gözetilerek) değerlendirilebileceği, dolayısıyla bu hususun dava konusu Bakanlar Kurulu kararını hukuka aykırı hâle getirmeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, Dairemizin 30/01/2018 tarihli ara kararına verilen cevaplardan özel güvenlik bölgesi kurulan alanda, yapısal faaliyetlere tamamen izin verilmemesi yönünde bir uygulamanın olmadığı da anlaşılmaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 03/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.