Danıştay Kararı 10. Daire 2017/2578 E. 2021/5395 K. 10.11.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2017/2578 E.  ,  2021/5395 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/2578
Karar No : 2021/5395

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
DİĞER DAVALI : …Belediye Başkanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, davalılardan DSİ Genel Müdürlüğü ve davacı tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kayseri ili, Bünyan ilçesinde alabalık çiftliği işleten davacı tarafından, 20/08/2004 tarihinde yaşanan taşkın olayı neticesinde alabalık çiftliğinde meydana geldiği ileri sürülen zarara karşılık olarak 10.000,00 TL (miktar artırımı ile 169.586,30 TL) maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; 20/08/2014 tarihinde meydana gelen taşkın olayında, davalı idarelerin hizmet kusuru ile birlikte davacının bir kusurunun bulunup bulunmadığının ve davacının gerçek zarar miktarının tespiti amacıyla yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, zarar gören alabalık çiftliğinin ve restoran olarak kullanılan kısmın Bünyan Çayına paralel olarak konumlanmış olduğu, ilçe merkezinden gelen ve DSİ Genel Müdürlüğü tarafından ıslah edilmiş olan Keser Deresinin, işletmenin bulunduğu yere yaklaşık 90 derecelik açı ile Bünyan Çayına bağlantılı olduğu, işletmenin kurulduğu alanın dere yatağı özelliklerine sahip olduğu, davacı ile Kayseri İl Özel İdaresi arasında imzalanan …Noterliğince onaylı Sulara Ait Kira Sözleşmesinin 4. maddesi ile Karada İç Su Ürünleri Yetiştiriciliğinde Uygulanacak Teknik Şartnamenin 5. maddesine göre 20/08/2014 tarihinde meydana gelen sel nedeniyle oluşan balık ölümleri, balık yemlerinin su altında kalması gibi yetiştiricilik ile ilgili zararlardan Bünyan Belediye Başkanlığı dışındaki davalı idarelerin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, kusurun söz konusu işletmeye 2007 yılında İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı veren Bünyan Belediyesi’ne ait olduğu; davacının zararının ise, itfaiye raporunda yer alan ürünler açısından 18.800,00 TL, sarf ve demirbaş zarar miktarının 7.897,72 TL, davacı tarafından iddia edilen ancak belge gösterilmeyen malzemeler listesinin muhtemel bedelinin 128.893,00 TL, balık ve yem gideri zararının ise 13.995,60 TL olduğu yönünde görüş ve kanaate yer verildiği, her ne kadar söz konusu bilirkişi raporunda davalı DSİ Genel Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiş ise de, davalı DSİ Genel Müdürlüğü tarafından ıslah edilmiş Keser Deresinin taşması sonrası davaya konu zararların meydana gelmiş olması karşısında, sözleşme ve şartnameye konulan özel hükümlerin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nü davacıya karşı sorumlu olmaktan kurtarmayacağı, dere yatağında bulunan ve 2007 yılında Bünyan Belediyesi’nce verilen İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı ile faaliyette bulunulmasına müsaade edilen işyerinde, davalı DSİ Genel Müdürlüğü’nce ıslah edilmiş olmakla birlikte gerekli bakım ve onarım sorumluluğunun yerine getirilmemesi sonucu Keser Deresinin 20/08/2014 tarihinde meydana gelen aşırı yağışlarla taşması nedeniyle oluşan zararın hizmet kusuru ilkesine istinaden müştereken ve müteselsilen idarelerce karşılanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının olay nedeniyle uğradığı ve bilirkişi raporu ile tespit edilen, itfaiye raporu ve fatura gibi ile belgeyle ispatlanan ürün, sarf ve demirbaş malzeme zararına karşılık olarak (18.800,00 TL + 7.897,72 TL) 26.697,72 TL ile tesisin kapasitesine göre miktarı takdir edilen balık ve yemlerin zarar görmesi karşılığında 13.995,60 TL olmak üzere toplam 40.693,32 TL maddi tazminatın davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesince; …İdare Mahkemesi’nce verilen karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan inceleme neticesinde, meydana gelen taşkın nedeniyle zarar gördüğü iddia edilen malzemelere ilişkin olarak Mahkemeye sunulan toplam 7.897,72 TL tutarındaki 5 adet irsaliyeli faturanın çoğunluğunun meşrubata ilişkin olduğu, davacıya ait işyerinin faaliyet konusunun balık çiftliği yanında lokanta ve açık düğün salonu olması karşısında, faturalarda belirtilen meşrubat, zeytin ve bulaşık deterjanı gibi maddelerin olay tarihine kadar hiç satılmamış ve tüketilmemiş olmasının hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığı, bu konuda uğranıldığı ileri sürülen zararın somut bir tespite dayalı olmadığı, kesin bir zarar olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davacının istinaf isteminin reddi ile Mahkeme kararının 40.693,32 TL maddi tazminat miktarını aşan tazminat talebinin reddine ilişkin kısmının onanmasına, davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının 32.795,60 TL (40.693,32 TL-7.897,72 TL) miktarı aşan maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 32.795,60 TL maddi tazminatın davalı idarelerce davacıya ödenmesine, 136.790,70 TL maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davalı DSİ Genel Müdürlüğü tarafından, Keser Deresi etrafında taşkın koruma önleminin alındığı, aşırı yağış neticesinde olayın meydana geldiği, zararın olabilecek taşkınlara karşı önlem almayan tesis yetkililerinin ihmalinden kaynaklandığı iddiasıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının davanın kabule ilişkin kısmının; davacı tarafından, uğradığı zararın eksik hesaplandığı iddiasıyla söz konusu kararın davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davacı ve davalılardan DSİ Genel Müdürlüğü tarafından, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. Bünyan Belediye Başkanlığınca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının eksik inceleme nedeniyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :
Dava, Kayseri ili, Bünyan ilçesinde alabalık çiftliği işleten davacı tarafından, 20/08/2014 tarihinde yaşanan taşkın olayı neticesinde alabalık çiftliğinde meydana geldiği ileri sürülen zarara karşılık olarak 10.000,00 TL (miktar artırımı ile 169.586,30 TL) maddi tazminatın hizmet kusuru ilkesi uyarınca davalı idarelerce ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
Zarara yol açtığı ileri sürülen olay tarihinde yürürlükte bulunan 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirmek görevi Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne verilmiştir.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
Öte yandan; idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için; ortada bir zararın bulunması, zarara sebebiyet veren işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağının bulunması şartları aranmaktadır. Bu şartlardan birinin yokluğu, kural olarak idarenin sorumluluğunu ortadan kaldıracağı açıktır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacının Maddi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne İlişkin Kısmının, Davalılardan DSİ Genel Müdürlüğünün Temyiz İstemiyle Sınırlı Olarak İncelenmesi:
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının işlettiği alabalık tesisinin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ıslah edilen Keser Deresinin bir kolu olan Bünyan Çayının kıyısında, dere yatağı niteliğinde olan bir alanda bulunduğu anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesince, her ne kadar davacının zarara uğramasına neden olan su taşkının davalı idarece ıslah edilen Keser Deresinin gerekli bakım onarım sorumluluğunun yerine getirilmemesi nedeniyle taşması sonucu meydana geldiği ve olayda davalı DSİ Genel Müdürlüğünün hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, Bölge İdare Mahkemesince de, ilk derece mahkemesi kararının, hizmet kusurunun tespiti ile maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne yönelik davalı DSİ Genel Müdürlüğünün istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmekte ise de; dosyada mevcut bilgi, belge ve bilirkişi raporunda yer verilen hususların, davalı DSİ Genel Müdürlüğünün 6200 sayılı Kanunda düzenlenen taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirme görevini gereği gibi yerine getirmediğini, bir başka ifadeyle, uyuşmazlık konusu olaydaki hizmet kusurunu somut olarak ortaya koyacak nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.
Esasen, bilirkişi raporunda, DSİ Genel Müdürlüğüne herhangi bir kusur izafe edilmemiş; İdare Mahkemesi ise, adı geçen idarenin hizmeti kusurlu yürüttüğüne yönelik kanaatini, hiçbir somut bilgi, belge veya teknik ve bilimsel incelemeye dayandırmamıştır.
Bu durumda, davaya konu zararın oluşmasında, davalı idarelerden DSİ Genel Müdürlüğünün hizmet kusurunun bulunmadığı ve dolayısıyla tazminat sorumluluğunun da doğmadığı anlaşıldığından, anılan idare yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, maddi tazminatın kabul edilen kısmının her iki idare tarafından ödenmesi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının Davacıların Maddi Tazminat İsteminin Kısmen Reddine İlişkin Kısmının, Davalılardan DSİ Genel Müdürlüğü Yönünden İncelenmesi:
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacının maddi tazminat isteminin 136.790,70 TL’lik kısmının reddine yönelik kısmının ise, zarara konu olayda davalı idarelerden DSİ Genel Müdürlüğünün hizmet kusurunun bulunmaması nedeniyle yukarıda belirtilen gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerden DSİ Genel Müdürlüğünün temyiz isteminin KABULÜNE, davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmının davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden BOZULMASINA gerekçede oy çokluğu, esasta oy birliğiyle, davanın kısmen reddine ilişkin kısmının DSİ Genel Müdürlüğü yönünden yukarıda yer verilen gerekçeyle ONANMASINA oyçokluğuyla,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/11/2021 tarihinde kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :

İdare Mahkemesince, meydana gelen zarardan davalılardan DSİ Genel Müdürlüğü’nün taşkına karşı önlem almamasının hizmet kusuru teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği görülmekte ise de; kararda davalı idarenin hizmet kusuruna ilişkin somut ve açıklayıcı bir unsura yer verilmediği, hizmet kusurunun nereden kaynaklandığının gerekçelendirilmediği görülmektedir.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu olayda davalılardan DSİ Genel Müdürlüğü’nün hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının tespitine yönelik olarak DSİ Genel Müdürlüğü tarafından, Keser Deresinde yapıldığı belirtilen taşkın koruma tesisinin inşası ve bakım onarımının gereği gibi yapılıp yapılmadığının ve alabalık tesisinin kıyısında bulunduğu Bünyan Çayında taşkın koruma tesisi yapılması gerekip gerekmediğinin araştırılması suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiği açık olup, Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize ilişkin kısımlarının bu gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla Daire kararının bozmaya ilişkin kısmının gerekçesine ve onama kısmına katılmıyorum.