Danıştay Kararı 10. Daire 2017/2865 E. 2022/3436 K. 22.06.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2017/2865 E.  ,  2022/3436 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/2865
Karar No : 2022/3436

DAVACI : … Odaları Birliği
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN_KONUSU : Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Bilirkişilik Daire Başkanlığı’nın “Bilirkişilik Temel Eğitiminin Usul ve Esasları” konulu, … tarih ve … numaralı Genelgesinin “Eğitim Kuruluşları” başlıklı 2. Bölümünün 2. maddesinde yer alan “YÖK tarafından kabul edilen, en az doktora ve üzeri akademik unvana sahip” ibaresinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, Bilirkişilik Yönetmeliği’nin 33. maddesi uyarınca bilirkişilik temel eğitimi verecek kuruluşlar arasında Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ve Birliğe bağlı odaların da sayıldığı, davaya konu Genelgeyle bilirkişilik temel eğitiminin 18 saatlik teorik kısmının hukuk alanında “YÖK tarafından kabul edilen, en az doktora ve üzeri akademik unvana sahip” kişiler tarafından verileceği kuralının getirildiği, ancak teorik eğitimin ağırlıklı olarak hukuk konularını içermekle birlikte, eğitim konularının ve bilirkişilik eğitiminin amacının akademik içerik taşımadığı, dolayısıyla en az doktora yapmış hukukçu şartı getirilmesini gerektiren hukuki bir gerekçenin bulunmadığı, düzenlemenin Birliklerine bağlı odalarda eğitimlerde yararlanılan ve alanlarında uzman hakim, avukat gibi hukukçuların sistem dışına çıkmasına neden olduğu, Birliklerinin 525.000 üyesi olduğu, Genelgeyle verilecek her bilirkişilik eğitiminin ise 24 kişiyle sınırlandırıldığı, 18 saatlik eğitimi verecek hukukçu eğitimcilerin akademik alandan belirlenecek olmasının fiilen güç olduğu, ayrıca Genelge ekinde yer alan eğitim müfredatı ve yenileme eğitimi müfredatı incelendiğinde, akademik bir yeterliliğe gerek bulunmadığı, bilirkişilik sürecini bilen kişilerin eğitim vermesinin daha başarılı sonuçlar doğuracağının görüleceği, öte yandan 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu ve Bilirkişilik Yönetmeliği’nde eğitim verecek kişiler yönünden doktora şartı aranmadığı, belirtilen sebepler uyarınca dava konusu Genelge hükmünde hukuka uyarlık bulunmadığı, bu sebeple iptali gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, bilirkişilik temel eğitiminin, bilirkişi adaylarının mesleklerine ve uzmanlık alanlarına yönelik bir eğitim olmayıp bilirkişilik görevinin ifası sırasında ihtiyaç duyacakları temel bilgilerin verildiği bir eğitim olduğu, temel eğitimin teori kısmında, akademik bilgi gerektiren bilirkişilerin yargılama hukukunun genel ilkeleri, bilirkişilik mevzuat hükümleri, bilirkişinin taşıması gereken nitelikler, bilirkişilerin yetkileri ve yükümlülükleri, uyması gereken temel ve etik ilkeler, ispat faaliyeti, bilirkişi incelemesinin usul ve esasları, teknik konu-hukuki konu ayrımına ilişkin usul ve esaslar, rapor yazım usul ve tekniği konularında bilirkişilik görevinin ifası sırasında ihtiyaç duyacakları temel bilgileri kazanmalarının hedeflendiği, bu hedeflerin gerçekleşmesi için teori eğitiminde asgari eğitici düzeyinin özellikle doktora seviyesi olarak belirlendiği, bu sayede bilirkişilik temel eğitiminden beklenen faydanın sağlanması ve eğitimlerde standart bir uygulamanın tesisinin de amaçlandığı, ayrıca bilirkişilik temel eğitimine ilişkin usul ve esasların Genelge ile belirleneceğinin Bilirkişilik Yönetmeliğinin 30. maddesi, 9. fıkrasında ifade edildiği, öte yandan, davaya konu Genelge’de, temel eğitimin teorik ve uygulamalı olmak üzere iki ayrı bölümünden oluştuğu, bu düzenlemeye göre teorik eğitimin; yargılama hukukunun genel ilkeleri, bilirkişilik mevzuat hükümleri, bilirkişinin taşıması gereken nitelikler, bilirkişinin yetkileri ve yükümlülükleri, bilirkişinin uyması gereken temel ve etik ilkeler, ispat faaliyeti ve bilirkişi incelemesinin usul ve esasları, teknik konu-hukuki konu ayrımına ilişkin usul ve esaslar ile rapor yazım usul ve tekniğini kapsadığı, bu sebeple bu konudaki eğiticilerin belli bir akademik düzeye (doktora) sahip olmalarının yerinde olduğu, belirtilen sebepler uyarınca dava konusu Genelge hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Bilirkişilik Daire Başkanlığının “Bilirkişilik Temel Eğitiminin Usul ve Esasları” konulu … tarih ve … sayılı Genelgesinin “Eğitim Kuruluşları” başlıklı 2’nci Bölümünün (2) fıkrasında yer verilen “YÖK tarafından kabul edilen, en az doktora ve üzeri akademik unvana sahip” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
Bilirkişilerin nitelikleri, eğitimi, seçimi ve denetimine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi ile bilirkişilik için etkin ve verimli bir kurumsal yapı oluşturulması amacıyla yürürlüğe giren 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun 6’ncı maddesinin 2’nci fıkrasının d bendinde ” Bilirkişilik temel eğitimine ilişkin usul ve esasları belirlemek, eğitim verecek eğitim ve öğretim kurumları ile diğer kurumların niteliklerini belirlemek ve bunlara izin vermek, bu kurum ve kuruluşları listelemek ve elektronik ortamda yayımlamak görevlerinin, Bilirkişilik Daire Başkanlığına ait olduğu”; aynı Kanunun 18’inci maddesinde de, “Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelikler Bakanlık tarafından yürürlüğe konulur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Öte yandan, söz konusu Kanun hükümlerine dayanılarak 3.8.2017 gün ve 30143 sayılı Resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan Bilirkişilik Yönetmeliğinin 1’inci maddesinde, “bilirkişiliğe başvuru ve kabul şartları, bilirkişilerin nitelikleri, eğitimi, sicil ve listeye kaydı, görevlendirilmesi, uymaları gereken temel ve etik ilkeler, çalışma esasları, denetimi, sicil ve listeden çıkarılması ile Bilirkişilik Danışma Kurulu, Bilirkişilik Daire Başkanlığı ve bilirkişilik bölge kurullarının çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir.” hükmü yer almış; “Temel eğitim” başlıklı 30’uncu maddesinde de, temel eğitimin uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirtildikten sonra, 9’uncu fıkrasında, temel eğitime ilişkin usul ve esasların genelge ile belirleneceği, kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen düzenlemelere göre, Adalet Bakanlığının bilirkişilik eğitiminde görevlendirilecek olan eğitici olabilme şartları ve dolayısı ile eğiticilerin nitelikleri ve uyuşmazlıkta olduğu gibi öğrenimlerine ilişkin usul ve esaslarla ilgili olarak yönetmelik yayımlayabileceği açık olup; Bilirkişilik Yönetmeliğinde eğiticilerin öğrenim durumu ile ilgili olarak bir düzenleme yapılmadan, eğiticilerin öğrenim durumunun dava konusu Genelgeye bırakılarak düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Sonuç itibarıyla, Resmi Gazetede yayımlanmayan ve normlar hiyerarşisi ilkesi doğrultusunda Kanunda ve Yönetmelikte düzenlenmeyen eğiticilerin öğrenim durumunun, Kanun ve Yönetmeliği aşar nitelikte genelge ile belirlenmesinde yasal isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, “Bilirkişilik Temel Eğitiminin Usul ve Esasları” konulu 11/08/2017 tarih ve E.126 sayılı Genelgenin “Eğitim Kuruluşları” başlıklı 2’nci Bölümünün (2) fıkrasında yer verilen “YÖK tarafından kabul edilen, en az doktora ve üzeri akademik unvana sahip” ibaresinin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava; Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Bilirkişilik Daire Başkanlığı’nın “Bilirkişilik Temel Eğitiminin Usul ve Esasları” konulu, 11/08/2017 tarih ve 169 numaralı Genelgesinin “Eğitim Kuruluşları” başlıklı 2. Bölümünün 2. maddesinde yer alan “YÖK tarafından kabul edilen, en az doktora ve üzeri akademik unvana sahip” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun 6. maddesi, 2. fıkrası, (d) bendi ve 03/08/2017 tarihli ve 30143 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilirkişilik Yönetmeliği’nin 19. maddesi, 1. fıkrası, (ç) bendi ile 30. maddesi, 9. fıkrası gereğince bilirkişilik temel eğitiminin usul ve esaslarını belirlemek, mevzuatın uygulanmasını kolaylaştırmak ve uygulamada ortaya çıkabilecek sorunları gidermek amacıyla hazırlanan davaya konu Genelge iki bölümden oluşmaktadır. Genelgenin 1. bölümününde, bilirkişilik temel eğitimine; 2. bölümünde ise, bilirkişilik temel eğitimi verecek eğitim kuruluşlarına yönelik düzenlemelere yer verilmiştir. Davaya konu düzenlemede ise, bilirkişilik temel eğitimi kapsamında verilen teorik eğitimin hukuk alanında YÖK tarafından kabul edilen, en az doktora ve üzeri akademik unvana sahip kişiler tarafından verileceği düzenlenmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
24/11/2016 tarihli ve 29898 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun dava konusu Genelgenin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanunun amacı; bilirkişilerin nitelikleri, eğitimi, seçimi ve denetimine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi ile bilirkişilik için etkin ve verimli bir kurumsal yapı oluşturulmasıdır.
(2) Bu Kanun adli, idari ve askerî yargı alanında yürütülen her türlü bilirkişilik faaliyetini kapsar.
(3) Kanunlarda bilirkişilik hizmeti verebileceği öngörülen kurumlar ile yargı mercilerinin talebi üzerine bilimsel ve teknik görüş bildiren kamu kurum ve kuruluşları bu Kanunun kapsamı dışındadır.” hükmü;
“Tanımlar” başlıklı 2. maddesinde, ” (1) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Bakanlık: Adalet Bakanlığını,
b) Bilirkişi: Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde oy ve görüşünü sözlü veya yazılı olarak vermesi için başvurulan gerçek veya özel hukuk tüzel kişisini,

ç) Daire Başkanlığı: Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Bilirkişilik Daire Başkanlığını,..
e) Temel eğitim: Kanunlarda yer alan esaslar ve Bakanlık tarafından belirlenen ilkeler kapsamında bilirkişilik faaliyeti öncesinde verilen zorunlu eğitimi, ifade eder.” hükmü;
“Bilirkişilik Daire Başkanlığı ve görevleri” başlıklı 6. maddesi, 2. fıkrasında, “Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:..
d) Bilirkişilik temel eğitimine ilişkin usul ve esasları belirlemek, eğitim verecek eğitim ve öğretim kurumları ile diğer kurumların niteliklerini belirlemek ve bunlara izin vermek, bu kurum ve kuruluşları listelemek ve elektronik ortamda yayımlamak…” hükmü;
“Yönetmelik” başlıklı 18. maddesinde, “Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelikler Bakanlık tarafından yürürlüğe konulur.” hükmü yer almaktadır.
Bilirkişilik Kanunu’nun 18. maddesine dayanılarak hazırlanan 03/08/2017 tarih ve 30143 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bilirkişilik Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, ” Bu Yönetmeliğin amacı; bilirkişiliğe başvuru ve kabul şartları, bilirkişilerin nitelikleri, eğitimi, sicil ve listeye kaydı, görevlendirilmesi, uymaları gereken temel ve etik ilkeler, çalışma esasları, denetimi, sicil ve listeden çıkarılması ile Bilirkişilik Danışma Kurulu, Bilirkişilik Daire Başkanlığı ve bilirkişilik bölge kurullarının çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir.” hükmü;
“Temel eğitim” başlıklı 30. maddesinde, “(1) Bilirkişilik temel eğitimi, beş yıllık meslekî kıdem kazanmış kişiler tarafından alınan ve bilirkişilik faaliyetinin yürütülmesi ile ilgili temel, teorik ve pratik bilgileri içeren eğitimi ifade eder.
(2) Temel eğitim, on sekiz saati teorik ve altı saati uygulamalı olmak üzere en az yirmi dört ders saatinden oluşur.
(3) Eğitim kuruluşları, Daire Başkanlığının uygun görüşü ile temel eğitim ders saatini arttırabilirler.
(4) Teorik eğitim; yargılama hukukunun genel ilkeleri, bilirkişilik mevzuat hükümleri, bilirkişinin taşıması gereken nitelikler, bilirkişinin yetkileri ve yükümlülükleri, uyması gereken temel ve etik ilkeler, ispat faaliyeti ve bilirkişi incelemesinin usul ve esasları, teknik konu-hukuki konu ayrımına ilişkin usul ve esaslar ile rapor yazım usul ve tekniğini kapsar.
(5) Uygulama eğitimi; Bilirkişi Bilgi Sisteminin kullanılması, katılımcıların bireysel veya heyet hâlinde sistematik teknikleri kullanma becerilerini geliştirmelerini sağlayacak örnek bir olaya ilişkin bilirkişi raporu düzenleme ile uygulama gözetimi faaliyetlerini içerir.
(6) Teorik eğitim ve uygulama eğitiminin içeriği, yöntemi ile usul ve esasları bu alanlardaki ihtiyaca göre Daire Başkanlığınca güncellenebilir.
(7) Temel eğitime katılmak zorunludur. Eğitim kuruluşlarınca, katılımcıların derslere devam durumunu gösteren çizelge düzenlenir ve derslerin 1/12’sine devam etmeyenlerin eğitim programıyla ilişiği kesilir.
(8) Bilirkişilere, bilirkişilik eğitim izni verilen kuruluşlarca teorik ve uygulamalı, toplam altı saatten az olmamak üzere üç yılda bir defa yenileme eğitimi verilir. Bilirkişiler yenileme eğitimine sicile kaydedildiği tarihten itibaren üçüncü yılın içinde katılmak zorundadır. Yenileme eğitimine katılmayan bilirkişiler bu eğitimi almadıkça yeniden bilirkişilik yapmak için başvuruda bulunamaz.
(9) Temel eğitime ilişkin usul ve esaslar genelge ile belirlenir.” hükmü yer almaktadır.
Davaya konu 11/08/2017 tarih ve 169 numaralı Genelge’nin “Eğitim Kuruluşları” başlıklı 2. bölümünün 2. maddesinde, “Teorik eğitim, hukuk alanında YÖK tarafından kabul edilen, en az doktora ve üzeri akademik unvana sahip kişiler tarafından; uygulama eğitimi en az beş yıl bilirkişilik yapmış kişiler tarafından verilebilir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Genelgenin Dava Konusu Kısmının İncelenmesi:
Anayasanın 124. maddesinde ifadesini bulan “normlar hiyerarşisi” kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
İdarenin düzenleyici idari işlem tesis etme yetkisinin “yasama yetkisinin devredilmezliği ve asliliği (ilkelliği)” ilkesinin bir sonucu olarak ikincil nitelikte bir kural koyma yetkisi olduğu göz önüne alındığında; söz konusu yetkinin kanunların çizdiği çerçeve içinde kalması ve kanunlara uygun olarak kullanması zorunludur. Bu bağlamda, kanunun öngördüğü düzenleme yetkisinin, yine kanunda belirtildiği gibi kullanılması, kanun hükmü bir konunun yönetmelikle düzenlenmesini öngörüyorsa düzenlemenin yönetmelikle yapılması, ayrıca normlar hiyerarşisinde yönetmeliğe göre daha alt düzeyde yer alan düzenleyici işlemlerin yönetmelikle çizilen sınırı aşmaması ve yönetmeliğe uygun olması gerekmektedir.
Yukarıda yer verilen Bilirkişilik Kanunu’nda, bilirkişililik eğitiminde yer alacak eğiticinin sahip olması gereken eğitim düzeyi ve diğer özellikleri, dolayısıyla bilirkişilik eğitiminin teorik kısmını verecek kişilerin hangi nitelikleri haiz olması gerektiği konusunda bir hükme yer verilmemekle birlikte; Kanun’un 6. maddesiyle Bilirkişilik Daire Başkanlığı’na bilirkişilik temel eğitimine ilişkin usul ve esasları belirleme, eğitim verecek eğitim ve öğretim kurumları ile diğer kurumların niteliklerini belirleme ve bunlara izin verme, bu kurum ve kuruluşları listeleme ve elektronik ortamda yayımlama görevi ve yetkisi verildiği, anılan Kanun’un 18. maddesiyle de Kanun’un uygulanması hususunda idare tarafından yönetmelikle düzenlenme yapılabileceğinin hükme bağlandığı, bu kapsamda idarece düzenlenen Bilirkişilik Yönetmeliğiyle, anılan Kanun’un çizdiği genel çerçeve içinde kalmak kaydıyla, bilirkişilik eğitiminin verilmesi konusunda bazı koşullar getirilmesinin hukuken mümkün olduğu görülmektedir.
Bilirkişilik temel eğitimine ilişkin usul ve esasları yönetmelikle düzenleme yetkisi verilen davalı idare tarafından ise, Bilirkişilik Yönetmeliği’nde ayrıntılı bir düzenlemeye yer verilmeksizin Yönetmelikte yer almayan temel eğitime ilişkin usul ve esasların Genelge ile belirleneceği öngörülmüştür. Dolayısıyla davaya konu Genelge ile bilirkişilik temel eğitimi verecek kişilerin niteliklerine ilişkin olarak, Kanunda ve Yönetmelikte daha önce düzenlenmemiş olan bir hususta, ilk defa düzenleme getirilmiştir.
Bu haliyle, her ne kadar Bilirkişilik Yönetmeliğinde temel eğitime ilişkin usul ve esasların genelge ile belirleneceği düzenlenmiş ise de, 6754 sayılı Kanun uyarınca Yönetmelik ile düzenlenmesi öngörülen eğitici olabilme şartlarının ve dolayısıyla eğiticilerin akademik ve diğer niteliklerinin Bilirkişilik Yönetmeliğinde hiç bir şekilde düzenlenmeksizin doğrudan dava konusu Genelge ile kurala bağlandığı görülmektedir. Davalı idarece, Yönetmelikle düzenlenleme yapıldıktan sonra uygulamanın ayrıntılarını göstermek için Genelge çıkarılabileceği açık ise de, ilgili konuda (eğiticilerin nitelikleri) Yönetmelikte herhangi bir düzenleme yapılmadan, doğrudan Genelgeyle düzenlenme yapılması sonucunu doğuran dava konusu kuralın hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda normlar hiyerarşisi ilkesi doğrultusunda Kanun’da ve Yönetmelikte düzenlenmeyen eğiticilerin öğrenim durumunun, Kanun’u ve Yönetmeliği aşacak şekilde Genelge ile düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Bilirkişilik Daire Başkanlığı’nın “Bilirkişilik Temel Eğitiminin Usul ve Esasları” konulu, 11/08/2017 tarih ve 169 numaralı Genelgesinin “Eğitim Kuruluşları” başlıklı 2. bölümünün 2. maddesinde yer alan “YÖK tarafından kabul edilen, en az doktora ve üzeri akademik unvana sahip” ibaresinin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL
yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …. TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 22/06/2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(X)-KARŞI OY :

Dava; Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Bilirkişilik Daire Başkanlığı’nın “Bilirkişilik Temel Eğitiminin Usul ve Esasları” konulu, 11/08/2017 tarihli ve 169 numaralı Genelgesinin “Eğitim Kuruluşları” başlıklı 2. bölümünün 2. maddesinde yer alan “YÖK tarafından kabul edilen, en az doktora ve üzeri akademik unvana sahip” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun 1. maddesinde bu Kanunun amacının, bilirkişilerin nitelikleri, eğitimi, seçimi ve denetimine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi ile bilirkişilik için etkin ve verimli bir kurumsal yapı oluşturulması olduğu; 6. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinde, bilirkişilik temel eğitimine ilişkin usul ve esasları belirlemek, eğitim verecek eğitim ve öğretim kurumları ile diğer kurumların niteliklerini belirlemek ve bunlara izin vermek, bu kurum ve kuruluşları listelemek ve elektronik ortamda yayımlamak görevinin Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Bilirkişilik Daire Başkanlığına ait olduğu; 18. maddesinde, bu Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmeliklerin Bakanlık tarafından yürürlüğe konulacağı; Bilirkişilik Yönetmeliği’nin “Eğitim” başlıklı dördüncü bölümünde yer alan 30. maddesinde, bilirkişilik eğitiminin teorik eğitim ve uygulama eğitiminden oluştuğu, bunlardan teorik eğitimin; yargılama hukukunun genel ilkeleri, bilirkişilik mevzuat hükümleri, bilirkişinin taşıması gereken nitelikler, bilirkişinin yetkileri ve yükümlülükleri, uyması gereken temel ve etik ilkeler, ispat faaliyeti ve bilirkişi incelemesinin usul ve esasları, teknik konu-hukuki konu ayrımına ilişkin usul ve esaslar ile rapor yazım usul ve tekniğini içerdiği; yine aynı maddenin 9. fıkrasında, temel eğitime ilişkin usul ve esasların ise genelge ile belirleneceği düzenlenmiştir.
Yukarıda yer verilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; 6754 sayılı Kanun’da bilirkişilik eğitiminin teorik kısmını verecek kişilerin hangi nitelikleri haiz olması gerektiğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı; bilirkişilik eğitimine ilişkin genel bir çerçeve çizilerek, Kanun’un 6. maddesinde, bilirkişilik temel eğitimine ilişkin usul ve esasları belirlemenin, eğitim verecek eğitim ve öğretim kurumları ile diğer kurumların niteliklerini belirleme ve bunlara izin vermenin Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Bilirkişilik Daire Başkanlığı’nın yetkisine bırakıldığı; bu yetki kullanılarak yapılacak düzenlemelerin yönetmelik ile öngörülmesi gerektiği yönünde emredici bir hukuk kuralına yer verilmediği; Kanun’un 18. maddesi hükmüyle de, bu Kanun’un uygulamasını gösterecek düzenlemelerin yönetmelikle düzenleneceği değil, bu Kanun’un uygulanmasını göstermek amacıyla yönetmelik çıkarılması durumunda yönetmeliklerin hangi idarece yapılacağı (Bakanlık) hususunun kurala bağlandığı, Bilirkişilik Yönetmeliğiyle de; davalı idarece kanuni yetkinin kullanılarak bilirkişilik eğitiminin niteliği, bilirkişi olmanın şartları, bilirkişilerin yetki ve yükümlülükleri ile bilirkişilik müessesinin çalışma usul ve esaslarının düzenlendiği, belirtilen konular dışında kalan temel eğitime ilişkin usul ve esasların ise Genelgeyle düzenleneceğinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, bilirkişilik temel eğitimini verecek kişilerin belirlenmesi konusunda yapılacak düzenlemenin yönetmelik ile yapılacağı hususunda emredici bir hukuk kuralı bulunmadığından; bilirkişilik temel eğitiminin teorik kısmını verecek kişilerin niteliklerine ilişkin düzenlemenin, yönetmelik dışındaki diğer genel düzenleyici işlemlerden olan genelge ile yapılabileceği açıktır.
Diğer taraftan, bilirkişilik eğitimini verecek kişilerin niteliklerinin belirlenmesine ilişkin düzenlemenin, doğrudan bilirkişilik hizmetinin sunulmasına ilişkin bir husus olmayıp, bilirkişilerin yetiştirilmesi için öngörülen eğitimin gerçekleştirilebilmesi için idarece yapılacak veya yapılmasına izin verilecek hususlara ilişkin olması, bu itibarla idarenin iç işleyişini ilgilendirmesi sebebiyle de, dava konusu düzenlemenin ikincil nitelikte genel düzenleyici işlemler (genelge) ile yapılabileceği açıktır.
Bu haliyle, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.