Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2017/2921 E. , 2022/2747 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/2921
Karar No : 2022/2747
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-… 2-…
3-… 4-…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı / …
İSTEMİN_KONUSU :(Kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi …Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının (…İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının) temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları P. Onb. …’in Hakkari …. Hudut Tugayı …. Hudut Taburu …. Hudut Bölük Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yaparken 21/06/2012 tarihinde başına isabet eden iki mermi sonucu hayatını kaybetmesinde davalı idarenin sorumluluğunun bulunduğu iddiasıyla olay nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri zarara karşılık olarak, davacı anne için … için 5.000,00 TL maddi, 125.000,00 TL manevi, davacı baba … için 5.000,00 TL maddi, 125.000,00 TL manevi, davacı kardeşler … ve … için ayrı ayrı 10.000’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: (Kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi …Dairesince, davacılar yakını …’in askere sevki öncesi ve askerlik hizmeti boyunca psikososyal sorunlar açısından risk grubuna girecek erler arasında olmadığı, Rehberlik ve Danışma Merkezi uzmanı tarafından birliğe katılımları sırasında yapılan psikososyal risk faktörü tarama anketinde herhangi bir psikolojik sorunundan söz etmediği, bu yönüyle görünüş ve sağlık durumu itibariyle intiharı düşünebilecek nitelikte bir yapısı olmaması nedeniyle davalı idarenin olayda davacılar yakınının intihara teşebbüs edebileceğinin öngörememiş olması dolayısıyla herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığı, davacılar tarafından her ne kadar yakınlarının intihar sonucu ölmediği, ölümüne neden olan yaralanma biçiminin intihar sonucu ölmediğinin bir göstergesi olduğu iddia edilmekte ise de, Van Askeri Savcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde ölenin tüfeğini seri moda alarak çene altından ateşlediğinin, çene altı ve alından meydana gelen yaralanmaların tüfeğin seri modda olmasından kaynaklandığının açıkça ortaya konulması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karara yapılan itirazın da Ağrı Askeri Mahkemesi’nce reddedildiği; davacıların yakınlarının komutanlarının kötü muamelesi nedeniyle intihara sürüklendiği yönündeki iddiasınına ilişkin olarak ise, bu personel hakkında kamu davası açılmış olmasının ölüm olayının bu eylemler neticesinde gerçekleştiğine dair bir kanıt oluşturmayacağı, kaldı ki gerçekleştiği iddia edilen bu müessir fiillerin intihar olayından tarih olarak çok önceki bir tarihte gerçekleştiği, bu yönüyle de intihar eylemine doğrudan sebebiyet verecek türden eylemler olmadığı, olay gününe kadar tamamen normal davranışlar sergiyelen ve intihar edeceği izlenimi verebilecek hiçbir sorunundan bahsetmeyen davacılar yakınının ölümünde davalı idarenin kusura dayalı sorumluluğu bulunmadığı gibi idari hizmet ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığından kusursuz sorumluluğunun da olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, Mahkemece eksik inceleme yapıldığı, yakınlarının yaralanma şekli ve olay öncesi psikolojik durumu göz önünde bulundurulduğunda ölümün intihar sonucu gerçekleşmediğinin açık olduğu, olaya ilişkin olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın gerekçe kabul edilmesinin yerinde olmadığı, olayda davalı idarenin kusur ya da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacıların yakını P. Onb. …, Hakkari / …. Hudut Tugayı …. Hudut Taburu …. Hudut Bölük Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yapmaktayken, 21/06/2012 tarihinde arkadaşı ile nöbet mevziilerine doğru giderken başına isabet eden 2 mermi sonucu hayatını kaybetmiştir.
Olayla ilgili …Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı’nca başlatılan soruşturma sonucunda …tarih ve E:…, K:…sayılı karar ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, bu karara itiraz edilmesi üzerine Kara Kuvvetleri Komutanlığı ….Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı …Askeri Ceza Mahkemesinin …tarih ve Evrak No:…, K:… D.İ.A.K. sayılı kararı ile soruşturmanın genişletilmesine karar verilmiş, yeniden yürütülen soruşturma sonucunda müteveffanın kendi tüfeğini seri modda ateşlediği, ölümünden kendi eylemleri dışında herhangi bir üçüncü şahsın doğrudan eylemine ilişkin bir delilin bulunmadığı ve eylemin müteveffanın kendisi tarafından gerçekleştirildiği gerekçesiyle yeniden kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, anılan karara karşı …Askeri Ceza Mahkemesine yapılan itiraz …tarih ve Evrak No:…, K:…D.İ.A.K. sayılı karar ile reddedilmiştir.
Davacılar tarafından, otopsi raporunda yakınlarının kafasında farklı yönlerde 2 adet mermi girişinin tespit edildiği, olayın oluş şekli, yakınlarının kişiliği dikkate alığında olayın intihar olmadığı, yakınlarının ölümünde idarenin kusurunun bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları zararların tazmini istemli başvurularının zımnen reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
27/04/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Anayasa’ya eklenen geçici 21. maddenin (E) bendi hükmüyle askeri yargı kaldırılmış ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmekte olan dosyalardan kanun yolu incelemesi aşamasında olanların Danıştaya, diğer dosyaların ise görevli ve yetkili idari yargı mercilerine bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde gönderileceği hükme bağlanmıştır.
Anayasanın 121. maddesi ile 25/10/1983 tarihli ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun 4. maddesine göre, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 15/08/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 36. maddesi ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na eklenen ve 7078 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile kabul edilen geçici 45. maddede ise; kaldırılan askeri yargı mercilerinde görülmekte olan, tebliğde ve infaz aşamasında bulunanlar ile bu mercilerin arşivlerinde bulunan işi bitmemiş dosyalardan Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kanun yolu incelemesinde olanların Danıştaya, diğerlerinin ise Ankara İdare Mahkemelerine gönderileceği kurala bağlanmıştır.
Uyuşmazlığa ilişkin olarak, “usul kurallarının derhal uygulanırlığı ilkesi” gereğince dava dosyalarının devrini müteakip uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.
Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Asker Yüksek İdare Mahkemesince (AYİM), olayla ilgili olarak yürütülen ceza soruşturması ve itiraz süreçlerindeki otopsi, bilirkişi incelemeleri, bilgi ve belgeler, kovuşturmaya yer olmadığına yönelik kararlar ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin karar dikkate alınarak, görünüş ve sağlık durumu itibariyle intiharı düşünebilecek nitelikte bir yapısı olmayan davacılar yakınının, tüfeğini seri moda alarak çene altından ateşlemesi, dolayısıyla intihar etmesi sonucu yaşamını yitirdiği kanaatine varılmış, davacıların, yakınlarının intihar sonucu ölmediği, ölümüne neden olan yaralanma biçiminin bunun bir göstergesi olduğu, komutanlarının kötü muamelesi nedeniyle intihara sürüklendiği iddiaları (kötü muamele uyguladığı iddia olunan personel hakkında kamu davası açılmış olmasının ölüm olayının bu eylemler neticesinde gerçekleştiğine dair bir kanıt oluşturmayacağı, gerçekleştiği iddia edilen müessir fiillerin intihar olayından tarih olarak çok önceki bir tarihte gerçekleştiği, bu yönüyle de intihar eylemine doğrudan sebebiyet verecek türden eylemler olmadığı belirtilerek) yerinde görülmemiş ve sonuç itibarıyla davalı idarenin olayda kusurlu veya kusursuz sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bununla birlikte, davacılar yakınının ölümü nedeniyle başlatılan ceza soruşturması sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığı yolundaki karara yapılan itirazın reddine ilişkin olup, AYİM kararına da dayanak alınan Kara Kuvvetleri Komutanlığı …. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Ağrı Askeri Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu, Yargıtay …. Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile kanun yararına bozma talebinin yerinde görülerek davacılar yakınının ölümüne ilişkin olarak, ölüm olayından önce üstleri tarafından dövüldüğü iddiasıyla Jandarma Genel Komutanlığı Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Van Askeri Savcılığınca iddianame düzenlendiği, bu iddianamenin araştırılmasının, ölüm olayı ile bu olaylar arasında nedensellik bağı olup olmadığının ortaya konulmasının, silah üzerinde parmak izi incelemesi yapılmasının gerektiği, ayrıca Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun …tarih ve …sayılı kararında ölüm sebebinin belirtilmediği nazara alındığında bu şekliyle olayda maddi gerçeğin ortaya çıktığının söylenemeyeceği gerekçesiyle …Askeri Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Mahkemece, kanun yararına bozma kararı üzerine anılan Ceza Mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda somut olayın nasıl meydana geldiğine ilişkin yapılacak değerlendirme dikkate alınarak yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki (kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin KABULÜNE,
2. Temyize konu (kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi …Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının (…. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının) BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın davanın görüm ve çözümünde yetkili olan …İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın taraflara bildirilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/05/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.