Danıştay Kararı 10. Daire 2017/3978 E. 2022/5589 K. 30.11.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2017/3978 E.  ,  2022/5589 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/3978
Karar No : 2022/5589

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- … Grup Gıda ve Petrol Sanayi Dış Tic. Ltd. Şti.
(… Grup Deri Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şti.)
4- …
VEKİLİ : Av. …
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI) : … Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMLERİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 04/07/2017 tarih ve E:2014/4743 K:2017/3473 sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından; haklarında toplu kaçakçılık suçlaması ile yapılan yargılama sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile müsadere edilen … nolu konteynırda bulunan 900 kutu ve …nolu konteynırda bulunan 911 kutu olmak üzere toplam 1811 kutu “…” marka sigaranın …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı uyarınca iadesinin yapılması gerekirken yapılmadığından ve imha edildiğinden bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık 1.072.329,00 TL (miktar artırımı sonucu 6.111.228,55 TL) maddi ve 110.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 6.221.228,55 TL tazminatın mallara el konulduğu tarih olan 19/10/2000 tarihinden itibaren işleyecek maddi tazminat için ticari avans faizi ile manevi tazminat için yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla, Danıştay Onuncu Dairesinin 28/03/2011 tarih ve E:2010/8262, K:2011/1144 sayılı görev ret kararının bozulmasına ilişkin kararına uyulmak suretiyle, davacı şirket tarafından transit rejime tabi olarak Litvanya’ya götürülmek üzere Çin’den deniz yoluyla Mersin limanına getirilen malların davalı idarece kaçak zannıyla el konularak ekonomik değerini kaybetmesi sonucu yok etme yoluyla tasfiye edilmesi ve kesinleşen mahkeme kararı ile iadesine karar verilmesine rağmen iade edilmemesinden kaynaklanan maddi zararın davalı idarece tazmini gerektiği gerekçesiyle, maddi zararın tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelenmesi sonucu düzenlenen raporun davanın açıldığı tarih esas alınarak yapılan hesaplama yönünden hükme esas alındığı ve olayda kişilik haklarına kasıtlı ve ağır bir saldırı ve bunun sonucu gerçekleşen bir manevi zararın bulunmadığı gerekçesiyle, 1.072.329,00 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, manevi tazminat istemi ile fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Tarafların temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesince, hukuk ve usule uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

KARAR_DÜZELTME
TALEP_EDENLERİN_İDDİALARI : 1- Davacılar tarafından; hükmedilen tazminat miktarının zararın çok altında olduğu, 2000 yılındaki birim fiyatın esas alınıp 2009 yılından faiz işletilmesinin çelişki olduğu, zarar 2009 yılında doğmuş kabul ediliyorsa bu yılın döviz kurunun esas alınması gerektiği, piyasa rayicine göre zararın 6.111.228,55 TL olduğu, faturaya göre zarar hesaplanacaksa faizin de el koyma tarihinden başlatılması gerektiği, manevi tazminat isteminin reddinin de hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek mahkeme kararının redde ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.
2- Davalı idare tarafından; yapılan işlemlerin yargı kararlarının uygulanmasına yönelik işlemler olduğu, idarelerinin sorumlu tutulamayacağı ve davanın reddi gerektiği ileri sürülerek mahkeme kararının kabule ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar tarafından davalı idarenin karar düzeltme isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
A) Karar Düzeltme İstemlerinin Davanın Esası Yönünden İncelenmesi:
Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen) 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir.
Kararın düzeltilmesi dilekçelerinde maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olarak öne sürülen hususlar ise, anılan maddede yazılı nedenlerden hiçbirine uymamaktadır.
Bu nedenle, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istemlerinin davanın esası yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
B) İdare Mahkemesi Kararının, Maddi Tazminat İsteminin Reddedilen Kısmı Nedeniyle Davalı İdare Lehine Hükmedilen Vekâlet Ücreti Yönünden İncelenmesi:
Davacının kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davacıların karar düzeltme isteminin vekalet ücreti yönünden kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 04/07/2017 tarih ve E:2014/4743 K:2017/3473 sayılı kararı vekâlet ücreti yönünden kaldırılarak davacıların temyiz istemi davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden yeniden incelendi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay’ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
28/12/2013 tarih ve 28865 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve temyize konu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Manevi tazminat davalarında ücret” başlıklı 10. maddesinde, “(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.
(3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.
(4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.” kuralı yer almaktadır.
Dava, 6.111.228,55 TL maddi (miktar artırım ile) ve 110.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 6.221.228,55 TL tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, davanın manevi tazminat istemleri yönünden reddine, maddi tazminat istemleri yönünden ise kısmen kabulüne, kısmen reddine ve kabul edilen maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nispi olarak hesaplanan 55.070,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, reddedilen maddi tazminat yönünden ise 115.088,90 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine karar verildiği görülmektedir.
Maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, kabul edilen tazminat miktarının önemli kısmının vekalet ücreti olarak davalı idareye ödenmesi, açılan tazminat davasını davacı açısından anlamsız hale getirmekte, bazı olaylarda ise, davacının dava açılmadan önceki durumundan daha kötü bir duruma girmesine neden olmakta, bu durum, gerek Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararlarında gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında mahkemeye erişim hakkının ihlali olarak değerlendirilmektedir. Tümden ret ya da kısmen kabul, kısmen ret ile sonuçlanan maddi tazminat davalarında, taraflar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin, kişilerin hak arama özgürlüğü kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal etmeden ne şekilde hesaplanacağı konusunda Tarifenin 10. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına paralel bir düzenlemeye yer verilmemiş olması nedeniyle, reddedilen maddi tazminatın Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceğine ilişkin Tarife hükmünün ihmal edilmesi, hakkaniyete daha uygun olacaktır.
Yukarıda yer alan açıklamalar uyarınca, İdare Mahkemesince, maddi tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen kararda davalı idare lehine davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretinden daha fazla vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Bu durumda; kısmen reddedilen maddi tazminat talebi yönünden davalı idare lehine Mahkeme kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretini geçmemek üzere 55.070,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, Mahkeme kararının hüküm fıkrasında yer alan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12. maddesi gereğince fazlaya ilişkin maddi tazminat için belirlenen 115.088,90 TL avukatlık ücretinin” ibaresinin “reddedilen maddi tazminat yönünden, davacılar lehine hükmedilen avukatlık ücretini geçmemek üzere belirlenen 55.070,00 TL avukatlık ücretinin” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların ve davalı idarenin davanın esasına yönelik KARAR DÜZELTME İSTEMLERİNİN REDDİNE,
2. Davacıların temyiz isteminin aleyhlerine hükmedilen vekalet ücreti yönünden KABULÜNE,
3. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30/11/2022 tarihinde esas yönünden oy birliği, vekalet ücreti yönünden oy çokluğuyla karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
Reddedilen maddi tazminat miktarına ilişkin olarak, davalı idare lehine, davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretini geçmemek üzere nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden aksi yönde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, “yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık” kapsamında bulunmayıp, anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren, “hukuka aykırılık” teşkil ettiğinden, İdare Mahkemesi kararının, bu hususta yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.