Danıştay Kararı 10. Daire 2017/433 E. 2022/2524 K. 16.05.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2017/433 E.  ,  2022/2524 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/433
Karar No : 2022/2524

DAVACI : … Sendikası (… – Sen)
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri …

DAVANIN_KONUSU : 31/12/2016 tarih ve 29935 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tren Makinist Yönetmeliğinin; 8. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “ehliyetin geçerliliğini süresiz olarak askıya alır,” ibaresi ile (b) bendinde yer alan “ehliyeti askıya alınan” ibaresinin; 9. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin; 11. maddesinin dördüncü fıkrasının; 16. maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarının; 17. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “sureti” ve (b) bendinde yer alan “bir kopyası” ibarelerinin; 17. maddesinin üçüncü fıkrasının; 21. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “tren teslim ve tesellüm süreleri hariç fiilen” ibaresinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla; 8. maddesinin ikinci fıkrasının ve 16. maddesinin üçüncü fıkrasının ise eksik düzenleme nedeniyle iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Demiryolu tren işletmecileri ve alt yapı işletmecilerinin yenileme eğitimi gibi görevlerini yerine getirmemesi nedeniyle üyeleri olan makinistlerin ehliyetlerinin askıya alınmasının suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, yenileme eğitimini yaptırma görevinin makinistin çalıştığı işletmeciye ait olduğu, ehliyetin kişinin şahsına ait olduğu, ehliyetin süresiz askıya alınmasının Anayasa’nın 48. maddesinde düzenlenen çalışma hakkının ihlali olduğu, Yönetmeliğin 8. maddesinin ikinci fıkrası ile ciddi bir kazaya sebep olunduğunda tren makinistinin geri kazanılmasına ilişkin bir düzenleme içermemesi ve iki yıllık süre zarfında ehliyetin iptal edilmesi nedeniyle makinistin hayatını ne şekilde idame ettirebileceğine ilişkin düzenleme bulunmaması sebebiyle hukuka aykırı olduğu, mali ve sosyal hakların korunmasına yönelik düzenleme yapılması gerektiği, 9. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile ehliyetin 10 yılda bir yenilenmesinin öngörüldüğü, 10 yıl sonra tren makinistinin yeniden sınavlar ve belli süreçlerden geçirilerek hiç ehliyeti yokmuşçasına ehliyet almasına yol açıldığı, makinistlerin emekleri ile elde ettiği brövenin çalıştığı şirkete/kuruma ait olmasının makinistin emeğine el koymak anlamına geldiği, brövenin kişinin eğitimde gösterdiği başarı sonucu verildiği, dolayısıyla mülkiyetinin de kişiye ait olması ve elde edilen brövenin her zaman ve her şirket bünyesinde kullanılması gerektiği, 16. maddesinin 3. fıkrası yönünden, makinistin mesleki yeterlilik gereksinimlerini sağlayamaması nedeni ile tamamen çalışma hayatından men edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, bu durumda ikinci sınav hakkının verilmesi gerektiği, bundan sonra yeterliliğin sağlanamaması halinde geri hizmette çalıştırılmasının düzenlenmesinin sosyal devlet ve hakkaniyet ilkelerine uygun olacağı, Yönetmeliğin 16. maddesinin dava konusu beşinci fıkrasında yer alan “şüpheli” ibaresinin soyut bir kavram olduğu, şüphe sebeplerinin kişiden kişiye değişebileceği, bu durumun hukuki güvenliği tehdit edebileceği, sağlık ve psikoteknik raporun yenilenmesinin somut koşullara bağlanması gerektiği, söz konusu maddenin amacı dışında kullanılmaya ve çalışan üzerinde baskı oluşturmaya açık olduğu, tüm yetkileri ve mülkiyetiyle şahsa ait olan makinist brövesinin iş akdinin sonlanması nedeniyle suretinin verilmesinin hukuka aykırı olduğu, Yönetmeliğin 17. maddesinin üçüncü fıkrasının kişilerin çalışma hakkını engellediği, ayrıca 21. maddesinin (a) bendinde düzenlenen çalışma sürelerinin makul olmadığı ileri sürülmektedir.

DAVALININ_SAVUNMASI : Süreli bildirimler (sağlık ve psikoteknik değerlendirme raporu sunulmasına ilişkin bildirimler) ve/veya yenileme eğitimleri ile ilgili gerekleri yerine getirmemiş olan tren makinistlerinin, emniyeti tehlikeye düşüreceklerinden dolayı çalıştıkları işletmede tren makinistliği yapmamaları için ehliyetlerinin askıya alındığı, bu bildirimin veya yenileme eğitiminin yapılması halinde ehliyetin askıya alınması işleminin iptal edildiği, mevcut işletme için ehliyeti askıya alınan tren makinistinin diğer şirketlerde o şirketin Eğitim Yönetim Sistemleri kapsamında alacağı eğitim ile tren makinisti olarak çalışmasında herhangi bir sakınca bulunmadığı, dolayısıyla yenileme eğitimlerinden geçmeyen, sağlık ve psikoteknik değerlendirme raporu olmayan bir makinistin tren sevk ve idare etmesinin, can ve mal güvenliği bakımından sakıncalı durum olarak görüldüğü, benzer düzenlemelerin sürücüler ve pilotlar için de bulunduğu, Yönetmeliğin 8. maddesinin ikinci fıkrası ile bir tren makinistinin ehliyetinin iptal süresi boyunca makinistlik dışında görevlerde çalıştırılmasının, bu süre boyunca maaş ve sosyal hakların verilmesinin Yönetmelik kapsamı dışında kaldığı, Yönetmeliğin 9. maddesinin üçüncü fıkrasında, ehliyetin yenilenmesi halinde istenilen belgelerin sayıldığı, ehliyetin yenilenmesi ile ilgili hükümler arasında eğitim ve sınav yenileme şartlarının bulunmadığı, sıfırdan ehliyet alınması anlamına gelmediği, tren makinistlerinin ulusal demiryolu ağında çalışabilmesi için makinistliğin asgari şartlarını taşıdıklarını Bakanlık tarafından verilen makinist ehliyeti ile çalıştıkları işletmede kullanacakları araç ve sefer yapacakları güzergahlara dair bilgi ve deneyime sahip olduklarını belgeleyen ve çalıştıkları işletmeci tarafından düzenlenen “makinist brövesi” ile kanıtlamaları gerektiği, işletmeci tarafından verilen bir belge olduğundan iş akdinin feshi durumunda, brövenin işletmeci tarafından geri alındığı, ancak onaylı bir suretinin makiniste verildiği, Yönetmeliğin 18. maddesinin üçüncü fıkrasında, onaylı tren makinist bröve suretinin mülkiyetinin, adına düzenlendiği gerçek kişi makiniste ait olduğunun belirtildiği, dolayısıyla makinistin çalıştığı işletmeye ait hususları da içeren bröve aslının mülkiyetinin işletmede olmasının doğal olduğu, demiryolu altyapı ve tren işletmecilerinin, işletmelerini emniyetli bir şekilde yürütebilmeleri için, kritik görevlerden en önemlisi olan tren makinistliğinin gerekli tüm şartlarını yerine getirmek ve bu amaçla çalıştıracakları tren makinistlerine gerekli olan bröve ile ilgili eğitimleri aldırmak, sağlık ve psikoteknik kontrollerini yetkili yerlerden yaptırmak zorunda oldukları, tren makinistinin sağlığı ile ilgili en ufak bir şüphe bulunması, demiryolu ile taşınacak yolcuların ve yükün emniyetinin riske edilmesi anlamına geleceğinden, makinistin brövesinin işletmeci tarafından askıya alınmasının doğru bir uygulama olduğu, sağlık kurulu raporu ve psikoteknik değerlendirme raporu alındığı takdirde makinistlik brövesinin iade edildiği, benzer uygulamanın Karayolları Trafik Kanunu’nun 45. maddesinde de bulunduğu, işletmecinin çalıştırdığı makinistlere bröve veya başka konularda aldıracağı eğitimler için ekonomik yatırımlar yaptığı, işletmecinin bir makinisti eğitmek için yaptığı yatırımların sürücünün ayrılması durumunda haksız bir şekilde başka bir demiryolu işletmecisine yarar sağlamamasını temin için gerekli tedbirlerin almasının gayet doğal olduğu, bu tedbirlerin işe başlarken makinist ile işletme arasında yapılacak iş akdi, sözleşme, toplu sözleşme vs. kapsamında belirlenebileceği, çalışma süre ve saatlerinin mevzuata uygun olarak düzenlendiği ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Yönetmeliğinin 8. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen “ehliyetin geçerliliğini süresiz olarak askıya alır.” ibaresi, (b) bendinde yer verilen “Ehliyeti askıya alınan” ibaresi ile ikinci fıkrası, 9. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 11. maddesinin dördüncü fıkrası, 16. maddesinin üçüncü, beşinci ve altıncı fıkraları, 17. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “sureti” ve (b) bendinde yer alan “bir kopyası” ibareleri ile üçüncü fıkrası yönünden davanın reddine, 21. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen dava konusu ibare yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 29/12/2016 tarih ve 29935 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tren Makinist Yönetmeliğinin; 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan “ehliyetin geçerliliğini süresiz olarak askıya alır” ibaresinin, 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan “ehliyeti askıya alınan” ibaresinin, 9. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin, 11. maddesinin 4. fıkrasının, 16. maddesinin 6. fıkrasının, 17. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde yer alan “sureti” ve (b) bendinde yer alan “bir kopyası” ibarelerinin, 17. maddesinin 3. fıkrasının, 21. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan “tren teslim ve tesellüm süreleri hariç fiilen” ibaresinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla; 8. maddesinin 2. fıkrasının, 16. maddesinin 3. ve 5. fıkralarının ise eksik düzenleme nedeniyle iptali istemiyle açılmıştır.
655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 8’inci maddesinin 1’inci fıkrasının a bendinde, “Demiryolu ulaştırması faaliyetlerinin ticari, ekonomik, sosyal ihtiyaçlara ve teknik gelişmelere bağlı olarak ekonomik, seri, elverişli, güvenli, kaliteli, çevreye kötü etkisi en az ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında yapılmasını ve bu faaliyetlerin diğer ulaştırma türleriyle birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini sağlamak.”; d bendinde, “Demiryolu altyapı işletmecileri ve demiryolu tren işletmecileri ile demiryolu taşımacılığı alanında organizatör, acente, komisyoncu, gar veya istasyon işletmecisi ve benzeri faaliyette bulunanlar ile makinistler başta olmak üzere bu işlerde çalışanların mesleki yeterlik şartlarını belirlemek, bununla ilgili eğitim vermek veya verdirmek, sınav yapmak veya yaptırmak ve bunları yetkilendirmek ve denetlemek.” Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
Yukarıda yer verilen hükümlere dayanılarak, 29.12.2016 gün ve 29935 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan Tren Makinist Yönetmeliğinin 3’üncü maddesinin ş bendinde, “Tren makinist brövesi: Bir tren makinistinin, hangi demiryolu hatları üzerinde tren sürmeye ve hangi cer araçlarını sevk ve idare etmeye yetkisi olduğunu kanıtlayan belgeyi,” t bendinde, “Tren makinist ehliyeti: Bir tren makinistinin, mesleğini emniyetli bir şekilde yapabilmesi için gerekli olan sağlık şartlarına, psikoteknik ve mesleki yeterliliklere sahip olduğunu kanıtlayan belgeyi, ifade eder.” hükmüne yer verilmiş; 5’inci maddesinde, Tren makinist ehliyeti almak için gerekli olan asgari şartlar sayılmıştır. Söz konusu Yönetmeliğin “Avrupa Birliği mevzuatına uyum” başlıklı 24’üncü maddesinde de, Bu Yönetmeliğin hazırlanmasında, …tarihli ve … sayılı Topluluktaki demiryolu sisteminde lokomotifleri ve trenleri çalıştıran tren sürücülerinin sertifikasyonu hakkında, Avrupa Parlamentosu ve Konsey Direktifinin dikkate alındığı belirtilmiştir.
30.12.2017 tarih ve 30286 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Tren Makinist Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi değiştirilmiş, 21. maddesi ise yürürlükten kaldırılmış olduğundan değişen ve yürürlükten kaldırılan bu hükümlere ilişkin kısımları yönünden dava konusuz kalmıştır.
Dava konusu diğer düzenlemelere gelince;
Tren makinistliği görevinin, mesleki bilgisi yeterli, fiziksel ve ruhsal olarak sağlıklı kişilerce yürütülmesi can ve mal güvenliği açısından ödün verilmemesi gereken bir öneme sahip olduğundan, belirlenen aralıklarla yapılması gereken eğitimlerin yapılmaması durumunda tren makinistinin ehliyetinin askıya alınması kamu yararı gereğidir.
Makinist brövesinin işletmeci tarafından sürücünün eğitilmesi için gerekli yatırımların yapılması suretiyle düzenlendiği dikkate alındığında tren makinist brövesinin mülkiyetinin tren makinistinin görev yaptığı kurum veya kuruluşa ait olduğuna ve tren makinistinin iş akdinin herhangi bir sebeple sonlanması halinde tren makinist bröve geçerliliğinin sona ereceğine yönelik düzenlemelerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Kaldı ki Tren Makinist Yönetmeliğinin 18. maddesinin 6. fıkrasında yer alan ”İş akdi sona eren tren makinistinin başka bir demiryolu altyapı işletmecisi veya tren işletmecisi tarafından istihdam edilmesi halinde, yeni işvereni, onaylı tren makinist bröve suretinde yer alan bilgileri bröve düzenlerken dikkate alır.” şeklindeki hüküm göz önünde bulundurulduğunda brövenin işletmeye ait olmakla birlikte çalışan açısından da kazanılmış bir değer olarak dikkate alındığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından ileri sürülen hususlarda ve Yönetmeliğin bazı düzenlemelerinin eksik olduğuna ilişkin iddialarda ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Sonuç olarak; Uluslararası Sözleşmelerde ve Konsey Direktifinde öngörülen kriterler dikkate alınmak suretiyle ve demiryolu ulaştırması faaliyetlerinin ticari, ekonomik, sosyal ihtiyaçlara ve teknik gelişmelere bağlı olarak ekonomik, seri, elverişli, güvenli, kaliteli, çevreye kötü etkisi en az ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında yürütülmesini sağlamakla yükümlü bulunan idare tarafından yapılan dava konusu düzenlemelerde üst hukuk normuna, hizmet gerekleri ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, 29/12/2016 tarih ve 29935 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tren Makinist Yönetmeliğinin 9. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile 21. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan “tren teslim ve tesellüm süreleri hariç fiilen” ibaresi yönünden karar verilmesine yer olmadığı, Yönetmeliğin diğer dava konusu hükümleri yönünden ise davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı tarafından, 31/12/2016 tarih ve 29935 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tren Makinist Yönetmeliğinin; 8. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “ehliyetin geçerliliğini süresiz olarak askıya alır,” ibaresi ile (b) bendinde yer alan “ehliyeti askıya alınan” ibaresinin; 9. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin; 11. maddesinin dördüncü fıkrasının; 16. maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarının; 17. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “sureti” ve (b) bendinde yer alan “bir kopyası” ibarelerinin; 17. maddesinin üçüncü fıkrasının; 21. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “tren teslim ve tesellüm süreleri hariç fiilen” ibaresinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla; 8. maddesinin ikinci fıkrasının ve 16. maddesinin üçüncü fıkrasının ise eksik düzenleme nedeniyle iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
01/11/2011 tarihli ve 28102 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanan, dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte olan haliyle 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) “Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğü” başlıklı 8. maddesinde, “(1) Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:
a) Demiryolu ulaştırması faaliyetlerinin ticari, ekonomik, sosyal ihtiyaçlara ve teknik gelişmelere bağlı olarak ekonomik, seri, elverişli, güvenli, kaliteli, çevreye kötü etkisi en az ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında yapılmasını ve bu faaliyetlerin diğer ulaştırma türleriyle birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini sağlamak.

d) Demiryolu altyapı işletmecileri ve demiryolu tren işletmecileri ile demiryolu taşımacılığı alanında organizatör, acente, komisyoncu, gar veya istasyon işletmecisi ve benzeri faaliyette bulunanlar ile makinistler başta olmak üzere bu işlerde çalışanların mesleki yeterlik şartlarını belirlemek, bununla ilgili eğitim vermek veya verdirmek, sınav yapmak veya yaptırmak ve bunları yetkilendirmek ve denetlemek.” hükümlerine yer verilmiştir.
Aktarılan hükümler, 09/07/2018 tarih ve 30473 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 31. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış ise de; 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin değişik 477. maddesinde, yeni adıyla Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğü’nün görev ve yetkileri arasında aynı hükümlere yer verilmiştir.
Mülga 655 sayılı KHK’nın aktarılan hükümlerine istinaden çıkarılan dava konusu Tren Makinist Yönetmeliği, ulusal demiryolu altyapı ağı üzerinde cer aracı sevk ve idaresi yapan tren makinistlerinin görevini emniyetli bir şekilde yapabilmesi için asgari mesleki yeterlilikleri, sağlık şartları, çalışma saatleri ve sahip olması gereken belgeler ile ilgili usul ve esasları belirlemektedir. Yönetmeliğin 3. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, “cer aracı”, üzerinde bulunan motor tarafından üretilen tahrik gücüyle hareket eden her türlü lokomotif veya otomotris, tren setleri; (e) bendinde, “demiryolu altyapı işletmecisi”, tasarrufundaki demiryolu altyapısını güvenli bir şekilde işletmek ve demiryolu tren işletmecilerinin hizmetine sunmak hususunda Bakanlıkça yetkilendirilmiş kamu tüzel kişileri ve şirketler; (ğ) bendinde, “demiryolu tren işletmecisi”, ulusal demiryolu altyapı ağı üzerinde yük ve/veya yolcu taşımacılığı yapmak üzere, Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş kamu tüzel kişileri ve şirketler; (s) bendinde, “tren makinisti”, yasalarla belirlenmiş çalışma süresi ve çalışma kuralları içerisinde emniyetli, konforlu ve ekonomik bir şekilde, iş sağlığı ve güvenliği, çevre ve kalite standartları ile mevzuatlara, iş talimatına uygun olarak, hazırlanmış cer araçlarını ile treni teslim alan, süren, sevk ve idare eden nitelikli teknik kişi; (ş) bendinde, “tren makinist brövesi”, bir tren makinistinin, hangi demiryolu hatları üzerinde tren sürmeye ve hangi cer araçlarını sevk ve idare etmeye yetkili olduğunu kanıtlayan belge; (t) bendinde, “tren makinist ehliyeti”, bir tren makinistinin, mesleğini emniyetli bir şekilde yapabilmesi için gerekli olan sağlık şartlarına, psikoteknik ve mesleki yeterliliklere sahip olduğunu kanıtlayan belge olarak tanımlanmış; 4. maddesinin birinci fıkrasında, tren makinistinin cer aracı sevk ve idaresi yapabilmesi için, tren makinist ehliyeti ve tren makinist brövesi sahibi olmasının zorunlu olduğu; 5. maddesinde, “tren makinist ehliyeti” alma (tren makinisti olma) koşulları; 6. maddesinde, tren makinist ehliyeti düzenleme yetkisinin Bakanlığa ait olduğu, ehliyetin bizzat gerçek kişi tren makinisti adına düzenleneceği ve mülkiyetinin de bu kişiye ait olduğu kurala bağlanmış; (dava tarihinde yürürlükte olan haliyle) “Tren makinist ehliyetinin askıya alınması ve iptal edilmesi” başlıklı 8. maddesinde, “(1) 7 nci maddedeki süreli bildirimlerin ve/veya işletmenin emniyet yönetim sisteminde belirlenen aralıklarla, yenileme eğitimlerinin zamanında yapılmadığı, Bakanlıkça yapılacak denetimlerde tespit edilmesi durumunda aşağıdaki süreç başlatılır:
a) Bakanlık, bu durumu ehliyet sahibine ve ehliyet sahibinin çalıştığı kuruma gerekçesi ile birlikte yazılı olarak bildirerek, ehliyetin geçerliliğini süresiz olarak askıya alır,
b) Ehliyeti askıya alınan tren makinistine çalıştığı kurum tarafından cer aracı sevk ve idare görevi verilemez,
c) 7 nci maddede belirtilen süreli bildirimlerin yapılması ve/veya yenileme eğitimlerin yapılması halinde, ehliyetin askıya alınması durumu ortadan kalkar.” düzenlemesine; ikinci fıkrasında, “Tren makinistinin ehliyeti tam kusurlu olduğu adli makamlarca belgelenmesi kaydıyla, ciddi kazaya sebebiyet vermesi halinde Bakanlık tarafından iki yıl süreyle iptal edilir. Olayın meydana gelmesinden sonra görevden el çektirilen süre bu durumda dikkate alınır.” düzenlemesine;”Tren makinist ehliyetinin yenilenmesi” başlıklı 9. maddesinde, “(1) Aşağıdaki durumlarda tren makinist ehliyeti Bakanlık tarafından yenilenir:
a) Düzenleme tarihi üzerinden on yıl geçmesi,

(3) Tren makinist ehliyetinin yenilenmesi ile ilgili istenen belgeler şunlardır:
a) Başvuru dilekçesi,
b) Geçerli bir sağlık kurulu raporu ve psikoteknik değerlendirme raporu,
c) Kayıp değilse tren makinist ehliyetinin aslı,
ç) İki adet fotoğraf,
d) Tren makinist ehliyeti ücretinin yatırıldığına dair belge.” düzenlemesine; “Tren makinist brövesi ile ilgili genel hususlar” başlıklı 11. maddesinde, “(1) Tren makinist brövesi, tren makinistinin görev yaptığı altyapı işletmecisi veya demiryolu tren işletmecisi tarafından, bu Yönetmelikte belirlenen esaslara göre düzenlenir.
(2) Demiryolu altyapı işletmecileri ve tren işletmecileri tren makinist brövesi düzenleme, güncelleme, yenileme, çoğaltma, askıya alma ve iptal etme süreçlerini kendi emniyet yönetim sisteminde oluşturur ve kendi internet sitelerinde yayınlar.
(3) Tren makinist brövesi, makiniste bir adet asıl olarak verilir.
(4) Tren makinist brövesinin mülkiyeti, brövenin düzenlendiği tren makinistinin görev yaptığı kurum veya kuruluşa aittir.” düzenlemesine; “Tren makinist brövesi geçerliliği” başlıklı 16. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Demiryolu altyapı işletmecileri veya tren işletmecileri, bünyelerinde görev yapan bir tren makinistinin; brövesi ile ilgili, bu Yönetmelikte belirlenen mesleki yeterlilik gereksinimlerini sağlayamadığını tespit etmesi halinde aşağıdaki önlemleri alır:
a) İlgili kişinin tren makinist brövesini süresiz olarak askıya alır,
b) Asgari şartların tekrar sağlandığının belgelenmesine kadar tren makinistine tren sevk ve idare görevi vermez.” hükmüne; dördüncü fıkrasında, “Bir tren makinisti sağlık ve/veya psikoteknik açıdan görevini emniyetli bir biçimde yapmaya engel teşkil ettiğini düşünmesi halinde:
a) Bu durumu derhal görev yaptığı demiryolu altyapı işletmecisine veya tren işletmecisine bildirir,
b) Böyle bir bilgilendirme alan demiryolu altyapı işletmecisi veya tren işletmecisi bu makinistin Ek-1’de yer alan sağlık ve Ek-2’de yer alan psikoteknik değerlendirmelerden geçmesini sağlar.” düzenlemesine; beşinci fıkrasında, “Sağlık durumu şüpheli tren makinistinin brövesi, demiryolu altyapı işletmecisi veya tren işletmecisi tarafından askıya alınır. Sağlık kurulu raporu ve psikoteknik değerlendirme raporu alınmadan makiniste tren sevk ve idare görevi verilmez.” düzenlemesine; altıncı fıkrasında, “Tren makinistinin iş akdinin herhangi bir sebeple sonlanması halinde tren makinist bröve geçerliliği sona erer.” düzenlemesine; “Tren makinistinin iş akdinin sonlanması” başlıklı 17. maddesinin ikinci fıkrasında, “Makinistin iş akdinin sonlanması durumunda, makinistin çalıştığı işletme, aşağıdaki belgeleri düzenleyerek iş akdi sonlanan kişiye verir:
a) 18 inci maddede tanımlanan onaylı tren makinist bröve sureti.
b) Makinistin çalıştığı süre boyunca tamamladığı tüm eğitimler, edindiği yeterlilikler ve tren kullanma deneyimini belgeleyen tüm belgelerin bir kopyası.” hükmüne; üçüncü fıkrasında, “Demiryolu tren işletmecisi veya altyapı işletmecisi, bir sürücüyü eğitmek için yaptığı yatırımları sürücünün gönüllü olarak ayrılması durumunda haksız bir şekilde başka bir demiryolu tren işletmecisinin veya altyapı işletmecisinin yarar sağlamamasını sağlamak için tedbirler alabilir.” düzenlemesine; Tren makinisti çalışma saatleri” başlıklı 21. maddesinde, (1) Demiryolu altyapı işletmecileri, demiryolu tren işletmecileri ve tren makinistleri 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ve/veya 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamedeki düzenlemelere aykırı olmamak koşuluyla aşağıda belirtilen çalışma esaslarına uyarlar:
a) Tren makinistleri; tren teslim ve tesellüm süreleri hariç fiilen cer aracı kullanmak suretiyle, bir seferde maksimum 9 saat çalıştırılabilir. Güvenlik, kaza, deray, arıza, yol kapanması ve tabii afetler hariç, tren tehirleri oluşması halinde, maksimum 11 saat çalıştırılabilir,
b) Tren makinistlerine bir seferde maksimum çalışma saati sonunda, minimum 8 saat dinlenme süresi verilir,
c) Tren makinisti çalışma saatleri, yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az 24 saat hafta tatili verilecek şekilde düzenlenir.” kuralına yer verilmiştir.
Ancak Yönetmeliğin 21. maddesi, 30/12/2017 tarihli ve 30286 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Tren Makinist Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Öte yandan, Yönetmeliğin “Avrupa Birliği mevzuatına uyum” başlıklı 24. maddesinde, bu Yönetmeliğin hazırlanmasında, 23/10/2007 tarihli ve 2007/59/AT sayılı Topluluktaki demiryolu sisteminde lokomotifleri ve trenleri çalıştıran tren sürücülerinin sertifikasyonu hakkında, Avrupa Parlamentosu ve Konsey Direktifinin dikkate alındığı belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa’nın 123. maddesinde, idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ve kanunla düzenleneceği; 124. maddesinin, dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihteki halinde ise, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Anayasanın 124. maddesi, idarenin düzenleme yetkisinin anayasal dayanağını oluşturmakta olup, Anayasanın 123. maddesi gereği kuruluş ve görevleri yasayla düzenlenen idare, bu görev alanlarını ilgilendiren yasaların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarma yetkisini haizdir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinden görüleceği üzere, davalı Bakanlık, demiryolu ulaştırması faaliyetlerinin güvenli, kaliteli, kamu yararını gözetecek tarzda yapılmasını sağlamak; demiryolu altyapı işletmecileri ve demiryolu tren işletmecileri ile demiryolu taşımacılığı alanında faaliyette bulunanlar ile makinistler başta olmak üzere bu işlerde çalışanların mesleki yeterlik şartlarını belirlemek, bununla ilgili eğitim vermek veya verdirmek, sınav yapmak veya yaptırmak ve bunları yetkilendirmek ve denetlemek konularında yetkili bulunmaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin ise, ulusal demiryolu altyapı ağı üzerinde cer aracı sevk ve idare eden tren makinistlerinin görevini emniyetli bir şekilde yapabilmesi için asgari mesleki yeterlilikleri, sağlık şartları, çalışma saatleri ve sahip olması gereken belgeler ile ilgili usul ve esasları belirlediği; bu çerçevede, tren makinistinin ulusal demiryolu altyapı ağı üzerinde cer aracı sevk ve idare edebilmek için “tren makinist ehliyeti” ve “tren makinist brövesi” sahibi olmak zorunda olduğunu kurala bağladığı; ayrıca tren makinist ehliyeti almak için gerekli olan asgari şartlar, ehliyetin düzenlenmesi, geçerlilik süresi, askıya alınması, iptal edilmesi ve yenilenmesi, aynı şekilde tren makinist brövesi düzenleme koşulları, brövenin geçerliliği, askıya alınması, demiryolu eğitim ve sınav merkezlerinin Bakanlıkça yetkilendirilmesi, tren makinistlerinin çalışma saatleri, Bakanlığın tren makinistlerini, demiryolu tren veya altyapı işletmecilerini denetleme ve yaptırım uygulama yetkisi ile uygulayacağı idari para cezaları gibi hususları düzenlediği görülmektedir.
Buna göre, davalı Bakanlığın, dava konusu Yönetmeliğin kural koyduğu alanlarda hukuki düzenlemeler yapma yetkisini haiz olduğu açıktır.
Yönetmeliğin dava konusu 8. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki dava konusu ibarelerin incelenmesi:
Dava konusu kurallarda, tren makinistinin yaşına göre belirlenen aralıklarla kendisi veya adına görev yaptığı işletme tarafından sağlık ve psikoteknik değerlendirme raporlarının asıllarının sunulması suretiyle Bakanlığa yapılacak “süreli bildirimler” ile demiryolu altyapı veya demiryolu tren işletmecilerinin çalıştırdığı tren makinistlerinin belirli aralıklarla almalarını sağlayacağı “yenileme eğitimleri”nin zamanında yerine getirilmediğinin Bakanlıkça tespit edilmesi durumunda Bakanlığın ehliyetin geçerliliğini süresiz olarak askıya alacağı ve ehliyeti askıya alınan tren makinistine çalıştığı kurum tarafından cer aracı sevk ve idare görevi verilemeyeceği öngörülmüştür.
Kuralda bahsi geçen sağlık raporu, makinistlerin fiziksel yeterliliklerini tespite ilişkin bir araç iken; psikoteknik değerlendirme, makinistlerin bilişsel (seçici dikkat, muhakeme yeteneği, görsel hafıza, uyanıklık koruma, konsantrasyon) ve motor (zihinzel ve motor tepki hızı, stres toleransı ve tepki hızı) yeteneklerini ölçen psikolojik testlerdir.
Davacı tarafından, yenileme eğitiminin makinistin görev yaptığı işletme tarafından sağlanması gerektiği, bu zorunluluğun zamanında yapılmamasının sorumluluğunun makiniste yüklenerek şahsına ait olan ehliyetin bu sebeple askıya alınmasının ve çalıştığı işletme tarafından cer aracı sevk ve idaresinin yasaklanmasının suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Yönetmeliğin 7. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, makinistlerin yenileme eğitimi almalarının, görev yaptıkları demiryolu tren işletmecisi veya demiryolu altyapı işletmecisi tarafından sağlanacağı, dolayısıyla işletmenin yükümlülüğünü yerine getirmemesinin sorumluluğunun makinistlere yüklenemeyeceği açıktır.
Bununla birlikte, Yönetmeliğin dava konusu işbu bentleri ile 23. maddesinin ikinci fıkrası birlikte incelendiğinde; işletmecinin, çalıştırdığı makinistin yenileme eğitimi almasını sağlama yükümlüğünü yerine getirmemesinin iki sonuca bağlandığı, bunlardan birisinin “makinistin ehliyetinin süresiz olarak askıya alınması”, diğerinin ise işletmeciye “idari para cezası uygulanması” olduğu görülmektedir. Dolayısıyla, işletmenin sorumluluğunun makinistlere yüklendiğinden bahsetmek olanaklı değildir.
İşletmenin yükümlülüğünü yerine getirmemesinin, makinistin ehliyetinin süresiz olarak askıya alınması (cer aracı sevk ve idare görevi verilmemesi) sonucuna bağlanmasına gelince; dava konusu düzenlemenin, demiryolu ulaştırması faaliyetlerinin güvenli, kaliteli, kamu yararına uygun şekilde yürütülmesini sağlamak için yolcu ve yük taşımak suretiyle doğrudan can ve mal emniyetine yönelik görev ifa eden tren makinistlerinin belirli aralıklarla bedensel ve psikolojik sağlıkları ile mesleki yetkinliklerinin ölçülmesi amacıyla getirildiği; başka bir ifadeyle, yenileme eğitimlerinin zamanında tamamlanmamasının, demiryolu taşımacılığı emniyetini tehlikeye düşürmesine engel olma amacına yönelik olduğu ve bu haliyle bir “yaptırım” değil, yalnızca “idari tedbir” niteliğinde olduğu anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
Nitekim, Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, yenileme eğitiminin yapılması halinde ehliyetin askıya alınması durumunun ortadan kalkacağının kurala bağlanması da askıya alma işleminin bir tedbir olduğunu ve güvenliğin sağlanması amacıyla alındığını göstermekte olup, yenileme eğitimini geç de olsa tamamlaması halinde makinistin görevinin ifasına devam edeceğinde duraksama bulunmamaktadır.
Kaldı ki, çalıştığı işletmenin bahse konu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle bu işletme için ehliyeti askıya alınan bir tren makinistinin diğer işletmelerin emniyet yönetim sistemi (EYS) kapsamında alacağı eğitim ile tren makinisti olarak çalışmasında yasal bir engel olmadığı da görülmektedir.
Öte yandan, 18/05/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle, dava konusu Yönetmeliğin gerek 7. maddesinde gerekse dava konusu 8. maddesinin 1. fıkrasında değişiklik yapılmış ise de; anılan değişiklikte makinistin çalıştığı işletme tarafından yenileme eğitiminin zamanında yapılmaması veya süreli bildirimlerin yapılmaması halinde ehliyetin askıya alınacağı hükmünün geçerliliğini koruduğu; bununla birlikte aynı değişiklikle dava konusu fıkranın (b) bendine “Bu fıkrada belirtilen şartlar işveren kaynaklı ise makinistin ehliyetinin askı süresince oluşacak maddi kayıplar işveren tarafından karşılanır.” cümlesinin eklendiği, böylelikle makinistlerin mağduriyetlerinin tümüyle ortadan kaldırıldığı görülmektedir.
Yönetmeliğin dava konusu 8. maddesinin ikinci fıkrasının incelenmesi:
Anılan düzenlemede, tren makinistinin tam kusurlu olduğunun adli makamlarca belgelenmesi ve bu kusurunun ciddi kazaya sebebiyet vermesi halinde Bakanlık tarafından ehliyetinin iki yıl süreyle iptal edileceği ve olayın meydana gelmesinden sonra görevden el çektirilen sürenin bu durumda dikkate alınacağı öngörülmüştür.
Davacı tarafından ise, söz konusu düzenlemenin bir makinistin iki yıl boyunca hayatını nasıl idame ettirebileceğine ilişkin bir düzenleme içermemesi, dolayısıyla eksik düzenleme ihtiva etmesi sebebiyle iptali istenilmektedir.
Ulusal demiryolu taşımacılığının emniyetli bir şekilde sürdürülebilmesi ve ortaya çıkan istenmeyen sonuçların tekrarlanmaması için, Bakanlık tarafından kişilerin can ve mal güvenliğinin temini amacıyla bir kısım tedbirlerin alınmasının gerekli bulunduğu, bu çerçevede tren makinistlerine yönelik tedbirlerin alınmasının olağan ve zorunlu olduğu, tren makinistinin ehliyetinin iki yıl süreyle iptal edilmesinin, ciddi kazaya sebebiyet vermesi halinde adli makamlarca tam kusurlu olduğunun saptanmasına, dolayısıyla belirli şart ve güvencelere bağlı olduğu, ayrıca makinistin eylemi ile uygulanan tedbirin makul ve ölçülü olduğu, diğer taraftan söz konusu düzenleme kapsamında ehliyeti iki yıl süreyle iptal edilen makinistin, bu süre boyunca maaş ve sosyal hakları ile ilgili hususun tamamen çalıştığı işletmeci ile kendi arasında akdedilen sözleşme kapsamında değerlendirilmesi gereken bir konu olduğu, özel hukuk hükümlerine göre belirlenmesi gereken bu alana davalı idare tarafından müdahale edilmesi mümkün olmadığı gibi mümeyyiz kişilerin fiillerinin sonuçlarına katlanmakla yükümlü olduğu, bu itibarla dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Yönetmeliğin dava konusu 9. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin incelenmesi:
Davacı tarafından, dava konusu düzenleme ile tren makinist ehliyetinin on yılda bir yenilenmesinin öngörüldüğü, on yıl sonra yeni ehliyet alınması için öngörülen sınavlarda başarılı olma şartının yeniden arandığı, ancak bir makinistin yıllarca makinistlik yapması nedeniyle mesleki eğitim tecrübesinin daha çok artacağı, bu nedenle on yıl tamamlandıktan sonra sadece sağlık muayenesi ile yetinilerek ehliyetin değiştirilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de; Yönetmeliğin 9. maddesinin üçüncü fıkrasında, tren makinist ehliyetinin yenilenmesi için ilgili istenen belgeler arasında başvuru dilekçesi, geçerli bir sağlık kurulu raporu ve psikoteknik değerlendirme raporu, kayıp değilse tren makinist ehliyetinin aslı, iki adet fotoğraf ve tren makinist ehliyeti ücretinin yatırıldığına dair belgenin sayıldığı, anılan düzenlemede ehliyetin on yıl sonra yenilenmesi için eğitim ve sınav yenileme şartlarının öngörülmediği, on yıl süreyle ehliyet yenilemenin demiryolu güvenliğinin sağlanması, can ve mal kaybının önlenmesi için makinistlerin ruhsal ve fiziksel yeterliliğinin kontrolü amacına matuf olduğu, bu yönüyle anılan düzenlemede hukuka ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasında 30/12/2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle değişiklik yapılarak dava konusu (a) bendi, “Tren makinisti ulusal yeterliliğinde belirtilen mesleki yeterlilik belgesinin yenilenmesi” şeklinde değiştirilmiş ise de; 18/05/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle yeniden yapılan değişiklik ile “Düzenleme tarihi üzerinden on yıl geçmesi” halinde ehliyetin yenilenmesine yönelik kural yeniden aynen getirilmiş olup, bu düzenleme halen geçerliliğini korumaktadır.
Yönetmeliğin 11. maddesinin dördüncü fıkrası ile 16. maddesinin altıncı fıkrasının incelenmesi:
Yönetmeliğin 11. maddesinin dördüncü fıkrası, tren makinist brövesinin mülkiyetinin, bu bröveyi düzenleyen, makinistin görev yaptığı demiryolu altyapı veya demiryolu tren işletmecisine ait olduğunu; 16. maddesinin altıncı fıkrası ise, tren makinistinin iş akdinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde tren makinist brövesinin geçerliliğini yitireceğini öngörmektedir.
Yukarıda aktarıldığı üzere, tren makinistinin, cer aracını sevk ve idare edebilmesi için tren makinist ehliyetine sahip olması tek başına yeterli olmamakta, bu ehliyete ek olarak tren makinist brövesine de sahip olması gerekmektedir. Esasen, tren makinist brövesi düzenlenmesinin ön koşulu, tren makinist ehliyetine sahip olmaktır.
“Tren makinist ehliyeti”, tren makinistinin, mesleğini emniyetli bir şekilde yapabilmesi için gerekli olan sağlık şartlarına, psikoteknik ve mesleki yeterliliklere sahip olduğunu kanıtlayan belge niteliğinde olmakla bizzat makinist adına düzenlenmekte iken; “tren makinist brövesi”, tren makinistinin, demiryolu altyapı veya demiryolu tren işletmecisine bağlı olarak çalıştığını, hangi demiryolu hatları üzerinde tren sürmeye ve hangi cer araçlarını sevk ve idare etmeye yetkili olduğunu gösteren belgedir.
Dolayısıyla tren makinist brövesi, tren makinist ehliyeti gibi yalnızca makiniste değil, işletmeye dair bilgileri de içermekte, makinistin hangi işletmede ve demiryolu taşımacılığı bakımından hangi yetkilerle çalıştığını göstermekte, bu nedenle Yönetmeliğin 11. maddesinde de belirtildiği üzere, makinistin uhdesinde çalıştığı/hizmet sunduğu işletmeci tarafından düzenlenmekte; başka bir anlatımla, tren makinist brövesi, makinistin görev yaptığı işletme ile doğrudan ilgili ve sıkı sıkıya bağlı bir belge niteliğinde bulunmaktadır.
Aktarılan hususiyetleri dikkate alındığında, tren makinist brövesinin mülkiyetinin, düzenleyen işletmeciye ait olmasının ve tren makinistinin iş akdinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde tren makinist brövesinin geçerliliğini yitirmesinin, işin doğal sonucu olduğu, bu haliyle dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Kaldı ki, tren makinist brövesinin, makiniste ilişkin hususları da içerdiğini göz önünde bulunduran davalı Bakanlıkça, Yönetmeliğin 18. maddesinde “onaylı tren makinist bröve sureti” adı altında yaptığı düzenleme ile tren makinistinin görev yaptığı süre boyunca istediği zaman çalıştığı kurumdan onaylı tren makinist bröve sureti düzenlemesini talep edebileceği, onaylı bröve suretinin makinistin adına düzenleneceği ve mülkiyetinin bu kişiye ait olacağı, iş akdi sona eren tren makinistinin başka bir demiryolu altyapı işletmecisi veya tren işletmecisi tarafından istihdam edilmesi halinde, yeni işverenin, onaylı tren makinist bröve suretinde yer alan bilgileri bröve düzenlerken dikkate alacağı kurallarına yer verilmek suretiyle tren makinistlerinin brövede yer alan mesleki yeterlilik ve tecrübesine yönelik bilgileri belgelendirmeleri ve bu bilgilerin çalışacakları yeni işletmeciler tarafından dikkate alınması sağlanmıştır.
Yönetmeliğin 16. maddesinin dava konusu üçüncü fıkrasının incelenmesi:
Dava konusu kuralda, demiryolu altyapı işletmecileri veya tren işletmecileri tarafından, bünyelerinde görev yapan bir tren makinistinin, brövesi ile ilgili, bu Yönetmelikte belirlenen mesleki yeterlilik gereksinimlerini sağlayamadığının tespit edilmesi halinde tren makinist brövesinin süresiz olarak askıya alınacağı ve asgari şartların tekrar sağlandığının belgelenmesine kadar tren makinistine tren sevk ve idare görevi verilemeyeceği öngörülmektedir.
Davacı tarafından, makinistlerin brövesi ile ilgili mesleki yeterlilik gereksinimlerini sağlayamaması nedeniyle tamamen çalışma hayatından men edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, bu şekilde mesleki yeterliliği olmadığı objektif kriterlere göre tespit edilen çalışana ikinci bir sınav hakkı verilmesinin, bunun da sağlanamaması halinde geri hizmette çalıştırılmasının düzenlenmesinin sosyal devlet ve hakkaniyet ilkelerine uygun olacağı, fıkranın bu haliyle eksik düzenleme içerdiği ileri sürülmüş ise de; tren makinist brövesinin bir tren makinistinin, hangi demiryolu hatları üzerinde tren sürmeye ve hangi cer araçlarını sevk ve idare etmeye yetkisi olduğunu gösterdiği, dolayısıyla bröve ile ilgili makinistin mesleki yeterlilik gereksinimlerini sağlayamamasının saptanması halinde brövenin süresiz askıya alınmasının ve makiniste tren sevk ve idare görevinin verilmemesinin işin bir gereği olduğu, kaldı ki fıkrada bu yeterliliğe ilişkin asgari şartların sağlandığının belgelenmesi halinde askıya alınma işleminin sona ereceğinin, makinistin brövesine dayalı olarak tren sevk ve idaresi görevinde bulunabileceğinin de zımnen kabul edildiği, dolayısıyla davacının iddia ettiği şekilde “tamamen çalışma hayatından men edilme” gibi bir durumun söz konusu olmadığı, düzenlemenin bröveye ilişkin mesleki yeterlilik gereksinimleri sağlanana kadar demiryolu taşımacılığında güvenliğin sağlanmasını teminen geçici bir tedbir niteliğinde olduğu, bu haliyle eksik düzenlemeden bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Yönetmeliğin 16. maddesinin dava konusu beşinci fıkrasının incelenmesi:
Yönetmeliğin 16. maddesinin dördüncü fıkrasında, bir tren makinistinin sağlık ve/veya psikoteknik durumunun görevini emniyetli bir biçimde yapmaya engel teşkil ettiğini düşünmesi halinde, bu durumu derhal görev yaptığı demiryolu altyapı işletmecisine veya tren işletmecisine bildireceği, böyle bir bilgilendirme alan demiryolu altyapı işletmecisi veya tren işletmecisinin, bu makinistin sağlık ve psikoteknik değerlendirmelerden geçmesini sağlayacağı düzenlemelerine yer verildikten sonra, dava konusu beşinci fıkrasında, sağlık durumu şüpheli tren makinistinin brövesinin, demiryolu altyapı işletmecisi veya tren işletmecisi tarafından askıya alınacağı, sağlık kurulu raporu ve psikoteknik değerlendirme raporu alınmadan makiniste tren sevk ve idare görevi verilemeyeceği hükmüne yer verilmiştir.
Tren makinistliği mesleğinin yolcu ve yük taşımak suretiyle doğrudan can ve mal emniyetine yönelik riskleri barındırdığı; demiryolu altyapı ve tren işletmecilerinin, demiryolu faaliyetlerini emniyetli bir şekilde yürütmekle yükümlü oldukları, bu kapsamda uhdelerinde çalıştırdıkları tren makinistlerine bröve ile ilgili eğitimleri aldırmak, sağlık ve psikoteknik kontrollerini yetkili yerlerden yaptırmak zorunda oldukları; davalı Bakanlığın da demiryolu ulaştırması faaliyetlerinin güvenli, kaliteli, kamu yararına uygun şekilde yürütülmesini sağlamakla görevli bulunduğu dikkate alındığında; demiryolu güvenliği bakımından kritik görev ifa eden tren makinistlerinin bedensel ve psikolojik sağlıklarının gerek kendi bildirimleri gerekse çalıştıkları işletmenin re’sen yaptığı değerlendirme sonucu gözden geçirilmesine ihtiyaç duyulması halinde, haklarında olumlu sağlık kurulu raporu ve psikoteknik değerlendirme raporu düzenlenene kadar geçici bir tedbir mahiyetinde brövelerinin askıya alınarak kendilerine tren sevk ve idare görevi verilmemesinde hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan, sağlık kurulu raporu ve psikoteknik değerlendirme raporunun olumlu olması halinde makinistin görevinin ifasına devam edeceğinde duraksama bulunmamaktadır.
Her ne kadar davacı tarafından “şüpheli” ibaresinin müphem ve sınırları belirsiz olmakla hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğu gibi makinistin uhdesinde çalıştığı / hizmet sunduğu işletmecinin kendisine verilen bu görev ve yetkiyi kötüye kullanmasına da olanak sağladığı ileri sürülmekte ise de; yukarıda belirtildiği üzere, can ve mal emniyetine yönelik kritik önem taşıyan tren makinistinin fiziksel ve ruhsal sağlığının, görevini emniyetli bir şekilde yapmaya engel teşkil edecek derecede bozulduğuna dair bildirim ya da emarelerin bulunması durumunda, dava konusu kuralın uygulanacağı, başka bir ifadeyle, Yönetmelikte, “şüphe”nin sınırının, “makinistin sağlığının görevini emniyetli bir şekilde yapmaya engel teşkil edecek derecede bozulması” olarak belirlendiği; bunun dışında başka bir sınır konulmasının ve bütün şüphe hallerinin kazuistik bir şekilde sayılmasının olanaksız olduğu, sınırların her somut olayın özelliklerine göre değişiklik arz etmesinin kaçınılmaz olduğu, bu haliyle düzenlemede hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırılık bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
Davacının, dava konusu düzenlemenin, işletmecilerin verilen yetkiyi kötüye kullanmalarının önünü açtığı iddiasına gelince; üstün kamu yararı gözetilerek konulması gereken hukuk kurallarının kötüye kullanılması ihtimalinin, hukuka uygun bulunan düzenlemelerin yapılmaması ve/veya kaldırılması sonucunu doğurmayacağı; bununla birlikte, her somut olay bakımından işletmecilerin suiistimali iddialarının yargı denetimine tabi tutularak (mobbing -bezdirme- nedeniyle manevi tazminat davası gibi) hukuk düzeninin ihlal edilen menfaati korumasının ve suiistimalin bertafının sağlanabileceği anlaşılmakla davacının bu iddiasına da itibar edilmemiştir.
Yönetmeliğin 17. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendindeki “sureti” ve (b) bendindeki “bir kopyası” ibarelerinin incelenmesi:
Yönetmeliğin 11. maddesinin dördüncü fıkrası ile 16. maddesinin altıncı fıkrasına yönelik yapılan değerlendirmelerde belirtildiği üzere; tren makinist brövesinin, makinistin görev yaptığı işletme ile doğrudan ilgili ve sıkı sıkıya bağlı bulunması, bu nedenle de mülkiyetinin işletmeciye ait olması karşısında; makinistin iş sözleşmesinin sona ermesi halinde, brövenin aslının makiniste verilmesinin söz konusu olamayacağı, bu haliyle (a) bendindeki dava konusu ibare ile Yönetmeliğin 18. maddesinde öngörülen düzenlemeye paralel olacak şekilde, brövenin makinistin mesleki yeterliliği ve tecrübesine ilişkin bilgiler de içerdiği gözetilerek “onaylı tren makinist bröve sureti” adı altındaki işletmeci tarafından düzenlenen ve mülkiyeti makiniste ait olan belgenin makiniste teslim edilmesinin öngörülmesinde hukuka ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Yönetmeliğin 17. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendindeki ibare yönünden ise, makinistin işletmede görev yaptığı döneme ilişkin kayıtların işletmeci tarafından denetime de esas olacak şekilde gerek emniyet yönetim sisteminde (EYS) gerekse fiziki olarak tutulması amacıyla makinistin çalıştığı süre boyunca tamamladığı tüm eğitimler, edindiği yeterlilikler ve tren kullanma deneyimini belgeleyen tüm belgelerin aslının işletmecide kalmasını, birer kopyasının ise sözleşmesi sona erdiğinde makiniste verilmesini öngören düzenlemede de hukuka ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
Yönetmeliğin 17. maddesinin dava konusu üçüncü fıkrasının incelenmesi:
Dava konusu düzenlemede, demiryolu tren işletmecisi veya altyapı işletmecisinin, bir makinisti eğitmek için yaptığı ekonomik yatırımların, makinistin işletmeden kendi isteğiyle ayrılması ve ardından başka bir işletmede istihdam edilmesi halinde, yeni görev yaptığı işletmenin haksız yarar sağlamamasını temin için tedbirler alabileceği öngörülmektedir.
Yönetmeliğin 19. maddesinin birinci fıkrasında, demiryolu altyapı işletmecileri ve tren işletmecilerine, istihdam ettikleri veya bir hizmet sözleşmesi kapsamında hizmet aldıkları tren makinistine, Yönetmelik kapsamındaki mesleki yeterlilikleri kazandırma ve bu yeterliliklerin durumunu takip etme sorumluluğu verildiği dikkate alındığında; işletmecilerin faaliyetlerinin güvenliğinin ve sürekliliğinin sağlanması amacıyla emek, zaman ve mali yönden yatırım yaptığı makinistin keyfi şekilde işten ayrılmasını ve bu suretle işletmelerinin emek, zaman ve mali bakımdan zarara uğramasını engellemek veya en azından zararlarını asgari düzeye indirgemek için meri mevzuata uygun şekilde tedbir alabileceğinin öngörülmesinde, böylelikle işletmecilerin haklarının makiniste ve diğer işletmecilere karşı korunarak sektörün bu yönden de düzenlenmesinde hukuka ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan, Yönetmelik kuralında geçen “tedbirler”, makinistin işe başlamasından önce makinist ile işletmeci arasında yapılacak iş akdi, sözleşme, toplu sözleşme vs. kapsamında düzenlenecek bir husus olup; her somut durum ve koşula göre farklılık arz edebilecek tedbirlerin kapsam ve sınırlarının Yönetmelikle çizilmesinin fiilen mümkün olmadığı gibi, mevzuata ve tarafların özgür iradesine göre yapılacak sözleşmelere müdahale niteliği de taşıyacağı, bu sebeple belirtilen alanda yalnızca “tedbirler” alınabileceğinin zikredilmesi suretiyle düzenleme yapılmasının hukuki belirlilik ilkesine de aykırılık taşımadığı sonucuna varılmıştır.
Yönetmeliğin 21. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin dava konusu “tren teslim ve tesellüm süreleri hariç fiilen” ibaresinin incelenmesi:
Anılan Yönetmeliğin dava konusu 21. maddesinin, 30/12/2017 tarih ve 30286 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tren Makinist Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve iptali istenilen bu düzenleme yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davacının iptalini talep ettiği ibare yürürlükte olmadığından, dava konusu ibarenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tren Makinist Yönetmeliğin 21. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “tren teslim ve tesellüm süreleri hariç fiilen” ibaresinin iptali istemi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Tren Makinist Yönetmeliğinin; 8. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “ehliyetin geçerliliğini süresiz olarak askıya alır,” ibaresi ve (b) bendinde yer alan “ehliyeti askıya alınan” ibaresi ile ikinci fıkrasının; 9. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin; 11. maddesinin dördüncü fıkrasının; 16. maddesinin üçüncü, beşinci ve altıncı fıkralarının; 17. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “sureti” ve (b) bendinde yer alan “bir kopyası” ibarelerinin; 17. maddesinin üçüncü fıkrasının iptalleri istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Sonucu itibarıyla dava kısmen karar verilmesine yer olmadığı, kısmen retle sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranına göre yarısı olan …TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan …TL’nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/05/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.