Danıştay Kararı 10. Daire 2018/1098 E. 2022/4357 K. 11.10.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2018/1098 E.  ,  2022/4357 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/1098
Karar No : 2022/4357

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
(… İl Müdürlüğü)

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, … Mahallesinde bulunan, … ada, … parsel sayılı, 500,00 m² yüzölçümlü taşınmazın Hazine hissesine isabet eden 291,00 m²’lik kısmının 4706 sayılı Kanun’un 4/c maddesi uyarınca davacıya … TL bedelle satılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin 72.750,00 TL’lik kısmının iptaline, 116.400,00 TL’lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince, davalı idare tarafından Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ilgili mevzuat uyarınca Hazine taşınmazlarının rayiç bedelini belirleme yetkisinin idarelerine ait olduğu, söz konusu bedelin mevzuata ve emsallere uygun olarak belirlendiği, davacının satın alıp almama tercihinin bulunduğu, idarenin takdir yetkisini kaldıracak şekilde yargı kararı verilemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 101. maddesi uyarınca, Hazine malları konusunda genel yetkili kuruluş Milli Emlak Genel Müdürlüğü olup, anılan Genel Müdürlük aynı Kararnamenin 99. maddesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının hizmet birimleri arasında sayıldığından ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 1. maddesinin 19. fıkrası uyarınca, Hazineye ait taşınmazlara ilişkin olarak İstanbul Defterdarlığı Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı yerine, İstanbul Valiliği (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) davalı konumuna alınarak işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin kısmen iptali, kısmen davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 4/c maddesinde, Hazineye ait taşınmaz malların, hisse oranı yüzde kırkı veya hisse miktarı uygulama imar planı sınırları içinde dörtyüz, dışında ise dörtbin metrekareyi aşmamak kaydıyla talepte bulunan hissedarlarına, rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Hazineye ait hisseler gerekli şartları taşıyan kişilere doğrudan satılabileceği gibi, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na göre ihale suretiyle de satılabilir.
İdarenin şartları taşıyan davacıya doğrudan satış için teklif ettiği bedeli, yüksek bulması durumunda davacının satın almaya yanaşmama hakkı olduğu gibi, 2886 sayılı Kanun’da ayrıntısı düzenlenen ihale suretiyle satış esnasında idarece belirlenen muhammen bedel üzerinden de kanundan kaynaklanan şufa hakkını kullanarak taşınmazı satın alabileceği tereddütsüzdür.
Mezkur mevzuattaki düzenlemeler dikkate alındığında; doğrudan satış yöntemini kullanan İdarenin tespit ettiği bedeli fahiş bulan davacı tarafından, idarenin bedel belirleme yöntemleri takdirinde olan konuyla ilgili dava açılarak, Mahkemece de alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, idarenin, takdir ettiği bedelden farklı bir bedel tutarında satışa zorlanması sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulmasında hukuki yarar bulunmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.