Danıştay Kararı 10. Daire 2018/1274 E. 2022/3982 K. 20.09.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2018/1274 E.  ,  2022/3982 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/1274
Karar No : 2022/3982

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
2- … Valiliği
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; özel güvenlik görevlisi olarak görev yapmaktayken İçişleri Bakanlığının … tarihli ve …-… sayılı, FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu tespit edilen ekli listedeki kişilerin özel güvenlik kimlik kartlarının iptal edilmesine dair yazısı üzerine Valilik Makamının 10/11/2016 tarihli onayı ile özel güvenlik kimlik kartı ve çalışma izninin iptal edilmesine ilişkin işlemin kendisine yönelik kısmının iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; özel güvenlik görevlisi olabilmek için, 5188 sayılı Kanun’un hem 10. maddesinde, hem de 11. maddesinde belirtilen şartların taşınması gerektiği, ayrıca Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 17. maddesinin son fıkrası son cümlesinde yer alan, özel güvenlik görevlilerinde ve yöneticilerde aranan şartlardan herhangi birisinin kaybedildiğinin tespiti halinde kimlik kartı ve çalışma izninin Bakanlıkça/Valiliklerce iptal edileceğine dair düzenlemeler karşısında, davacı hakkında terör örgütüne müzahir finans kuruluşu olan Bank Asya’da artış gösteren hesabının olması nedeniyle ve görevin niteliği göz önüne alınarak ihtiyat amacıyla özel güvenlik görevlisi kimlik kartının iptal edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; yeterince inceleme ve araştırma yapılmadığı, kimlik kartının ve çalışma izninin iptalini gerektirecek hiç bir suçu olmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMALARI: Davalı idareler tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 27/04/2022 tarihli ara kararıyla davalı İstanbul Valiliğinden, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından, Emniyet Genel Müdürlüğünden ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan istenilen bilgi ve belgelerin geldiği görülmekle, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 22/07/2016 tarihli ve 107175 sayılı Genel Yazısıyla; özel güvenlik şirketi, özel güvenlik eğitim kurumu ve alarm izleme merkezleri ile buralarda kurucu, yönetici, temsilci veya özel güvenlik görevlisi sıfatıyla çalışanların FETÖ/PDY terör örgütü ile aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunup bulunmadığının İstihbarat, KOM ve Terörle Mücadele Şube Müdürlükleri aracılığıyla araştırılarak terör örgütüne destek verdikleri tespit edilenler hakkında, özel güvenlik görevlilerinin kimlik kartlarının iptali de dahil olmak üzere, gerekli yasal işlemlerin yapılması hususunda 81 İl Valiliğine ve Jandarma Genel Komutanlığına talimat verilmiş; aynı idarenin … tarihli ve … sayılı işlemiyle, bir önceki Genel Yazı kapsamında yapılan araştırma ve incelemeler neticesinde FETÖ/PDY terör örgütü ile aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğu tespit edilen özel güvenlik görevlilerine ait liste, söz konusu özel güvenlik görevlilerinin özel güvenlik kimlik kartlarının iptal edilmesini teminen ilgili Valiliklere gönderilmiş, anılan listede davacının adına da yer verilmiş; İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün söz konusu talimatına istinaden davalı İstanbul Valiliğince, davacı da dahil olmak üzere listede adı geçen özel güvenlik görevlilerine ait özel güvenlik kimlik kartları … tarihli ve … sayılı işlemle iptal edilmiş, bunun üzerine davacı tarafından bahse konu işlemin kendisine ilişkin kısmının iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
26/06/2004 tarihli ve 25504 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un (dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hâliyle) “Özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlar” başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, “Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya fuhuş suçlarından mahkûm olmamak.” şartlarına yer verilmiş; “Çalışma izni” başlıklı 11. maddesinde, “Özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilecekler ile özel güvenlik şirketlerinde, alarm izleme merkezlerinde ve özel güvenlik eğitimi verecek kurumlarda kurucu ve/veya yönetici olarak çalışacaklar hakkında valilikçe güvenlik soruşturması yapılır. Soruşturma sonucu olumlu olanlara, bu Kanunun 14. maddesinde belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla bitirmiş olmak şartıyla, valilikçe çalışma izni verilir. Ateşli silah taşımayacak özel güvenlik görevlileri hakkında sadece arşiv araştırması yapılır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması bir ay içinde tamamlanır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması her beş yılda bir yenilenir. Göreve başlayan özel güvenlik görevlileri işveren tarafından onbeş gün içinde valiliğe bildirilir. Özel güvenlik görevlilerinde aranan şartlardan herhangi birisinin kaybedilmesi halinde çalışma izni iptal edilir.” hükümleri; “Kimlik” başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasında ise, “Özel güvenlik görevlilerine valilikçe kimlik kartı verilir. Kimlik kartında görevlinin adı ve soyadı ile silahlı ya da silahsız olduğu belirtilir.” hükümleri yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mevzuat gereğince güvenlik soruşturması olumlu olanlara ve mevzuatta aranan şartları taşıyanlara çalışma belgesi düzenleneceği, çalışma şartlarını kaybeden ve güvenlik soruşturması olumsuz olanların da belgelerinin iptal edileceği, bu kapsamda İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilişkisi, irtibatı veya iltisakı tespit edilenlerden oluşturulan listelerde isimleri yer alan özel güvenlik görevlilerinin kimlik kartlarının iptal edilmesinin istenilmesi akabinde Valilik tarafından dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir.
Dava konusu olayda, özel güvenlik görevlisi olarak görev yapmakta iken davacı hakkında 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde dava konusu işlem tesis edilmiş olup; davalı idare tarafından, dava konusu işlemin sebebinin FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu tespit edilerek TMSF’ye devredilen Asya Katılım Bankasında (Bank Asya) davacının hesabının bulunması ve bu hesapta artış olduğunun tespit edilmesi olduğu ifade edilmiş, davacı hakkında terör örgütüne irtibatı, iltisakı ve mensubiyetine yönelik başkaca bir tespite yer verilmemiştir.
Bu kapsamda, Dairemiz tarafından davacı hakkında yapılmış somut bir tespit olup olmadığının açıklığa kavuşturulması için verilen 27/04/2022 tarihli ara kararıyla, dava konusu işlemin tesis edilmesine neden olan hususlara yönelik olarak davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilişkisi, irtibatı veya iltisakı bakımından herhangi bir adli soruşturma ve kovuşturma açılıp açılmadığı, kolluk birimlerinde istihbari bilgi olup olmadığı ilgili kurumlardan sorulmuş ayrıca davacının Asya Katılım Bankası nezdinde açılmış 2013, 2014 ve 2015 yıllarını kapsayan ve her işlem sonrasında bakiyenin görülebildiği yıllık bazda ayrıntılı tüm hesap hareketlerinin dökümlerinin gönderilmesi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan istenilmiştir.
İstanbul Valiliği ve Emniyet Genel Müdürlüğünce gönderilen bilgi ve belgelerde, davacı hakkında terör örgütüne irtibatı, iltisakı ve mensubiyeti nedeniyle açılmış bir soruşturma ve kovuşturma kaydına rastlanılmadığı; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından gönderilen 02/07/2022 tarihli cevabi yazıda da, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturma neticesinde kamu davası açmayı gerektirir somut delil elde edilemediği gerekçesiyle … tarihli ve K:… sayılı karar ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği bildirilmiştir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan davacı ile birlikte toplam 9 şüpheli hakkında açılan … soruşturma no.lu dosyada … tarihli ve K:… sayılı karar ile verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararda, şüpheliler hakkında yapılan araştırma neticesinde bylock isimli, örgütün haberleşme ağını kullanmadıkları, arşiv havuzunda yapılan sorgulamada FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı olduklarına dair yapılmış bir tespitin bulunmadığı, Asya Katılım Bankasındaki hesapları açısından yapılan incelemede, şüpheli …’nın 2014 yılı öncesinde aktif ve yüksek meblağlı hesabının bulunduğu ancak yeni artırımın bulunmadığı, bu nedenle örgüt ile ilgili aleyhine değerlendirilebilecek bir bulgunun tespit edilemediği, şüpheli hakkında örgütle bağlantılı olduğundan bahisle kapatılan dernek veya vakıflarda ve örgütün eğitim birimlerinde herhangi bir kaydın bulunmadığı, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı bünyesinde bulunan arşiv havuzu ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı uhdesindeki havuz sorgusunda da aleyhine herhangi bir verinin yer almadığı, iddiaların soyut ve somut delillerle desteklenemeyen düzeyde kaldığı, kamu davası açılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delillerin elde edilemediği gerekçesine yer verilmiştir.
Müflis Asya Katılım Bankası İflas İdaresince gönderilen CD içerisindeki kayıtların incelenmesi neticesinde, davacının Bank Asya müşterisi olarak hesap açtırdığı 28/05/2008 tarihinden itibaren 5 vadesiz, 2 vadeli olmak üzere toplam 7 adet mevduat hesabının bulunduğu, bu hesaplardan vadeli hesapları kapattığı, Aralık 2013 tarihinde hesap bakiyesi 11.217,17 TL iken, Aralık 2014 tarihinde 12.961,18 TL olduğu, CD içeriğinde yer alan 21/01/2013 – 13/05/2015 tarihleri arası hesap hareketlerinin incelenmesi sonucunda oluşan farkın katılım payı tahakkuku, maaş ödemesi, eft, para çekme işlemleri neticesinde gerçekleştiği görülmüştür.
Ayrıca, İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan 06/07/2022 tarihli belgede, Savcılıkça verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair 13/03/2019 tarihli karar akabinde davacı tarafından, belgenin yeniden düzenlenmesi istemiyle yapılan başvuru üzerine durumunun yeniden değerlendirildiği ve Komisyonun … tarihli ve … sayılı kararı uyarınca sistemde yer alan “red” kaydının kaldırılarak davacı hakkında 20/06/2025 tarihine kadar geçerli silahlı özel güvenlik kimlik kartı ve çalışma izni düzenlendiği bildirilmiştir.
Bu kapsamda, davacı hakkında yürütülen soruşturma neticesinde verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin karardaki tespitler ile dosyada bulunan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacının Bank Asyada ilk hesap açılışının 28/05/2008 tarihinde olduğu, bu tarihten Ocak 2014 tarihine kadarki işlemlerin katılım hesabı, para çekme, eft şeklinde olduğu, Ocak 2014 tarihinden sonra da aynı işlemler devam etmekle birlikte hesabında 2013-2016 yılları arasında herhangi bir dikkat çeken, önceki yıllara nazaran farklılık gösteren bir hesap hareketi veya yatırım türlerinde değişiklik olmadığı ve hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyetleri kapsamında yürütüldüğü, para miktarında meydana gelen artışın olağan bir artış olduğu, terör örgütüne katkı sağlamak üzere verilen talimat neticesinde yapılan bir para transferi niteliği taşımadığı, salt bu durumun örgütsel amaçla hareket edildiğini ortaya koyabilecek bir husus olmadığı, herhangi bir somut tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belge ile ortaya konulamadığı sürece bankada olağandışı artış olmayan hesabın bulunmasının FETÖ/PDY ile irtibatı ve iltisakı olduğu yönünde değerlendirilemeyeceği, 2008-2017 yılları arasında Asya Katılım Bankası A.Ş.’de maaş hesabı bulunmak, para çekme, eft işlemi gerçekleştirmek haricinde, davacı hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanmasına dayanak teşkil edebilecek, terör örgütüne yardım amacıyla hareket ettiğini ortaya koyan somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin de davalı idarece yargılama sürecinde ortaya konulamadığı görülmektedir.
Bu durumda, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu nedeniyle yapılan soruşturma sonucunda verilen kesinleşmiş kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar da dikkate alındığında, dava konusu işlemin sebep unsuru olarak gösterilen tespitlerin tek başına davacının özel güvenlik görevlisi olarak görev yapmasına engel olabilecek ve güvenlik soruşturmasını olumsuz sonuçlandırabilecek nitelik taşımadığı, davalı idarece yargılama sürecinde de bunun dışında başkaca bir iddia ve belgenin ortaya konulmadığı görüldüğünden, örgüt talimatıyla ve örgüte finansal anlamda destek olma saikiyle hareket etmediği sabit olan davacının özel güvenlik kimlik kartının, FETÖ/PDY’ye aidiyeti, irtibatı veya iltisakı olduğundan bahisle iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu itibarla; davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan; dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla davacı hakkındaki güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması 4045 sayılı Kanun hükümlerine dayanılarak yapılmakta iken, 4045 sayılı Kanun’un 1. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesince “…güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli ve öngörülebilir kanuni güvenceler belirlenmeksizin, kuralla güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli olanların bu soruşturma ve araştırma kapsamında kişisel veri niteliğindeki bilgileri almakla yetkili olduklarının belirtildiği, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesi Anayasa’nın 13. ve 20. maddeleriyle bağdaşmadığından, kuralın Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı olduğu” gerekçesiyle … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararla söz konusu kuralın iptaline karar verilmiş; anılan iptal kararının gerekçeleri de dikkate alınarak yasal düzenlemelerdeki eksiklikler giderilmek üzere 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu 17/04/2021 tarihli ve 31457 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulmuş ve bu Kanun’un 13. maddesinin 8. fıkrası ile 4045 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.