Danıştay Kararı 10. Daire 2018/1631 E. 2022/4287 K. 10.10.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2018/1631 E.  ,  2022/4287 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/1631
Karar No : 2022/4287

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından çobanlık yapmakta iken 18/03/2007 tarihinde Diyarbakır ili, Ergani ilçesi, … Köyü, … Dağı Mevkii yakınlarında bulduğu bir yabancı cismin elinde patlaması sonucuna yaralanması nedeniyle uğradığı iş gücü kaybından kaynaklanan zararlarının tazmini istemiyle yapmış olduğu başvurunun … tarih ve … sayılı işlem ile reddedilmesi üzerine, anılan işlemin iptali ile olay nedeniyle uğradığı iş gücü kaybından kaynaklanan 375.482,21 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 475.482,21 TL zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; dava konusu işlemin iptali talebi yönünden davanın incelenmeksizin reddine, maddi tazminat isteminin kabulü ile 1.000,00 TL tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden ve 374.482,21 TL maddi tazminatın ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davalı idarece davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; yaralanma olayından itibaren bir yıllık süre içinde 29/05/2007 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine sonraki 60 gün içinde dava açılması gerekirken, bu süreler geçirildikten çok sonra, yeni bir durum ortaya koymayan ve geçmiş olan dava açma süresini canlandırma olanağı bulunmayan kamu personeline ilişkin açılan ceza davasına yönelik iddianamenin davacıya tebliği üzerine 26/11/2014 tarihinde idareye yapılan başvurunun reddi üzerine açılan davanın süreaşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, Askeri Savcılık tarafından yürütülen soruşturma neticesinde 31/12/2013 tarihinde düzenlenen iddianamenin 06/02/2014 tarihinde taraflarına tebliği ile zararın idariliğinin kesinleştiği, eylemin idariliğinin tüm unsurlarıyla iddianamenin hazırlanması ile ortaya çıktığı, davacının %56 oranında malul kaldığı, Bölge İdare Mahkemesi kararındaki karşı oyda da süreaşımı bulunmadığının belirtildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
18/03/2007 tarihinde Diyarbakır ili, Ergani ilçesi, … Köyü, … mevkii hayvan otlatmakta olan davacı …’ın, bulduğu bir yabancı cismin elinde patlaması sonucu ağır yaralandığı, söz konusu yaralanma nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle 29/05/2007 tarihinde İçişleri Bakanlığına başvurulduğu, İçişleri Bakanlığı tarafından söz konusu başvurunun davalı idareye iletildiği, idarece herhangi bir yanıt verilmediği ancak davacının dava açmadığı, söz konusu mühimmatın aynı mevkide daha önce Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı bir birliğin yapmış olduğu atış talimatı esnasında patlamamış ve sonrasında da bulunamamış olan mühimmat olduğu, atış talimi sonrası patlamayan ve bulunamayan bir mühimmat olduğuna ilişkin herhangi bir duyuru yapılmadığı gibi buna ilişkin gerekli önlemlerin de alınmadığı iddialarıyla ihmal suretiyle memuriyet görevini kötüye kullanmaktan iki asker hakkında iddianame hazırlandığı, … Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyasında ceza davası açıldığı, anılan davaya ilişkin iddianamenin 06/02/2014 tarihinde davacıya tebliği üzerine 26/11/2014 tarihli dilekçe ile anılan olay nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle davalı idareye tekrar başvurulduğu, başvurunun reddi üzerine ise maddi ve manevi tazminat istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması” başlıklı 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmaları, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği düzenlenmiştir.
İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir olayı, bir tutumu; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları anlatır. Söz konusu eylemlerin idariliği ve doğurduğu zarar bazen eylemin yapılmasıyla birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme ve hatta ceza yargılamaları sonucu ortaya çıkabilmektedir.
Özellikle kamu görevlilerinin idari bir tasarruf yaparken, mevzuatın, üstlendiği ödevin ve yürüttüğü hizmetin kural, usul ve gereklerine aykırı olarak, kendisine izafe edilebilecek boyutta ve biçimde, ancak gene de resmi yetki, görev ve olanaklardan yararlanarak, onları kullanarak hareket ettiği, bu nedenle de idaresinden tamamen ayrılmasını önleyen ve engelleyen görev kusurları nedeniyle doğan zararların tazmini istemiyle açılacak tam yargı davalarında eylemin idariliği, bazen ceza davalarıyla personelin şahsi kusuru sonucu mu, yoksa görev kusuru sonucu mu zararın ortaya çıktığının belirlenmesinden sonra saptanabilmektedir.
Dava açma süresini saptarken, bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir gevşeklikten kaçınılması gerektiğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda yer alan süreye ilişkin mevzuat kurallarının yorumlanmasında kişilerin haklarının ihlali yönünde ağır sonuçlara varan yorumdan kaçınmak gerekmektedir.
Hukuki sorumluluğun koşullarının, her zaman, maddede öngörülen süreler içinde, olayın meydana geldiği anda ve bir arada ortaya çıkması mümkün olamamaktadır.
Zararın idari eylemden kaynaklandığının bu sürelerden sonra ortaya çıkması mümkün olabildiği gibi, zararın gerçek miktarı veya illiyet bağı daha sonra da ortaya çıkabilmektedir. Bütün bu olasılıklar göz önünde bulundurulduğunda, 2577 sayılı Kanunun 13. maddesinin, yargıya başvuru hakkını ortadan kaldırmayacak, ancak maddeyi de işlevsiz bırakmayacak bir şekilde yorumlanması ve uygulanması gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden, atış talimi sonrası patlamayan ve bulunamayan bir mühimmat olduğuna ilişkin herhangi bir duyuru yapılmadığı, patlamamış mühimmatın bulunduğu alanın güvenliğinin sağlanması amacıyla herhangi bir önlem alınmadığı ve ilgili birimlere bu hususta herhangi bir bilgi ve emir verilmediği iddialarıyla ihmal suretiyle memuriyet görevini kötüye kullanmaktan iki asker hakkında iddianamenin 31/12/2013 tarihinde hazırlandığı, işbu iddianamenin davacıya 06/02/2014 tarihinde tebliğ edildiği, … Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyasında ceza davası açıldığı, asker sanıklara 01/06/2015 tarihinde 3.000’er TL adli para cezası verildiği görülmektedir. Temyiz incelemesi üzerine ise Askeri Yargıtay’ın … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, eylemin idariliği, davacının yaralanmasına neden olan yabancı cisimle ilgili 2 asker hakkında hazırlanan iddianamenin davacıya tebliğ tarihi olan 06/02/2014 tarihi itibarıyla ortaya çıkmıştır. Bu tarihten itibaren, 2577 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca bir yıl içinde idareye başvuru yapılarak tam yargı davası açılmıştır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, 04/02/2015 tarihinde açılan davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın iptali istenen işlem yönünden incelenmeksizin reddi, maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın süreaşımı nedeniyle reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/10/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.