Danıştay Kararı 10. Daire 2018/1884 E. 2022/4359 K. 11.10.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2018/1884 E.  ,  2022/4359 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/1884
Karar No : 2022/4359

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
4- …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından; yakınları …’nün …’de bulunan Askeri Müze ve Kültür Sitesi Muhafız ve Hizmet Bölük Komutanlığı nezdinde piyade er olarak zorunlu askerlik görevini ifa etmekte iken, 05/03/2002 tarihinde Ordu Donatım Malzemeliği Deposunda ateşli silah yaralanmasına bağlı olarak hayatını kaybettiğinden bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan … ve … için toplam 150.000,00 TL maddi, tüm davacılar için toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacıların maddi ve manevi tazminat istemine konu olan ölüm olayının 05/03/2002 tarihinde gerçekleştiği, davacıların ölüm olayını öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde olay tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemedikleri, ölüm olayının üzerinden on beş yıl geçtikten sonra 11/05/2017 tarihinde başvuruda bulundukları gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından; olaya ilişkin eylemin idariliğinin 2015 tarihli soruşturma sonunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi ile ortaya çıktığı, soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararının kesinleşmesi üzerine davalı idareye süresi içerisinde başvuruda bulundukları, davanın süre aşımı yönünden reddi yolundaki kararın hukuka aykırı olduğu, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; davacıların murisi …’nün 05/03/2002 tarihinde ateşli silah yaralanmasına bağlı olarak hayatını kaybettiği, Kara Kuvvetleri Komutanlığı … Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığınca olayla ilgili olarak yürütülen soruşturma sonucunda, … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla “müteveffanın yaşamına son vermek kararı ile eylemi gerçekleştirdiği, başka kişi ya da kişilerin olayla ilgili olarak herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının hazırlık soruşturması ile saptandığı” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacılardan Şenay Küskü’nün Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığına yapmış olduğu 30/10/2014 tarihli başvuru sonucu olayın Milli Savunma Bakanlığına intikal ettiği, Bakanlığın 16/02/2015 tarihli soruşturmaya devam edilmesi emrine istinaden Kara Kuvvetleri Komutanlığı … Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığınca E:… sayılı dosya ile soruşturmaya devam edildiği ve … tarih ve K:… sayılı karar ile “Erhan Küskü’nün 05/03/2002 tarihindeki ölümü olayı ile ilgili olarak daha önce yürütülmüş olan soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı değiştirmeye elverişli bir olguya ulaşılmadığı ve elde edilen kanıtların ilk kararı teyit edici nitelikte olduğu” gerekçesiyle yeniden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, yapılan itirazın Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin … tarih ve … sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine anılan kararın kesinleştiği, Milli Savunma Bakanlığına 11/05/2017 tarihinde tazminat talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddedildiği, Erhan Küskü’nün ölümüne ilişkin olarak yürütülen soruşturma dosyasındaki tüm deliller ve bu deliller neticesinde ortaya çıkan şüphe ve çelişkilerden öldürüldüğü veya intihara yönlendirildiği veya intihar etme ihtimalinin açıkça ve herkesçe bilinmesine rağmen bu hususta hiçbir önlem alınmayarak intiharına göz yumulduğu, her ihtimalde devletin sorumluluğunun mevcut olduğu, intiharının kabulü halinde de devletin müteveffanın yasal mirasçılarına tazminat ödeme yükümlülüğü bulunduğu ileri sürülerek, 08/09/2017 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ön karar başvurusu tarihinde yürürlükte olan haliyle “Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması” başlıklı 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmaları, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda aktarılan maddeler uyarınca idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle tam yargı davası açılabilmesi için; maddi olayın, zarara sebep olan eylemin idariliğinin ve yol açtığı zararın kesin olarak ortaya konulması zorunludur.
İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir davranışı, bir tutumu veya hareketsizliği; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları ifade etmektedir. Dolayısıyla zarara sebep olan eylemin idariliği ve yol açtığı zarar bazen eylemin yapılmasıyla veya olayın gerçekleşmesiyle birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme, ceza soruşturma ve kovuşturması veya kesin sağlık kurulu raporları sonucu ortaya çıkabilmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacıların murisi …’nün 05/03/2002 tarihinde ateşli silah yaralanmasına bağlı olarak hayatını kaybettiği, olaya ilişkin olarak Kara Kuvvetleri Komutanlığı … Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda, “müteveffanın yaşamına son vermek kararı ile eylemi gerçekleştirdiği, başka kişi ya da kişilerin olayla ilgili olarak herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının hazırlık soruşturması ile saptandığı” gerekçesiyle … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacılardan …’nün … Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapmış olduğu 30/10/2014 tarihli başvuru üzerine, davalı İdarenin 16/02/2015 tarihli soruşturmaya devam edilmesi emrine istinaden Kara Kuvvetleri Komutanlığı …. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığınca yeniden soruşturma yürütüldüğü ve … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile “daha önce varılan sonucu değiştirmeye elverişli bir olguya ulaşılmadığı ve elde edilen kanıtların ilk kararı teyit edici nitelikte oldukları sonucuna varıldığı” gerekçesiyle tekrar kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacıların murisi …’nün hayatına kaybetmesine neden olan olayın 20/05/2002 tarihinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar neticesinde bütün sonuçları ile birlikte açıklığa kavuştuğu, davacıların yukarıda anılan Kanun hükmüne uygun olarak olayın öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde olay tarihinden itibaren beş yıl içinde davalı idareye başvuruda bulunmadıkları, idareye 11/05/2017 tarihinde yapılan başvurunun süresinde olmadığı sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, davacılar tarafından, olaya ilişkin eylemin idariliğinin yeniden yapılan 2015 tarihli soruşturma ile anlaşılabilir hale geldiği, bu soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararının kesinleşmesi üzerine davalı idareye süresi içerisinde başvuruda bulundukları iddia edilmiş ise de, yapılan ikinci soruşturma neticesinde, daha önce varılan sonucu değiştirmeye elverişli bir olguya ulaşılmadığı ve elde edilen kanıtların ilk kararı teyit edici nitelikte olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle tekrar kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, dolayısıyla eylemin idariliğini ortaya koyacak yeni bir tespitin bulunmadığı dikkate alındığında bu iddiaya itibar edilmesine imkan bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın süre aşımı yönünden reddi yolundaki …. İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesi kararında sonucu itıbarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.