Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/2274 E. , 2022/4573 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/2274
Karar No : 2022/4573
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1) …
2) …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları …’in 27/07/2008 tarihinde İstanbul ili, Güngören ilçesi, … caddesi üzerinde trafiğe kapalı yaya yolunda teröristlerce gerçekleştirilen bombalı eylem sonucu hayatını kaybetmesinde sosyal risk ilkesi gereği idarenin sorumlu olduğu ileri sürülerek destekten yoksun kalma zararı nedeniyle … için 40.000,00 TL maddi, duyulan üzüntü nedeniyle … için 40.000,00 TL, … için 25.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 27/07/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 28/08/2015 tarih ve E:2011/9069, K:2015/2619 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, dava konusu olayın terör eylemi sonucunda gerçekleşip gerçekleşmediğinin ortaya konulması amacıyla 16/03/2017 tarih ve 2016/1476 sayılı ara kararı ile davalı idareden gerçekleşen patlama ile ilgili öncesinde yapılan bir ihbar, alınan istihbari bir bilgi olup olmadığının sorulduğu, İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü’nün 15/05/2017 havale tarihli cevabi yazısında patlama olayı ile ilgili yapılan bir ihbarın ve alınan herhangi bir istihbari bilginin olmadığının bildirildiği ve yine Mahkemelerinin … tarih ve … sayılı ara kararı ile olayın faillerinin yargılandığı … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasından bilgi belge istenildiği, gelen cevaptan ve UYAP üzerinden yapılan incelemeden yargılamanın halen devam ettiği, gerçekleşen eylemin ise 3713 sayılı Kanun’un 1, 3 ve 4. maddeleri kapsamına giren terör eylemlerinden olduğunun anlaşıldığı, davacıların yakınının terör eylemi nedeniyle hayatını kaybettiği, davacılara söz konusu olay nedeni ile 28/07/2008 tarihinde 20.000,00 TL ödeme yapıldığı ve davacıların yaşanan olay neticesinde uğramış oldukları bütün zararların karşılandığına dair … tarih ve … sayılı Sulhname imzaladıkları görüldüğünden davanın 40.000,00 TL maddi tazminata ilişkin kısmının reddine, terör örgütünce düzenlenen bombalı saldırıda yaşamını yitiren davacıların yakınının ve idarenin bir kusuru bulunmadığı, ancak olayın maksat ve hedefinin salt devlet ve onu teşkil eden toplum olması özünde bu toplumun bir ferdi olarak davacılar yakınının da hayatını kaybetmesiyle neticelenmesinde davacıların manevi zararlarının sosyal risk ilkesine göre de tazmin edilmesi gerektiği gerekçesiyle takdiren … için 20.000,00 TL, … için 10.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 27/07/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacılar tarafından, ödenen 20.000,00 TL’nin çok üstünde destekten yoksun kalma zararlarının bulunduğu, …’in maddi zararının karşılanmadığı, aynı olayda hayatını kaybeden diğer kişilerin yakınlarına çok daha yüksek manevi tazminat ödendiği, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat tutarının yaşanan olay karşısında yetersiz kaldığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, davacıların maddi zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan ödeme ile karşılanıp Mahkemece davanın maddi tazminat istemine ilişkin kısmının doğru ve yerinde olduğu ancak terör olayları nedeniyle 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan ödemelerin manevi zararı kapsamadığı, davanın manevi tazminata ilişkin kısmının da reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmıyla davacılardan …’in maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının onanması, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A- İdare Mahkemesi Kararının, Davacılardan …’in Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmı ile Davacıların Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne İlişkin Kısmının İncelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, davacılardan …’in maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı ile davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, taraflarca ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B- İdare Mahkemesi Kararının, Davacıların Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.
Temyiz konusu Mahkeme kararında, dava konusu olay nedeniyle davacılardan …’in 40.000,00 TL manevi tazminat isteminin 20.000,00 TL’lik kısmı ile …’in 25.000,00 TL manevi tazminat isteminin 10.000,00 TL’lik kısmı kabul edilmiş ise de; manevi tazminatın dava konusu olay nedeniyle davacıların duyduğu elem ve üzüntünün kısmen de olsa giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu gözetildiğinde, dava konusu olay nedeniyle davacıların manevi tazminat istemlerinin tamamının kabulüne hükmolunması gerekirken; Mahkemece takdir edilen toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın yaşanan olay karşısında yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE; KISMEN REDDİNE,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
3. …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısımlarının ONANMASINA, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.