Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/2825 E. , 2022/4924 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/2825
Karar No : 2022/4924
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) :
1) …
2) …
3) …
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları …’ın Artvin ili … İlçe Emniyet Amirliği’nde polis memuru olarak görev yapmaktayken aynı yerde görevli başka bir polis memuru tarafından görevi başında silahla vurulması neticesinde hayatını kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek … için 100.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 507.490,72 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, …için 100.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi ve … için 100.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 100.226,12 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince; Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 13/05/2014 tarih ve E:2010/14474, K:2014/2917 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak davacıların maddi zararlarının belirlenmesine yönelik dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde … için 450.054,67 TL, … için 102.667,36 TL, … için 79.938,77 TL maddi zararlarının bulunduğu belirlendiği, davacılar tarafından verilen miktar artırım dilekçesi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek … için 450.054,67 TL, … için miktar artırım talebiyle bağlı kalınarak 100.226,12 TL, … için 79.938,77 TL olmak üzere toplam 630.219,56 TL maddi tazminatın 279.938,77 TL’sinin idareye başvuru tarihi olan 18/02/2008 tarihinden, 350,280,79 TL’sinin miktar artırım dilekçesinin Mahkememe kayıtlarına girdiği 13/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi, fazlaya ilişkin istemin reddi ile dava konusu olay nedeniyle takdiren her bir davacı için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 18/02/2008 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacıların maddi tazminat istemleri yönünden karara esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğu, davacılara bağlanan aylıkların yarar olarak düşülmesi gerektiği halde düşülmediği, olaya ilişkin tarafların kusur oranlarının belirlenmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Artvin ili … İlçe Emniyet Amirliği’nde davacılar yakını … ile birlikte polis memuru olarak görev yapan …’ın 03/07/2007 tarihinde saat 22:00 sıralarında gece nöbeti olduğu sırada emniyet amirliğinin arkasında bulunan kendisinin de kalmakta olduğu emniyete ait lojmana giderek akşam yemeğini yedikten sonra tekrar emniyet amirliğine geçmek üzere evden çıktığı, … tarafından çıkartıldığına inandığı eşi ile kapı komşusu ve aynı zamanda karakol arkadaşı olan polis memuru S.K. arasında ilişki olduğuna dair dedikodular nedeniyle önce S.K.’yi sonra da eşi ve oğlunu öldürdükten sonra karakola gittiği, karakolda arkadaşları ile çay içtiği ve burada …’ı beklemeye başladığı, …’ın …’ın bakışlarından rahatsız olması üzerine birlikte nöbet tuttukları karakol içerisindeki trafik büro odasında oturan arkadaşının yanına gidip şüphelinin kendisine kötü bir şekilde baktığını, bu durumdan korktuğunu ve bu nedenle de eve gitmek istediğini söyleyerek kapıya doğru yöneldiği sırada …’ın silahını …’a doğrultarak ona bir el ateş ettiği, ancak …’ın ani bir hareketle kafasını eğerek bu kurşundan yara almadan kurtulmayı başardığı, hatta bu arada elinden silahı almak için de çaba gösterdiği, bu boğuşma esnasında silahın ateşlenmesi sonucu …’ın yüzünden yaralandığı, elinden silahı alamayacağını anlayınca …’ın karakolun dışına doğru kaçmaya başladığı, ancak …’ın …’ın peşinden koşarak, silahını da ateşlemek suretiyle öldürmeye yönelik eylemini sürdürdüğü, …’ın karakolun önünde bulunan marketin önüne kadar kaçabildiği ve o arada yere yığıldığı, …’ın …yere düştükten sonra da silahtaki mermiler bitene kadar …’ın üzerine doğru ateş ettiği, daha sonra karakol amirinin silah sesleri nedeniyle hızlı bir şekilde olay yerine gelmiş olduğu ve …’ın elinden mermiler bittikten sonra silahı aldığı, …’ın hastaneye yetiştirilmeye çalıştırıldığı sırada yolda hayatını kaybettiği, ceza yargılaması sırasında Adli Tıp Kurumu’nca yapılan incelemede …’ın suçun işlendiği sırada ceza ehliyeti bulunmadığı saptandığından …Ağır Ceza Mahkemesi’nin …tarih ve E:…K:…sayılı kararı ile sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında muhafaza ve tedavi altına alınmasına karar verildiği, ardından yaşanan bu ölüm olayından dolayı oluşan maddi ve manevi zararın tazmini amacıyla davacılar vekilince 18/02/2008 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvurulduğu, anılan başvurunun reddi üzerine de bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun mülga 53. maddesinde, en az 10 yıl fiili hizmet süresini tamamlamış iştirakçilere “adi malullük aylığı” bağlanacağı kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. maddesinde, “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.” hükmü düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Davacıların Maddi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne İlişkin Kısmının İncelenmesi
İdare Mahkemesince davacıların maddi zararlarının belirlenmesine yönelik yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen ve karara esas alınan 15/12/2017 tarihli ek raporda davacılara bağlanan adi malullük aylığı yarar olarak kabul edilmeksizin ve müteveffa polis memurunun çocuklarına 25 yaşına kadar destek olabileceği, hayatta olan anne ve babasına da destek olabileceği gözetilerek anne ve babasına da ayırabileceği pay oranları dikkate alınmak suretiyle yapılan hesaplama neticesinde …için 450.054,67 TL, …için 102.667,36 TL, …için 79.938,77 TL destekten yoksun kalma zararının bulunduğu belirlenmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 29/09/2017 tarih ve 73.368.060.0 sayılı yazısında, dava konusu olay neticesinde müteveffa …’ın eşi …’a, kızı …’a ve oğlu …’a aylık bağlandığı belirtilerek bağlanan aylıkların peşin sermaye değerleri bildirilmiştir.
Davacıların zararının ortaya konulması için gereken hesaplamalarda gözetilmesi gereken ilke ve unsurlar, Dairemiz yerleşik içtihatları uyarınca aşağıda belirtilen şekilde bilirkişi tarafından yeniden hesaplanmalıdır.
Aktif dönemde işlemiş dönem zararı, desteğin ölüm tarihinden bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, desteğin emsali kamu görevlisinin aylar itibariyle aldığı görev aylıkları ve ek ödemeler ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenen aylıklar dikkate alınarak, desteğin görev aylığı ve ek ödemeler üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin hesaplanmayacağı da dikkate alınmalıdır.
Aktif dönemde işleyecek dönem zararı, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihten desteğin yasal emeklilik yaşını dolduracağı tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde de, desteğin emsali kamu görevlisinin aylar itibariyle alabileceği görev aylıkları ve ek ödemeler ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenecek aylıklar dikkate alınarak, desteğin görev aylığı ve ek ödemeler üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destekten yoksun kalma zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir.
Pasif dönemdeki zararı, desteğin yasal emeklilik yaşını tamamladığı tarih ile muhtemel ömrünün sonuna (TRH 2010 tablosuna göre) kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, yasal emeklilik yaşını tamamladığı ve yasal emekli olma koşullarına sahip olduğu farz edilen desteğin alacağı emekli aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenecek aylıklar dikkate alanarak, desteğin emekli aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerlerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontaya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir.
Öte yandan, dava konusu olay neticesinde hayatını kaybeden müteveffanın eşi ve çocuklarıyla birlikte anne ve babasına da hayatta olduğu gözetilerek davacıların zararları belirlenirken müteveffanın kendisine 2 pay, eşine 2 pay, çocuklarına ve anne, babasına ayrı ayrı 1’er pay ayıracağı, çocuklarının destekten çıkması, anne ve babasının muhtemel ömrü sonrasında da müteveffanın kendisine 2, eşine 2 pay ayıracağı esası uyarınca hesaplama yapılması gerekmekte olup müteveffanın evlenme ihtimali indiriminde de rapor tarihindeki yaşı esas alınarak evlenme ihtimali indirimi yapılması gerekmektedir.
Ayrıca, temyizen incelenen kararın bozmaya uyma dosyası olduğu ve davacıların …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı temyiz isteminde bulunmadıkları gözetildiğinde işbu bozma kararına uyulmak suretiyle karar verilmesi durumunda aleyhe bozma ve hüküm verme yasağı ilkesi uyarınca verilecek yeni kararda davalı idare aleyhine hükmedilecek maddi tazminat tutarının …için 450.054,67 TL, …için 100.226,12 TL, …için 79.938,77 TL’yi aşmaması gerektiği hususunda da duraksama bulunmamaktadır.
Buna göre İdare Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenecek rapora göre maddi tazminat istemi hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu Mahkeme kararının maddi tazminata ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
B) Davacıların Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne İlişkin Kısmının İncelenmesi
…İdare Mahkemesinin …tarih ve …, K:…sayılı kararı ile yaşamını yitiren kamu görevlisinin dul ve yetimleri olan davacıların uğradığı manevi zarara yönelik davacılar için ayrı ayrı 25.000,00 TL olmak üzere toplam 75.000,00 TL olarak hükmedilen manevi tazminat tutarının dava konusu olay nedeniyle duyulan elem ve üzüntüyü kısmen de olsa giderecek tutarda olmadığı gerekçesiyle Danıştay Onuncu Dairesinin 13/05/2014 tarih ve E:2010/14474, K:2014/2917 sayılı kararıyla manevi tazminat isteminin kabule ilişkin kısımının onanarak kesinleşmesi ve redde ilişkin kısmının bozulması üzerine Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyularak verilen kararda her davacı için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmişse de reddedilen manevi tazminat tutarının açıkça belirtilmemiş olması ve taraflar lehine manevi tazminat nedeniyle hükmedilen vekalet ücretinin eşit olması gözetildiğinde Mahkemece manevi tazminat tutarının Dairemizce onanarak kesinleşen kısmının dikkate alınıp alınmadığı hususu tam olarak anlaşılamadığından kararın manevi tazminata ilişkin kısmında da hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Temyize konu …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının kabule ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.