Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/3265 E. , 2022/1400 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/3265
Karar No : 2022/1400
DAVACI : … Özel İstihdam Büroları ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : …
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN_KONUSU : Davacıya ait özel istihdam bürosu işletme izninin iptal edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ve bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile bu işlemlerin dayanağı olan 19/02/2004 tarih ve 25378 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel İstihdam Büroları Yönetmeliğinin 16. maddesinin 2. fıkrasının ve 11. maddesinin 4. fıkrasının son cümlesinde yer alan ”16 ncı maddede belirtildiği şekilde bir anlaşma yapılmış olması halinde iptal edilir.” ibaresinin iptali ve işlem nedeniyle oluştuğu ileri sürülen 5.000 TL maddi zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Dava konusu Yönetmelik düzenlemelerinin dayanağı 4904 sayılı Kanunun 19. maddesinin (c) bendinde yaptırım olarak yalnızca sözleşmenin geçersiz sayılmasına yer verildiği, geçersiz sayılan sözleşme hukuki sonuç doğuramayacağından, verilen iznin iptaline gerekçe teşkil edemeyeceği, matbu sözleşme örneklerinde Kanunun aradığı anlamda bir engelleme bulunmadığı ileri sürülmüştür.
DAVALILARIN SAVUNMALARI :
1- … Bakanlığı tarafından, dayanağı 4904 sayılı Kanunun 18. ve 19. maddelerine uygun kural getiren Yönetmelik hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı; söz konusu Yönetmeliğe dayalı uygulama işlemlerinin da Kanuna uygun olduğu ileri sürülerek yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
2- … Genel Müdürlüğü tarafından, dava konusu Yönetmelik hükümlerinin dayanağı 4904 sayılı Yasaya uygun olduğu, anılan Yasanın 19. maddesinin (c) bendine aykırı olarak sözleşme düzenleyen davacı şirket hakkında tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, bu nedenle yasal dayanaktan yoksun bulunduğu ileri sürülen davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin 4. fıkrası gereği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı doğrultusunda davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; davacı şirkete ait özel istihdam bürosuna verilen iznin iptal edilmesine ilişkin işlem ve bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin işlem ile 19/02/2004 tarihli Resmi Gazete yayımlanan Özel İstihdam Büroları Yönetmeliğinin 16. maddesinin ikinci fıkrasının ve 11. maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesinde yer alan “16. maddede belirtildiği şekilde bir anlaşma yapılmış olması halinde iptal edilir” hükümlerinin iptaline ve uygulama işlemi nedeniyle oluştuğu ileri sürülen 5.000-YTL maddi kaybın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
4904 sayılı Kanunun 19. maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde bir işverenin veya iş arayanını işe yerleştirme faaliyeti için diğer özel istihdam bürolarından veya Kurumdan hizmet almalarının engelleyen anlaşmaların geçersiz olduğu ve 18. maddesinde ise bu Kanunun 19. maddesinin üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtildiği şekilde bir anlaşma yapılmış olması halinde özel istihdam bürolarına verilen izinlerin iptal edileceği belirtildiğinden, bir işverenin veya iş arayanını işe yerleştirme faaliyeti için diğer özel istihdam bürolarından veya Türkiye İş Kurumundan hizmet almalarını engelleyen anlaşma yapan özel istihdam bürolarına verilen izinlerin iptal edilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, bu içerikte anlaşma yaptığı tespit edilen büroların izinlerinin iptal edileceğine ilişkin olarak dava konusu Yönetmeliğin 11. ve 16. maddelerinde yer alan düzenlemelerin 4904 sayılı Kanunun belirtilen hükümlerine aykırı olmadığı anlaşıldığından, sözleşme süresi boyunca işverenin ihtiyacı bulunan tüm iş gücünü davacı şirkete ait büro aracılığı ile sağlayacağını ilişkin sözleşme yaptığı sabit olan davacı şirkete ait özel istihdam bürosuna verilen iznin iptaline dair dava konusu bireysel işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 27/09/2010 tarih ve E:2007/4030, K:2010/6813 sayılı dava konusu işlemlerin iptaline, tazminat istemi yönünden davanın reddine dair kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/10/2014 tarih ve E:2011/747, K:2014/3002 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararı uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Bakılan dava, davacıya ait özel istihdam bürosu işletme izninin iptal edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ve bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile bu işlemlerin dayanağı olan 19/02/2004 tarih ve 25378 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel İstihdam Büroları Yönetmeliğinin 16. maddesinin 2. fıkrasının ve 11. maddesinin 4. fıkrasının son cümlesinde yer alan ”16 ncı maddede belirtildiği şekilde bir anlaşma yapılmış olması halinde iptal edilir.” ibaresinin iptali ve işlem nedeniyle oluştuğu ileri sürülen 5.000 TL maddi zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Danıştay Onuncu Dairesinin 27/09/2010 tarih ve E:2007/4030, K:2010/6813 sayılı kararıyla; 19/02/2004 tarih ve 25378 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel İstihdam Büroları Yönetmeliğinin 16. maddesinin ikinci fıkrasının ve 11. maddesinin 4. fıkrasının son cümlesinde yer alan ”16 ncı maddede belirtildiği şekilde bir anlaşma yapılmış olması halinde iptal edilir.” hükmünün ve bu hükme dayalı olarak davacı şirket hakkında tesis edilen … tarih ve … sayılı işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline, davanın tazminat istemine yönelik kısmının reddine karar verilmiştir.
Davalı idareler tarafından anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/10/2014 tarih ve E:2011/747, K:2014/3002 sayılı kararıyla Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay’da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği hükme bağlanmış; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.
Bu durumda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu’nun 18. maddesinin ikinci fıkrasında, “Özel istihdam bürolarına verilen izinler; iznin verildiği ya da yenilendiği tarihten itibaren onsekiz ay içerisinde hiçbir işe yerleştirme işlemi gerçekleştirilmemiş, izin verilmesi veya yenilenmesi için aranan şartların taşınmadığı veya kaybedildiği tespit edilmiş, bu Kanunun 19 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarındaki yükümlülüklere Kurum tarafından yazılı olarak ikaz edilmelerine rağmen uyulmamış veya aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtildiği şekilde bir anlaşma yapılmış olması ve 20 nci maddenin (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan fiillerin üçüncü kez tekrarlanması halinde iptal edilir.” hükmü yer almaktadır.
Aynı Yasanın 19. maddesinin üçüncü fıkrasında, “İş ve işçi bulma faaliyetleri ile ilgili olarak;
a) Özel istihdam bürolarının yönetmelikte öngörülenler dışında iş arayanlarla ücret konusunda anlaşma yapmaları, onlardan ücret almaları veya herhangi bir şekilde menfaat temin etmeleri halinde özel istihdam büroları ile işverenler arasında yapılmış bulunan anlaşmalar,
b) İşgücünün sigortasız çalışması veya sendikaya üye olmaması ya da asgari ücretin altında ücret ödenmesi koşullarını taşıyan anlaşmalar,
c) Bir işverenin veya bir iş arayanın, işe yerleştirme faaliyeti için diğer özel istihdam bürolarından veya Kurumdan hizmet almalarını engelleyen anlaşmalar,
Geçersizdir.” denilmektedir.
Kanun’un 20. maddesinde ise, idari para cezaları konusu düzenlenmiş olup; (a) bendinde, yurt dışı iş ve işçi bulma faaliyetlerine ilişkin hizmet akitlerini Kuruma onaylatmayan; (b) bendinde, Kurum tarafından istenilen bilgi ve belgeleri vermeyen; (c) bendinde, Kurum müfettişlerince istenilen bilgi, belge, kayıt ve defterleri ibraz etmeyen özel istihdam bürolarına uygulanacak idari para cezalarına yer verilmiştir.
Diğer yandan, TBMM Tutanak Dergisinin (18 inci Cilt) incelenmesinden; Yasanın 18. maddesinin ikinci fıkrasındaki “ve 20 nci maddesinin (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan fiillerin üçüncü kez tekrarlanması” ibaresinin Hükümetin teklif ettiği metinde yer almadığı, bu ibarenin Plan ve Bütçe Komisyonu alt komisyon raporu üzerine Yasa maddesine eklendiği anlaşılmaktadır.
Dava Konusu İşlemlerin ve Düzenlemelerin İncelenmesi :
Yukarıda belirtilen 4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu’nun 19. ve 20. maddelerinin, bu maddelerle ilgili yasalaşma sürecinin birlikte incelenmesinden; bu maddelerin birbirinden farklı konuları ve eylemleri düzenlemekte olduğu, yasa koyucunun 19. maddedeki eylemlerle 20. maddedeki eylemleri birbirinden farklı olarak nitelendirdiği, bu eylemlere ayrı ayrı yaptırımlar uygulanmasını amaçladığı sonucuna varılmaktadır.
Olayda, davacıya ait özel istihdam bürosunda yapılan denetim sonucunda, büronun işverenlerle yaptığı sözleşmelerin Kanun’un 19. maddesinin (c) bendinde belirtilen kurala aykırı olduğu tespit edilmiş ve dava konusu işlemle Kanun’un 18. maddesine dayanılarak büronun işletme izni iptal edilmiştir.
Kanun’un 18. maddesinin ikinci fıkrasında, 19. maddenin (c) bendinde belirtildiği şekilde bir anlaşma yapılmış olması halinde, özel istihdam bürosuna verilmiş olan iznin iptal edileceği hükmü yer aldığından, anılan hüküm doğrultusunda düzenlenen Yönetmeliğin 16. maddesinin ikinci fıkrası ile 11. maddesinin 4. fıkrasının son cümlesindeki kuralda ve tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, … TL temyiz posta giderinin davacıdan alınarak davalı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü’ne verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 16/03/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.