Danıştay Kararı 10. Daire 2018/3270 E. 2022/2849 K. 30.05.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2018/3270 E.  ,  2022/2849 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/3270
Karar No : 2022/2849

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACILAR) : 1- … (Kendisine asaleten, çocukları …, …,
… ve …’ a velayeten)
2- …
3- …
4- …
5- …
6- …
7- …
8- …
VEKİLİ : Av. …

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ: Av. …
2- … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ: 1. Huk. Müş. Yrd. …

İSTEMLERİN_KONUSU : …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının vekalet ücreti yönünden bozulması, esas yönünden onanması yolunda verilen Danıştay Onuncu Dairesi’nin 13/02/2018 tarih ve E:2017/1171, K:2018/519 sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar yakınının .. Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu olarak bulunduğu sırada 24/09/1996 tarihinde çıkan isyana müdahale esnasında hayatını kaybettiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararların karşılığı olarak, eşi ve çocukları için toplam 10.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 103.637,00 TL) maddi, 13.000,00 TL manevi tazminat ile anne, baba ve kardeşler için toplam 2.250,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 02/12/2013 tarih ve E:2010/2741, K:2013/4312 sayılı bozma kararına uyularak, maddi tazminat yönünden; davacılar yakını …’ın cezaevinde tutuklu bulunduğu esnada çıkan isyan ve akabindeki davalı idarelere bağlı güvenlik güçlerince yapılan müdahalede, genel güvenlikten sorumlu olan idarelerin ajanlarının orantısız güç kullanması nedeniyle ölüm olayının ortaya çıktığı, idarelerin bir hizmete tahsis edilen binada kalan mahkum ve tutukluların can güvenliğini de temin etmekle görevli ve yükümlü bulunmasına karşılık olayda idare ajanlarının, kamu hukuku fonksiyonlarını kendilerinden beklenilen dikkat ve özen içinde kullanmaları konusundaki aksaklık nedeniyle doğan zararla idari eylem arasında kusurlu hali ortaya koyan illiyet bağı bulunduğundan hizmet kusuru sebebiyle maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, davacıların ölüme bağlı destekten yoksun kalma tazminatının bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle tespit edildiği, yalnızca davacı eş …. için toplam 81.109,75 TL maddi tazminatın adı geçene ödenmesi, diğer davacıların maddi zararı bulunmadığından maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, manevi tazminatın kabulüne ilişkin kısmın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararı ile onandığından bu kısım hakkında yeniden bir karar verilmesine olanak bulunmadığı belirtilerek davacı …’ın maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 81.109,75 TL maddi tazminatın 8.000,00 TL’sinin idareye başvuru tarihi olan 23/09/1997 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte, kalan 73.109,75 TL’sinin ise 21/06/2005 tarihinden itibaren işletilecek olan yasal faiziyle birlikte, davalı idarelerce davacı …’a ödenmesine, fazlaya ilişkin toplam 22.527,25 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine yönelik talep açısından ise davanın reddine, reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 2.703,27 TL vekalet ücretinin davalı İçişleri Bakanlığına ödenmesine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesi’nin 13/02/2018 tarih ve E:2017/1171, K:2018/519 sayılı kararıyla, davacıların temyiz isteminin kısmen kabulü ile … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı İçişleri Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulmasına, davalılar temyiz istemlerinin reddi, davacılar temyiz isteminin ise kısmen reddi ile kararın, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısımlarının onanmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME
TALEP_EDENLERİN_İDDİALARI : Davalı idare … Bakanlığı tarafından, dava konusu olayda ölen kişinin de aktif rol aldığı, cezaevine müdahale sırasında personel tarafından yapılan uyarı sonrası eyleme katılmayanların güvenli bir şekilde olay yerinden uzaklaştırıldığı, davacılar yakınının ölmesinde cezaevi idaresine karşı katıldığı eylem sonucu kişisel kusuru bulunması nedeniyle idarenin eylemi ile zarar arasında bulunan illiyet bağının kesildiği, AİHM tarafından 60.000 Euro tazminata hükmedildiğinden davacıların zararının karşılandığı, hükmolunan tazminatın sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı ileri sürülmektedir.
Davalı … Bakanlığı tarafından, dava konusu olayın meydana gelmesinde idarelerine atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Davacılar tarafından, müteveffanın öldürülmeyip yargılanmasının sonuçlanması halinde en aleyhe yorumla dahi TCK’nın 169. maddesinde belirtilen suçtan cezalandırılacağı ve buna göre daha erken tahliye olacağı, dolayısıyla destekten yoksun kalma zararının değişeceği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı … Bakanlığı tarafından, davacıların karar düzeltme isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacılar ve diğer davalı Adalet Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalı … Bakanlığının karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Mahkeme kararının vekalet ücretine yönelik kısmının onanmasına, davacıların ve davalı … Bakanlığının karar düzeltme istemlerinin ise reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Davacılar ile davalı Adalet Bakanlığının karar düzeltme istemlerinin ve davalı İçişleri Bakanlığının vekalet ücreti dışındaki karar düzeltme isteminin incelenmesi:
Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen) 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir. Davacılar ile davalı … Bakanlığının kararın düzeltilmesi dilekçelerinde öne sürülen hususlar ile davalı İçişleri Bakanlığının kararın düzeltilmesi dilekçesinde vekalet ücreti dışında öne sürülen hususlar anılan maddede yazılı nedenlerden hiçbirine uymamaktadır.

Davalı İçişleri Bakanlığının kararın düzeltilmesi isteminin vekalet ücreti yönünden incelenmesi:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesi kararının bozmaya ilişkin kısmı kaldırılarak, uyuşmazlık davalı İçişleri Bakanlığı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden yeniden incelendi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollama yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde ise yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade edeceği belirtilmiş; anılan Kanun’un 168. maddesine dayanılarak çıkarılan ve karar tarihi olan 22/07/2017 tarihinde yürürlükte bulunan; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2. maddesinin 1. fıkrasında; “Bu tarifede yazılı avukatlık ücreti kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır.”, 5. maddesinde ise “Hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretin tamamına hak kazanır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname 02/11/2011 tarih ve 28103 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Kanun Hükmünde Kararname’nin “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” kenar başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında: ”Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.” hükmü düzenlenmiştir.
Davalı … Bakanlığının, yargılama aşamalarına, hukuk müşaviri aracılığıyla verdiği dilekçelerle katılarak katkıda bulunduğu, davayı hukuk müşaviri aracılığıyla takip ettiği görüldüğünden Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından da benimsendiği üzere, 659 sayılı KHK’nin yürürlüğe girmesinden önce açılmış olsa dahi, 659 sayılı KHK’nin yürürlüğünden sonra karar verilmiş olması nedeniyle, ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idare lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir.
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın davalı İçişleri Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların esasa ilişkin karar düzeltme istemlerinin REDDİNE,
2. Davalı … Bakanlığının, vekalet ücreti yönünden karar düzeltme isteminin KABULÜNE,
3. … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, reddedilen maddi tazminat istemleri yönünden davalı İçişleri Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının ONANMASINA, 30/05/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.