Danıştay Kararı 10. Daire 2018/3375 E. 2022/5017 K. 08.11.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2018/3375 E.  ,  2022/5017 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/3375
Karar No : 2022/5017

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
(Mülga … Bakanlığı)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacı tarafından esas yönünden, davalı idare tarafından ise vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından; … model … marka … araç üzerine, idarenin hizmet kusurundan dolayı … Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosunun … sayılı soruşturma numaralı dosyasında ihtiyati tedbir konulduğundan bahisle, aracın bedeli olan 143.711,00 TL’nin el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla davanın reddine, 900,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareye ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ _EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; Mahkeme kararının usul ve Kanuna aykırı olduğu, aracın iyiniyetli olarak ve trafik tescil kayıtlarına güvenilerek satın alındığı, idarenin kusuru nedeniyle ilgili araç üzerinde tasarruf hakkının kısıtlandığı, gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı idarenin hizmet kusuru sonucunda zarara uğradığı ve Anayasa gereği zararının tazmin edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; Mahkemece nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usule ve Kanuna aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2022 tarihinde davalı temyiz istemi yönünden oy birliği, davacı temyiz istemi yönünden ise oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, … plakalı, … marka, … model aracı Konya 12. Noterliği’nin … tarih ve … yevmiye sayılı Araç Satış Sözleşmesi ile 143.711,00 TL bedelle satın aldığı, … Cumhuriyet Başsavcılığının … sayılı dosyası ile yürütülen soruşturma kapsamında dava konusu … plakalı aracın da aralarında bulunduğu 269 adet araç hakkında ihtiyati tedbir kararı verildiği, davacı tarafından, Gümrük İdaresince aracın yurda girişi esnasında yapılması gereken işlemlerin mevzuata göre yerine getirilmemiş olması sebebiyle iyiniyetli 3. kişi olarak uğramış olduğu zararın tazmin edilmesi için davalı idareye 27/05/2015 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunulduğu, söz konusu başvurunun davalı idarece reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayda; yurt dışından ülkeye kaçak eşya sokulmasını önleme, izleme ve araştırmakla yükümlü olan davalı idarenin, aracın yurt dışından ithal edilerek trafik siciline tescilinin yapılması öncesinde ve sırasında üzerine düşen dikkat ve özeni göstermemek suretiyle yükümlü olduğu hizmeti kusurlu işlettiği anlaşılmakta olup; bu itibarla, aracın kaçak olarak yurda getirilmesinde herhangi bir ilgisi ve kusuru bulunmayan, gümrük idaresince işlemleri tamamlanarak ithal edilen aracı trafik tescil kayıtlarına güvenerek edinen iyiniyetli 3. kişi durumunda bulunan davacının, ithalatı gerçekleştiren kişilerin sahte belgelerle bu aracı ithal ettiklerinden bahisle aracına yargı kararıyla ihtiyati tedbir konulması kararı nedeniyle uğradığı zararların kusurlu sorumluluk ilkesi gereğince tazmin edilmesi gerekmektedir.
Bu durumda; davacının satın aldığı … plakalı, … marka, … model araca ihtiyati tedbir konulması nedeniyle uğranılan zararların İdare Mahkemesince tespit edilerek davacının talebiyle bağlı kalınmak suretiyle davalı idarece ödenmesine karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda verilen karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına bu yönden katılmıyorum.