Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/3417 E. , 2022/4650 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/3417
Karar No : 2022/4650
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
4- …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Komutanlığı
İSTEMİN_KONUSU : (Kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K:… (… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…) sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, …’ün oğlu, diğer davacıların ise kardeşleri olan J.Bnb. ..’ün, Erzincan İl J.K.lığı emrinde görevli iken, 11/08/2008 tarihinde askeri araçla bir göreve giderken, BTÖ mensuplarınca tuzaklanan uzaktan kumandalı bir patlayıcı maddenin infilak etmesi sonucunda yaralandığı ve GATA’da uzun süre tedavi gördüğü, fakat kurtarılamayarak 21/03/2015 tarihinde şehit olduğu, bu olay nedeniyle yakınları vefat eden davacıların zararlarının doğduğu, davalı idareye yaptıkları başvurunun zımnen reddedildiği, davacı babanın uğradığı maddi ve manevi zararın bir nebze hafifletilebilmesi amacıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın diğer davacıların kardeşlerini kaybetmeleri sebebiyle uğradıkları manevi zararlar için de her biri için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın 21/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: (Kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince; davacıların zararlarının doğumuna sebep olan olayda idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince sorumlu olduğu, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacılardan …’ün herhangi bir maddi hakedişi kalmadığı belirtilmiş olup, işbu bilirkişi raporu karara esas alınarak maddi tazminat isteminin reddine; manevi tazminat istemine gelince, davacılardan …’e 13.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, diğer davacılara ise 10.000,00 er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan raporda ek ödemenin yarar olarak indirilmemesi gerektiği, 3713 sayılı Kanun kapsamında bağlanan fark aylıkları ile 2330 sayılı Kanun kapsamında yapılan ödemelerin yarar olarak indirilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile manevi tazminatın reddine ilişkin kısmının bozulmasına, kısmen reddi ile maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmın gerekçeli onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacılar tarafından, … ‘ün oğlu, diğer davacıların ise kardeşleri olan J.Bnb. … ‘ün, Erzincan İl J.K.lığı emrinde görevli iken, 11/08/2008 tarihinde askeri araçla bir göreve giderken, BTÖ mensuplarınca tuzaklanan uzaktan kumandalı bir patlayıcı maddenin infilak etmesi sonucunda yaralandığı ve GATA’da uzun süre tedavi gördüğü, fakat kurtarılamayarak 21/03/2015 tarihinde şehit olduğu, bu olay nedeniyle yakınları vefat eden davacıların zararlarının doğduğu, davalı idareye yaptıkları başvurunun zımnen reddedildiği, davacı babanın uğradığı maddi ve manevi zararın bir nebze hafifletilebilmesi amacıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın diğer davacıların kardeşlerini kaybetmeleri sebebiyle uğradıkları manevi zararlar için de her biri için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın 21/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
27/04/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Anayasa’ya eklenen geçici 21. maddenin (E) bendi hükmüyle askeri yargı kaldırılmış ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmekte olan dosyalardan kanun yolu incelemesi aşamasında olanların Danıştaya, diğer dosyaların ise görevli ve yetkili idari yargı mercilerine bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde gönderileceği hükme bağlanmıştır.
Anayasanın 121. maddesi ile 25/10/1983 tarihli ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun 4. maddesine göre, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 15/08/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 36. maddesi ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na eklenen ve 7078 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile kabul edilen geçici 45. maddede ise; kaldırılan askeri yargı mercilerinde görülmekte olan, tebliğde ve infaz aşamasında bulunanlar ile bu mercilerin arşivlerinde bulunan işi bitmemiş dosyalardan Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kanun yolu incelemesinde olanların Danıştaya, diğerlerinin ise Ankara İdare Mahkemelerine gönderileceği kurala bağlanmıştır.
Uyuşmazlığa ilişkin olarak, “usul kurallarının derhal uygulanırlığı ilkesi” gereğince dava dosyalarının devrini müteakip uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.
Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 21. maddesinde, “Kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hale gelen, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca; a) Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir…” hükmü yer almaktadır.
2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un ”Aylık bağlanması” başlıklı 4. maddesinde, bu Kanun kapsamına girenlerden, ölenlerin kendilerine bağlanması gereken görev malullüğü aylığının, dul ve yetimlerine intikal ettirileceği, bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıkların % 25 oranında artırılmak suretiyle ödeneceği; “Nakdi tazminat ve aylığın etkisi” başlıklı 6. maddesinde ise, bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminatın, uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığı olduğu; yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı idarelerin ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu Kanun hükümleri uyarınca ödenen nakdi tazminatın göz önünde tutulacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
I. Temyize Konu Mahkeme Kararının, Davacılardan …’ün Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Reddi Yönünden İncelenmesi:
Manevi zarar, kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, duyulan acı ve ıstırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmekte olup, fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zararının olduğu kabul edilmektedir.
Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik olmayıp, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Tam yargı davalarının özelliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, manevi tatmin sağlamakla birlikte, olayın oluş şekli ve niteliğine uygun bir miktarda olması da gerekmektedir.
Manevi tazminatın yukarıda aktarılan amaç ve niteliği esas alındığında, şehit J. Binbaşı …’ün babası olan davacı için Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının, terörle mücadele esnasında yakınının hayatını kaybetmesi nedeniyle davacının duyduğu elem ve ıstırabı kısmen dahi olsa karşılayacak düzeyde olmadığı görülmektedir.
Dolayısıyla, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı yetersiz olup, yukarıda belirtilen ölçütlere göre, olayın oluş şekli ve niteliği de dikkate alınarak davacının manevi tazminat isteminin tamamının kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, temyizen incelenen kararın, davacının manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısmının bozulması gerekmektedir.
II. Temyize Konu Mahkeme Kararının, Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Olayda, davacılar yakını jandarma Binbaşı …’ün uğramış olduğu terör saldırısı sonucunda vefat etmesi nedeniyle …’ün eşine, çocuklarına ve babasına 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 21. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre 15/04/2015 tarihinden itibaren görevdeki emsalinin görev aylığı kadar vazife malullüğü aylığı bağlandığı, tütün ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, 5434 sayılı Kanunun 89. maddesi ile 4082 sayılı Kanun uyarınca en yüksek devlet memuru aylığının 30 katı tutarında emekli ikramiyesi ödendiği, ayrıca 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca da davacılardan …’e 11.216,00 TL nakdi tazminat ödendiği dikkate alındığında, maddi tazminat isteminde bulunan davacı …’ün aktif ve pasif dönemde maddi bir zararının bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, Mahkemece, 3713, 5434 ve 2330 sayılı Kanunlar uyarınca davacı …’e yapılan ödemeler ve bağlanan aylık tutarları dikkate alınarak davanın maddi tazminata ilişkin kısmının tamamının reddine karar verilmesi gerekmekte olup temyize konu Mahkeme kararının belirtilen kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2. Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin temyize konu (… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:…) (Kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacılardan …’ün manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, maddi tazminatın reddine ilişkin kısmın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere davanın görüm ve çözümünde yetkili … İDARE MAHKEMESİNE gönderilmesine, kararın … İdare Mahkemesine ve taraflara tebliğine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.