Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/404 E. , 2022/4083 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/404
Karar No : 2022/4083
DAVACI : …
DAVALI : … Bakanlığı
(Mülga … Bakanlığı)
VEKİLİ : …
DAVANIN_KONUSU : 04/01/2012 tarihli ve 28163 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği (Tebliğ No:2012/2)’nin, 01/12/2017 tarih ve 30257 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ’in 2. maddesi ile değiştirilen 5. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin (2) nolu alt bendinde yer alan “Ekmek, kepekli ekmek, tam buğday unlu ekmek, tam buğday ekmeği ve ekşi hamur ekmekleri en az 200 gram ağırlıktan başlayarak 10’ar gram arttırılmak suretiyle piyasaya arz edilir.” cümlesinin iptali istenilmiştir.
DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, ekmek israfının büyük kısmının yanlış veya fazla pişirmeden kaynaklı olarak fırınlarda oluştuğunun ortaya konulduğu, dava konusu düzenleme ile ekmeğe gizli zam yapıldığı, tüketici açısından ekmek fiyatlarının takibinin zorlaşacağı, denetimin imkansız hale geleceği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idarece, Türk Gıda Kodeksi Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği’nde üretim teknolojisi, tüketicinin korunması ve ekmek üretiminde standardizasyon sağlanması, israfın önlenmesi için gramajla ilgili düzenlemeler yapıldığı, Bakanlığın ekmek fiyatlarına doğrudan müdahale yetkisi bulunmadığı, ancak dolaylı olarak müdahaleler yapılabildiği, ekmek fiyatlarının Esnaf ve Sanatkarlarca Üretilen Mal ve Hizmetlerin Fiyat Tarifeleri Hakkında Yönetmelik ve Tacir ve Sanayiciler Tarafından Üretilen Mal ve Hizmetlerin Azami Fiyat Tarifelerinin Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelik gereğince ilgili kurum ve kuruluşlarca belirlendiği, tüketicilerin ekmeği gram olarak değil, adet olarak aldığı ve değişikliğin adet üzerinden ekmek alan tüketici bütçesine fazla etkisi olmayacağının değerlendirildiği, tüketim miktarının düşeceğinin tahmin edildiği, yıllık bazda 882.570 ton ekmek tasarruf edilebileceğinin değerlendirildiği, ekmek gramajının azaltılmasının tüketiciler tarafından istenildiğini ortaya koyan bazı tüketici dilekçelerinin savunma dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğu, yıllık fiyat artışının ekmek fiyatlarına yıllık olarak yansıtılamadığı ve toplu yansıtıldığında tüketicilerde aşırı zam algısı oluşturması yanında, enflasyon ortalamasına da olumsuz etkisi olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 01/12/2017 tarihli ve 30257 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Türk Gıda Kodeksi Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği (Tebliğ No:2012/2)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin (Tebliğ No:2017/23) 2’nci maddesi ile 2012/2 numaralı Tebliğin 5’inci maddesinin 1’inci ç fıkrasının 2 numaralı alt bendinin ilk cümlesinin “ekmek, kepekli ekmek, tam buğday ekmeği ve ekşi hamur ekmekleri en az 200 gram ağırlıktan başlayarak 10’ar gram arttırılmak suretiyle piyasaya arz edilir.” şeklinde değiştirilmesine ilişkin düzenlemenin iptali talebiyle açılmıştır.
Gıda ve yem güvenilirliğini, halk sağlığı, bitki ve hayvan sağlığı ile hayvan ıslahı ve refahını, tüketici menfaatleri ile çevrenin korunması da dikkate alınarak korumak ve sağlamak amacıyla çıkarılan 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 23’üncü maddesinde, “Gıda kodeksi” başlığını taşıyan 23’üncü maddesinde,
(1) Bakanlık, gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzemelerle ilgili asgarî teknik ve hijyen kriterleri, bitki koruma ürünü ve veteriner ilaç kalıntıları, katkı maddeleri, bulaşanları, numune alma, ambalajlama, etiketleme, nakliye, depolama esasları ve analiz metotlarını belirleyen gıda kodeksini hazırlar ve yayımlar. Bakanlık, kodeksin hazırlanmasında ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapabilir ve bu amaçla komisyonlar kurabilir. Bakanlık, uluslararası Kodeks Alimentarius Komisyonunun temas noktasıdır ve konu ile ilgili çalışmaları yürütür. Bakanlık gıda kodeksini hazırlamak üzere Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu oluşturur. Komisyonun üye seçimi, görev süresi, alt komisyon oluşturulması, Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu ve alt komisyonların çalışma usul ve esaslarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir. Komisyonun sekretarya hizmetleri Bakanlıkça yürütülür.
(2) Bakanlık, tarım ve gıda ile ilgili coğrafi işaret veya geleneksel ürün adlarının kullanımının tescilde belirtilen özelliklere uygunluğunu denetler.
(3) Bakanlık, gıda güvenilirliği ile ilgili her türlü araştırma ve projeleri yapar veya hizmet satın alma yoluyla yaptırabilir.
(4) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir.” hükümlerine yer verilmiştir.
18.10.1952 tarihli, 8236 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Gıda Maddelerinin ve Umumi Sağlığı İlgilendiren Eşya ve Levazımın Hususi Vasıflarını Gösteren Tüzük’ün 306.maddesinde, ekmek ve benzerlerinin iyi bir surette pişmiş ve kabarmış, normal manzara, koku ve lezzette bulunması, kesildiği zaman görülen deliklerin normal büyüklükte ve oldukça mütecanis olması, tıkız, yanık, hamur, yapışkan, içinde hamur haline gelmemiş un toprakları, iplikleşme, büyük yarık ve boşluklar olmaması; tost ekmeği, sandöviç ekmeği, francala, pide, simit ve birinci nevi ekmekte gözle görülecek kepek bulunmaması, ekmeklerin alt ve üst kabuklarının iyi ve tam teşekkül etmiş ve iç kısmından ayrılmamış olmasının lazım geldiği, 310. maddesinde ise, ekmeklerin fırından çıktıktan 6 saat sonra, yetkili mercilerce tespit olunan belirli bir ağırlıkta olması gerektiği, hükmü yer almıştır.
Öte yandan; 5996 sayılı Kanunun 23 ve 27’inci maddelerine dayanılarak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca hazırlanan ve 29.12.2011 gün ve 28157 sayılı( 3. Mükerrer) Resmi Gazetede yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği, gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzemelere ilişkin asgari teknik ve hijyen kriterleri, pestisit kalıntıları ve veteriner ilaç kalıntıları, gıda katkı maddeleri, aroma vericiler ve aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşenleri, bulaşanlar, ambalajlama, etiketleme, numune alma, analiz metotları, taşıma ve depolama ile ilgili yatay ve dikey gıda kodeksine ilişkin esaslar ile coğrafi işaretle ilgili özel hükümlerin belirlenmesine dair kuralların düzenlenmesi amacıyla uygulamaya konulmuş olup; söz konusu Yönetmeliğe dayanılarak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca 2012/2 sayılı Türk Gıda Kodeksi Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği yayımlanmıştır.
02/04/2013 tarihli ve 28606 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası” konulu ve 2013/3 sayılı Başbakanlık Genelgesinde “İlgili bakanlık ve kurumlarca; ambalaj, gramaj, kalite, hijyen, üretim, dağıtım ve satış gibi konularda ekmek israfının önlenmesine ve tam buğday ekmeği tüketiminin yaygınlaştırılmasına katkı sağlayacak mevzuat düzenlemeleri ile bu kapsamda gerekli denetimlerin yapılması sağlanacaktır.” şeklinde düzenleme yer almıştır.
01/12/2017 tarihli ve 30257 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Türk Gıda Kodeksi Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ’in dava konusu 2’nci maddesi ile
Tebliğin 5’inci maddesinin 1’inci fıkrasının (b) bendine aşağıdaki alt bent eklenmiş, aynı fıkranın (ç) bendinin (2) ve (4) numaralı alt bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“4) Bu Tebliğ kapsamında olup dondurulmuş hamur teknolojisi ile veya farklı metotlarla üretilen pişmemiş, yarı pişmiş veya soğutulmuş, son pişirme işlemi henüz yapılmamış ürünlerin özelliklerinin, son pişirme işlemi tamamlandıktan sonra bu Tebliğ hükümlerine uygun olması gerekir.”
“2) Ekmek, kepekli ekmek, tam buğday unlu ekmek, tam buğday ekmeği ve ekşi hamur ekmekleri en az 200 gram ağırlıktan başlayarak 10’ar gram arttırılmak suretiyle piyasaya arz edilir. Toplu tüketim yerleri için çeşitli sözleşme ve taahhütler çerçevesinde üretilen, doğrudan tüketiciye arz edilmeyen ekmek, kepekli ekmek, tam buğday unlu ekmek, tam buğday ekmeği ve ekşi hamur ekmekleri muhtelif ağırlıklarda üretilebilir.”
“4) Bu Tebliğ kapsamında ambalajsız olarak piyasaya arz edilen ürünler ağırlıkça “ – % 2” tolerans değeri ile üretilir. Ağırlık kontrolü amacı ile yapılan resmî denetimlerde, en az altı adet ekmeğin ortalama ağırlığı esas alınır.”
Anılan mevzuat hükümlerine göre gıdaya ilişkin asgari teknik ve hijyen kriterlerini belirleme ve gıda konusunda düzenlemeler yapma yetkisine sahip olan davalı idarece, kişilere ve zamana göre değişen ekmek tüketim alışkanlıkları dikkate alınarak ekmek israfının önlenmesi, ekmek birim fiyatlarındaki artış miktarının düşürülmesi ve suretle enflasyon artışına ilişkin olumsuz algıdan kaynaklanabilecek enflasyonist baskının hafifletilmesi, üreticilerin fiyat değişikliği yapmadan ürettikleri ekmeğin gramajını artırabilmesine olanak sağlanması, gramaj konusundaki denetimin en doğru şekilde yapılması amaçlarıyla hazırlanarak yürürlüğe konulduğu anlaşıldığından dava konusu düzenlemede kamu yararına ve üst normlara aykırılık görülmemiştir.
Davacı iddialarının ise dava konusu düzenlemelerin iptalini gerektirir nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
04/01/2012 tarih ve 28163 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği (Tebliğ No: 2012/2)’nin “Ürün özellikleri” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan, “Diğer özellikler aşağıda belirtilmiştir.
1) Ekmek tanımına giren ürün, değişik şekil verilerek, üzerinde çeşni maddesi kullanılarak üretilmesi durumunda, ekmek çeşidi ve diğer ekmek çeşitleri olarak değerlendirilmez.
2) Ekmek, kepekli ekmek, tam buğday unlu ekmek, tam buğday ekmeği ve ekşi hamur ekmekleri en az 250 gram ağırlıktan başlayarak 50’şer gram arttırılmak suretiyle piyasaya arz edilir. Toplu tüketim yerleri için çeşitli sözleşme ve taahhütler çerçevesinde üretilen, doğrudan tüketiciye arz edilmeyen ekmek, kepekli ekmek, tam buğday unlu ekmek, tam buğday ekmeği ve ekşi hamur ekmekleri muhtelif ağırlıklarda üretilebilir.
3) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerden; bu bendin (2) numaralı alt bendinde belirtilenlerin dışında kalanlar, 100 grama kadar muhtelif ağırlıklarda, 250 gram ağırlıktan başlayarak ise 50’şer gram arttırılmak suretiyle piyasaya arz edilir.
4) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünler ağırlıkça “±%3” tolerans değeri ile üretilir. Ancak ağırlık kontrolü amacı ile yapılan resmi denetimlerde, alınan numunelerin ortalama ağırlığı, denetime konu olan ürünün bu Tebliğ kapsamında üretimine izin verilen ağırlığından en fazla %1 kadar eksik olabilir.” şeklindeki düzenlemenin (2) ile (4) numaralı alt bentlerinin; 01/12/2017 tarih ve 30257 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ’in 2. maddesi ile “2) Ekmek, kepekli ekmek, tam buğday unlu ekmek, tam buğday ekmeği ve ekşi hamur ekmekleri en az 200 gram ağırlıktan başlayarak 10’ar gram arttırılmak suretiyle piyasaya arz edilir. Toplu tüketim yerleri için çeşitli sözleşme ve taahhütler çerçevesinde üretilen, doğrudan tüketiciye arz edilmeyen ekmek, kepekli ekmek, tam buğday unlu ekmek, tam buğday ekmeği ve ekşi hamur ekmekleri muhtelif ağırlıklarda üretilebilir.”
“4) Bu Tebliğ kapsamında ambalajsız olarak piyasaya arz edilen ürünler ağırlıkça “ – % 2” tolerans değeri ile üretilir. Ağırlık kontrolü amacı ile yapılan resmî denetimlerde, en az altı adet ekmeğin ortalama ağırlığı esas alınır.” şeklinde değiştirilmesi üzerine, Tebliğin değişik 5. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin 2 nolu alt bendinde yer alan “Ekmek, kepekli ekmek, tam buğday unlu ekmek, tam buğday ekmeği ve ekşi hamur ekmekleri en az 200 gram ağırlıktan başlayarak 10’ar gram arttırılmak suretiyle piyasaya arz edilir.” cümlesinin iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun “Gıda kodeksi” başlıklı 23 maddesinde, “(1) Bakanlık, gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzemelerle ilgili asgarî teknik ve hijyen kriterleri, bitki koruma ürünü ve veteriner ilaç kalıntıları, katkı maddeleri, bulaşanları, numune alma, ambalajlama, etiketleme, nakliye, depolama esasları ve analiz metotlarını belirleyen gıda kodeksini hazırlar ve yayımlar. Bakanlık, kodeksin hazırlanmasında ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapabilir ve bu amaçla komisyonlar kurabilir. Bakanlık, Uluslararası Kodeks Alimentarius Komisyonunun temas noktasıdır ve konu ile ilgili çalışmaları yürütür. Bakanlık gıda kodeksini hazırlamak üzere Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu oluşturur. Komisyonun üye seçimi, görev süresi, alt komisyon oluşturulması, Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu ve alt komisyonların çalışma usul ve esaslarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir. Komisyonun sekretarya hizmetleri Bakanlıkça yürütülür.” kuralı yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen düzenlemeye dayanılarak, gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzemelere ilişkin asgari teknik ve hijyen kriterleri, pestisit kalıntıları ve veteriner ilaç kalıntıları, gıda katkı maddeleri, aroma vericiler ve aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşenleri, bulaşanlar, ambalajlama, etiketleme, numune alma, analiz metotları, taşıma ve depolama ile ilgili yatay ve dikey gıda kodeksine ilişkin esaslar ile coğrafi işaretle ilgili özel hükümlerin belirlenmesine dair kuralları düzenlemek üzere hazırlanan ve dava konusu düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan Mülga Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği 29/12/2011 tarih ve 28157 sayılı (3. mükerrer) Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Anılan Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanan Türk Gıda Kodeksi Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği (Tebliğ No:2012/2) de tüketime sunulan ekmek, ekmek çeşitleri, diğer ekmek çeşitleri ve ekşi hamur ekmeklerinin tekniğine uygun ve hijyenik şekilde üretim, muhafaza, taşıma ve pazarlanmasını sağlamak üzere bu ürünlerin özelliklerini belirlemek amacıyla 04/01/2012 tarih ve 28163 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
02/04/2013 tarih ve 28606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası” konulu ve 2013/3 sayılı Başbakanlık Genelgesinde “İlgili bakanlık ve kurumlarca; ambalaj, gramaj, kalite, hijyen, üretim, dağıtım ve satış gibi konularda ekmek israfının önlenmesine ve tam buğday ekmeği tüketiminin yaygınlaştırılmasına katkı sağlayacak mevzuat düzenlemeleri ile bu kapsamda gerekli denetimlerin yapılması sağlanacaktır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Tebliğin Dava Konusu Düzenlemesinin İncelenmesi:
Yukarıda yer verilen mevzuattan, davalı Bakanlığın gıdaya ilişkin asgari teknik kriterleri belirleme ve gıda konusunda düzenlemeler yapma yetkisi olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu düzenleme ile ekmek üretiminde alt gramajın 250 gramdan 200 grama, ekmek üretim aralığının ise 50 gramdan 10 grama düşürüldüğü görülmektedir.
Davalı idarece, israfın önlenmesi, toplam ekmek üretim ve tüketim miktarının %10 civarında azalması, tüketicinin ekmek gramajının düşürülmesi yönündeki taleplerinin karşılanması ve gramaj aralığının 50 gr olması durumunda küsuratlı fiyatlarla satılamayan ekmeğe zam yapılmasının zorlaşmasından dolayı üreticinin zarar etmesinin önüne geçilmek istenilmesi amacıyla dava konusu düzenlemenin yürürlüğe konulduğu anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından, dava konusu düzenlemenin ekmek israfını arttıracağı ve tüketicinin yanıltılmasına neden olacağı ileri sürülmekteyse de; anılan mevzuat hükümlerine göre gıdaya ilişkin asgari teknik kriterleri belirleme ve gıda konusunda düzenlemeler yapma yetkisine sahip olan davalı idarece, ekmek israfının önlenmesi, ekmek birim fiyatlarındaki artış miktarının düşürülmesi ve üreticinin zarar etmesinin önüne geçilmesi, üreticilerin fiyat değişikliği yapmadan ürettikleri ekmeğin gramajını artırabilmesine olanak sağlanması, gramaj konusundaki denetimin en doğru şekilde yapılması amaçlarıyla hazırlanarak yürürlüğe konulduğu anlaşıldığından dava konusu düzenlemede kamu yararına ve üst hukuk normlarına aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/09/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.