Danıştay Kararı 10. Daire 2018/4124 E. 2022/4837 K. 31.10.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2018/4124 E.  ,  2022/4837 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/4124
Karar No : 2022/4837

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : .. Valiliği
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, kendisine idari para cezası kesilmesine gerekçe gösterilen Ankara Valiliği Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiği, dosyadaki mevcut belgeler incelendiğinde kesilen cezanın hukuka uygun olduğunun ortaya çıkacağı iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
Dava, davacı tarafından kendisine idari para cezası kesilmesine gerekçe gösterilen Ankara Valiliği Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyon Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 2. maddesinde, kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlaşılacağı, 4. maddesinde; hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabileceği, kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarının, ancak kanunla belirlenebileceği düzenlenmiş, “Emre aykırı davranış” başlıklı 32. maddesi ise;
“(1) Yetkili makamlar tarafından adlî işlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın korunması amacıyla, hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket eden kişiye yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu cezaya emri veren makam tarafından karar verilir.
(2) Bu madde, ancak ilgili kanunda açıkça hüküm bulunan hallerde uygulanabilir.
(3) 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 526 ncı maddesine diğer kanunlarda yapılan yollamalar, bu maddeye yapılmış sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün “Komisyonun Vazifesi” başlıklı 4. maddesinin a bendinde, fuhuş yüzünden bulaşan zührevi hastalıkların yayılmasını önlemek için gereken tedbirleri almak, komisyonun görevleri arasında sayılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, … tarihli tutanakta, … tarihinde kartvizitleri yere atan kişinin yakalandığı, savcılık talimatı ile kartvizitler hakkında çalışmaya başlanıldığı, ahlak büro ekipleri tarafından fuhuş olayı ile ilgili yapılan çalışmalar kapsamında fuhuş amacıyla dağıtılan kartvizitler üzerinde yazılı telefon numaralarından davacı ile iletişime geçilerek cinsel birliktelik konusunda anlaşıldığı, davacının belirttiği adrese kendilerini müşteri sıfatıyla tanıtarak giden polis ekiplerince olaya el konularak davacıya 5326 sayılı Kanunun 32. maddesi kapsamında idari yaptırım tutanağı düzenlendiği, 219 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin idari yaptırım karar tutanağında ise Ankara Valiliği Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyon Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı kararına atfen 5326 sayılı kanunun 32. maddesi kapsamında emre aykırı hareketten yaptırım uygulandığının belirtildiği, … tarih ve … sayılı Vali Oluru ile tesis edilen dava konusu işlem ile, 5/984 sayılı Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Tüzüğünün 4. maddesinin (a) bendi ile zührevi hastalıklarla mücadele edebilmek için her çeşit tedbiri almak konusunda komisyonun görevlendirildiği, bu nedenle kamu düzeni ve toplumun genel sağlığını korumak amacıyla güvenlik güçlerince fuhuşa aracılık eden veya yer temininde bulunan şüphelilerle birlikte suçüstü yakalanan fuhuş yapan bayanlar ile fuhuş yapan erkek müşteriler hakkında 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesi gereğince idari yaptırım karar tutanağı tanzim edilmesine karar verildiğinin belirtildiği, bu kararın iptali istemiyle de bakılan dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlemde de belirtildiği üzere zührevi hastalıklarla mücadele edebilmek için her çeşit tedbiri almak konusunda anılan Tüzük uyarınca komisyonun yetkili kılındığı açıktır. Bu nedenle, fuhuş yapan kadınlar ve fuhuş yapan erkek müşterilerin yapılan tahkikat neticesinde idari yaptırıma tabi tutulmasını sağlayarak zührevi hastalıklarla mücadeleyi amaçlayan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı, davalı idarenin temyiz isteminin kabul edilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.