Danıştay Kararı 10. Daire 2018/4297 E. 2022/5536 K. 28.11.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2018/4297 E.  ,  2022/5536 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/4297
Karar No : 2022/5536

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Derneği
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av…

İSTEMİN_KONUSU : Atatürk Kültür Merkezi Alanı 3. Bölgede bulunan Eski Göl Gazinosunun bir bölümünün bedelsiz olarak davacı Derneğe tahsisine ilişkin 18/05/1994 tarihli Protokolün, Eski Göl Gazinosu binasının Milli Komitenin … tarih ve … nolu toplantısında alınan karar ile korunacak yapılar içinde yer alması nedeniyle geçerliliğini yitirdiğinden ve Derneğin anılan binanın kendilerine tahsisli bölümünde faaliyette bulunmadığının tespit edildiğinden bahisle iptaline ve söz konusu tahsisli yerin 15 gün içerisinde tahliye edilmesi gerektiğine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, …. İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 09/06/2014 tarih ve E:2013/4373, K:2014/3723 sayılı bozma kararına uyularak yeniden yapılan inceleme sonucunda davanın reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; söz konusu taşınmazda kendileri tarafından tüzüklerinde yazılı “ Güzel sanatların toplum içinde yayılmasını ve gelişmesini sağlamak ” amacı doğrultusunda faaliyette bulunulduğu, sanatçılara prestij ödülleri verilmesi dahil birçok etkinliklerin yerine getirildiği, derneğe tahsis edilen binanın bulunduğu alanı da kapsayacak bir biçimde Gençlik Parkında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığınca hazırlanan Uygulama İmar Planı çerçevesinde alt yapı çalışmaları başlayınca dernek binasının su, elektrik ve kanalizasyon sistemi alt yapı çalışmalarını yürüten müteahhit firma tarafından tahrip edildiği ve binanın kullanılamaz hale geldiği için kapalı olduğu, davalı İdare tarafından ibraz edilen, Derneklerinin tahsisli binada faaliyette bulunmadığına ilişkin tutanakların tek yanlı, Derneklerine tebliğ edilmeyen ve Dernek yetkililerinden herhangi birinin imzasını taşımayan gerçek dışı tutanaklar olduğu, davanın reddine gerekçe yapılan bilgi ve belgelerin daha önce dosyaya sunulduğu, bozma kararının bu belgeler görülerek verildiği, bozmadan sonra yeni bir araştırmaya dayalı herhangi bir bilgi ve belge elde edilmediği, böylece daha önce dosyaya sunulan ve bozulan karara dayanak yapılan bilgi ve belgelere dayalı olarak yeniden bozma sınırı dışına çıkılarak direnme niteliğinde bir karar verildiği, Dernek adresindeki değişikliğin zorunlu olarak yapıldığı, ayrıca dernek binalarının günün her saatinde açık olmasının zorunlu olmadığı, toplantı, faaliyet ve etkinlik söz konusu olduğunda dernek binalarının açık tutulacağı, Mahkemenin müzekkeresine yönelik idare cevabında derneğin gelir elde etmek amacıyla kira sözleşmesi imzaladığı ileri sürülerek 2003 yılına ait bir sözleşme gönderildiğinin görüldüğü, kiralama konusunun parasal konulara ilişkin olup tahsisin iptali ve tahliyenin sağlanması gerekçesi yapılamayacağı, 1994 tarihli protokolde tam yetkili kurul olan Milli Komite kararıyla yıkılıncaya kadar ve belirsiz süreli olarak tahsis kararı verilmiş olması karşısında, 2002 yılında verilen Milli Komite kararının 1989 tarihli Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu kararından farklı olmayan, hatta o kararı teyit eden bir karar niteliğinde olduğu, başka bir anlatımla Milli Komite kararında koruma kurulu kararına aykırı bir karar alınmadığı, davalı idarenin, tahsis kararını yeni bir protokol olanağı ve yeni bir süre tanımadan iptal ederken; tahsisli taşınmazı daha üst bir kamu yararı çerçevesinde ne şekilde ve nasıl kullanacağı, bu konudaki kamusal gereksinimin ne olduğu konularında da hiçbir gerekçe ve savunma ortaya koyamadığı, halbuki söz konusu binada ilgili mevzuat çerçevesinde daha üstün kamu yararı içeren yeni tahsis amacını ortaya koyması ve Mahkemece verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin …arih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.