Danıştay Kararı 10. Daire 2018/4419 E. 2022/5332 K. 23.11.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2018/4419 E.  ,  2022/5332 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/4419
Karar No : 2022/5332

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. …

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …(…)
2- …
3- …(…)
4- …(…)
5- …
6- …(…)
7- …
8- …
9- …
10- …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU :.Danıştay Onuncu Dairesinin 06/12/2017 tarih ve E:2014/3973, K:2017/5376 sayılı kararının davalı idarece aleyhine olan kısımlarının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıların çocuğu ve kardeşi olan …’un 19/07/1993 tarihinde Siirt ili, Merkez ilçesi, …Köyü’nde geçici köy korucusu tarafından öldürüldüğünden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık davacı anne … ve baba … için ayrı ayrı 25.000,00 TL (toplam 50.000,00 TL) maddi, 40.000,00 TL manevi (toplam 80.000,00 TL), davacı kardeşler için de ayrı ayrı 10.000,00 TL (toplam 80.000,00 TL) manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Tarafların temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesince, temyize konu karar davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yönünden hukuka aykırı bulunarak kararın bu kısmının bozulmasına, temyizen bozulması istenilen maddi tazminatın kısmen kabulüne, manevi tazminatın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısımlarının ise onanmasına karar verilmiştir.

KARAR_DÜZELTME
TALEP_EDENİN_İDDİALARI :.Davalı idare tarafından; usule ilişkin olarak, görülmekte olan davanın süresinde açılmadığı, esas yönünden ise, oluşan zarardan idarelerinin sorumlu tutulamayacağı, köy korucusu tarafından sebebiyet verilen olayın resmi görev kapsamında olmadığı, tazminatın belirlenebilmesi için davacıların gelir durumunun araştırılması gerektiği, maddi ve manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğu ileri sürülerek Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın aleyhine olan kısmının düzeltilmesi istenilmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :.Davalı idarenin karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizce verilen kısmen bozma kararı kaldırılarak İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. Davalı idarenin vekalet ücreti dışındaki karar düzeltme isteminin incelenmesi:
Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen) 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir.
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde maddi ve manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin olarak öne sürülen hususlar ise, anılan maddede yazılı nedenlerden hiçbirine uymamaktadır.
Bu nedenle, davalı idarenin, Danıştay Onuncu Dairesinin 06/12/2017 tarih ve E:2014/3973, K:2017/5376 sayılı kararının İdare Mahkemesi kararının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmının onanmasına dair kısmının düzeltilmesi isteminin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

II. Mahkeme Kararının, Reddedilen Maddi ve Manevi Tazminat Talepleri Nedeniyle Davalı İdare Lehine Maktu Vekalet Ücretine Hükmedilmesine İlişkin Kısmı Yönünden İncelenmesi:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesi kararının bozmaya ilişkin kısmı kaldırılarak, uyuşmazlık davalı İçişleri Bakanlığı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden yeniden incelendi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollama yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde ise yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade edeceği belirtilmiş; anılan Kanun’un 168. maddesine dayanılarak çıkarılan ve karar tarihi olan 27/11/2013 tarihinde yürürlükte bulunan; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2. maddesinin 1. fıkrasında, “Bu tarifede yazılı avukatlık ücreti kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır.”; 5. maddesinde ise “Hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretin tamamına hak kazanır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname 02/11/2011 tarih ve 28103 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Kanun Hükmünde Kararname’nin “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” kenar başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında, ”Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.” hükmü düzenlenmiştir.
Davalı İçişleri Bakanlığının, yargılama aşamalarına, hukuk müşaviri aracılığıyla verdiği dilekçelerle katılarak katkıda bulunduğu, davayı hukuk müşaviri aracılığıyla takip ettiği görüldüğünden Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından da benimsendiği üzere, 659 sayılı KHK’nın yürürlüğe girmesinden önce açılmış olsa dahi, 659 sayılı KHK’nın yürürlüğünden sonra karar verilmiş olması nedeniyle, ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idare lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, tazminat talebiyle açılan davaların kısmen kabul kısmen ret ile sonuçlanması durumunda davalı idare lehine, kabul edilen tutar üzerinden davacı lehine nispi olarak hesaplanıp hükmedilen vekalet ücretini geçmemek üzere, reddedilen tutar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
Buna göre, davacıların toplam 50.000,00 TL’lik maddi tazminat talebinin 22.175,20 TL’lik kısmının, toplam 160.000,00 TL’lik manevi tazminat isteminin ise 106.000,00 TL’lik kısmının kabulü ile sonuçlanan davada, Mahkemece davalı idare lehine hükmedilecek vekalet ücretinin, davacılar lehine belirlenen vekalet ücretini geçmeyecek şekilde nispi olarak belirlenmesi gerekirken, davalı idare lehine, reddedilen maddi ve manevi tazminat tutarı üzerinden toplam 1.320,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu nedenle, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan “9- Davalı idare lehine hükmedilecek vekâlet ücreti yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10 ve 12. maddesi uyarınca, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin, yukarıda belirtilen gerekçelerle “mahkemeye erişim hakkı”nın ihlâlini oluşturacağından, (maktu) 660,00 TL maddi, 660,00 TL manevi olmak üzere toplam 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,” ibaresinin “9- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10 ve 12. maddesi uyarınca, Tarifenin 3. kısmına göre davacılar lehine hükmedilen tutarı geçmemek üzere belirlenen 2.661,04 TL maddi, 6.190,00 TL manevi olmak üzere toplam 8.851,04 TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
1..Davalı idarenin davanın esasına yönelik KARAR DÜZELTME İSTEMİNİN REDDİNE,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin vekalet ücreti yönünden KABULÜNE,
3..Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/11/2022 tarihinde esas yönünden oy birliği, vekalet ücreti yönünden oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
Davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen reddi nedeniyle davalı idare lehine, davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretini geçmeyecek şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, reddedilen maddi ve manevi tazminat istemleri bakımından davalı idare lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu husus, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, “yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık” kapsamında bulunmayıp; anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren “hukuka aykırılık” teşkil ettiğinden, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.