Danıştay Kararı 10. Daire 2018/4593 E. 2022/4168 K. 27.09.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2018/4593 E.  ,  2022/4168 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/4593
Karar No : 2022/4168

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; yapılan güvenlik soruşturması akabinde silahsız özel güvenlik kimlik kartı ile çalışma izninin iptal edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı … Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonu kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:.. sayılı kararıyla; davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı veya irtibatı olduğuna dair kendisi ile ilgili herhangi bir tespite yer verilmeksizin sadece kardeşleri ile ilgili olarak yapılan tespitler gerekçe gösterilerek suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı bir şekilde tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, Anayasanın 125. maddesi uyarınca davacının, hukuka aykırı olarak tesis edilen dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının da dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava açma tarihi olan 22/05/2017 tarihinden itibaren hesaplanıp tahakkuk tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünce güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmalarında şahısların birinci derece akrabaları ile yakınlarından FETÖ/PDY terör örgütü faaliyetlerinden dolayı tutuklanan, terör örgütüne müzahir finans kuruluşu olan Bank Asya’da hesabı veya FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında kapatılan derneklere üyeliği olanlar hakkında yapılacak iş ve işlemlerde özel güvenlik hizmetinin kamu güvenliğini tamamlayıcı nitelikte olması nedeniyle bu hizmetin yürütülmesi aşamasında görev yapan kişilerin hizmetin niteliğiyle bağdaşır şekilde suç şüphesinden uzak olması gerektiğinden FETÖ/PDY terör örgütüyle mücadele kapsamında özel güvenlik görevlileri hakkında yapılan inceleme ve araştırmalar sonucunda elde edilen tüm bilgi ve belgelerin bir bütün olarak incelenmesi ve şahısların terör örgütüne aidiyeti, irtibatı veya iltisakı olup olmadığı yönündeki kararın İl Özel Güvenlik Komisyonu tarafından verilmesi gerektiğinin bildirilmesi akabinde, davacının bir abisinin FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir şirket bünyesinde SGK kaydının bulunduğu ve FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir olduğu gerekçesi ile ihraç edildiği, diğer abisinin de FETÖ/PDY terör örgütünce kullanılan kriptolu haberleşme sistemi olan Bylock kullanıcısı olduğu tespit edilmiş olup, şartları taşımasına rağmen hakkında yapılan güvenlik soruşturması olumsuz olan şahıslara çalışma izni verilip verilmemesine idarelerinin karar verebileceği mevzuatta düzenlendiğinden, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kişilerin özel güvenlik çalışanı olamayacağı, bu kapsamda davacı adına düzenlenen silahsız özel güvenlik görevlisi kimlik kartının iptal edildiği, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 17/05/2022 tarihli ara kararı cevaplarının geldiği görülerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacının … Üniversitesi Rektörlüğünde özel güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayken hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, yakınlarının FETÖ/PDY terör örgütü ile olan bağlantılarının tespiti sebebiyle olumsuz değerlendirilerek silahsız özel güvenlik belgesinin ve çalışma izninin … tarih ve … sayılı işlem ile iptal edildiği, söz konusu işlemin 08/05/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, bunun üzerine 22/05/2017 tarihinde dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle çalışamadığı sürelere ilişkin yoksun kaldığı ileri sürülen parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine dair kısmının incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemin, tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu tesis edildiği görülmekte olup; Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarih ve E:2021/42, K:2022/45 sayılı kararı ile 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un 10. maddesinin (h) bendi, “4045 sayılı Kanunda güvenlik soruşturmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturmayı yapacağına, bu bilgilerin ne suretle ve ne kadar süre ile saklanacağına, ilgililerin söz konusu bilgilere itiraz etme imkânının olup olmadığına, bilgilerin bir müddet sonra silinip silinmeyeceğine, silinecekse bu sırada izlenecek usulün ne olduğuna, yetkinin kötüye kullanımını önlemeye yönelik nasıl bir denetim yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, başka bir ifadeyle güvenlik soruşturmasının yapılmasında, elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmeksizin kuralla sadece güvenlik soruşturmasının olumlu olmasının özel güvenlik görevlisi olmada aranacak şartlar arasında sayıldığı, güvenlik soruşturması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesinin Anayasa’nın 13. ve 20. maddeleriyle bağdaşmadığı” gerekçesiyle mülga 26/10/1994 tarih ve 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması yönünden iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların davacıya ödenmesine ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine dair kısmının incelenmesi:
Davacı tarafından, dava konusu işlem nedeniyle çalışamadığı sürelere ilişkin yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiş, İdare Mahkemesince işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların davacıya ödenmesine karar verilmiş ve Bölge İdare Mahkemesince davalı idarenin istinaf başvurusu reddedilmiştir.
Uyuşmazlıkta, Mahkemece işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların davacıya ödenmesine karar verilmiş ise de; davacı tarafından, … Koruma ve Güvenlik Limited Şirketine bağlı olarak … Üniversitesi Rektörlüğünde çalıştığı ileri sürülmüş olup, dosya kapsamında davacının çalışmasının niteliğinin tespitine yönelik bir evrak bulunmadığı görüldüğünden, davacının taşeron şirket vasıtasıyla iş sözleşmesi kapsamında mı yoksa kadrolu olarak mı çalıştığı, hangi statü ve görev unvanında istihdam edildiği, iş sözleşmesi kapsamında çalışıyor ise, iş sözleşmesinin belirli süreli mi belirsiz süreli mi olduğu ve dava konusu işlem nedeniyle sona erip ermediği, bu süre içerisinde aynı iş yerinde çalışıp çalışmadığı, çalışma izninin iptal edildiği tarihte iş sözleşmesinin sona ermesine ne kadar süre kaldığı ve davacının talep ettiği parasal haklarının neler olduğu ve bu süreçte davacının gelir getirici bir işte çalışıp çalışmadığı hususları araştırılarak, işlem nedeniyle davacının iş sözleşmesi kapsamında çalışması durumunda sözleşmesinin süresinden önce sona erip ermediği tespit edilmek ve davacının yoksun kaldığı maddi kaybının olup olmadığı açık ve net bir şekilde belirlenmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, temyize konu kararın … İdare Mahkemesi kararının parasal haklarının davacıya ödenmesine ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf isteminin reddine dair kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN REDDİNE, KISMEN KABULÜNE,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe de eklenmek suretiyle ONANMASINA oy birliğiyle, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların davacıya ödenmesine ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA oy çokluğuyla,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 27/09/2022 tarihinde kesin olarak karar verildi.

(X) – KARŞI OY :
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının İdare Mahkemesi kararının davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ilişkin kısmına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının da onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.