Danıştay Kararı 10. Daire 2018/4600 E. 2022/4607 K. 20.10.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2018/4600 E.  ,  2022/4607 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/4600
Karar No : 2022/4607

DAVACI : … Tekstil Gıda İnş. Dış Tic. ve San. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : …Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN_ÖZETİ : 02/10/2012 tarih ve 28429 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı) Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği’nin, 12/09/2018 tarih ve 30533 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik’in 6. maddesi ile değiştirilen 10. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, şirketlerinin başta İstanbul olmak üzere, ülke çapında gıda ve tekstil alanında faaliyet gösterdiği, yatırım ve ticari faaliyette bulunmadan önce çeşitli araştırmalar yapılarak mevzuatın yüklediği yükümlülüklerin yerine getirildiği, dava konusu maddenin ilgili bendi ile savunma alınmadan idari yaptırım uygulanabilmesinin düzenlendiği, savunma hakkının idare hukukunda, idari yaptırım uygulanmadan önce ilgilinin, isnat edilen fiili işlemediği veya işlemiş olmasına rağmen daha az cezanın takdir edilmesini gerektirecek birtakım bilgi, belge ve olgulara ilişkin imkan ve kolaylıklara sahip olmasını ifade ettiği, savunma hakkının Anayasa’nın 36. maddesinde hüküm altına alındığı, mevzuatımızda ise dağınık bir görünüm taşıdığı, somut uyuşmazlıkta, savunma hakkı verilmeksizin bir karar alınabileceğinin düzenlendiği, bu durumun, usûl ve hukuka, evrensel ve ulusal hukuk normlarına açıkça aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idarece, usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun re’sen tetkik edilerek süresinde açılmamış ise davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, dava dilekçesinde, davacı tarafın ülke çapında gıda ve tekstil alanında faaliyette bulunan bir şirket olduğunun belirtildiği, Yönetmelik’in ise sanayi ürünlerinin piyasa gözetimi ve denetimine ilişkin usûl ve esasları kapsadığı, bu nedenle gıda ve tekstil denetimlerinde uygulanması mümkün olmayan Yönetmelik’e karşı açılan davada, davacı şirketin meşru, kişisel, güncel bir menfaati bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddedilmesi gerektiği; esas yönünden ise, 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun’un 14. maddesi uyarınca çıkarılan Ürünlerin Piyasa Gözetimi ve Denetimine Dair Yönetmelik’in piyasa gözetimi ve denetimine ilişkin çerçeve niteliğindeki usûl ve esasları düzenlediği, bu çerçeve Yönetmelik’ten sonra her kurumun kendi sorumluluk alanına yönelik olarak yönetmelikler çıkardığı, dava konusu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği’nin de kendi Bakanlıkların görev ve yetki alanına giren piyasa gözetimi ve denetiminde uygulandığı, dava konusu edilen metnin, çerçeve Yönetmelik’e uygun olarak dava konusu Yönetmelik’e aktarıldığı, davacı şirketin iddia ettiği gibi savunma hakkının kısıtlanmasının söz konusu olmadığı, iptali talep edilen hükmün, istisnai bir kural getirdiği, esasen ilgililerin savunmalarının alındığı, kamu yararının tehlikede olduğu acil hâllerde savunma hakkının sonradan kullanılabileceği, anılan düzenlemenin iptal edilmesi hâlinde, herhangi bir gerekçe ile üreticiye ulaşılamaması ve savunmasının alınamaması sonucu güvensiz olduğu tespit edilen ürünlerin kullanımının engellenemeyeceği, bu durumun ise can ve mal kayıpları doğurmasının muhtemel olacağı, ayrıca iyiniyetli olmayan üreticilerin, savunma yapmamak adına adreslerini de değiştirebileceği, madde metni dikkatlice okunduğunda, savunma hakkı verilmeden bir karar alınması hâlinde; üretici ve/veya dağıtıcıya cevap verebilme fırsatının sonradan tanınabilmekte ve alınan idari yaptırım kararının, bu kişilerin cevabı veya sağlayacağı bilgi ve belgeler çerçevesinde gözden geçirilmekte olduğunun görüleceği belirtilerek, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 02/10/2012 tarih ve 28429 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı) Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği’nin; 12/09/2018 tarih ve 30533 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik’in 6. maddesi ile değiştirilen 10. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun’un 14. maddesinde; “…b) Piyasa gözetimi ve denetimi, uygunluk değerlendirme kuruluşları ve onaylanmış kuruluşlar ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca, Çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir.” hükmü yer almıştır.
17/01/2002 tarih ve 24643 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ürünlerin Piyasa Gözetimi ve Denetimine Dair Yönetmelik’in “Ürünün piyasaya arzının yasaklanması, toplatılması ve bertarafı” başlıklı 11. maddesinin 2. fıkrasında; “Yetkili kuruluş önlem kararını almadan önce üretici ve/veya dağıtıcıyı durum hakkında görüşlerini almak üzere tebligatla bilgilendirir. Tebligatı almasını müteakip üretici ve/veya dağıtıcıya, cevap verebilmesi için, en az on gün süre tanınır ve bu süre tebligatta belirtilir. İnsan sağlığı ve güvenliğinin veya mevzuatla korunan diğer bir kamu yararının tehlikede olduğu acil hallerde bu sürenin dolması beklenmeyebilir. Tebligat yapılmadan bir karar alınması halinde, üretici ve/veya dağıtıcıya cevap verebilmesi fırsatı sonradan tanınabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Yasa ve Yönetmelik hükümlerine dayalı olarak hazırlanarak 02/10/2012 tarih ve 28429 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı) Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği’nin; 12/09/2018 tarih ve 30533 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik’in 6. maddesi ile değiştirilen “Güvensizlik ve ürünün teknik düzenlemesinde yer alan diğer önlemler” başlıklı dava tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 10. maddesinde; (Başlığı ile Birlikte Değişik:RG-12/9/2018-30533) (1) Bakanlık merkez teşkilatı veya il müdürlüğü tarafından güvenli olmadığı tespit edilen ürünler için; a) Ürünün piyasaya arzının yasaklanması, b) Piyasada bulunan ürünlerin toplatılması, c) Gerektiğinde ürünün hizmet dışı bırakılması, ç) Ürünün üretici tarafından güvenli hale getirilemediği ya da güvenli hale getirilmesinin mümkün olmadığı durumlarda bertaraf edilmesi, kararlarından uygun olanlar orantılılık ilkesi gözetilerek verilir. (2) Bakanlık merkez teşkilatı veya il müdürlüğü tarafından güvenli olmasına rağmen teknik düzenlemesine aykırı olduğu tespit edilen ürünler için; ürünün teknik düzenlemesinde yer alan önlemler uygulanır. (3) Birinci ve ikinci fıkrada sayılan önlem kararları alınmadan önce üretici ve/veya dağıtıcı durum hakkında görüşlerini almak üzere tebligatla bilgilendirilir. Üretici ve/veya dağıtıcı tebligatın kendisine ulaşmasından itibaren on gün içerisinde savunma hakkını kullanır ve ilgili Genel Müdürlüğe yazılı olarak cevap verir. İptali istenilen a) bendinde de, İnsan sağlığı ve güvenliğinin veya mevzuatla korunan diğer bir kamu yararının tehlikede olduğu acil hallerde bu sürenin dolması beklenmeyebilir. Savunma hakkı verilmeden bir karar alınması halinde, üretici ve/veya dağıtıcıya cevap verebilme fırsatı sonradan tanınabilir. b) Birinci ve ikinci fıkra uyarınca Bakanlıkça alınması öngörülen ya da alınan önlemler, üretici ve/veya dağıtıcının cevabı veya sağlayacağı bilgi ve belge neticesinde gözden geçirilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Yönetmelik’in 10. maddesinin 1. fıkrasında, idare tarafından güvenli olmadığı tespit edilen ürünler için alınacak önlemler sayılmış; 2. fıkrasında, güvenli olmasına rağmen teknik düzenlemesine aykırı olduğu tespit edilen ürünler için ürünün teknik düzenlemesinde yer alan önlemlerin uygulanacağı ifade edilmiş; 3. fıkrasında ise birinci ve ikinci fıkrada sayılan önlem kararları alınmadan önce üretici ve/veya dağıtıcının durum hakkındaki görüşleri alınmak üzere tebligat yapılacağı, bu kişiler tarafından, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde savunma hakkının kullanılacağı ve idareye yazılı olarak cevap verileceği kural altına alınmış; ancak dava konusu edilen (a) bendi ile insan sağlığı ve güvenliğinin veya mevzuatla korunan diğer bir kamu yararının tehlikede olduğu acil hâllerde savunma süresinin dolmasının beklenmeyebileceği, savunma hakkı verilmeden bir karar alınması hâlinde ise üretici ve/veya dağıtıcıya cevap verebilme fırsatının sonradan tanınabileceği; (b) bendinde de birinci ve ikinci fıkra uyarınca Bakanlıkça alınması öngörülen ya da alınan önlemlerin, üretici ve/veya dağıtıcının cevabı veya sağlayacağı bilgi ve belge neticesinde gözden geçirileceği belirtilmiştir.
Kural olarak önlem kararı alınmadan önce üretici ve/veya dağıtıcılara on günlük savunma süresi verilirken, insan sağlığı ve güvenliğinin veya mevzuatla korunan diğer bir kamu yararının tehlikede olduğu acil hâllerde savunma süresinin dolması beklenmeyebilecektir. Acil hâllerde böyle bir uygulamaya başvurulmasında, üstün bir kamu yararı bulunması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Diğer yandan, dava açıldıktan sonra 31.12.2019 tarih ve 30995 sayılı resmi Gazetede yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle , bu önlem kararları alındıktan sonra ilgililerin savunma hakkını kullanması gerektiği hususu göz önünde bulundurularak Düzenlemenin ikinci cümlesinde “Savunma hakkı verilmeden bir karar alınması halinde, üretici ve/veya dağıtıcıya cevap verebilme fırsatı sonradan tanınabilir.” ifadesinde yer alan” tanınabilir” ibaresi “tanınır şeklinde değiştirilerek ilgililere savunma hakkı tanınmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemenin “İnsan sağlığı ve güvenliğinin veya mevzuatla korunan diğer bir kamu yararının tehlikede olduğu acil hallerde bu sürenin dolması beklenmeyebilir. Savunma hakkı verilmeden bir karar alınması halinde, üretici ve/veya dağıtıcıya cevap verebilme fırsatı sonradan…” kısmı yönünden davanın reddi, dava konusu düzenlemenin ikinci cümlesinin sonunda yer alan “… tanınabilir.” ibaresi bakımından karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
12/09/2018 tarih ve 30533 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik’in 6. maddesi ile 02/10/2012 tarih ve 28429 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı) Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği’nin 10. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin “İnsan sağlığı ve güvenliğinin veya mevzuatla korunan diğer bir kamu yararının tehlikede olduğu acil hallerde bu sürenin dolması beklenmeyebilir. Savunma hakkı verilmeden bir karar alınması halinde, üretici ve/veya dağıtıcıya cevap verebilme fırsatı sonradan tanınabilir.” şeklinde değiştirilmesi üzerine anılan düzenlemenin iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
02/10/2012 tarih ve 28429 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı) Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliğinin 10. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin, 12/09/2018 tarih ve 30533 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik’in 6. maddesi ile değiştirildiği ve anılan değişikliğin iptali istemiyle 13/09/2018 tarihinde dava açıldığı anlaşıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca 60 günlük süre içinde açılan davada süre aşımı bulunmamakta olup, davalı Bakanlığın bu husustaki iddiası yerinde görülmemiştir.
Öte yandan, dava konusu Yönetmeliğin, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının sorumluluk alanında bulunan sanayi ürünlerinin piyasa gözetimi ve denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlediği, Yönetmelik kapsamındaki “sanayi ürünleri” ibaresinin 6948 sayılı Sanayi Sicili Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca üretilen imalat sanayi ürünlerini ifade ettiği, davacı tarafından faaliyette bulunulan gıda ve tekstil ürünleri üretiminin de anılan kapsamda yer aldığı sonucuna varıldığından, dava konusu düzenlemenin iptali istemi bakımından subjektif ehliyet şartının gerçekleştiği görülmekle dava açma ehliyetinin bulunduğu sonucuna varılmaktadır.

ESAS YÖNÜNDEN:
14/07/2021 tarihli ve 31541 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği’nin 37. maddesi ile 02/10/2012 tarihli ve 28429 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.

Bu durumda, dava konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılması nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Davalı idare tarafından davanın açılmasına sebebiyet verilmiş olması nedeniyle kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen … TL avukatlık ücretinin ve aşağıda dökümü yapılan toplam …TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere 20/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.