Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/4645 E. , 2022/5757 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/4645
Karar No : 2022/5757
DAVACILAR : 1- … Federasyonu
VEKİLİ : Av. …
2- …Derneği
3- … Derneği
4- … Derneği
VEKİLLERİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
(… Bakanlığı)
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
DAVANIN_KONUSU : 04/05/2018 tarih ve 30411 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliği”nin;
– 8. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının,
– 9. maddesinin 10., 11., 12. ve 15. fıkralarının,
– 16. maddesinin 1., 2. ve 12. fıkralarının,
– 23. maddesinin 2. fıkrasının,
– 24. maddesinin 5. fıkrasının,
– 37. maddesinin 1. fıkrasının,
– Ek-5 ve Ek-6 sayılı eklerinde yer alan kontrol listelerinin iptali istenilmektedir.
DAVACILARIN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliği’nin;
– 8. maddesinin 1. fıkrası ve bu hükümle benzer düzenleme getiren 16. maddesinin 1. fıkrası yönünden; söz konusu düzenlemeler ile binada/yapıda sürekli olarak kullanılan asansörlerin periyodik kontrolünün yılda en az bir defa A tipi muayene kuruluşuna yaptırılacağının düzenlendiği, hastane, adliye, alışveriş merkezi gibi günlük kullanımı yoğun olan yerlerdeki asansörler için getirilen her yıl periyodik kontrol zorunluluğu kabul edilebilir olmakla birlikte, 3-4 katlı kullanımı düşük apartmanlar yönünden de bu zorunluluğun getirilmesinin tüketici hukuku açısından değerlendirildiğinde aşırı külfet getireceği, bu sebeple hukuka aykırı olduğu;
– 8. maddesinin 2. fıkrası ve bu hükümle benzer düzenleme getiren 16. maddesinin 2. fıkrası yönünden; bu düzenlemeler dolayısıyla montajı tamamlanmış ve piyasaya arz edilmiş ancak tescil edilmemiş asansörlerin periyodik kontrol muayenesinin yaptırılamayacağı gibi bir sonuçla karşılaşılacağı, şu anda piyasaya arz edilen binlerce asansörün bulunduğu, bu durumun şirketlerin ticari mahvına yol açabileceği, “piyasaya arz edilen asansörün ilk periyodik kontrolü tescil aşamasından önce” ibaresinin iptal edilerek “tescil edildikten sonra 1 ay içinde” kuralının getirilmesi gerektiği, bu düzenlemenin 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun ile Asansör Yönetmeliği (2014/33/AB) ve Asansör Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliğine aykırı olduğu;
– 9. maddesinin 10. fıkrası yönünden; bu maddedeki iptali istenilen kısmın, muayene ve deney sırasında kullanılacak olan yükün asansör monte eden tarafından temin edileceğine yönelik düzenleme olduğu, asansör monte eden tarafından bu yüklerin karşılanması halinde birbirinden farklı uygulamalar ve test sonuçlarıyla karşılaşılabileceği, ayrıca muayene kuruluşlarınca bu testlerden ücret kazanıldığı dikkate alındığında, yükün muayene kuruluşlarınca karşılanmasının hukuki ve uygulama güvenilirliğine daha uygun olduğu;
– 9. maddesinin 11. fıkrası yönünden; Asansör Bakım Sözleşmesi yapılan bir binada, bu hükme göre muayene sırasında eksiklikler çıkması durumunda bina sorumlusunun eksiklikleri başkasına yaptırabileceği, bunun ise bakım yapan asansör firmaları açısından sıkıntılara sebep olacağı, ayrıca bakım sözleşmesi devam ederken üçüncü bir kişi tarafından eksiklikler giderildiğinde panosu veya regülatörü değişmiş bir asansör ile karşılaşılabileceği, bu durumun ise firmanın montajını yapmadığı, üretmediği bir malzeme nedeniyle Piyasa Gözetim ve Denetim Yönetmeliğine göre idari yaptırım ile karşılaşmasına sebep olabileceği;
– 9. maddesinin 12. fıkrası yönünden; bu düzenleme ile “TSE Hizmet Yeterlilik Belgesi bulunmayan veya söz konusu belgenin geçerlilik süresi dolmuş olan” firmaların periyodik kontrol muayenesi yaptırarak güvensiz asansörlerin piyasaya arzının sağlanmış olacağı, bu sebeple Kanun ve Yönetmeliklere aykırı olduğu;
– 9. maddesinin 15. fıkrası yönünden; bu hükümle getirilen asansör monte edenin aylık bakımını yaptığı asansörlerin kimlik numaralarını ve adreslerini içeren bilgileri vermesi yükümlülüğünün hukuka aykırı olduğu, asansör firmalarının bu bilgileri belediye gibi idarelerle paylaşmalarının ticari sırlarını ifşa etmeleri anlamına gelebileceği gibi ilgili alanda rakip firmalarca bilinmemesi gereken bu sırların ele geçirilmesinin serbest piyasanın araçlarını bozarak rekabeti önleyeceği, kaldı ki asansör yaptırıcılarından bu konuda bir rıza almamış asansör firmalarının 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na aykırılıktan ceza müeyyidesine maruz kalabileceği;
– 16. maddesinin 12. fıkrası yönünden; ulusal imar mevzuatına uygun olarak yapılan projede belirtilen ve montajı yapılıp teslim edilen asansörün, daha sonra yapı ile ilgili yapı sahibi veya müteahhidin kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan durumdan montajı yapan asansör firmasının sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğu, yapı kullanma izin belgesi düzenlemenin ve bununla ilgili denetimi yapmanın belediyenin görevinde olduğu, bu nedenle muayene kuruluşlarının ulusal mevzuata ilişkin yerindelik denetimi yapmasının söz konusu idareler açısından usulsüz yetki devri oluşturacağı;
– 23. maddesinin 2. fıkrası yönünden; tescil öncesi ilk periyodik muayenenin diğer muayene ücretinden farklı olarak ücretlendirilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, tescil öncesi ilk periyodik kontrol muayenesi yapan şirketlerin 3 katı ücret alacakları için diğer periyodik bakım ve kontrolleri sonraki sıraya bırakabilecekleri, bu sebeple birçok asansör firmasının bu kontrolleri yaptıramadığı için ciddi idari para cezaları ile karşı karşıya kalabilecekleri;
– 24. maddesinin 5. fıkrası yönünden; bu hükmün varlığı ile A tipi muayene kuruluşlarının kendilerinden kaynaklanan gecikmeyi idare ile yapacakları protokol ile bertaraf edebileceği, üreticilerin gecikmeye ilişkin olarak kendilerini savunma haklarının ortadan kaldırıldığı, düzenlemenin muayene kuruluşlarının ileri tarihli kontrol randevusu vermesi gibi durumların sorumluluğunun asansör şirketleri üzerinde bırakılmasıyla sonuçlanabileceği,
– 37. maddesinin 1. fıkrası yönünden; 1705 sayılı Ticarette Tağşişin Men’i ve İhracatın Murakebesi ve Korunması Hakkında Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra 4703 sayılı Kanun’un çıktığı ve idari para cezalarının da bu Kanun ve Kanun’un eki niteliğinde olan Tebliğ’e göre uygulandığı, bu nedenle hükümde yer alan “1705 sayılı Kanun’un” ibaresinin iptal edilmesi gerektiği;
– Ek-5 ve Ek-6 sayılı eklerinde yer alan kontrol listelerinin, 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun’un yürürlüğe girmesiyle birlikte artık eski yaklaşımların sona erdiği ve bu kapsamda her bir ürünle ilgili mevzuatın uyumu yerine, benzer malların bir arada toplanmasıyla oluşturulan mal gruplarıyla ilgili olan ve temel gerekler olarak isimlendirilen insan can ve mal güvenliği, hayvan ve bitki varlığının korunması çerçevesinde hazırlanan mevzuatın uyumlaştırılmasını öngören yeni yaklaşıma geçildiği, bu yaklaşımda, mevzuat uyumunun, Toplulukta serbest dolaşıma giren malların temel gerekleri karşılaması ile sınırlandırıldığı, kısaca ürünlerde standarda uygunluktan vazgeçilip temel sağlık ve güvenlik gereklerinin zorunlu hale getirildiği, bu kapsamada davaya konu Yönetmelik ekinde belirtilen tip standardın zorunlu olmadığı, Asansör Yönetmeliğinin Ek-1 sayılı ekinde belirtilen “Temel Sağlık ve Güvenlik Gerekleri”ni karşılamanın zorunlu olduğu, temel sağlık ve güvenlik gerekleri karşılandığı sürece sacın 1 mm veya 2 mm olduğuna bakılmaksızın işlem yapıldığı belirtilerek söz konusu kontrol listelerinin ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak; davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun resen tetkik edilerek süresinde açılmamış ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği ileri sürülmekte; esasa ilişkin olarak, Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliği’nin;
– 8. maddesinin 1. fıkrası ve bu hükümle benzer düzenleme getiren 16. maddesinin 1. fıkrası yönünden; ülkemizde 800.000’in üzerinde asansör olduğunun tahmin edildiği, davaya konu Yönetmelik ile ülkemizde faal olan asansör sayısının tespit edilerek bütün faal olan asansörlerin yılda en az bir defa periyodik kontrol sürecinden geçmesinin amaçlandığı, 2017 yılında 369.073 adet periyodik kontrol yapıldığı dikkate alındığında; ülkemizde henüz faal olduğu tahmin edilen asansör sayısı kadar periyodik kontrol sayısına ulaşılamadığının görüleceği, ayrıca davacı tarafından 3-4 katlı olup kullanımı düşük olan apartmanlardaki asansörlere yönelik periyodik kontrolün yılda en az bir kez yaptırılmasının gereksiz olduğu iddia edilmekte ise de, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 35. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bina sorumlularının periyodik kontrolü yılda en az 1 defa yaptırmaları gerektiği;
– 8. maddesinin 2. fıkrası ve bu hükümle benzer düzenleme getiren 16. maddesinin 2. fıkrası yönünden; geçmişte asansörün ilk periyodik kontrolünün asansörün piyasaya arz edildiği tarihten itibaren 1 yıl sonra yapıldığı, ancak bu süreç içerisinde periyodik kontrolden önce ilgili idarelerce tescil edilen ve tescil işleminden sonra periyodik kontrole tabi tutulan asansörlerde insan can ve mal güvenliğini etkileyecek eksikliklerin ortaya çıktığı, bu sebeple 24/06/2015 tarih ve 29396 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Asansör İşletme, Bakım ve Periyodik Kontrol Yönetmeliği ile asansörün ilk periyodik kontrolünün tescil öncesine çekildiği, davacı Federasyonun da 2015 yılındaki bu Yönetmelik ile ilgili mevzuat çalışmasına katıldığı ve konuya ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığı, söz konusu uygulamaya kamuoyu ve bütün asansör kullanıcılarının sağlığı ve güvenliği için devam edilmesinin büyük önem arz ettiği;
– 9. maddesinin 10. fıkrası yönünden; muayene ve deneyler için gerekli olan yükün asansör monte eden tarafından temin edilmesi hususunun, tamamen ilgili teknik düzenleme ve onun atıf yaptığı uyumlaştırılmış standartlar gereği asansör monte edenin yüklü deneyleri yapma yükümlülüğünden hareketle söz konusu yükleri kendi bünyesinde bulundurmasından kaynaklandığı, ayrıca A tipi muayene kuruluşları tarafından yükün getirilmesi durumunda periyodik kontrol ücretlerinin artırılması söz konusu olabileceğinden, bu durumun vatandaşa olumsuz olarak yansıyabileceği;
– 9. maddesinin 11. fıkrası yönünden; asansörün bakımını üstlenen asansör monte edenin veya onun yetkili servisinin tek yetkili olması durumunda sürelere riayet edilmeden asansör firmasının programı/insafı dahilinde asansörde düzeltme işleminin gerçekleştirileceği, böyle bir durumda ise asansörün belirsiz süre kullanım dışında kalacağı, yine asansör monte eden veya onun yetkili servisinin tek yetkili olması durumunda asansörü düzeltmede tek yetkili olan firmanın yapacağı düzeltme işlemi için yüksek fiyatlar talep edebileceği, takip kontrolüne katılan üçüncü kişinin periyodik kontrol raporuna göre uygunsuzlukları gidereceği, bu kişinin yapmış olduğu işlemlerin belli olduğu ve asansörün tamamına yönelik bir işlem yapılmayıp sadece tespit edilen aykırılıkların giderildiği, ayrıca 4703 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 4. fıkrasında üreticinin güvenli olmadığı tespit edilen ürünün kendisi tarafından piyasaya arz edilmediğini ispatladığı takdirde sorumluluktan kurtulacağının düzenlendiği, yine Asansör Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 13. fıkrasında da asansör monte edenin tespit edilen uygunsuzluğun kendisinden kaynaklanmadığını ispat etmesi durumunda sorumluluktan kurtulacağının düzenlendiği;
– 9. maddesinin 12. fıkrası yönünden; söz konusu maddenin olağan periyodik kontrol süreci için tanımlandığı, piyasaya arz edilen asansörün tescil öncesi ilk periyodik kontrolünü kapsamadığı, bu maddedeki amacın söz konusu belgelerin güncellenmesinde yaşanan gecikmelerin önüne geçmek olduğu, ayrıca A tipi muayene kuruluşlarının ürün kontrolü yaptığı, asansör monte eden veya onun yetkili servisinin sahip olduğu TSE Hizmet Yeterlilik Belgesinin süresinin dolması veya belgesinin olmaması durumunda Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüklerine bildirim yapılacağı ve İl Müdürlüklerince hizmet denetiminin gerçekleştirileceği;
– 9. maddesinin 15. fıkrası yönünden; ülkemizdeki asansörlerin yarısından fazlasında periyodik kontrollerin az olmasının, bina sorumluları ile sözleşme imzalayan bakım firmalarının ticari kaygılarından dolayı bina sorumlularına etki ederek periyodik kontrollere dolaylı bir şekilde engel olmalarından kaynaklandığı, ayrıca 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun yalnızca gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi düzenlediği, firmalar bu kapsamda değerlendirilemeyeceği gibi asansör kimlik numarasının İçişleri Bakanlığı Ulusal Adres Veri tabanında olduğu ve ilgili madde uyarınca idareye bildirilmesi istenilen hususun asansör monte eden veya onun yetkili servisinin aylık bakımını yaptığı asansörlerin kimlik numarası ve adresi olduğu, firmaya ilişkin özel bir bilginin talep edilmediği, A tipi muayene kuruluşunun sadece periyodik kontrol sonuçlarını içeren raporları ve bilgileri yalnızca Bakanlık, ilgili bakım firması, bina sorumlusu, belediye ve il özel idaresi ile paylaşmasının yasal olarak mümkün olduğu, üçüncü bir taraf ile paylaşmasının akreditasyon standardı gereği söz konusu olmadığı;
– 16. maddesinin 12. fıkrası yönünden; periyodik kontrolün asansöre ait bölümlerin incelenmesi şeklinde olduğu, yapı içerisine monte edilen asansörün fenni uygunluğunun kontrolünün ülkemizde sadece yapı denetim firmalarınca yapılabileceği, düzenleme ile ulusal imar mevzuatında asansörlerle ilgili olarak tanımlanan bazı yapısal gerekliliklerin insan can ve mal güvenliği açısından periyodik kontrol aşamasında A tipi muayene kuruluşlarınca göz ardı edilmemesinin amaçlandığı;
– 23. maddesinin 2. fıkrası yönünden; tescil öncesi ilk periyodik kontrolü yapacak muayene elemanı için günlük periyodik kontrol sayısının azaltılması ve periyodik kontrol kapsamı ile içeriğinin artırılmasından dolayı tescil öncesi periyodik kontrol ücretinin, rutin periyodik kontrol ücretinin 3 katı olarak belirlendiği, ayrıca tescil öncesi ilk periyodik kontrol ücretinin asansör monte eden tarafından değil asansör yaptırıcısından tahsil edileceği, bu sebeple davacıların bu ücretin asansör monte eden tarafından ödenecekmiş gibi itirazda bulunmasının anlam taşımadığı;
– 24. maddesinin 5. fıkrası yönünden; davacı Federasyonun temsil ettiği sektör bileşenlerinin asansörlerde tespit edilen uygunsuzlukların giderilebilmesi amacıyla bina sorumluları ile sözleşme yapmaları gerekirken, sözleşme yapmadıkları ve sözleşme gereklerine uygun davranmadıklarının bilindiği, Yönetmelik hükmü uyarınca ilgili idarelerin A tipi muayene kuruluşları ile protokol yapmaları gerektiği, Bakanlık tarafından da protokollerin mevzuata uygun olup olmadığının denetlendiği;
– 37. maddesinin 1. fıkrası yönünden; dava konusu Yönetmeliğin, Bakanlıklarının sorumluluğu altında bulunan ürünlere ilişkin hizmetlerin yerine getirilmesine yönelik kriterlerin belirlenmesine ilişkin olduğu, bu nedenle 1705 sayılı Kanun’un dayanak olarak alındığı,
– Ek-5 ve Ek-6 sayılı eklerinde yer alan kontrol listeleri yönünden; dava konusu Yönetmelik ile asansörlerin piyasaya arzından sonra bütün bir kullanım ömrü boyunca güvenli olarak işletilmesinin ve bu sayede kişilerin can ve mal güvenliğinin sağlanmasının amaçlandığı, Yönetmelik ekinde yer alan kontrol kriterlerinin de bu doğrultuda belirlendiği, davacı Federasyonun da söz konusu kriterler belirlenirken çalışmada yer aldığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmeliğin iptali istenen kısımlarına ilişkin olarak davacılardan Asansör Sanayicileri Federasyonu yönünden davanın ehliyet yönünden reddi; Yönetmeliğin 23. maddesinin 2. fıkrasında, tescil öncesi ilk periyodik kontrol ücretinin asansör yaptırıcısından periyodik kontrol ücretinin üç katı olacak şekilde KDV dahil olarak A tipi muayene kuruluşunca tahsil edileceği düzenlenmiş olup davacıların menfaatlerini doğrudan etkileyen bir düzenleme olmadığından bu kısım yönünden de davanın ehliyet yönünden reddi; Yönetmeliğin 9. maddesinin 12. fıkrası yönünden karar verilmesine yer olmadığına; Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının; 9. maddesinin 10. 11. ve 15. fıkralarının; 16. maddesinin 1. 2. ve 12. fıkralarının; 24. maddesinin 5. fıkrasının; 37. maddesinin 1. fıkrasının ve Ek-5 ve Ek-6 sayılı eklerinde yer alan kontrol listelerinin iptali istemine ilişkin olarak da davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : 04/05/2018 tarih ve 30411 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliği”nin 8. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının; 9. maddesinin 10. 11. 12. ve 15. fıkralarının; 16. maddesinin 1. 2. ve 12. fıkralarının; 23. maddesinin 2. fıkrasının; 24. maddesinin 5. fıkrasının; 37. maddesinin 1. fıkrasının ve Yönetmelik ekinde bildirilen kontrol listelerinin Yönetmeliğin iptali istenen 8. maddesinin 1. fıkrası ve bu hükümle benzer düzenleme getiren 16. maddesinin 1. fıkrası yönünden; söz konusu düzenlemeler ile binada/yapıda sürekli olarak kullanılan asansörlerin periyodik kontrolünün yılda en az bir defa A tipi muayene kuruluşuna yaptırılacağının düzenlendiği belirtilerek günlük kullanımı yüksek olan yerlerdeki asansörler için getirilen her yıl periyodik kontrol zorunluluğuna itiraz etmemekle birlikte, 3-4 katlı kullanımı düşük apartmanlar yönünden de bu zorunluluğun getirilmesinin tüketici hukuku açısından değerlendirildiğinde aşırı külfet getireceği, bu sebeple hukuka aykırı olduğu; Yönetmeliğin iptali istenen 8. maddesinin 2. fıkrası ve bu hükümle benzer düzenleme getiren 16. maddesinin 2. fıkrası yönünden; bu düzenlemeler dolayısıyla montajı tamamlanmış ve piyasaya arz edilmiş ancak tescil edilmemiş asansörlerin periyodik kontrol muayenesinin yaptırılamayacağı gibi bir sonuçla karşılaşılacağı, şu anda piyasaya arz edilen binlerce asansörün bulunduğu, bu durumun şirketlerin ticari mahvına yol açabileceği, piyasaya arz edilen asansörün ilk periyodik kontrolünün tescil aşamasından önce hükmünün iptal edilerek tescil edildikten sonra 1 ay içinde yapılmasının gerektiği, bu düzenlemenin 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun ile 2014/33 AB Asansör Yönetmeliği ve Asansör Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliğine aykırı olduğu; Yönetmeliğin iptali istenen 9. maddesinin 15. fıkrası yönünden; bu hükümle getirilen asansör monte edenin aylık bakımını yaptığı asansörlerin kimlik numaralarını ve adreslerini içeren bilgileri vermesi yükümlülüğünün hukuka aykırı olduğu, asansör firmalarının bu bilgileri belediye gibi firmalarla paylaşmalarının ticari sırlarını ifşa etmeleri anlamına gelebileceği gibi ilgili alanda rakip firmalarca bilinmemesi gereken bu sırların ele geçirilmesinin serbest piyasanın araçlarını bozarak rekabeti önleyeceği, kaldı ki asansör yaptırıcılarından bu konuda bir rıza almamış asansör firmalarının 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun’a aykırılıktan ceza müeyyidesine maruz kalabileceği; Yönetmeliğin iptali istenen 9. maddesinin 10. fıkrası yönünden; bu maddedeki iptali istenilen kısmın kullanılacak olan yükün asansör monte eden tarafından temin edileceğine yönelik düzenleme olduğu, asansör monte eden tarafından bu yüklerin karşılanması halinde birbirinden farklı uygulamalar ve test sonuçlarıyla karşılaşılabileceği, ayrıca muayene kuruluşlarınca bu testlerden ücret kazanıldığı dikkate alındığında, yükün muayene kuruluşlarınca karşılanmasının hukuki ve uygulama güvenilirliğine daha uygun olduğu; Yönetmeliğin iptali istenen 9. maddesinin 11. fıkrası yönünden; Asansör Bakım Sözleşmesi yapılan bir binada, bu hükme göre muayene sırasında eksiklikler çıkması durumunda bina sorumlusunun eksiklikleri başkasına yaptırabileceği, bunun da bakım yapan asansör firmaları açısından sıkıntılara sebep olacağı, ayrıca bakım sözleşmesi devam ederken üçüncü bir kişi tarafından eksiklikler giderildiğinde panosu veya regülatörü değişmiş bir asansör ile karşılaşılabileceği, bu durumun ise firmanın montajını yapmadığı, üretmediği bir malzeme nedeniyle Piyasa Gözetim ve Denetim Yönetmeliğine göre idari yaptırım ile karşılaşmasına sebep olabileceği; Yönetmeliğin iptali istenen 9. maddesinin 12. fıkrası yönünden; bu düzenleme ile “TSE Hizmet Yeterlilik Belgesi bulunmayan veya söz konusu belgenin geçerlilik süresi dolmuş olan” firmaların periyodik kontrol muayenesi yaptırarak güvensiz asansörlerin piyasaya arzının sağlanmış olacağı, bu sebeple Kanun ve Yönetmeliklere aykırı olduğu; Yönetmeliğin iptali istenen 16. maddesinin 12. fıkrası yönünden; ulusal imar mevzuatına uygun olarak yapılan projede belirtilen ve montajı yapılıp teslim edilen asansörün, daha sonra yapı ile ilgili yapı sahibi veya müteahhitin kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan durumdan montajı yapan asansör firmasının sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğu, yapı izin belgesi düzenlemenin ve bununla ilgili denetimi yapmanın belediyenin görevinde olduğu, bu nedenle muayene kuruluşlarının ulusal mevzuata ilişkin yerindelik denetimi yapmasının söz konusu idareler açısından usulsüz yetki devri oluşturacağı; Yönetmeliğin iptali istenen 23. maddesinin 2. fıkrası yönünden; tescil öncesi ilk periyodik muayenenin diğer muayene ücretinden farklı olarak ücretlendirilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, periyodik kontrol muayenesi yapan şirketlerin 3 katı ücret alacakları için diğer periyodik bakım ve kontrolleri sonraki sıraya bırakabilecekleri, bu sebeple birçok asansör firmasının bu kontrolleri yaptıramadığı için ciddi idari para cezaları ile karşı karşıya kalabilecekleri; Yönetmeliğin iptali istenen 24. maddesinin 5. fıkrası yönünden; bu hükmün varlığı ile A tipi muayene kuruluşlarının kendilerinden kaynaklanan gecikmeyi idare ile yapacakları protokol ile bertaraf edebileceği, üreticilerin gecikme sebebi ile kendilerini savunma durumlarının bertaraf edildiği, şirketlerin asansör yaptırana karşı kendilerinden kaynaklanmayan bu gecikmelere ilişkin savunma getiremediği; Yönetmeliğin iptali istenen 37. maddesinin 1. fıkrası yönünden; 1705 sayılı Ticarette Tağşişin Men’i ve İhracatın Murakebesi ve Korunması Hakkında Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra 4703 sayılı Kanun’un çıktığı ve idari para cezalarının da bu Kanun ve Kanun’un eki niteliğinde olan Tebliğ’e göre uygulandığı, bu nedenle hükümde yer alan “1705 sayılı Kanun’un” ibaresinin çıkartılarak iptal edilmesi gerektiği; öte yandan davaya konu Yönetmelik ekinde gösterilen kontrol listelerinin ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
Yönetmeliğin amacı, asansörlerin periyodik kontrolüne ilişkin usul ve esaslar ile asansör periyodik kontrollerinde görev alacak olan A tipi muayene kuruluşlarının yetkilendirilmesi, yükümlülükleri ve denetimlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek olarak düzenlenmiş,Kapsamı ise 29/6/2016 tarihli ve 29757 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Asansör Yönetmeliği (2014/33/AB) kapsamında piyasaya arz edilen ve Asansör Yönetmeliği (2014/33/AB)’nin yürürlüğe girmesinden önce monte edilmiş olan ve halen faal durumda bulunan asansörlerin periyodik kontrolleri ile asansörlerin periyodik kontrolünü yapmak üzere Bakanlık tarafından yetkilendirilen A tipi muayene kuruluşlarına ilişkin usul ve esaslar olarak belirlenmiştir.
Yönetmelik, 3/6/2011 tarihli ve 635 sayılı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu, 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ve 10/6/1930 tarihli ve 1705 sayılı Ticarette Tağşişin Men’i ve İhracatın Murakabesi ve Korunması Hakkında Kanununa dayanılarak hazırlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, Yönetmeliğin iptali istenen 8. maddesinin 1. fıkrası ve bu hükümle benzer düzenleme getiren 16. maddesinin 1. fıkrası yönünden; ülkemizde 800.000’in üzerinde asansör olduğunun tahmin edildiği, davaya konu Yönetmelik ile ülkemizde faal olan asansör sayısının tespit edilerek bütün faal olan asansörlerin yılda en az bir defa periyodik kontrol sürecinden geçmesinin amaçlandığı, 2017 yılında 369.073 adet periyodik kontrol yapıldığı dikkate alındığında; ülkemizde henüz faal olduğu tahmin edilen asansör sayısı kadar periyodik kontrol sayısına ulaşılamadığının görüleceği, ayrıca davacı vekilince 3-4 katlı olup asansör kullanımının düşük olduğu iddia edilen apartmanlarda 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 35. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bina sorumlularının periyodik kontrolü yılda en az 1 defa yaptırmaları gerektiği; Yönetmeliğin iptali istenen 8. maddesinin 2. fıkrası ve bu hükümle benzer düzenleme getiren 16. maddesinin 2. fıkrası yönünden; geçmişte asansörün ilk periyodik kontrolünün asansörün piyasaya arz edildiği tarihten itibaren 1 yıl sonra yapıldığı, ancak bu süreç içerisinde periyodik kontrolden önce ilgili idarelerce tescil edilen ve tescil işleminden sonra periyodik kontrole tabi tutulan asansörlerde insan can ve mal güvenliğini etkileyecek eksikliklerin ortaya çıktığı, bu sebeple 24/06/2015 tarih ve 29396 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Asansör İşletme, Bakım ve Periyodik Kontrol Yönetmeliği ile asansörün ilk periyodik kontrolünün tescil öncesine çekildiği, davacı Federasyonun da 2015 yılındaki bu Yönetmelik ile ilgili mevzuat çalışmasına katıldığı ve konuya ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığı, söz konusu uygulamaya kamuoyu ve bütün asansör kullanıcılarının sağlığı ve güvenliği için devam edilmesinin büyük önem arz ettiği; Yönetmeliğin iptali istenen 9. maddesinin 15. fıkrası yönünden; ülkemizdeki asansörlerin yarısından fazlasında periyodik kontrollerin az olmasının sebeplerinden birinin bina sorumluları ile sözleşme imzalayan bakım firmalarının ticari kaygılarından dolayı bina sorumlularına etki ederek periyodik kontrollere dolaylı bir şekilde engel olmalarından kaynaklandığı, ayrıca 6698 sayılı Kişisel Bilgilerin Korunması Kanunu’nun gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi düzenlediği, firmalar bu kapsamda değerlendirilemeyeceği gibi asansör kimlik numarasının İçişleri Bakanlığı Ulusal Adres Veri tabanında olduğu ve ilgili madde uyarınca idareye bildirilmesi istenilen hususun asansör monte eden veya onun yetkili servisinin aylık bakımını yaptığı asansörlerin kimlik numarası ve adresi olduğu, firmaya ilişkin özel bir bilginin talep edilmediği, A tipi muayene kuruluşunun sadece periyodik kontrol sonuçlarını içeren raporları ve bilgileri yalnızca Bakanlık, ilgili bakım firması, bina sorumlusu, belediye ve il özel idaresi ile paylaşmasının yasal olarak mümkün olduğu, üçüncü bir taraf ile paylaşmasının akreditasyon standardı gereği söz konusu olmadığı; Yönetmeliğin iptali istenen 9. maddesinin 10. fıkrası yönünden; muayene ve deneyler için gerekli olan yükün asansör monte eden tarafından temin edilmesi hususunun tamamen ilgili teknik düzenleme ve onun atıf yaptığı uyumlaştırılmış standartlar gereği asansör monte edenin yüklü deneyleri yapma yükümlülüğünden hareketle söz konusu yükleri kendi bünyesinde bulundurmasından dolayı zorunlu tutulduğu, ayrıca A tipi muayene kuruluşları tarafından yükün getirilmesi durumunda periyodik kontrol ücretlerinin artırılması ile karşılaşılabileceğinden bu durumun vatandaşa olumsuz olarak yansıyabileceği; Yönetmeliğin iptali istenen 9. maddesinin 11. fıkrası yönünden; asansörün bakımını üstlenen asansör monte edenin veya onun yetkili servisinin tek yetkili olması durumunda sürelere riayet edilmeden asansör firmasının programı/insafı dahilinde asansörde düzeltme işleminin gerçekleştirileceği, böyle bir durumda ise asansörün belirsiz süre kullanım dışında kalacağı, yine asansör monte eden veya onun yetkili servisinin tek yetkili olması durumunda asansörü düzeltmede tek yetkili olan firmanın yapacağı düzeltme işlemi için yüksek fiyatlar talep edebileceği, takip kontrolüne katılan üçüncü kişinin periyodik kontrol raporuna göre uygunsuzlukları gidereceği, bu kişinin yapmış olduğu işlemlerin belli olduğu ve asansörün tamamına yönelik bir işlem yapılmayıp sadece tespit edilen aykırılıkların giderildiği, ayrıca 4703 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 4. fıkrasında üreticinin güvenli olmadığı tespit edilen ürünün kendisi tarafından piyasaya arz edilmediğini ıspatladığı takdirde sorumluluktan kurtulacağının düzenlendiği, yine Asansör Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 13. fıkrasında da asansör monte edenin tespit edilen uygunsuzluğun kendisinden kaynaklanmadığını ispat etmesi durumunda sorumluluktan kurtulacağının düzenlendiği; Yönetmeliğin iptali istenen 9. maddesinin 12. fıkrası yönünden; söz konusu maddenin olağan periyodik kontrol süreci için tanımlandığı, piyasaya arz edilen asansörün tescil öncesi ilk periyodik kontrolünü kapsamadığı, bu maddedeki amacın söz konusu belgelerin güncellenmesinde yaşanan gecikmelerin önüne geçmek olduğu, ayrıca A tipi muayene kuruluşlarının ürün kontrolü yaptığı, asansör monte eden veya onun yetkili servisinin sahip olduğu Hizmet Yeri Yeterlilik Belgesinin süresinin dolması veya belgesinin olmaması durumunda bu duruma ilişkin dava konusu Yönetmelikte tanımlı olan Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüklerine bildirim yapılacağı ve İl Müdürlüklerince hizmet denetiminin gerçekleştirileceği; Yönetmeliğin iptali istenen 16. maddesinin 12. fıkrası yönünden; periyodik kontrolün asansöre ait bölümlerin incelenmesi şeklinde olduğu, yapı içerisine monte edilen asansörün fenni uygunluğunun kontrolünün ülkemizde sadece yapı denetim firmalarınca yapılabileceği, ulusal imar mevzuatında asansörlerle ilgilii olarak tanımlanan bazı yapısal gerekliliklerin insan can ve mal güvenliği açısından periyodik kontrol aşamasında A tipi muayene kuruluşlarınca göz ardı edilmemesinin amaçlandığı; Yönetmeliğin iptali istenen 23. maddesinin 2. fıkrası yönünden; bir muayene elemanı için azaltılan günlük periyodik kontrol sayısı ve artırılan periyodik kontrol kapsamından ve içeriğinden dolayı tescil öncesi periyodik ücretinin rutin periyodik kontrol ücretinin 3 katı olmasının belirlendiği, ayrıca tescil öncesi ilk periyodik kontrol ücretinin asansör monte eden tarafından değil asansör yaptırıcısından tahsil edileceği, bu sebeple davacı Federasyonun bu ücretin asansör monte eden tarafından ödenecekmiş gibi itirazda bulunmasının anlam taşımadığı; Yönetmeliğin iptali istenen 24. maddesinin 5. fıkrası yönünden; davacı Federasyonun temsil ettiği sektör bileşenlerinin asansörlerde tespit edilen uygunsuzlukların giderilebilmesi amacıyla bina sorumluları ile sözleşme yapmaları gerekirken, sözleşme yapmadıkları ve sözleşme gereklerine uygun davranmadıklarının bilindiği, Yönetmelik hükmü uyarınca ilgili idarelerin A tipi muayene kuruluşları ile protokol yapmaları gerektiği , Bakanlık tarafından da protokollerin mevzuata uygun olup olmadığının denetlendiği; Yönetmeliğin iptali istenen 37. maddesinin 1. fıkrası yönünden; dava konusu Yönetmeliğin Bakanlığın sorumluluğu altında bulunan ürünlere ilişkin hizmetlerin yerine getirilmesine yönelik kriterlerin belirlenmesine ilişkin olduğu, bu nedenle 1705 sayılı Kanun’un dayanak olarak alındığı, dava konusu Yönetmelik ile asansörlerin piyasaya arzından sonra bütün bir kullanım ömrü boyunca güvenli olarak işletilmesinin ve bu sayede kişilerin can ve mal güvenliğinin sağlanmasının amaçlandığı, bu doğrultuda Yönetmelik ekinde yer alan kontrol kriterlerinin belirlendiği, davacı Federasyonun da söz konusu kriterler belirlenirken çalışmada yer aldığı görülmektedir.
Dava konusu düzenlemelerde dayanağı mevzuata ve amaçlarına aykırılık saptanmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava; 04/05/2018 tarih ve 30411 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliği’nin 8. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının; 9. maddesinin 10., 11., 12. ve 15. fıkralarının; 16. maddesinin 1., 2. ve 12. fıkralarının; 23. maddesinin 2. fıkrasının; 24. maddesinin 5. fıkrasının; 37. maddesinin 1. fıkrasının ve Ek-5 ve Ek-6 sayılı eklerinde yer alan kontrol listelerinin iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; ” “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde ise dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı ve davada süre aşımı bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleneceği; “İlk inceleme üzerine verilecek karar” başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, davacının, iptali istenen işlem yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığının veya davanın süresinde açılmadığının anlaşılması halinde davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir.
İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören kanun koyucu, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak getirmiştir.
İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir husus olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir.
Bununla birlikte, iptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemle doğrudan, meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur. Aksi halde, her idari işlemle dolaylı da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılmasını kabul etmek, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması şartının ihlali sonucunu doğurur.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 96. maddesinde, federasyonların, kuruluş amaçları aynı olan en az beş derneğin, amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelmeleri suretiyle kurulacağı, her federasyonun bir tüzüğünün bulunacağı; 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 2. maddesinde ise, üst kuruluşun, derneklerin oluşturduğu tüzel kişiliği bulunan federasyonları ve federasyonların oluşturduğu konfederasyonları ifade ettiği hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, yasal çerçevesi sendika konfederasyonlarına benzeyen bir üst kuruluş olan dernek federasyonlarının, üyesi olan derneklerin menfaatini ihlal eden düzenlemeler ile arasında doğrudan ve kişisel bir menfaat ilgisi bulunduğundan söz edilemeyeceği, bu düzenlemelere karşı üye dernekler tarafından dava açılabileceği dikkate alındığında; federasyonların anılan kapsamdaki düzenlemelerin iptali istemiyle dava açma ehliyeti bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; davacılar arasında bulunan Asansör Sanayicileri Federasyonu tarafından, asansör sektörünün en önemli temsilcisi olduğu ve temsil ettiği asansör firmalarını doğrudan ilgilendirdiği gerekçesiyle 04/05/2018 tarih ve 30411 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliği’nin belirli maddelerinin iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, bakılan uyuşmazlıkta, en az beş derneğin bir araya gelerek oluşturduğu davacı Federasyonun, kendi tüzel kişiliğine yönelik kural ihtiva etmeyen dava konusu Yönetmeliğin iptalini istemekte doğrudan ve kişisel bir menfaati bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, davacılardan Asansör Sanayicileri Federasyonun dava açma ehliyeti bulunmaması nedeniyle anılan davacı yönünden uyuşmazlığın esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan; davalı idare tarafından davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun resen tetkik edilerek süresinde açılmamış ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de, davaya konu Yönetmeliğin 04/05/2018 tarih ve 30411 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, bakılan davanın ise 60 günlük yasal dava açma süresi içerisinde 02/07/2018 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, davalı idarenin süre yönünden davanın reddi gerektiği iddiası yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte olan haliyle 03/06/2011 tarihli ve 635 sayılı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin “Görevler” başlıklı 2. maddesinde, “(1) Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının görevleri şunlardır: …
d) Ürün güvenliği ve denetimine ilişkin politikaların hazırlanmasına yardımcı olmak, sanayi ürünlerinin ürün güvenliği ve teknik mevzuatına uygunluğuna yönelik piyasa gözetimi ve denetimi yapmak, risk analizleri yapmak, sanayi ürünlerinin denetimine ilişkin usul ve esasları belirlemek, ürün güvenliği bilgi sistemini oluşturmak….” hükmü;
“Sanayi Genel Müdürlüğü ” başlıklı 7. maddesinde, “(1) Sanayi Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:…
f) Sanayi ürünlerine ilişkin teknik düzenlemeleri uyumlaştırmak, teknik mevzuatı ve ilgili standart listelerini hazırlamak ve uygulamaya koymak, teknik düzenlemesi ve standardı bulunmayan sanayi ürünlerinin denetimine esas olacak özelliklerini tespit etmek veya ettirmek.
g)Sanayi ürünlerine ilişkin teknik düzenlemeler kapsamında yetkilendirilecek onaylanmış ve uygunluk değerlendirme kuruluşları ile teknik hizmet kuruluşlarının taşıması gereken nitelikleri belirlemek, bu kuruluşları görevlendirmek, gerektiğinde görevlendirmeyi geçici olarak durdurmak veya iptal etmek…” hükmü;
“Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü” başlıklı 11. maddesinde, “1) Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:
a) Ürün güvenliği ve denetimi politikalarının hazırlanmasına yardımcı olmak, sanayi ürünlerinin denetimine yönelik stratejiler geliştirmek, uygulamak ve uygulanmasını sağlamak, sonuçlarını izlemek ve değerlendirmek.
b) Bakanlığın sorumluluğunda bulunan sanayi ürünlerinin, ürün güvenliği ve teknik mevzuatına uygunluğunu sağlamak amacıyla piyasa gözetimi ve denetimini yapmak veya yaptırmak, uygunsuzluk halinde gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak ve yaptırım uygulamak, denetime yönelik risk analizleri yapmak, denetim usul ve esaslarını belirlemek…” hükümleri;
“Düzenleme yetkisi” başlıklı 27. maddesinde, “(1) Bakanlık; görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlemiş konularda idari düzenlemeler yapabilir…” hükmü yer almaktadır.
13/07/2005 tarih ve 25874 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15. maddesinde, “(1) Belediyenin yetkileri ve imtiyazları şunlardır:…
s) Belediye sınırları içerisinde, yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni hangi idare tarafından verilmiş olursa olsun, hizmete sunulacak olan asansörlerin tescilini yapmak, ilgili teknik mevzuat çerçevesinde yıllık periyodik kontrollerini yapmak ya da yetkilendirilmiş muayene kuruluşları aracılığıyla yaptırmak, gerekli hâllerde asansörleri hizmet dışı bırakmak.
(s) bendi uyarınca asansörlerin yıllık periyodik kontrolünü yapacak belediyeler ile yetkilendirilmiş muayene kuruluşlarının sahip olması gereken şartlar, yıllık periyodik kontrol esasları ile yıllık periyodik kontrol ücretleri Türkiye Belediyeler Birliği, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ve Türk Standardları Enstitüsü temsilcilerinin de yer alacağı bir komisyon tarafından belirlenir. Konuya ilişkin düzenlemeler, komisyon kararları doğrultusunda Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yapılır.” hükmüne yer verilmiştir.
04/03/2005 tarih ve 25745 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “İl özel idaresinin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 7. maddesinde, “(1) İl özel idaresinin yetkileri ve imtiyazları şunlardır:…
h) Belediye sınırları dışında, yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni hangi idare tarafından verilmiş olursa olsun, hizmete sunulacak olan asansörlerin tescilini yapmak, ilgili teknik mevzuat çerçevesinde yıllık periyodik kontrollerini yapmak ya da yetkilendirilmiş muayene kuruluşları aracılığıyla yaptırmak, gerekli hâllerde asansörleri hizmet dışı bırakmak. Bu bent uyarınca asansörlerin yıllık periyodik kontrolünü yapabilecek il özel idareleri ile yetkilendirilmiş muayene kuruluşlarının sahip olması gereken koşullar, yıllık periyodik kontrol esasları ile yıllık periyodik kontrol ücretleri Vilayetler Hizmet Birliği, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ve Türk Standardları Enstitüsü temsilcilerinin de yer alacağı bir komisyon tarafından belirlenir. Konuya ilişkin düzenlemeler, komisyon kararları doğrultusunda Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yapılır….” hükmü bulunmaktadır.
19/06/1930 tarih ve 1524 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 1705 sayılı Ticarette Tağşişin Men’i ve İhracatın Murakabesi ve Korunması Hakkında Kanun’un 1. maddesinde, “Gıda Maddeleri hariç olmak üzere dahili ve harici ticaret menfaatlarını korumak ve ticaret malları üzerinde tağşiş ve hilelere mani olmak üzere menşei nebati, hayvani, madeni bilumum mevat ile bunların nim mamul ve mamullerini veyahut bunların terkibinden husule gelen mevaddın ihrazına, imaline, tathirine muayyen sınıf ve nevilere tefrikına, ambalajlarına, zarflarına, alım satım ve nakil ve muhafazalarına ve bu hususlarda tabi olacakları usul ve şartlara ve bu gibi mevat için hususi veya milli muayyen alamet ve izahat istimali mecburiyetine müteallik tedbirler almaya Sanayi ve Ticaret Bakanlığı mezundur…” hükmü;
6. maddesinde, “Bu Kanun uyarınca ilgili Bakanlıkça alınan kararlara ve düzenlemelere aykırı hareket edenlere, tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, beşyüz Türk Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Ayrıca, sınai veya ticari tesiste ya da ürünlerde, bu Kanun uyarınca ilgili Bakanlıkça alınan karar ve düzenlemelere uygunluk sağlanması için zamana ihtiyaç bulunması hâlinde, bu eksiklikler giderilinceye kadar sınai ve ticari faaliyetin durdurulmasına karar verilebilir.
Ürünlerin, ikinci fıkra uyarınca verilen süre içerisinde alınan karar veya düzenlemelere uygun hâle getirilmemesi hâlinde bunların mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.” hükmü yer almaktadır.
Dava konusu düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 29/06/2001 tarihli ve 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun
‘un 3. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, “ürün”, piyasaya arz edilmesi hedeflenen tüm ürünler olarak; (l) bendinde, “yetkili kuruluş”, ürünlere ilişkin mevzuat hazırlamaya ve yürütmeye yasal olarak yetkili bulunan ve bu Kanun hükümlerini kendi görev alanına giren ürünler itibarıyla uygulayacak olan kamu kurum veya kuruluşu; (s) bendinde, “piyasa gözetimi ve denetimi”, yetkili kuruluşlar tarafından, ürünün piyasaya arzı veya dağıtımı aşamasında veya ürün piyasada iken ilgili teknik düzenlemeye uygun olarak üretilip üretilmediğinin, güvenli olup olmadığının denetlenmesi veya denetlettirilmesi şeklinde tanımlanmış; 4. maddesinde, ürünlere ilişkin teknik düzenlemelerin yetkili kuruluşlar tarafından hazırlanacağı; 10 maddesinde de, piyasa gözetimi ve denetiminin, ilgili teknik düzenlemelerde belirtilen usul ve esasalar çerçevesinde yapılacağı, bunlara ilişkin idari düzenlemelerin yetkili kuruluşlarca hazırlanacağı hükme bağlanmıştır.
Öte yandan; 02/07/1965 tarih ve 12038 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun “1. Genel yönetim işlerinin görülmesi:” başlıklı 35. maddesinde, “(1) Yöneticinin görevleri, yönetim planında belirtilir; yönetim planında aksine hüküm olmadıkça, yönetici aşağıdaki işleri görür:…
d) Anagayrimenkulün genel yönetim işleriyle korunma, onarım, temizlik gibi bakım işleri ve asansör ve kalorifer, sıcak ve soğuk hava işletmesi ve sigorta için yönetim planında gösterilen zamanda, eğer böyle bir zaman gösterilmemişse, her takvim yılının ilk ayı içinde, kat maliklerinden avans olarak münasip miktarda paranın toplanması ve bu avansın harcanıp bitmesi halinde, geri kalan işler için tekrar avans toplanması;…
l) Anagayrimenkulde bulunan asansörlerin güvenli bir şekilde işletilmesinin sağlanması amacıyla aylık bakımları ile yıllık kontrollerinin ilgili teknik düzenlemelere uygun şekilde yaptırılması ve bu işlemlere ilişkin ücretlerin ödenmesi…” hükmü bulunmaktadır.
07/04/2016 tarih ve 29677 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanunun amacı, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemektir.” hükmüne;
“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, “Bu Kanun hükümleri, kişisel verileri işlenen gerçek kişiler ile bu verileri tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla işleyen gerçek ve tüzel kişiler hakkında uygulanır.” hükmüne;
“Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde, “(1) Bu Kanun’un uygulanmasında;…
d) Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi,” şeklinde tanımlamaya yer verilmiştir.
13/07/2001 tarih ve 24461 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun’un “Amaç, kapsam ve tanımlar” başlıklı 1. maddesinde, “(1) Bu Kanunun amacı; can ve mal güvenliğini teminen, imar plânına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması için proje ve yapı denetimini sağlamak ve yapı denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir…
(3) Bu Kanunun uygulanmasında;…
ı) Yapı denetim kuruluşu: Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile münhasıran yapı denetimi görevini yapan, ortaklarının tamamı mimar ve mühendislerden oluşan tüzel kişiyi,…” hükmü;
“Yapı denetim kuruluşları ve görevleri” başlıklı 2. maddesinde, “Bu Kanun kapsamına giren her türlü yapı; Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile çalışan ve münhasıran yapı denetimi ile uğraşan tüzel kişiliğe sahip yapı denetim kuruluşlarının denetimine tabidir. Yapı denetim hizmeti; yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütülür. Yapı sahibi, yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini vekil tayin edemez…” hükmü bulunmaktadır.
635 sayılı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 5393 sayılı Belediye Kanunu, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ve 1705 sayılı Ticarette Tağşişin Men’i ve İhracatın Murakabesi ve Korunması Hakkında Kanununa dayanılarak hazırlanan ve 04/05/2018 tarih ve 30411 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliği”nin yayımlandığı tarihteki haliyle;
“Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı, asansörlerin periyodik kontrolüne ilişkin usul ve esaslar ile asansör periyodik kontrollerinde görev alacak olan A tipi muayene kuruluşlarının yetkilendirilmesi, yükümlülükleri ve denetimlerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” kuralına;
“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, “Bu Yönetmelik, 29/6/2016 tarihli ve 29757 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Asansör Yönetmeliği (2014/33/AB) kapsamında piyasaya arz edilen ve Asansör Yönetmeliği (2014/33/AB)’nin yürürlüğe girmesinden önce monte edilmiş olan ve halen faal durumda bulunan asansörlerin periyodik kontrolleri ile asansörlerin periyodik kontrolünü yapmak üzere Bakanlık tarafından yetkilendirilen A tipi muayene kuruluşlarına ilişkin usul ve esasları kapsar.” kuralına yer verilmiş;
“Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde, “(1) Bu Yönetmelikte geçen;…
a) Asansör: Belirli seviyelere hizmet veren, esnek olmayan ve yatayla 15 dereceden fazla açı yapan kılavuzlar boyunca hareket eden bir taşıyıcısı olan kaldırma tertibatını veya sabit bir seyir yolu üzerinde esnek olmayan kılavuzlar üzerinde olmasa da hareket eden kaldırma tertibatını,
b) Asansör monte eden: Asansörün tasarımından, imalatından, montajından ve piyasaya arzından sorumlu olan gerçek veya tüzel kişiyi,
c) A tipi muayene kuruluşu: TS EN ISO/IEC 17020 standardında tanımlanan diğer şartlar ile birlikte aynı standartta tanımlı muayene kuruluşu tiplerinden A tipi muayene kuruluşu olma şartlarını karşılayan ve asansörlerin periyodik kontrol/muayeneleri kapsamında akredite, Türkiye’de yerleşik özel kuruluş veya kamu kuruluşu niteliğindeki muayene kuruluşunu,
ç) Asansör yaptırıcısı: Asansörün monte edileceği binada/yapıda inşaat işini kendi adına yapan veya sözleşme ile devreden yapı sahibini veya asansörün monte edileceği mevcut binada bina sorumlusunu,
d) Bakanlık: Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını,
e) Bina sorumlusu: Asansörün güvenli bir şekilde kullanımını sağlamak amacıyla düzenli olarak bakımını, periyodik kontrolünü ve onarımını yaptırmaktan sorumlu olan, binada/yapıda kat maliklerinin kendi aralarında seçeceği veya dışarıdan yetki vereceği kişiyi veya kat malikini veya maliklerini veya kamu binalarında/yapılarında sorumlu yetkiliyi veya ticari/hizmet amaçlı yapılarda sorumlu yetkiliyi,…
g) İlgili idare: Belediyeleri veya belediye sınırları dışında kalan alanlardaki yapılar için il özel idarelerini,…
j) Periyodik kontrol: Asansörün güvenli kullanımı ve işletme yönünden uygun çalışıp çalışmadığına dair yaptırılacak olan muayeneyi,…
m) Takip kontrolü: Asansör periyodik kontrolünde belirlenen uygunsuzlukların giderilip giderilmediğine dair A tipi muayene kuruluşu tarafından yapılan gözetim faaliyetini,..” şeklinde tanımlanmış;
“Periyodik kontrol dönemi ve yaptırma sorumluluğu” başlıklı 8. maddesinde,
“(1) Binada/yapıda sürekli olarak kullanılan asansörün periyodik kontrolü, yılda en az bir defa, Bakanlık tarafından yetkilendirilen ve ilgili idare ile protokol imzalayan A tipi muayene kuruluşuna yaptırılır.
(2) Asansör Yönetmeliği (2014/33/AB) kapsamında piyasaya arz edilen asansörün ilk periyodik kontrolü tescil aşamasından önce, asansör yaptırıcısının müracaatı üzerine en geç 15 gün içerisinde A tipi muayene kuruluşu tarafından yapılır. İlk periyodik kontrolün yaptırılmasına ve ücretinin ödenmesine dair sorumluluk, asansör yaptırıcısındadır…” kurallarına;
“Periyodik kontrol esasları” başlıklı 9. maddesinde, “…(10) Tescil öncesi ilk periyodik kontrol ilgili uyumlaştırılmış standardında veya buna karşılık gelen uyumlaştırılmış Türk standardında yer alan asansörün hizmete alınmadan önce muayene ve deneyler bölümünde öngörülen yükte ve hızda gerçekleştirilir. Bu aşamada kullanılacak olan yük, asansör monte eden tarafından temin edilir.
(11) Periyodik kontrol, asansörün bakımını üstlenen asansör monte edenin veya onun yetkili servisinin nezaretinde gerçekleştirilir. Periyodik kontrole nezaret edecek olan kişinin teknik bakım personeli olması ve periyodik kontrolde A tipi muayene kuruluşu ile işbirliği yapması asansör monte eden veya onun yetkili servisi tarafından sağlanır. Takip kontrolüne ise asansörün bakımını üstlenen asansör monte eden veya onun yetkili servisi veya periyodik kontrol raporuna göre söz konusu uygunsuzlukları gidermek adına sadece bu iş için bina sorumlusu ile sözleşme imzalayan asansör monte eden veya onun yetkili servisi nezaret eder.
(12) Periyodik kontrole nezaret eden asansör monte eden veya onun yetkili servisinin ilgili mevzuatta belirtilen kriterleri sağlamadığının ve/veya bina sorumlusu ile asansör monte eden veya onun yetkili servisi arasında bakım sözleşmesi imzalanmamış olduğunun belirlenmesi durumunda, denetim için asansörün bulunduğu ildeki Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğüne gerekli bildirim A tipi muayene kuruluşu tarafından yapılır. Bina sorumlusu ile bakım sözleşmesi imzalayan asansör monte eden veya onun yetkili servisine ait TSE Hizmet Yeterlilik Belgesinin bulunmaması veya söz konusu belgenin geçerlilik süresinin dolmuş olması A tipi muayene kuruluşu tarafından periyodik kontrol yapılmasına engel teşkil etmez…
(15) Asansör monte eden veya onun yetkili servisi, binalarda/yapılarda aylık bakımını yaptığı asansörlerin kimlik numaralarını ve adreslerini içeren bilgileri elektronik olarak liste halinde her yıl Ocak ayı sonuna kadar ilgili idareye iletir. İlgili idare, bu bilgileri periyodik kontrol için protokol imzaladığı A tipi muayene kuruluşu ile paylaşır…” kurallarına;
“Uygulamaya ilişkin esaslar” başlıklı 16. maddesinde, “(1) Binada/yapıda sürekli olarak kullanılan asansörün periyodik kontrolü, A tipi muayene kuruluşu tarafından yılda en az bir defa yapılır.
(2) Asansör Yönetmeliği (2014/33/AB) kapsamında piyasaya arz edilen asansörün ilk periyodik kontrolü tescil aşamasından önce ilgili idare ile protokol imzalayan A tipi muayene kuruluşu tarafından yapılır. Asansör Yönetmeliği (2014/33/AB) kapsamında henüz piyasaya arz edilmeyen asansörün tescil öncesi ilk periyodik kontrolü A tipi muayene kuruluşu tarafından yapılmaz…
(12) A tipi muayene kuruluşu, periyodik kontrolde asansörler için ulusal imar mevzuatında belirtilen gereklilikleri de esas alır.” kuralına;
“Kontrol listeleri” başlıklı 17. maddesinde, “(1) Asansör periyodik kontrolünde, EK-5 veya EK-6’da yer alan kontrol listeleri A tipi muayene kuruluşunca kullanılır.
(2) Muayene elemanları için birinci fıkrada belirtilen kontrol listeleri kapsamında uygulamaya ilişkin talimat A tipi muayene kuruluşunca hazırlanır ve muayene elemanlarının erişimi sağlanır.
(3) Muayene elemanlarının kontrol listelerine tam ve doğru bilgi girmeleri A tipi muayene kuruluşunca sağlanır.” kurallarına;
“Kontrol sayısı” başlıklı 18. maddesinde, “1) Muayene elemanı, bir tam gün içerisinde en fazla beş adet asansörün periyodik kontrolünü yapar.
(2) Muayene elemanı, bir tam gün içerisinde en fazla on adet asansörün takip kontrolünü yapar.
(3) Muayene elemanı, bir tam gün içerisinde birinci fıkrada belirlenmiş olan miktardaki periyodik kontrol sayısı üzerinden gün içerisinde tamamlayamadığı periyodik kontrol sayısının en fazla iki katı kadar miktarda takip kontrolü yapar.
(4) Muayene elemanı, bir tam gün içerisinde en fazla iki adet asansörün tescil öncesi ilk periyodik kontrolünü yapar. Söz konusu muayene elemanına ilave periyodik kontrol ve/veya takip kontrolü yaptırılamaz. Ancak bir işgünü içerisinde en fazla üç adet asansörün tescil öncesi ilk periyodik kontrolü, söz konusu asansörlerin aynı mahallede bulunması halinde yapılır.” kurallarına;
“Asansör kimlik numarası” başlıklı 21. maddesinde, “(1) Periyodik kontrole tabi tutulacak olan her asansör için bir defaya mahsus asansör kimlik numarası periyodik kontrol aşamasından önce A tipi muayene kuruluşunca oluşturulur.
(2) Asansör kimlik numarası için İçişleri Bakanlığı tarafından kullanılan Ulusal Adres Veri Tabanında binalara/yapılara verilen bina numarası A tipi muayene kuruluşunca esas alınır. Binada/yapıda birden fazla asansör bulunması durumunda, her bir asansöre bina/yapı içindeki toplam asansör sayısına göre verilen sıra numarası bina numarasına ilave edilerek EK-9’da yer alan içeriğe uygun asansör kimlik nmarası oluşturulur ve alüminyum esaslı yapıştırma etiket şeklinde tanımlanır…
(4) Asansör kimlik numarasının oluşumunda kullanılacak olan bina numarasına Bakanlık üzerinden erişim sağlanır.” kurallarına;
“Bilgi etiketi” başlıklı 22. maddesinde, “…(3) Kırmızı renkli bilgi etiketi, güvensiz asansöre iliştirilir.
(4) Sarı renkli bilgietiketi, kusurlu asansöre iliştirilir.
(5) Mavi renkli bilgietiketi, hafif kusurlu asansöre iliştirilir.
(6) Yeşil renkli bilgi etiketi, uygun asansöre iliştirilir…” kurallarına;
“Periyodik kontrol ücretinin tahsili” başlıklı 23. maddesinde, “…(2) Tescil öncesi ilk periyodik kontrol ücreti ise asansör yaptırıcısından periyodik kontrol ücretinin üç katı olacak şekilde KDV dahil olarak A tipi muayene kuruluşunca tahsil edilir…” kuralına;
“Takip kontrolü” başlıklı 24. maddesinde, “(1) Kırmızı renkli bilgi etiketi iliştirilmiş olan güvensiz asansöre yönelik takip kontrolü, periyodik kontrol raporunun ilgili idareye, bina sorumlusuna ve asansör monte edene veya onun yetkili servisine iletildiği tarihten itibaren altmış gün sonra A tipi muayene kuruluşunca yapılır.
(2) Sarı renkli bilgi etiketi iliştirilmiş olan kusurlu asansöre yönelik takip kontrolü, periyodik kontrol raporunun ilgili idareye, bina sorumlusuna ve asansör monte edene veya onun yetkili servisine iletildiği tarihten itibaren yüz yirmi gün sonra A tipi muayene kuruluşunca yapılır…
(5) Kırmızı veya sarı renkli bilgi etiketi iliştirilmiş olan asansörün birinci takip kontrolünde bina sorumlusundan ayrıca ücret talep edilemez. Bina sorumlusu ve/veya sözleşme yapılan asansör monte eden veya onun yetkili servisinden kaynaklanan gecikmeler nedeniyle gerçekleştirilecek olan ikinci veya sonraki takip kontrollerinden ayrıca ücret alınıp alınmayacağına dair esaslar ile ücret alınacaksa miktarına ilişkin detaylar ilgili idare ile A tipi muayene kuruluşu arasında yapılacak olan protokol ile belirlenir. Takip kontrol ücreti, periyodik kontrol ücretinden fazla olamaz…” kurallarına;
“Aykırı davranışlarda uygulanacak hükümler” başlıklı 37. maddesinde, “(1) Bu Yönetmelikte yer alan usul ve esaslara aykırı hareket ettiği belirlenen bina sorumlusuna, asansör monte edene veya onun yetkili servisine Bakanlık tarafından 1705 sayılı Ticarette Tağşişin Men’i ve İhracatın Murakabesi ve Korunması Hakkında Kanunun 6 ncı maddesine göre idari para cezası uygulanır…” kuralına;
Ek-5 ve Ek-6 sayılı eklerinde, asansör periyodik kontrolü sırasında A tipi muayene kuruluşunca kullanılacak kontrol listelerine yer verilmiştir.
Diğer taraftan, 06/04/2019 tarih ve 30737 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Asansör İşletme ve Bakım Yönetmeliğinin “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4. maddesinde, “(1) Bu Yönetmelikte geçen;…
e) Bakım: Asansörün hizmete alınmasından sonra kullanım ömrü boyunca, kendisinin ve bileşenlerinin, fonksiyonlarının ve güvenlik gereklerinin, tasarlandığı veya ilgili mevzuata uygun olarak yenilendiği biçimde devamlılığını sağlamaya yönelik, asansör monte eden veya onun yetkili servisi tarafından periyodik olarak ayda en az bir defa yürütülen işlemleri,…
ı) İlgili idare: Belediyeleri veya belediye sınırları dışında kalan alanlardaki yapılar için il özel idarelerini,
…
n) Periyodik kontrol: Asansörün güvenli kullanımı ve işletme yönünden uygun çalışıp çalışmadığına dair yaptırılacak olan muayeneyi,
o) Piyasaya arz: Asansörün ticari veya kamu faaliyetleri kapsamında ücretli veya ücretsiz olarak kullanımının sağlanmasını,…
s) Tescil: Asansörün resmî olarak ilgili idare tarafından kayıt altına alınmasını,..” şeklinde tanımlanmış;
“Asansörün tescili” başlıklı 7. maddesinde, “(1) Asansör Yönetmeliği (2014/33/AB) kapsamında piyasaya arz edilen her asansör ilgili idareye tescil ettirilir. Tescil başvurusu, asansörün piyasaya arz edildiği tarih itibarıyla altmış gün içerisinde söz konusu asansörü piyasaya arz eden asansör monte eden tarafından yapılır.
(2) Asansör monte eden, tescil işlemi için aşağıda belirtilen belgelerin bir sureti ile birlikte ilgili idareye başvurur:
a) Sanayi sicil belgesi.
b) Onaylanmış kuruluşça düzenlenen uygunluk belgesi veya raporu.
c) AB uygunluk beyanı.
ç) Garanti belgesi.
d) AB uygunluk beyanı ve garanti belgesini imzalayan yetkilinin adı, soyadı ve unvanına dair bilgileri içerecek şekilde kendisi tarafından hazırlanan ve onaylanan yazılı beyan belgesi.
e) TSE Hizmet Yeterlilik Belgesi.
f) Montaj işçiliği bedeli de dâhil olmak üzere her bir birim asansör bedelini içerecek şekilde asansör yaptırıcısına kesilen fatura.
g) Tescil öncesi ilk periyodik kontrol raporu…” kuralına yer verilmiş.
29/06/2016 tarih ve 29757 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Asansör Yönetmeliği’nin (2014/33/AB) “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı; asansörler ve asansörlere ait asansör güvenlik aksamlarının karşılamaları gereken temel sağlık ve güvenlik gereklerini, bu ürünlerle ilgili piyasaya arz koşulları ile piyasa gözetimi ve denetimi esaslarını belirlemektir.” kuralı;
“Tanımlar” başlıklı 5. maddesinde, “(1) Bu Yönetmelikte geçen;…
ç) Asansör monte eden: Asansörün tasarımından, imalatından, montajından ve piyasaya arzından sorumlu olan gerçek veya tüzel kişiyi,” şeklinde tanımlanmış;
“Asansör monte edenin yükümlülükleri” başlıklı 10. maddesinde, “(1) Asansör monte eden asansörün piyasaya arzında, Ek-I’de yer alan temel sağlık ve güvenlik gereklerine uygun şekilde tasarlanmasını, imal edilmesini, monte edilmesini ve test edilmesini sağlar.
(2) Asansör monte eden, teknik dosyayı hazırlar ve 19 uncu maddede belirtilen uygunluk değerlendirme işlemini yapar veya yaptırır. Asansör monte eden, asansörün bu Yönetmelikte belirtilen uygulanabilir temel sağlık ve güvenlik gereklerini karşıladığını uygunluk değerlendirme işlemiyle ispatlaması durumunda AB uygunluk beyanını düzenleyerek asansöre eşlik etmesini sağlar ve “CE” işaretini iliştirir.
(3) Asansör monte eden asansörün teknik dosyasını, AB uygunluk beyanını ve uygulanabildiği yerlerde onaylı kararı veya onaylı kararları asansörün piyasaya arzından itibaren on yıl süreyle muhafaza eder.
(4) Asansör monte eden asansörün risk taşıması durumunda, kullanıcıların sağlık ve güvenliğini korumak amacıyla ortaya çıkan riski araştırır, uygun görüldüğünde asansör ile ilgili uygunsuzluk ve yapılan şikâyetlerin kayıtlarını tutar.
(5) Asansör monte eden tip, parti veya seri numarası gibi tanımlamaya yarayan tüm bilgileri asansörün taşımasını sağlar.
(6) Asansör monte eden piyasaya arz ettiği asansörün üzerinde kendi adını, tescilli ticari unvanını veya tescilli ticari markasını ve kendisiyle iletişime geçilecek adres bilgisini bulundurur. Adres, asansör monte eden ile irtibata geçilecek tek noktayı belirtir. İletişim bilgisi, Türkçe veya nihai kullanıcıların kolayca anlayabileceği ve Bakanlığın kabul edeceği bir dilde olur.
(7) Asansör monte eden piyasaya arz edilen asansörün, Ek-I’in 6.2. maddesinde atıf yapılan ve Türkçe hazırlanan talimata uymasını sağlar. Söz konusu talimatın bir etiketleme olması halinde dahi açık ve anlaşılır olması sağlanır.
(8) Asansör monte eden piyasaya arz edilmiş olan asansörün, bu Yönetmeliğe uygun olmadığını bildiği veya bilmesinin gerektiği hallerde, asansörün uygun hale getirilmesi için ivedilikle gerekli düzeltici önlemleri alır. Buna ilaveten, asansör monte eden, asansörün risk taşıması durumunda, özellikle uygunsuzlukları ve söz konusu uygunsuzlukları giderecek önlemleri içeren ayrıntılı bilgiyi Bakanlığa sunar.
(9) Asansör monte eden, Bakanlığın talebi üzerine asansörün bu Yönetmeliğe uygunluğunu gösteren Türkçe veya Bakanlığın kabul edeceği bir dilde tüm bilgi ve belgeyi yazılı veya elektronik ortamda sağlar. Piyasaya arz edilen asansörde tespit edilen riskleri gidermek için düzeltici faaliyet talebi olması durumunda, asansör monte eden Bakanlık ile işbirliği yapar.” kuralı yer almıştır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan, ancak 16/10/2020 tarih ve 31276 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Asansör Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği’nin 16. maddesiyle yürürlükten kaldırılan, 27/01/2016 tarih ve 29606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Asansör Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı, insanların, insan ve yüklerin veya sadece yüklerin taşınmasında kullanılan asansörlere yönelik gerçekleştirilecek olan piyasa gözetimi ve denetimi ile asansör bakım ve servis hizmeti sunanlara ilişkin yürütülecek hizmet denetimi usul ve esaslarını belirlemektir.” kuralına;
“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, “Bu Yönetmelik, kullanımda olan bütün asansörlerin denetimini, asansörlere sunulan bakım ve servis hizmetinin denetimini ve uygunsuzluk tespit edilmesi halinde Bakanlık tarafından alınacak önlemler ile uygulanacak yaptırımları kapsar.” kuralına yer verilmiş;
“Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde; “(1) Bu Yönetmelikte geçen;…
r) PGD: Piyasa gözetimi ve denetimini,” şeklinde tanımlanmış;
“Genel esaslar” başlıklı 5. maddesinde, “…(13) Asansör monte eden, PGD faaliyeti sonucunda tespit edilen uygunsuzluğun kendisinden kaynaklanmadığını, asansörün piyasaya arzından sonraki süreçte kendi bilgisi dışında asansöre yönelik gerçekleştirilen bakım, onarım veya herhangi bir aksam değişimi veya revizyon işleminden kaynaklandığını ispatlarsa sorumluluktan kurtulur. Bu durumda sorumluluk, bakım, tamir, aksam değişimi veya revizyon işlemi yaparak ürünün güvenliğine ilişkin özelliklerini etkileyen kişiye ait olur.
(14) Bina sorumlusu, on üçüncü fıkrada belirtilen işlemleri gerçekleştireni belgelerle ispatlayamazsa asansörün güvenli hale getirilmesine dair sorumluluk kendisinde olur.” kuralına yer verilmiştir.
Dava Konusu Yönetmeliğin Yetki Yönünden İncelenmesi:
Anayasa’nın 124. maddesinin, dava tarihinde yürürlükte olan halinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken “normlar hiyerarşisi” kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
Yukarıda yer verilen 635 sayılı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca davalı Bakanlığın, sanayi ürünlerinin ürün güvenliği ve teknik mevzuatına uygunluğuna yönelik piyasa gözetimi ve denetimi yapmak, sanayi ürünlerine ilişkin teknik düzenlemeler kapsamında yetkilendirilecek teknik hizmet kuruluşlarının taşıması gereken nitelikleri belirlemek, bu kuruluşları görevlendirmek, gerektiğinde görevlendirmeyi geçici olarak durdurmak veya iptal etmek, risk analizleri yapmak, sanayi ürünlerinin denetimine ilişkin usul ve esasları belirlemek konusunda görevli olduğu; yine 5393 ve 5302 sayılı kanunlar uyarınca, anılan kanunlar gereği oluşturulan komisyon kararları doğrultusunda asansörlerin yıllık periyodik kontrolünü yapacak yetkilendirilmiş muayene kuruluşlarının sahip olması gereken şartları, yıllık periyodik kontrol esasları ile yıllık periyodik kontrol ücretleri konusunda idari düzenlemeler yapma yetkisinin bulunduğu dikkate alındığında; verilen görev ve yetki kapsamında anılan mevzuatın uygulanmasını sağlamaya ilişkin olarak davalı Bakanlığın Yönetmelik ile düzenleme yapma yetkisi olduğu açıktır. Bu itibarla, 6948 sayılı Kanun’da da tanımlandığı üzere, sanayi ürünü kapsamında olan asansörlerin periyodik kontrolleri ile A tipi muayene kuruluşlarının yetkilendirilmesi, yükümlülükleri ve denetimlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla düzenlemeler getiren dava konusu Yönetmelikte, yetki unsuru yönüyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu edilen Yönetmeliğe dayanak teşkil eden 635 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin, 2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) ve (d) bentlerinde yer alan ”veya yaptırmak”, 10. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan ”veya yaptırmak”, 11. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan ”veya yaptırmak” ibareleri
nin Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülerek Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru sonucunda, Anayasa Mahkemesi’nin 11/10/2012 tarih ve E:2011/84, K:2012/151 sayılı kararıyla, başvuruya konu kurallar ile Bakanlığa, metroloji ile sanayi ürünlerinin, ürün güvenliği ve teknik mevzuata uygunluğu konularındaki denetim görevlerini, piyasayı gözetim ve denetimi görevini, sanayi ürünlerinin, ürün güvenliği ve teknik mevzuata uygunluğu konusundaki denetim görevini özel hukuk hükümlerine tabi kişilere yaptırma imkânı getirildiği belirtildikten sonra, kural olarak icrai işlemler dışında denetim faaliyetinin özel kişilerden hizmet satın alınması yoluyla yürütülmesinin Anayasa’ya aykırılık teşkil etmediği, ancak denetim sonucu kanunlarda öngörülen icrai kararların memurlar veya diğer kamu görevlileri tarafından alınmasının zorunlu olduğu, iptal istemine konu kurallarda ise, denetim üzerine söz konusu Kanun’da öngörülen idari ve cezai yaptırımlar ile diğer icrai kararların hangi makam veya birim tarafından alınacağı yolunda herhangi bir hükme yer verilmediği, bu durumun, tereddütlere ve belirsizliğe yol açacağından hukuk devleti ilkesine, dolayısıyla Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle, anılan maddelerde yer alan “veya yaptırmak” ibareleri iptal edilmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, idarenin denetim görevini, denetim sonucu alınacak idari ve cezai yaptırımlar ile diğer icrai kararların hangi makam veya birim tarafından alınacağını göstermek koşuluyla özel kişiler eliyle gördürebileceği açık olup, dava konusu Yönetmelikte, Yönetmeliğe aykırı hareket ettiği tespit edilen muayene kuruluşuna, bina sorumlusuna, asansör monte edene veya onun yetkili servisine Bakanlık tarafından yaptırım uygulanacağı, ayrıca ilgili idareler olarak gösterilen belediyeler veya il özel idareleri tarafından sözleşme feshi gibi icrai işlemler tesis edileceği anlaşıldığından, Yönetmelikte bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin 8. Maddesinin 1. Fıkrasının ve 16. Maddesinin 1. Fıkrasının İncelenmesi:
Dava konusu düzenlemelerde, binada/yapıda sürekli olarak kullanılan asansörün periyodik kontrolünün, yılda en az bir defa, Bakanlık tarafından yetkilendirilen ve ilgili idare ile protokol imzalayan A tipi muayene kuruluşuna yaptırılacağı kurala bağlanmıştır.
Davacılar tarafından, günlük kullanımı düşük olan 3-4 katlı apartmanlar yönünden her yıl periyodik kontrol zorunluluğu getirilmesinin tüketici hukuku açısından değerlendirildiğinde aşırı külfet getireceği ileri sürülmüş ise de; dava konusu düzenlemeyle ülke genelinde piyasaya arz edilen asansörlerin güvenli bir şekilde kullanımının sağlanmasının amaçlandığı, asansörlere yönelik bu kontrollerin kişilerin can ve mal güvenliklerinin sağlanmasına ilişkin olduğu dikkate alındığında, asgari yılda bir kez olarak belirlenen kontrol periyodunun makul ve ulaşılmak istenen amaç ile orantılı bulunduğu anlaşıldığından, ilgili mevzuat uyarınca verilen yetkinin kullanılması kapsamında kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olarak getirilen kurallarda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Nitekim, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun yukarıda yer verilen 35. maddesinde, anagayrimenkulde bulunan asansörlerin güvenli bir şekilde işletilmesinin sağlanması amacıyla aylık bakımları ile yıllık kontrollerinin ilgili teknik düzenlemelere uygun şekilde yaptırılması ve bu işlemlere ilişkin ücretlerin ödenmesi konusunda bina yöneticisinin görevli olduğu düzenlenmiş olup anılan Kanun kapsamında verilen görevin yerine getirilmesi açısından da dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin 8. Maddesinin 2. Fıkrasının ve 16. Maddesinin 2. Fıkrasının İncelenmesi:
Yönetmeliğin 8. maddesinin 2. fıkrasında, Asansör Yönetmeliği (2014/33/AB) kapsamında piyasaya arz edilen asansörün tescil öncesi ilk periyodik kontrolünün tescil başvurusundan önce, asansör yaptırıcısının müracaatı üzerine en geç 15 gün içerisinde ilgili A tipi muayene kuruluşu tarafından yapılacağı ve tescil öncesi ilk periyodik kontrolün yaptırılmasına ve ücretinin ödenmesine dair sorumluğun asansör yaptırıcısında olduğu; 16. maddesinin 2. fıkrasında da, 8. maddesinin 2. fıkrasına benzer şekilde, Asansör Yönetmeliği (2014/33/AB) kapsamında piyasaya arz edilen asansörün ilk periyodik kontrolünün tescil aşamasından önce ilgili idare ile protokol imzalayan A tipi muayene kuruluşu tarafından yapılacağı, Asansör Yönetmeliği (2014/33/AB) kapsamında henüz piyasaya arz edilmeyen asansörün tescil öncesi ilk periyodik kontrolünün ise A tipi muayene kuruluşu tarafından yapılmayacağı kurala bağlanmıştır.
Öte yandan, davaya konu Yönetmeliğin 16. maddesinin 2. fıkrasında herhangi bir değişiklik olmamakla birlikte, 8. maddesinin 2. fıkrasında, 13/09/2022 tarih ve 31952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 8. maddesiyle değişiklik yapıldığı görülmekte ise de, bu değişikliğin davacıların iddiaları kapsamında davanın esası yönünden bir değişiklik içermediği anlaşıldığından, Yönetmeliğin 8. maddesinin 2. fıkrasının esası yönünden inceleme yapılmıştır.
Asansör İşletme ve Bakım Yönetmeliğinde, asansörün ticari veya kamu faaliyetleri kapsamında ücretli veya ücretsiz olarak kullanımının sağlanmasıyla piyasaya arz edilmiş sayılacağı, Asansör Yönetmeliği (2014/33/AB) kapsamında piyasaya arz edilen her asansörün resmi olarak ilgili idare tarafından kayıt altına alınacağı, başka bir deyişle tescil edileceği, tescil başvurusunun ise, asansörün piyasaya arz edildiği tarih itibarıyla 60 gün içerisinde söz konusu asansörü piyasaya arz eden asansör monte eden tarafından yapılacağı, tescil başvurusunda, “tescil öncesi ilk muayene kontrol raporu”nun sunulması gerektiği kurala bağlanmıştır.
Yukarıda aktarılan mevzuat uyarınca asansörün tescilinin piyasaya arz tarihinden itibaren 60 gün, ilk periyodik kontrolün ise 15 gün içinde yapılacağı da dikkate alındığında, davaya konu düzenlemelerde, asansörlerin ilk periyodik kontrollerinin tescil öncesinde yapılmasının, tescil edilip kullanımına başlanmadan önce asansörlere ilişkin olarak bir kontrol mekanizması getirilmek suretiyle ürün (asansör) güvenliği ve teknik mevzuata uygunluğunun ivedilikle temin edilmesi amacına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, ilgili mevzuat uyarınca verilen yetkinin kullanılması kapsamında kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olarak getirilen kurallarda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, davaya konu Yönetmelik düzenlemesinden önce yürürlükte olan 24/06/2015 tarihli ve 29396 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Asansör İşletme, Bakım ve Periyodik Kontrol Yönetmeliğinin yetki yönünden tamamının, bunun mümkün olmaması halinde Yönetmeliğin; 4. maddesi, 1. fıkrasının (b) ve (o) bentlerinin, 5. maddesi, 4. ve 6. fıkralarının, 13. maddesi, 5. fıkrasının, 14. maddesi, 2. ve 3. fıkralarının, 16. maddesi, 2. fıkrasının, 17. maddesinin, 18. maddesi, 2. fıkrasının, 19. maddesinin, 20. maddesi, 2. fıkrasının, 21. maddesinde geçen “A tipi muayene kuruluşu” ibarelerinin, 21. maddesi, 6. fıkrasının, 22. maddesinin, 23. maddesi, 1. fıkrasında yer alan “yakın” ibaresinin, 23. maddesi, 7. fıkrasının ve 24. maddesi, 1. fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 26/10/2017 tarih ve E:2016/777, K:2017/4318 sayılı kararıyla yetki yönünden Yönetmeliğin tamamının iptaline karar verildiği, bu kararın temyiz başvurusu sonucunda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 21/10/2019 tarih ve E:2018/3545, K:2019/4586 sayılı kararıyla kesin olarak onanmasına karar verildiği görülmekle birlikte; söz konusu Yönetmeliğin 7. maddesinde, dava konusu düzenlemeye benzer nitelikte, Yönetmelik kapsamında piyasaya arz edilen yeni asansörün, piyasaya arz edildiği tarih itibarıyla 30 gün içerisinde asansör monte eden tarafından bir defaya mahsus olmak üzere ilgili idareye tescil ettirileceğinin düzenlendiği, davacılardan Asansör Sanayicileri Federasyonun da bu Yönetmeliğin hazırlık çalışmalarında bulunduğu ve bu konuya ilişkin herhangi bir itirazının olmadığı da görülmektedir.
Yönetmeliğin 9. Maddesinin 10. Fıkrasının İncelenmesi:
Dava konusu düzenlemede, tescil öncesi ilk periyodik kontrolün ilgili uyumlaştırılmış standardında veya buna karşılık gelen uyumlaştırılmış Türk standardında yer alan asansörün hizmete alınmadan önce muayene ve deneyler bölümünde öngörülen yükte ve hızda gerçekleştirileceği ve bu aşamada kullanılacak olan yükün, asansör monte eden tarafından temin edileceği düzenlenmiş olup; davacı tarafından, anılan düzenlemenin yalnızca muayene ve deney aşamasında kullanılacak yüklerin “asansör monte eden tarafından temin edilmesi”ne yönelik kısmına itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, davaya konu Yönetmelik maddesinde, 13/09/2022 tarih ve 31952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesiyle değişiklik yapıldığı görülmekte ise de, bu değişikliğin davacıların iddiaları kapsamında davanın esası yönünden bir değişiklik içermediği anlaşıldığından, maddenin esası yönünden inceleme yapılmıştır.
Davacılar tarafından, asansör monte eden tarafından yüklerin temin edilmesi halinde birbirinden farklı uygulamalar ve test sonuçlarının ortaya çıkabileceği, bu yüklerin A tipi muayene kuruluşları tarafından karşılanması gerektiği ileri sürülmekte ise de; yukarıda yer verilen Asansör Yönetmeliği’nin (2014/33/AB) 10. maddesinde, asansör monte edenin, asansörün piyasaya arzını, anılan Yönetmeliğin Ek-1 sayılı ekinde yer alan temel sağlık ve güvenlik gereklerine uygun şekilde tasarlanmasını, imal edilmesini, monte edilmesini ve test edilmesini sağlamakla yükümlü olduğunun kurala bağlandığı, Ek-1 sayılı ekinde de, asansörlerin yük ve hızına yönelik kriterlere yer verildiği, bu haliyle anılan testlere ilişkin gerekli ekipmanın asansör monte eden firmalarda bulunması gerektiği dikkate alındığında; asansörün piyasaya arzından önceki test süreciyle benzer bir şekilde gerçekleştirilecek periyodik kontrole ilişkin yükün asansör monte eden tarafından temin edilmesi gerektiğine yönelik düzenlemede mevzuata aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Kaldı ki, asansör monte eden tarafından temin edilen yüklerin, A tipi muayene kuruluşunca muayene ve deney sırasında kullanılacağı göz önünde bulundurulduğunda, muayene kuruluşunca standarda ve teknik gereklere aykırı bulunan yüklerin denetim ve kontrollere esas alınmayacağı da tabiidir.
Yönetmeliğin 9. Maddesinin 11. Fıkrasının İncelenmesi:
Dava konusu düzenlemede, periyodik kontrolün, asansörün bakımını üstlenen asansör monte edenin veya onun yetkili servisinin nezaretinde gerçekleştirileceği, periyodik kontrole nezaret edecek olan kişinin teknik bakım personeli olmasının ve periyodik kontrolde A tipi muayene kuruluşu ile işbirliği yapmasının asansör monte eden veya onun yetkili servisi tarafından sağlanacağı; takip kontrolüne ise asansörün bakımını üstlenen asansör monte eden veya onun yetkili servisi veya periyodik kontrol raporuna göre söz konusu uygunsuzlukları gidermek adına sadece bu iş için bina sorumlusu ile sözleşme imzalayan asansör monte eden veya onun yetkili servisinin nezaret edeceği düzenlenmiştir.
Her ne kadar, davaya konu Yönetmelik maddesinde 13/09/2022 tarih ve 31952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesiyle değişiklik yapıldığı görülmekte ise de, bu değişikliğin davacıların iddiaları kapsamında davanın esası yönünden bir değişiklik içermediği anlaşıldığından, maddenin esası yönünden inceleme yapılmıştır.
Davacılar tarafından, kurala göre, Asansör Bakım Sözleşmesi yapılan bir binada, muayene sırasında eksiklikler çıkması durumunda bina sorumlusunun eksiklikleri başka bir firmaya yaptırabileceği, ancak eksiklikler giderildiğinde ise panosu veya regülatörü değişmiş bir asansör ile karşılaşılabileceği, bu durumun firmanın montajını yapmadığı, üretmediği bir malzeme nedeniyle Asansör Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliğine göre idari yaptırım ile karşılaşmasına sebep olabileceği ileri sürülmüş ise de; söz konusu düzenlemeyle asansörün muayenesinde eksiklik çıktığında bu eksikliğin can ve mal emniyetine ilişkin olduğu da gözetilerek bir an önce giderilmesinin amaçlandığı, ayrıca takip kontrolüne yönelik olarak bina sorumlusunun bakım sözleşmesinin tarafı dışında başka bir asansör monte eden ile (sadece bu iş için) sözleşme imzalamasının sözleşme hürriyetine ilişkin bir konu olduğu gibi, madde uyarınca üçüncü bir firmanın yapacağı işlemin sadece muayene sırasında tespit edilen eksikliği gidermekten ibaret olduğu, dolayısıyla yalnızca tespit edilen aykırılığa yönelik düzeltmeler yapılacağı ve bu hususların kayıtlı olacağı anlaşıldığından, eksikliklerin başka firmaya yaptırılması halinde bakım sözleşmesinin tarafı olan firmaların hatalı uygulamalardan sorumlu olacağı şekilde uygunsuzluklar çıkabileceği iddiası yerinde görülmemiştir.
Kaldı ki, yukarıda yer verilen Asansör Piyasa Gözetim ve Denetim Yönetmeliğinin 5. maddesinin 13. fıkrasında, asansör monte edenin, piyasa gözetimi ve denetimi faaliyeti sonucunda tespit edilen uygunsuzluğun kendisinden kaynaklanmadığını, asansörün piyasaya arzından sonraki süreçte kendi bilgisi dışında asansöre yönelik gerçekleştirilen bakım, onarım veya herhangi bir aksam değişimi veya revizyon işleminden kaynaklandığını ispatlaması halinde sorumluluktan kurtulacağı; 14. fıkrasında da, bina sorumlusunun, 13. fıkrada belirtilen işlemleri gerçekleştiren firmayı belgelerle ispatlayamaması halinde asansörün güvenli hale getirilmesine dair sorumluluğun kendisine ait olacağı düzenlemelerine yer verilmiş olup, asansörde yapılan bakım veya onarımdan kaynaklı sorunların kendisinden kaynaklanmadığını ispat eden firmaların sorumlu olmayacağı açıktır. Belirtilen nedenle, davacıların bu yöndeki iddiaları da yerinde görülmemiştir.
Yönetmeliğin 9. Maddesinin 12. Fıkrasının İncelenmesi:
Dava konusu düzenlemede, periyodik kontrole nezaret eden asansör monte eden veya onun yetkili servisinin ilgili mevzuatta belirtilen kriterleri sağlamadığının ve/veya bina sorumlusu ile asansör monte eden veya onun yetkili servisi arasında bakım sözleşmesi imzalanmamış olduğunun belirlenmesi durumunda, denetim için asansörün bulunduğu ildeki Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğüne gerekli bildirimin A tipi muayene kuruluşu tarafından yapılacağı; bina sorumlusu ile bakım sözleşmesi imzalayan asansör monte eden veya onun yetkili servisine ait TSE Hizmet Yeterlilik Belgesinin bulunmaması veya söz konusu belgenin geçerlilik süresinin dolmuş olmasının A tipi muayene kuruluşu tarafından periyodik kontrol yapılmasına engel teşkil etmeyeceği kurala bağlanmıştır.
Davaya konu Yönetmelik maddesinde, 13/09/2022 tarih ve 31952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesiyle “(12) Periyodik kontrole nezaret etme yükümlülüğü bulunan asansör monte edenin veya onun yetkili servisinin ilgili mevzuat kriterlerini sağlamadığının tespiti halinde veya bina sorumlusu ile asansör monte eden veya onun yetkili servisi arasında bakım sözleşmesi imzalanmamış olduğunun belirlenmesi durumunda, denetim için asansörün bulunduğu ildeki Bakanlık il müdürlüğüne gerekli bildirim A tipi muayene kuruluşu tarafından yapılır. Bina sorumlusu ile bakım sözleşmesi imzalayan asansör monte eden veya onun yetkili servisine ait TSE Hizmet Yeterlilik Belgesinin bulunmaması, bu belgenin geçerlilik süresinin dolması veya bu belgenin askıya alınması durumunda A tipi muayene kuruluşu tarafından periyodik kontrol yapılmaz.” şeklinde değiştirilmiştir.
Bu haliyle davaya konu maddenin, dava tarihinden sonra davacıların iddialarının esasını karşılayacak şekilde değiştirildiği görüldüğünden, anılan maddenin iptali istemi yönünden davanın esasını incelenme olanağı kalmadığından, davanın bu kısmı hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin 9. Maddesinin 15. Fıkrasının İncelenmesi:
Dava konusu düzenlemede, asansör monte eden veya onun yetkili servisinin, binalarda/yapılarda aylık bakımını yaptığı asansörlerin kimlik numaralarını ve adreslerini içeren bilgileri elektronik olarak liste halinde her yıl Ocak ayı sonuna kadar ilgili idareye ileteceği, ilgili idarenin, bu bilgileri periyodik kontrol için protokol imzaladığı A tipi muayene kuruluşu ile paylaşacağı kurala bağlanmıştır.
Her ne kadar, davaya konu Yönetmelik maddesinde, 13/09/2022 tarih ve 31952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesiyle değişiklik yapıldığı görülmekte ise de, bu değişikliğin davacıların iddiaları kapsamında davanın esası yönünden bir değişiklik içermediği anlaşıldığından, maddenin esası yönünden inceleme yapılmıştır.
Davacılar tarafından, asansör yaptırıcılarından bu konuda bir rıza almamış asansör monte edenin aylık bakımını yaptığı asansörlerin kimlik numaralarını ve adreslerini içeren bilgileri vermesi halinde, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun’a aykırılıktan ceza müeyyidesine maruz kalabileceği ileri sürülmekle birlikte; kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarılan 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda kişisel verinin, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi şeklinde tanımlandığı, dolayısıyla asansör kimlik numaraları ve adreslerini içeren bilgilerin ilgili idareyle paylaşılmasının 6698 sayılı Kanun kapsamında olmadığı anlaşılmaktadır.
Yine davacılar tarafından, asansör firmalarının aylık bakıma ilişkin bilgileri belediye ve özel idare ile paylaşmalarının ticari sırlarını ifşa etmeleri anlamına gelebileceği gibi ilgili alanda rakip firmalarca bilinmemesi gereken bu sırların ele geçirilmesinin serbest piyasanın araçlarını bozarak rekabeti önleyeceği de ileri sürülmekte ise de; dava konusu düzenlemeyle idareye bildirilecek hususların sadece aylık bakımı yapılan asansörlerin kimlik numaraları ve adreslerini içeren bilgiler olduğu, bakımı yapan firmaya yönelik özel bir bilginin talep edilmediği, kaldı ki asansör kimlik numaralarının, asansör kabini içinde yer alan ve asansörü kullanan kullanıcılar tarafından da rahatlıkla görülebilen aleni bir numara olduğu, dolayısıyla ilgili idarelerin bu bilgileri A tipi muayene kuruluşlarıyla paylaşmasının firmalar açısından rekabeti engelleyici veya ticari sırlarının ortaya çıkarılacağı anlamına gelecek nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, denetimsizliği önlemek ve ürün güvenliği ile teknik mevzuata uygunluğunun, muayene ve kontrol faaliyetlerinin takibini etkinleştirmek amacıyla getirildiği anlaşılan dava konusu düzenlemede hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
Yönetmeliğin 16. Maddesinin 12. Fıkrasının İncelenmesi:
Dava konusu düzenlemede, A tipi muayene kuruluşunun, periyodik kontrolde asansörler için ulusal imar mevzuatında belirtilen gereklilikleri de esas alacağı kurala bağlanmıştır.
Her ne kadar, davaya konu Yönetmelik maddesinde, 13/09/2022 tarih ve 31952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 15. maddesiyle değişiklik yapıldığı görülmekte ise de, bu değişikliğin davacıların iddiaları kapsamında davanın esası yönünden bir değişiklik içermediği anlaşıldığından, maddenin esası yönünden inceleme yapılmıştır.
Davacılar tarafından, ulusal imar mevzuatına uygun olarak yapılan projede belirtilen ve montajı yapılıp teslim edilen asansörün, daha sonra yapı ile ilgili yapı sahibi veya müteahhidin kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan durumdan montajı yapan asansör firmasının sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğu, yapı kullanma izin belgesi düzenlemenin ve bununla ilgili denetimi yapmanın belediyenin görevinde olduğu ileri sürülmektedir.
Yukarıda yer verilen 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun kapsamında imar mevzuatı yönünden yapıların denetimini sağlama görevinin yapı denetim firmalarında olduğu açık ise de, davaya konu düzenlemenin, periyodik kontrol sırasında imar mevzuatında yer alan ölçü ve kriterlerin, dava konusu Yönetmeliğin Ek-5 ve Ek-6 sayılı eklerinde yer alan kontrol listeleri kapsamına girdiği ölçüde dikkate alınıp değerlendirilmesi, göz ardı edilmemesi amacına matuf olduğu, bu kapsamda muayene kuruluşu tarafından yapılacak değerlendirmenin yapı denetimi mahiyetinde olmayıp sadece periyodik kontrolü yapılan asansörlerin yapısal sorunlarına yönelik bulunduğu, başka bir deyişle, dava konusu kuralla, yapılacak periyodik kontrol ile kişilerin can ve mal güvenliklerinin korunması anlamında asansörlerin daha güvenli bir şekilde çalışıp çalışmadığı hususlarının tüm yönleriyle göz önünde bulundurulmasının, dolayısıyla kamu yararının sağlanmasının amaçlandığı anlaşıldığından, davaya konu düzenlemede hukuka ve kamu yararına aykırılık bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin 23. Maddesinin 2. Fıkrasının İncelenmesi:
Dava konusu düzenlemede, tescil öncesi ilk periyodik kontrol ücretinin asansör yaptırıcısından periyodik kontrol ücretinin üç katı olacak şekilde KDV dahil olarak A tipi muayene kuruluşunca tahsil edileceği kurala bağlanmıştır.
Davacılar tarafından, tescil öncesi ilk periyodik muayenenin diğer muayene ücretinden farklı olarak ücretlendirilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, tescil öncesi ilk periyodik kontrol muayenesi yapan şirketlerin 3 katı ücret alacakları için diğer periyodik bakım ve kontrolleri sonraki sıraya bırakabilecekleri, bu sebeple birçok asansör firmasının bu kontrolleri yaptıramadığı için ciddi idari para cezaları ile karşı karşıya kalabilecekleri ileri sürülmüştür.
Davaya konu Yönetmeliğin 18. maddesinde, bir muayene elemanının bir tam gün içerisinde yapabileceği kontrol sayıları, periyodik kontrol hizmetinin usulüne uygun olarak gereği gibi yapılabilmesi için sınırlandırılmıştır.
Buna göre, bir muayene elemanı, bir tam gün içinde -kural olarak- en fazla 5 adet asansörün periyodik kontrolünü veya 10 adet asansörün takip kontrolünü yapabilmekte iken, ilk kez kullanıma / piyasaya arz ve tescil edileceği, dolayısıyla yapılacak denetimin kapsamı ve önemi dikkate alınarak tescil öncesi ilk periyodik kontrol için bu sayı en fazla 2 adet olarak belirlenmiştir.
Bu kapsamda muayene elemanının harcayacağı zaman ve emek ile ilk denetimin önem ve kapsamı gözetilerek davalı idarece tescil öncesi ilk periyodik kontrol yönünden, tescil edilmiş asansörlerin periyodik kontrollerinden farklı ve daha yüksek ücret belirlenmesi işin doğası gereği olup, dava konusu düzenlemede hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gibi, harcanan emek, zaman ve yapılan denetimin kapsamı ile karşılaştırıldığında belirlenen 3 katı oranın da makul ve ölçülü olduğu sonucuna varılmıştır.
Yönetmeliğin 24. Maddesinin 5. Fıkrasının İncelenmesi:
Dava konusu düzenlemede, kırmızı veya sarı renkli bilgi etiketi iliştirilmiş olan asansörün birinci takip kontrolünde bina sorumlusundan ayrıca ücret talep edilemeyeceği, bina sorumlusu ve/veya sözleşme yapılan asansör monte eden veya onun yetkili servisinden kaynaklanan gecikmeler nedeniyle gerçekleştirilecek olan ikinci veya sonraki takip kontrollerinden ayrıca ücret alınıp alınmayacağına dair esaslar ile ücret alınacaksa miktarına ilişkin detayların ise ilgili idare ile A tipi muayene kuruluşu arasında yapılacak olan protokol ile belirleneceği, takip kontrol ücretinin periyodik kontrol ücretinden fazla olamayacağı kurala bağlanmıştır.
Davacılar tarafından, bu kural sebebiyle A tipi muayene kuruluşlarının kendilerinden kaynaklanan gecikmeyi idare ile yapacakları protokol ile bertaraf edebileceği ve asansör şirketlerinin gecikmelere ilişkin olarak kendilerini savunma haklarının ortadan kaldırıldığı ileri sürülmektedir.
Dava konusu kuralda, A tipi muayene kuruluşu tarafından yapılan denetimde kırmızı renkli bilgi etiketi iliştirilerek güvensiz olduğu tespit edilen asansörler ve sarı renkli bilgi etiketi iliştirilmiş olan kusurlu asansörlerin ilk takip kontrolünden ayrıca ücret alınmayacağı açıkça kurala bağlanmış olup, ilk takip kontrolünde de eksikliklerin bina sorumlusu ve/veya sözleşme yapılan asansör monte eden veya onun yetkili servisinden kaynaklanan gecikmeler nedeniyle giderilmemesi halinde, A tipi muayene kuruluşunun kendisi dışındaki sebeplerle sarf edeceği ek zaman ve emek ile yapılacak takip kontrolünün kapsam ve niteliği gözetilerek ikinci ve sonraki takip kontrollerinin ücrete tabi olup olmayacağı, olacaksa ücretin miktarı hususunda ilgili idare ile muayene kuruluşu arasında sözleşme yapılmasının öngörülmesine yasal bir engel bulunmadığı, ayrıca A tipi muayene kuruluşunca yapılan denetimde eksikliklerin kim (bina sorumlusu ve/veya sözleşme yapılan asansör monte eden veya onun yetkili servisi) tarafından ne kadar sürede ve ne şekilde giderilmesi gerektiğinin kayıt altına alınacağı, asansör şirketlerinin kendilerinden kaynaklanmayan gecikmeleri bilgi ve belgelerle (ek işlemler için başvuru, yedek parça temini için yapılan işlemler vb.) ispat edebileceği, bu haliyle gecikmenin sorumluluğunun sözleşmeyle değiştirilmesinin hukuken mümkün olmadığı gibi gecikmeye neden olan tarafın ispatının da olanaklı bulunduğu, dolayısıyla ilk takip kontrolünden sonraki sürece ilişkin olarak asansör monte eden veya onun yetkili servisinden kaynaklı bir gecikme olmadığının belgelerle ortaya konulması halinde kendilerinden ücret alınmayacağının da açık olduğu, bu kapsamda düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Yönetmeliğin 37. Maddesinin 1. Fıkrasının İncelenmesi:
Dava konusu düzenlemede, Yönetmelikte yer alan usul ve esaslara aykırı hareket ettiği belirlenen bina sorumlusuna, asansör monte edene veya onun yetkili servisine Bakanlık tarafından 1705 sayılı Ticarette Tağşişin Men’i ve İhracatın Murakabesi ve Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesine göre idari para cezası uygulanacağı düzenlenmiştir.
Her ne kadar, davaya konu Yönetmelik maddesinde, 13/09/2022 tarih ve 31952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 28. maddesiyle değişiklik yapıldığı görülmekte ise de, bu değişikliğin davacıların iddiaları kapsamında davanın esası yönünden bir değişiklik içermediği anlaşıldığından, maddenin esası yönünden inceleme yapılmıştır.
Davacılar tarafından, 1705 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra 4703 sayılı Kanun’un çıktığı ve idari para cezalarının da bu Kanun ve Kanun’un eki niteliğinde olan Tebliğ’e göre uygulandığı, bu nedenle hükümde yer alan “1705 sayılı Kanun’un” ibaresinin iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmekle birlikte; yukarıda yer verilen 1705 sayılı Kanun uyarınca davalı Bakanlığın gıda maddeleri hariç olmak üzere ticaret mallarının tabi olacakları usul ve şartlara yönelik düzenleme yapma ve bu düzenlemelere uyulmaması halinde idari para cezası uygulama yetkisinin bulunduğu açık olup, 1705 sayılı Kanun kapsamında yer alan asansörlerin periyodik kontrollerine ilişkin davaya konu Yönetmelik ile getirilen kurallara aykırı hareket edilmesi halinde 1705 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası öngörülmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin Ek-5 ve Ek-6 Sayılı Eklerinde Yer Alan Kontrol Listelerinin İptali İstemi Yönünden İnceleme:
Davaya konu Yönetmeliğin Ek-5 ve Ek-6 sayılı eklerinde, asansör periyodik kontrolü sırasında A tipi muayene kuruluşunca kullanılacak kontrol listelerine yer verilmiş olup, davacılar tarafından bu listelerin, ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
2575 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca, dava konusu Yönetmelik yürürlüğe konulmadan önce, Yönetmelikle ilgili kurumların yer aldığı bir komisyon kurulup kurulmadığının sorulmasına, komisyon kurulmuş ise, söz konusu komisyonun toplantı ve görüşme tutanakları ile dava konusu düzenlemeye ilişkin tüm işlem dosyasının davalı idarece gönderilmesinin istenilmesine yönelik olarak verilen … tarih ve E:… sayılı ara kararına cevaben davalı idarece gönderilen bilgi ve belgeler incelendiğinde; Yönetmeliğin hazırlanması aşamasında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın … tarih ve … sayılı oluru ile komisyon kurulduğu, bu komisyonun üyelerinin, davalı Bakanlığa bağlı Sanayi Genel Müdürlüğü ile Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğünden 1’er kişi, Türk Standartları Enstitüsünden, Türkiye Belediyeler Birliğinden, Vilayet Hizmetleri Birliği Başkanlığından, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Makine Mühendisleri Odasından ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektirk Mühendisleri Odasından 1’er kişi olmak üzere toplam 7 kişiden oluştuğu, komisyonun 13-14/03/2018 tarihlerinde bir araya gelerek Yönetmelik Taslağına (dolayısıyla Yönetmeliğin Ek-5 ve Ek-6 sayılı eklerinde yer alan kontrol listelerine) yönelik gerçekleştirdiği görüşmeler neticesinde, Yönetmelik Taslağının son haliyle katılım sağlayan komisyon üyelerince tutanağa bağlandığı, sonrasında Yönetmeliğin 04/05/2018 tarihli ve 30411 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği görülmekte olup, davaya konu Yönetmeliğin Ek-5 ve Ek-6 sayılı eklerinde yer alan kontrol listelerinin taslak metinde belirtildiği şekilde yayımlanarak yürürlüğe girdiği ve komisyon çalışmalarına katılan üyeler tarafından söz konusu kontrol listelerinin güncel ulusal veya uluslararası mevzuat veya teknik gereklere aykırı olduğuna dair herhangi bir itirazda bulunulmadığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca dosya içerisinde yer alan belgelerden, davaya konu Yönetmelikten önce yürürlükte olan 15/07/2015 tarihli ve 29417 (2. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Asansör Periyodik Kontrolleri İçin Yetkilendirilecek A Tipi Muayene Kuruluşlarına Dair Tebliğin (SGM:2015/24) (söz konusu Tebliğ, 04/05/2018 tarihli ve 30411 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Asansör Periyodik Kontrolleri İçin Yetkilendirilecek A Tipi Muayene Kuruluşlarına Dair Tebliğ (SGM: 2015/24)’in Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Tebliğ (SGM: 2018/5)’in 1. maddesiyle de yürürlükten kaldırılmıştır.) Ek-1 “Elektrik Tahrikli Asansörler İçin Periyodik Kontrol Listesi” ve Ek-2 “Hidrolik Tahrikli Asansörler İçin Periyodik Kontrol Listesi”nin (davaya konu Yönetmeliğin Ek-5 ve Ek-6 sayılı eklerini de içermektedir.), Asansör Teknik Komitesi Alt Çalışma Grubunun (ASTEK) 04-05/3/2017 tarihli 1. toplantı, 22-23/4/2017 tarihli 2. toplantı ve 07-08-09/7/2017 tarihli 3. toplantı sonucunda, davalı Bakanlık, TSE, TMMOB Makine Mühendisleri Odası, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası ve asansörle ilgili sektörel dernekler ve ilgili A tipi muayene kuruluşları temsilcilerinin katılımlarıyla görüşülerek düzenlendiği, söz konusu düzenlemelerin de davaya konu kontrol listeleriyle benzerlik gösterdiği görülmektedir. Her ne kadar anılan Tebliğin (SGM:2015/24) iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesinin 22/06/2022 tarih ve E:2017/1519, K:2022/3447 sayılı kararıyla, Tebliğ’in dayanağı olan 24/06/2015 tarihli ve 29396 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Asansör İşletme, Bakım ve Periyodik Kontrol Yönetmeliğinin yetki yönünden tamamının iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin 26/10/2017 tarih, E:2016/777, K:2017/4318 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararıyla kesin olarak onanmasına karar verilmesi karşısında, hukuki dayanağı kalmadığı gerekçesiyle anılan Tebliğ’in iptaline karar verilmiş ise de, söz konusu iptal kararının teknik yönden bir değerlendirme içermediği, başka bir deyişle iptal kararında Tebliğ’in ekinde yer alan Ek-1 “Elektrik Tahrikli Asansörler İçin Periyodik Kontrol Listesi” ve Ek-2 “Hidrolik Tahrikli Asansörler İçin Periyodik Kontrol Listesi” yönünden ulusal veya uluslararası mevzuat veya teknik gereklere uygunluk yönünden değerlendirme yapılmadığı açıktır.
Öte yandan söz konusu kontrol listelerinin, TS EN 81-1+A3 numaralı, “Asansörler – Yapım ve montaj için güvenlik kuralları – bölüm 1: Elektrikli asansörler” başlıklı, sabit olarak ve yeni monte edilmiş, tahrik kasnaklı, tamburlu veya zincirli tahrik düzeni olan, belli duraklara hizmet eden, düşeyden 15°’den fazla eğimli olmayan kılavuz raylar arasında, halat veya zincirle asılı olarak hareket eden, insan ve/veya yük taşımak için tasarımlanmış bir kabini olan elektrikli asansörlerin yapım ve montajı için güvenlik kurallarını kapsayan; TS EN 81-2+A3 numaralı, “Asansörler- Yapım ve montaj için güvenlik kuralları- Bölüm 2: Hidrolik asansörler” başlıklı sabit olarak ve yeni monte edilmiş, belli duraklara hizmet eden, düşeyden 15°’den fazla eğimli olmayan kılavuz raylar arasında, piston, halat veya zincirle asılı olarak hareket eden, insan ve/veya yük taşımak için tasarımlanmış bir kabini olan hidrolik asansörlerin yapım ve montajı için güvenlik kurallarını kapsayan; TS EN 81-20 numaralı, “Asansörler – Yapım ve montaj için güvenlik kuralları – İnsan ve yük taşıma amaçlı asansörler – Bölüm 20: İnsan ve yük asansörleri” başlıklı, düşeyden 15°’den fazla eğimli olmayan kılavuz raylar arasında halatlarla, zincirlerle veya hidrolik kaldırma ünitesi tertibatlarıyla asılı olan, insan veya insan ve eşya taşınması için tasarımlanmış bir kabini olan, belirli duraklar arasında hizmet veren, halatla ve pozitif veya hidrolik tahrikli olan, kalıcı olarak monte edilmiş yeni insan veya eşya taşıyan asansörlerin güvenlik gereklerini kapsayan; TS EN 81-80 numaralı, “Asansörler – Yapım ve montaj için güvenlik kuralları-Mevcut asansörler-Bölüm 80: Mevcut yolcu ve yük asansörlerinin güvenliğini geliştirme kuralları” başlıklı, mevcut asansörlerin, günümüzün teknolojilerine uygun güvenlik tedbirlerinin uygulanması ile yeni tesis edilmiş asansörlerin güvenlik seviyelerine ulaştırılması için, geliştirme kurallarını kapsayan Türk Standartlarında belirtilen kriterler göz önünde bulundurulmak suretiyle hazırlandığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, dava dilekçesinde, Asansör Yönetmeliğinin Ek-1 sayılı ekinde yer alan “Temel Sağlık ve Güvenlik Gerekleri”ni karşılamanın yeterli olduğu, ayrıca davaya konu Yönetmelik ekinde belirtilen kontrol listelerine uyumun zorunlu olmadığı ileri sürülmüş ise de; Asansör Yönetmeliği (2014/33/AB) hazırlanırken Avrupa Birliği mevzuatına uyum çerçevesinde Asansörler ve Asansörlerin Güvenlik Aksamlarına İlişkin Yasalarının Uyumlaştırılması Hakkındaki 26/2/2014 tarih ve 2014/33/AB sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konsey Direktifi’nin esas alındığı, söz konusu Direktif içeriğinde asansörlerin temel sağlık ve güvenlik kriterlerinin belirlendiği, daha açık bir anlatımla yalnızca asgari şartlara yer verildiği, dolayısıyla üye/aday devletlere bu kriterlerin üzerinde şartlar getirilmesine hukuki bir engel bulunmadığı, Asansör Yönetmeliği (2014/33/AB)’nin Ek-1’de yer alan düzenlemeler incelendiğinde de, bahsi geçen Direktif’te yer aldığı şekilde asansör türleri konusunda dahi ayrıma gidilmeyip asansörlerin temel sağlık ve güvenlik gereklerine uygunluğunun sağlanması noktasında temel ilkelere yer verildiği, iptali istenilen Yönetmeliğin dava konusu Ek-5 ve Ek-6 sayılı eklerinde ise, Asansör Yönetmeliğindeki (2014/33/AB) genel ilkeler kapsamında asansör türleri konusunda bir ayrıma gidilerek elektrik tahrikli ve hidrolik tahrikli asansörlere ilişkin kontrol kriterlerinin ne şekilde belirleneceğinin detaylı bir şekilde kurala bağlandığı, başka bir ifadeyle asansör türlerinin özellikleri dikkate alınarak kapsamlı bir düzenleme yapıldığı anlaşıldığından, asansörlerin güvenli olarak işletilmesi ve dolayısıyla kişilerin can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla yapıldığı anlaşılan düzenlemelerin ilgili ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı olmadığı gibi kamu yararı ve hizmet gerekli yönünden de hukuka uygun bulunduğu sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacılardan … Federasyonu yönünden DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
2. 04/05/2018 tarih ve 30411 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliği’nin 8. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının; 9. maddesinin 10., 11. ve 15. fıkralarının; 16. maddesinin 1., 2. ve 12. fıkralarının; 23. maddesinin 2. fıkrasının; 24. maddesinin 5. fıkrasının; 37. maddesinin 1. fıkrasının ve Ek-5 ve Ek-6 sayılı eklerinde yer alan kontrol listelerinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. 04/05/2018 tarih ve 30411 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliği’nin 9. maddesinin 12. fıkrasının iptali istemi yönünden konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4. Dava kısmen ehliyet ret, kısmen ret, kısmen de karar verilmesine yer olmadığı şeklinde sonuçlandığından, davacılar tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin takdiren 2/3’ünün … TL’nin davacılar üzerinde bırakılmasına, kalan 1/3’ünün … TL’nin ise davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye, … TL vekâlet ücretinin ise davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
6. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,
7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 07/12/2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Dava; 3/6/2011 tarihli ve 635 sayılı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu, 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ve 10/6/1930 tarihli ve 1705 sayılı Ticarette Tağşişin Men’i ve İhracatın Murakabesi ve Korunması Hakkında Kanununa dayanılarak hazırlanan ve 04/05/2018 tarih ve 30411 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliği”nin 8. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının; 9. maddesinin 10., 11., 12. ve 15. fıkralarının; 16. maddesinin 1., 2. ve 12. fıkralarının; 23. maddesinin 2. fıkrasının; 24. maddesinin 5. fıkrasının; 37. maddesinin 1. fıkrasının ve Ek-5 ve Ek-6 sayılı eklerinde yer alan kontrol listelerinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin dayanaklarından olan 635 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) ve (d) bentlerinde yer alan ”veya yaptırmak”, 10. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan ”veya yaptırmak”, 11. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan ”veya yaptırmak” ibareleri
nin Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülerek Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru sonucunda, Anayasa Mahkemesi’nin 11/10/2012 tarih ve E:2011/84, K:2012/151 sayılı kararıyla, başvuruya konu kurallar ile Bakanlığa, metroloji ile sanayi ürünlerinin, ürün güvenliği ve teknik mevzuata uygunluğu konularındaki denetim görevlerini, piyasayı gözetim ve denetimi görevini, sanayi ürünlerinin, ürün güvenliği ve teknik mevzuata uygunluğu konusundaki denetim görevini özel hukuk hükümlerine tabi kişilere yaptırma imkânı getirildiği belirtildikten sonra, kural olarak icrai işlemler dışında denetim faaliyetinin özel kişilerden hizmet satın alınması yoluyla yürütülmesinin Anayasa’ya aykırılık teşkil etmediği, ancak denetim sonucu kanunlarda öngörülen icrai kararların memurlar veya diğer kamu görevlileri tarafından alınmasının zorunlu olduğu, iptal istemine konu kurallarda ise, denetim üzerine söz konusu Kanun’da öngörülen idari ve cezai yaptırımlar ile diğer icrai kararların hangi makam veya birim tarafından alınacağı yolunda herhangi bir hükme yer verilmediği, bu durumun, tereddütlere ve belirsizliğe yol açacağından hukuk devleti ilkesine, dolayısıyla Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle anılan maddelerde yer alan “veya yaptırmak” ibareleri iptal edilmiştir.
Bu haliyle, Anayasa Mahkemesi kararı sonucunda oluşan hukuki durum uyarınca, sanayi ürünlerine yönelik piyasa gözetimi ve denetiminin Bakanlık tarafından yapılması gerektiği, dolayısıyla A tipi muayene kuruluşlarına bu yönde bir yetki verilmesinin olanaklı olmadığı sonucuna varıldığından, asansörlerin periyodik kontrolüne ilişkin usul ve esaslar ile asansör periyodik kontrollerinde görev alacak olan A tipi muayene kuruluşlarının yetkilendirilmesi, yükümlülükleri ve denetimlerine ilişkin usul ve esasları belirleme amacıyla çıkarılan işbu Yönetmelikte yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı, bu sebeple iptali gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.