Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/4923 E. , 2022/4280 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/4923
Karar No : 2022/4280
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
…
11- …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Komutanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Şırnak ili, Merkez … Köyünde geçici köy korucusu olarak görev yapmakta iken bölücü terör örgütü mensuplarınca ateş edilmesi sonucu hayatını kaybeden … ‘ın yakınları olan davacılar tarafından, … ‘ın hayatını kaybetmesinde davalı idarenin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle destekten yoksun kalma zararlarının karşılığı ve artırım hakkı saklı olarak müteveffanın kızı, annesi, babası için toplamda 2.000,00 TL maddi, diğer tüm davacılar yönünden toplamda 220.000,00 TL manevi olmak üzere toplamda 222.000,00 TL maddi ve manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; bölücü terör örgütü mensuplarının açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden … ‘ın 04/02/1994 tarihinde meydana gelen olay ile hayatını kaybettiği açık olup, 2577 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarınca olayın meydana geldiği 04/02/1994 tarihinden itibaren bir yıl ve her halde 5 yıl içerisinde davalı idareye tazminat başvurusunda bulunulması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra 01/11/2017 tarihinde İçişleri Bakanlığı kayıtlarına giren dilekçe ile tazminat ödenmesi istemiyle başvuruda bulunulduğu gerekçesiyle davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince davacıların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, dava açabilmek için eylemin idariliğinin ve yol açtığı zararın ortaya çıkması gerektiği, müteveffanın anne ve babasının aylık bağlanması istemiyle yaptıkları başvurunun reddi üzerine açılan davada, 30/04/2012 tarihinde iptal kararı verildiği, Danıştay incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu kararın 14/09/2017 tarihinde davacılara bildirildiği, böylece eylemin idariliğinin ortaya çıktığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
… ilçesinde bulunan Karayolunda müteveffa … ‘ın 04/02/1994 tarihinde terör örgütü mensuplarının açtığı ateş sonucu hayatını kaybettiği, müteveffa …’ın hayatını kaybetmesinde davalı idarenin kusursuz sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat istemiyle 01/11/2017 tarihinde davalı idarenin kaydına giren dilekçe ile İçişleri Bakanlığı’na başvuruda bulunulduğu, İçişleri Bakanlığı’na yapılan başvurunun 14/11/2017 tebliğ tarihli işlem ile reddedildiği, bakılan davanın ise 2577 sayılı Kanun’un 13. maddesi kapsamında maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle 05/12/2017 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVUZAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması” başlıklı 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmaları, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği düzenlenmiştir.
İdari eylem; idarenin işlevi sırasında bir hareketi veya hareketsizliği, bir olayı, bir tutumu, idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem bulunmayan salt maddi tasarrufları ifade etmektedir.
İdari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle tam yargı davasının açılabilmesi için eylemin idariliğinin ve yol açtığı zararın kesin olarak ortaya çıkması zorunludur.
Söz konusu eylemin idariliği ve doğurduğu zarar bazen eylemin yapılmasıyla veya olayın gerçekleşmesiyle birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra değişik araştırma, inceleme, sağlık kurulu raporu ve hatta ceza yargılaması sonucu ortaya çıkabilmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dilekçesi ve dosyasındaki mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacılardan müteveffa …’ın annesi ve babası tarafından, … hakkında verilen vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığına ilişkin … tarih ve … sayılı kararın geri alınarak, 1997 yılı Temmuz ayından itibaren ödenmeyen aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve 2011 yılı Şubat ayından itibaren aylık bağlanması isteğiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 15/02/2011 tarihli işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla davacılar murisinin 2330 sayılı Kanun hükümlerinden faydalandırılması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin kısmen kabulüne, davanın kısmen süreaşımı, kısmen esas yönünden reddine karar verilmiştir. Tarafların temyiz istemi üzerine Danıştay (Kapatılan) Onbirinci Dairesinin 16/09/2015 tarih ve E:2012/6340, K:2015/4190 sayılı kararıyla yoksun kalınan parasal hakların faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmını bozulmasına, dava konusu işlemin iptali ile davanın kısmen süreaşımı, kısmen esas yönünden reddine ilişkin kısmının onanmasına karar verilmiş olup onanan kısımlar yönünden Mahkeme kararı kesinleşmiştir.
Bu durumda, müteveffanın anne babası tarafından 2330 sayılı Kanun uyarınca aylık bağlanması istemiyle yaptıkları başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda verilen iptal kararının davacılara tebliğ edildiği tarihte kesinleşeceği dikkate alındığında; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen karara yapılan temyiz incelemesi üzerine Danıştay (Kapatılan) Onbirinci Dairesince verilen 16/09/2015 tarihli kısmen onama kısmen bozma kararının bir kısım davacılara tebliği üzerine eylemin idariliği ortaya çıkmıştır.
Bu halde, eylemin idariliğinin kesinleşen Mahkeme kararının tebliği tarihinden itibaren başlayacağı ve bu tarihten itibaren 2577 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarınca bir yıl içerisinde idareye başvuru yapılması gerekirken bu süre geçirildikten çok sonra 01/11/2017 tarihinde İçişleri Bakanlığı kayıtlarına giren dilekçe ile tazminat ödenmesi istemiyle başvuruda bulunduğundan davanın süreaşımı nedeniyle reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın süreaşımı nedeniyle reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istem halinde iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.