Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/5157 E. , 2022/5528 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/5157
Karar No : 2022/5528
DAVACI : …
DAVALI : … Bakanlığı
(… Kurulu)
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı ilke kararı ile Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü’nün … tarihli ve … sayılı kararına karşı yapılan 25/10/2016 tarihli itirazının cevap verilmeyerek zımnen reddi işleminin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
-Davacı tarafından, Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğünden adına düzenlenen pasaport ve silah ruhsatlarının iptal edilip edilmediği, yurt dışına çıkış tahdidi konulup konulmadığı, iptal edilmiş ya da tahdit konulmuş ise hangi tarih ve saatte bu işlemin yapıldığına ilişkin Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca talepte bulunduğu, ancak talebinin Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğünün 08/09/2016 tarihli kararı ile Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun … tarih ve … sayılı ilke kararı gerekçe gösterilerek reddedildiği, ret kararına karşı 25/10/2016 tarihinde yaptığı itirazının da Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunca zımnen reddedildiği,
-4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nda Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun yetki ve görevlerinin düzenlendiği, bunlar arasında ilke kararı almanın bulunmadığı, Kanunla verilmeyen bir yetkiye dayanılarak ilke kararı alınamayacağı ve bu ilke kararına dayanak teşkil ederek işlem tesis edilemeyeceği,
-Bilgi edinme başvurusuna konu pasaport, silah ruhsatı ve yurt dışına çıkış yasağı ile ilgili olarak hakkında bir işlem tesis edilmiş ise, bilgi talebinin reddedilmesi suretiyle bu işleme karşı dava açma ve diğer yasal yollara başvurma hakkının engellendiği ya da önemli ölçüde sınırlandırıldığı, bu nedenle uygulanan işlemin Anayasaya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olduğu, başvuru konusu bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Kanun’un 16, 19 ve 20. maddeleri kapsamında bulunmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
-Davalı idare tarafından, davacının Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğünce verilen cevabın 24/10/2016 tarihinde tebliği üzerine 25/10/2016 tarihinden itibaren işlemeye başlamış olan dava açma süresi geçirildikten sonra açılan davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği,
-Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunan terör örgütlerine üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kişi ve kuruluşlar hakkında yürütülmekte olan idari ve adli soruşturmaların henüz devam etmesi, bu soruşturmaların devletin emniyeti ile milli güvenliği açısından taşıdığı önem sebebiyle gerek Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinin eki listelerde sayılarak kamu görevinden çıkartılan kişiler ile kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin bilgi ve belgeler hakkındaki bilgi edinme başvurularının, gerekse bu kapsamda yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin, açıklanması hâlinde 4982 sayılı Kanun’un 16. maddesinde zikredilen Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine açıkça zarar verecek türden bilgi ve belgelerden olması, ilaveten bu türden bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Kanun’un “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19. maddesi ile “Adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 20. maddesinde sayılan haller kapsamında olması nedeniyle idari ve adli soruşturmalar tamamlanmadan erişime açılmalarının anılan mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil edeceği değerlendirildiğinden, kamu kurum ve kuruluşları için yeknesak bir uygulama sağlanması açısından anılan İlke Kararının alındığı,
-Dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 04/08/2016 tarih ve 2016/1 sayılı ilke kararı yönünden davanın reddi, bireysel işlemin ise iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; davacının bilgi edinme başvurusunun reddine ilişkin Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü’nün 08.09.2016 tarihli kararına karşı 25.10.2016 tarihli dilekçeyle yaptığı itirazın cevap verilmeyerek zımnen reddi üzerine anılan işlem ile buna dayanak oluşturan Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı ilke kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek amacıyla kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinde uygulanmak üzere yürürlüğe konulan 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu’nun 14. maddesinde, bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazlar üzerine, verilen kararları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek üzere; Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu oluşturulduğuna işaret edilmiş, ”Devlet sırrına ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 16. maddesinde, ”Açıklanması hâlinde Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine açıkça zarar verecek ve niteliği itibarıyla Devlet sırrı olan gizlilik dereceli bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.” hükmü yer almıştır.
Aynı Yasa’nın ”İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler ” başlıklı 19. maddesinde, ”Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde;
a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak,
b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak,
c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek,
d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek,
Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.” hükmüne yer verilmiş,
”Adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 20. maddesinde ise, ”Açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde;
a) Suç işlenmesine yol açacak,
b) Suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanunî yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek,
c) Yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek,
d) Hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlâl edecek,
Nitelikteki bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.
4.4.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6.1.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve diğer özel kanun hükümleri saklıdır.” kuralı yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, pasaport ve silah ruhsatlarının iptal edilip edilmediğinin Zonguldak Emniyet Müdürlüğünden sorulması üzerine Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı ilke kararı gereğince bilgi talebinin yerine getirilmediğinin belirtildiği, davacı tarafından 25.10.2016 tarihli başvuru ile Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itiraz edildiği, anılan başvurunun cevap verilmeyerek zımnen reddi üzerine, anılan işlem ile … sayılı ilke kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun dava konusu 4.8.2016 tarih ve 2016/1 sayılı ilke kararında; “1-Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinin eki listelerde sayılarak kamu görevinden çıkartılan kişiler ile kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin bilgi ve belgeler hakkındaki bilgi edinme başvurularının 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 16 ncı, 19 uncu ve 20 nci maddeleri uyarınca bilgi edinme hakkı kapsamı dışında değerlendirilmesi ve konu ile ilgili uygulamanın bu doğrultuda yapılması gerektiği, 2- Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ve bu nedenlerle haklarında idari veya adli soruşturma başlatılan, açığa alınan ve/veya 667 sayılı Kanunun Hükmünde Kararnamenin 3 ve 4. maddeleri uyarınca kamu görevinden çıkartılan kişilerle ilgili bu işlemler ile bu kapsamda yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca talep edilmesi durumunda başvuruların mezkur Kanunun 19 uncu ve 20 nci maddeleri uyarınca bilgi edinme hakkı kapsamı dışında değerlendirilerek bu doğrultuda uygulamaya gidilmesi gerektiği,” belirtilmiştir.
Bilindiği üzere Fethullahçı Terör Örgütünün 15.7.2016 tarihinde gerçekleşen silahlı darbe teşebbüsü sonrasında 20.7.2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmiş, adı geçen terör örgütüne üye olan şahısların belirlenmesi amacıyla geniş kapsamlı idari ve adli soruşturmalar açılmış, örgüt üyeliği belirlenen kamu görevlileri çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerin eki listelerde sayılarak kamu görevinden çıkarılmıştır.
Bu durumda, Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulunun 4982 sayılı Yasa ile verilen yetki dahilinde ve aynı Yasanın 16, 19 ve 20. maddeleri uyarınca aldığı dava konusu 4.8.2016 tarihli ilke kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dava konusu işleme gelince;
Davacı tarafından, pasaport ve silah ruhsatlarının iptal edilip edilmediğini öğrenme talebiyle yaptığı başvurusunun dava konusu ilke kararı ile bilgi edinme hakkı kapsamı dışında değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilen başvurular arasında yer almadığı anlaşıldığından, davacının bu başvurusundaki talebine uygun olarak bilgi verilmesi gerekirken anılan ilke kararına dayanılarak talebinin reddine ilişkin işleme karşı yapılan itirazın cevap verilmeyerek zımnen reddine ilişkin işlemde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 04.08.2016 tarih ve 2016/1 sayılı ilke kararı yönünden davanın reddi, dava konusu bireysel işlemin ise iptali yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince; 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun “Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu” başlıklı 14. maddesinin, 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı KHK’nın 35. maddesiyle değişik 9. fıkrasında, “Kurulun sekretarya hizmetleri Adalet Bakanlığı tarafından yerine getirilir.” hükmüne istinaden Adalet Bakanlığı hasım mevkiine alınarak Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı, Cumhuriyet savcısı olarak görev yapmakta iken, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun … tarihli ve … sayılı kararıyla, FETÖ/PDY örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname uyarınca meslekten çıkarılmıştır.
Bunun üzerine davacı, Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğünden adına düzenlenen pasaport ve silah ruhsatlarının iptal edilip edilmediği, yurt dışına çıkış tahdidi konulup konulmadığı, iptal edilmiş ya da tahdit konulmuş ise hangi tarih ve saatte bu işlemlerin yapıldığına ilişkin Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca talepte bulunmuş, talebinin Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğünün … tarihli ve … sayılı kararı ile Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun … tarih ve … sayılı ilke kararı gerekçe gösterilerek reddedilmesi üzerine ret kararına karşı 25/10/2016 tarihinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itirazen başvurmuş, başvurusuna herhangi bir cevap verilmemiştir.
Bakılan dava, davacının itirazının zımnen reddine ilişkin işlem ile Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı ilke kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
Davacının Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğünün ret kararını tebellüğ ettiği 24/10/2016 tarihinden bir gün sonra 25/10/2016 tarihinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna yaptığı itirazının 24/11/2016 tarihinde zımnen reddi üzerine kalan 59 günlük dava açma süresi içinde olacak şekilde, 12/01/2017 tarihinde açtığı davanın süresinde olduğu anlaşıldığından, davalı idarenin davanın süresinde açılmadığı yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Anayasa’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 4. fıkrasında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.” hükmü;
“Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması” başlıklı 15. maddesinde, “Savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.” hükmü;
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.” hükmü; “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4. maddesinde, “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir.” hükmü;
“Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5. maddesinde, “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.” hükmü;
“Yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler” başlıklı 8. maddesinde, “Kurum ve kuruluşlarca yayımlanmış veya yayın, broşür, ilân ve benzeri yollarla kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler, bilgi edinme başvurularına konu olamaz. Ancak, yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgelerin ne şekilde, ne zaman ve nerede yayımlandığı veya açıklandığı başvurana bildirilir.” hükmü;
“İtiraz usulü” başlıklı 13. maddesinde, “Bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde Kurula itiraz edebilir. Kurul, bu konudaki kararını otuz iş günü içinde verir. Kurum ve kuruluşlar, Kurulun istediği her türlü bilgi veya belgeyi onbeş iş günü içinde vermekle yükümlüdürler. Kurula itiraz, başvuru sahibinin idarî yargıya başvurma süresini durdurur.” hükmü;
“Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu” başlıklı 14. maddesinde, “Bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazlar üzerine, verilen kararları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek üzere; Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu oluşturulmuştur.
…
Kurulun sekretarya hizmetleri Adalet Bakanlığı tarafından yerine getirilir.
Kurulun görev ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Cumhurbaşkanlığınca hazırlanarak yürürlüğe konulacak bir yönetmelikle düzenlenir. ” hükmü;
“Devlet sırrına ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 16. maddesinde, “Açıklanması hâlinde Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine açıkça zarar verecek ve niteliği itibarıyla Devlet sırrı olan gizlilik dereceli bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.” hükmü;
“İstihbarata ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 18. maddesinde, “Sivil ve askerî istihbarat birimlerinin görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır. Ancak, bu bilgi ve belgeler kişilerin çalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyecek nitelikte ise, istihbarata ilişkin bilgi ve belgeler bilgi edinme hakkı kapsamı içindedir.” hükmü;
“İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19. maddesinde, “Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde;
a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak,
b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak,
c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek,
d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek,
Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.” hükmü;
“Adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 20. maddesinde, “Açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde;
a) Suç işlenmesine yol açacak,
b) Suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanunî yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek,
c) Yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek,
d) Hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlâl edecek,
Nitelikteki bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.
04/04/1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 18/06/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 06/01/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve diğer özel kanun hükümleri saklıdır.” hükmü bulunmaktadır.
Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 25. maddesinde, “Kurul; bilgi edinme başvurusuyla ilgili olarak yapılacak itirazlar üzerine, Kanunun 16 ve 17’nci maddelerinde öngörülen sebeplere dayanılarak verilen kararları inceler ve karara bağlar; kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar verir. Kurul, bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin hususları düzenlemeye yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu tarafınan alınan Olağanüstü Hal KHK’ları Kapsamındaki Tedbir ve İşlemlerle İlgili Bilgi Edinme Başvuruları Hakkında 04/08/2016 tarih ve 2016/1 sayılı İlke Kararında, “Bilindiği üzere, Fethullahçı Terör Örgütünün (FETÖ/PDY) 15 Temmuz 2016 silahlı darbe teşebbüsü neticesinde 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde Olağanüstü Hal ilan edilmiş ve alınan Olağanüstü Hal Kararı Türkiye Büyük Millet Meclisinin 21/07/2016 tarihli ve 1116 Karar Nolu kararı ile onaylanmıştır. Bu çerçevede Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinde yer alan tedbirler ile bunların uygulanmasına ilişkin işlemlerle ilgili olarak yapılacak olan bilgi edinme başvurularının yanıtlanmasında izlenecek usul ve esaslara ilişkin olarak;
1-Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinin eki listelerde sayılarak kamu görevinden çıkartılan kişiler ile kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin bilgi ve belgeler hakkındaki bilgi edinme başvurularının 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 16 ncı, 19 uncu ve 20 nci maddeleri uyarınca bilgi edinme hakkı kapsamı dışında değerlendirilmesi ve konu ile ilgili uygulamanın bu doğrultuda yapılması gerektiği,
2- Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ve bu nedenlerle haklarında idari veya adli soruşturma başlatılan, açığa alınan ve/veya 667 sayılı Kanunun Hükmünde Kararnamenin 3 ve 4. maddeleri uyarınca kamu görevinden çıkartılan kişilerle ilgili bu işlemler ile bu kapsamda yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca talep edilmesi durumunda başvuruların mezkur Kanunun 19 uncu ve 20 nci maddeleri uyarınca bilgi edinme hakkı kapsamı dışında değerlendirilerek bu doğrultuda uygulamaya gidilmesi gerektiği,
Hususlarının 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 14 üncü maddesinin Kurulumuza tanıdığı yetki çerçevesinde; 4982 sayılı Kanun kapsamında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarına bildirilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.” hususları yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini, temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik 15/07/2016 tarihli darbe girişimi üzerine; kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasa’nın 120. maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde; Milli Güvenlik Kurulu’nun 20/07/2016 tarih ve 498 sayılı kararı ile Hükümete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesi üzerine, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiş, Türkiye Büyük Millet Meclisinde onaylanan karar 21/07/2016 tarihli ve 29777 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Olağanüstü hâli gerekli kılan konu, OHAL ilanının ardından çıkarılan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile bunu takip eden diğer OHAL KHK’lerinde düzenlenen tedbirlerin kapsamı ve mahiyeti birlikte değerlendirildiğinde, anılan tedbirler vasıtasıyla başta FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kişilerin kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılarak Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korunmak istendiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, OHAL KHK’lerinde öngörülen meslekten veya kamu görevinden çıkarma; adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak, terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen diğer yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan, geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran “olağanüstü tedbir” niteliğindedir.
15 Temmuz 2016 tarihinde olduğu gibi Devlet ve millet bekasının gerçek ve yakın bir tehlike altına girdiği durumlarda Anayasa ve Uluslararası Hukukun çizdiği sınırlar çerçevesinde gerekli tedbirlerin alınması zorunlu olmuştur.
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 14. maddesinde, “Bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazlar üzerine, verilen kararları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek üzere; Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu oluşturulmuştur.” hükmü bulunmaktadır.
Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas Ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin 25. maddesinde de, “Kurul; bilgi edinme başvurusuyla ilgili olarak yapılacak itirazlar üzerine, verilen kararları inceler ve karara bağlar; kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar verir. Kurul, bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin hususları düzenlemeye yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu maddelerden, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun, bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek amacıyla kurulduğu, dolayısıyla bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin ilkeleri belirleyen kararlar almaya yetkili bulunduğu anlaşılmaktadır.
4982 sayılı Kanun’un 5. maddesinde, kurum ve kuruluşların, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlü oldukları belirtilmiş; 15 ila 28. maddeleri arasında da bilgi edinme hakkının sınırları belirlenmiştir. Bilgi edinme hakkı kapsamı dışında tutulan konular arasında Devlet sırrına ilişkin bilgi veya belgeler, idari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler ile adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgelere de yer verilmiştir. Dava konusu ilke kararı da OHAL KHK’leri uyarınca kamu görevinden çıkarılan kişilerle ilgili işlemler ile bu kapsamda yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğu değerlendirilmesine dayanmakta olup, anılan kararın dayanağı kanuni düzenlemelere aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
Dava konusu Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğünün ret kararına karşı 25/10/2016 tarihinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin incelenmesi:
Davacı tarafından, adına düzenlenen pasaport ve silah ruhsatlarının iptal edilip edilmediğini, hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulup konulmadığını ve eğer bu yönde işlemler mevcutsa işlemlerin tesis edildiği tarihleri öğrenme talebiyle yaptığı başvurusunun dava konusu ilke kararı ile bilgi edinme hakkı kapsamı dışında bırakılan konular arasında yer almadığı, daha açık bir anlatımla, Devlet sırrı, idari ve/veya adli soruşturmaya ilişkin herhangi bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından, davacının bu başvurusundaki talebine uygun olarak bilgi verilmesi gerekirken, anılan ilke kararına dayanılarak talebinin reddine ilişkin işleme karşı yapılan itirazın cevap verilmeyerek zımnen reddine ilişkin işlemde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü’nün … tarihli ve … sayılı kararına karşı yapılan 25/10/2016 tarihli itirazın zımnen reddine yönelik Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu işleminin İPTALİNE, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun … tarihli ve … sayılı İlke Kararı’nın iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilmeyen yargılama giderinden dava kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlandığından haklılık oranına göre … TL’sinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen … TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.