Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/5355 E. , 2022/5293 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/5355
Karar No : 2022/5293
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: (Mülga) Kalkınma Bakanlığı tarafından finanse edilen Sosyal Destek Programı (SODES) kapsamında davacının kanuni temsilcisi olduğu Sema Eğitim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ne yapılan ödemenin amacı dışında kullanıldığının tespit edildiğinden bahisle, 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca Adıyaman Defterdarlık Vergi Dairesi Müdürlüğü’nce düzenlenen ve kanuni temsilci sıfatıyla davacıya gönderilen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı adına düzenlenen ödeme emrine konu Sosyal Destek Programı (SODES) kapsamında … Eğitim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ne 2013 yılı içinde yapılan ödemenin usulsüz kullanıldığının tespiti üzerine ödenen tutarın iadesi amacıyla usulüne uygun olarak asıl borçlu olan Dernek adına tahakkuk işleminin yapıldığı ve ödeme emri düzenlendiği, fakat buna rağmen tahsil edilemediği, bunun üzerine söz konusu kamu alacağının tahsili için asıl borçlu Derneğin kanuni temsilcisi olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, ödeme emrinin muhatabının kendisi olmadığı, bir dönem kanuni temsilcisi olduğu Derneğe SODES programı kapsamında yapılan ödemenin kendisinden istenmesinin hukuka aykırı olduğu, kanuni temsilci olduğu dönemde Derneğin tüm faaliyetlerinin usulüne uygun olduğu, hakkında açılan ceza davasından beraat ettiği ve kamu zararının karşılandığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının bir dönem kanuni temsilcisi olduğu Derneğe SODES programı kapsamında yapılan ödemelerin usulsüz olarak kullanıldığının tespit edildiği, Dernek adına ödeme emri düzenlenmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığı, anılan Derneğin 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun uyarınca kapatıldığı, bu nedenle alacağın Dernekten tahsil edilme imkanı kalmadığından davacı adına ödeme emri düzenlendiği, bu bağlamda ödeme emrinin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; (mülga) Kalkınma Bakanlığı tarafından finanse edilen Sosyal Destek Programı (SODES) kapsamında 2013 yılı içinde davacının da kanuni temsilcisi olduğu … Eğitim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ne ödenen ödeneğin amacı dışında kullanıldığının tespit edildiğinden bahisle anılan Derneğe … tarih ve … sayılı yazı ile ilgili borcun 1 ay içinde ödenmesi gerektiğinin bildirildiği, söz konusu borcun ödenmemesi üzerine Dernek adına 04/05/2016 tarihli ödeme emri düzenlendiği, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname uyarınca anılan Derneğin kapatılması üzerine Dernekten tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının ödenmesi amacıyla ilgili Derneğin kanuni temsilcisi olan davacı adına 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca düzenlenen ve kanuni temsilci sıfatıyla davacıya gönderilen 212.304,77 TL tutarlı, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin düzenlendiği, bakılan davanın da bu ödeme emrinin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu” başlıklı mükerrer 35. maddesinde, Tüzel Kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu kanun hükümlerine göre tahsil edileceği düzenlenmiştir.
23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde (aralarında asıl borçlu derneğin de bulunduğu) ekli (III) sayılı listede yer alan vakıf ve dernekler ile bunların iktisadi işletmelerinin kapatıldığı; 2. fıkrasında, kapatılan kurum ve kuruluşlara ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrakın Hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayılacağı, bunlara ait taşınmazların tapuda resen Hazine adına, her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak tescil edileceği düzenlemeleri yer almıştır.
17/08/2016 tarih ve 29804 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinin 1. fıkrasında, 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının (devralınan varlık); her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye, kapatılan kurum ve kuruluşların taahhüt ve garanti ettiği ancak vermediği mal ve hizmet bedellerinin ödemesini durdurmaya veya ödemeye, tahsili mümkün olmadığı anlaşılan veya tahsilinde ve takibinde yarar bulunmayan hak ve alacaklar ile taahhüt ve garantilerin tahsilinden vazgeçmeye, her türlü sulh işlemini yapmaya, devralınan varlıklarla ilişkili kredi veya gerçek bir mal veya hizmet ilişkisine dayanan borçlar nedeniyle konulmuş ve daha önce kaldırılmış takyidatları kredinin veya borcun ödenebilmesini sağlamak amacıyla kaldırıldığı andaki koşullarla tekrar koydurmaya ve ihyaya, menkul rehinleri dikkate almaya, devralınan varlıklara konulan takyidatların sınırlarını belirlemeye ve kaldırmaya, finansal kiralama dahil sözleşmelerin feshine veya devamına karar vermeye, devralınan varlıkların idaresi, değerlendirilmesi, elden çıkarılması için gerekli her türlü tedbiri almaya, gerektiğinde devralınan varlıkların tasfiyesi veya satışı amacıyla uygun görülen kamu kurum ve kuruluşlarına devretmeye, devir kapsamında olmadığı belirlenen varlıkları iadeye, kapatılanların gerçek kişiye ait olması halinde devralınacak varlıkların kapsamını belirlemeye, tereddütleri gidermeye, uygulamaları yönlendirmeye, bütün bu işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye, vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığının yetkili olduğu, 2. fıkrasında, bu madde kapsamında devralınan varlıklardan nakit ve diğer hazır değerlerin emanet, diğer varlıklar ise nazım hesaplarda izleneceği, nazım hesaplarda izlenen varlıklardan elden çıkarılanların tutarının emanet hesaplarına alınacağı, ödenmesine karar verilen borçların bu emanetlerden ödenerek kalan tutarın bütçeye gelir kaydedileceği, 3. fıkrasında, kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının bağlı oldukları şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtlarının resen terkin edileceği, bunların devralınan varlıkları dışındaki varlıklarının da Hazineye bedelsiz devredilmiş sayılacağı kuralına yer verilmiş, (06/01/2017 tarih ve 29940 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6. maddesi ile değişik) 5. fıkrasında da, borçların ödenmesinde, kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay gibi borçlar, çalışanların sigorta primleri, rehinli alacaklar, enerji, iletişim ve su kullanım borçları, çeşidine bakılmaksızın beşyüz Türk Lirasını geçmeyen borçlar ve diğerleri şeklinde sıralamanın esas alınacağı hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinin 5. fıkrasında, Hazineye bedelsiz olarak devredilen derneklerin kamu idarelerine ödenmesi gereken borçlarının ödenmesine ilişkin düzenlemelere yer verilmekle birlikte, gerek belirtilen Kanun Hükmünde Kararnamede gerek olağanüstü hal kapsamında çıkarılan diğer kanun hükmündeki kararnamelerde kamu alacağının dernek tüzel kişiliğinden ve kanuni temsilcilerinden takip ve tahsiline ilişkin 6183 sayılı Kanunun usul ve esaslarının uygulanmayacağına dair bir kural yer almamıştır.
Davacı adına, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 2. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca kapatılarak, her türlü mal varlığı, alacakları, hakları ile belge ve evrakı bedelsiz olarak Hazineye devredilen Derneğin kamu alacağına ilişkin borcu nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emri içeriği borçlarla ilgili olarak 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinin 5. fıkrası kapsamında herhangi bir işlem tesis edilmemiş, dolayısıyla sözü edilen fıkranın, kapatılan kurumların borçlarının ödenmesine ilişkin düzenlemeleri ile 6183 sayılı sayılı Kanun’un takip ve tahsile ilişkin kuralları doğrultusunda, kamu alacağının dernekten Hazineye devredilen mal varlığından tahsil imkansızlığı ortaya konulmamıştır.
Bu nedenle, kamu alacağının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Hazineye devredilen derneğin mal varlığından tahsili yoluna gidilmeksizin davacıdan kanuni temsilci sıfatıyla tahsili amacıyla ödeme emri düzenlemesinde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2..Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 16/11/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.