Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/761 E. , 2022/4356 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/761
Karar No : 2022/4356
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : İstanbul ili, Fatih ilçesi, … Mahallesinde bulunan … ada, … parsel sayılı Hazineye ait taşınmazın 4706 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 6. fıkrası uyarınca 911.820,00 TL bedelle davacılara satılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin 401.201,00 TL’lik kısmının iptaline, 510.619,00 TL’lik kısım yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince; taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, karara esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen fiyatın yüksek olduğu, fiyat belirlenirken sosyal devlet ilkesinin gözetilmediği ileri sürülmektedir.
Davalı İdare tarafından, dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2022 tarihinde davacıların temyiz istemi yönünden oy birliği, davalı idarenin temyiz istemi yönünden ise oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 5. maddesinin 6. fıkrasında, “Belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup, Bakanlıkça tespit edilen Hazineye ait taşınmazlardan, 31/12/2000 tarihinden önce üzerinde yapılanma olanlar; öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerine satılmak ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilir. Bu şekilde devredilen taşınmazlar, haczedilemez ve üzerinde üçüncü kişiler lehine herhangi bir sınırlı ayni hak tesis edilemez. Bu taşınmazlar belediyelerce öncelikle talepleri üzerine yapı sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerine, rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu suretle yapılacak satışlarda satış bedeli, en az yüzde onu peşin ödenmek üzere beş yıla kadar taksitlendirilebilir. Taksit tutarlarına kanuni faiz oranının yarısı uygulanır. Taksitle satışa esas bedel ile taksit süresi ve sayısını belirlemeye belediyeler yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan hüküm uyarınca, mülkiyeti Hazineye ait olup gerekli şartları taşıyan taşınmazların 3. kişilere satılmak üzere belediyeye devredileceği, satış bedeli olarak taşınmazın rayiç bedelinin esas alınacağı öngörülmüştür.
Hazineye ait taşınmazlar gerekli şartları taşıyan kişilere doğrudan satılabileceği gibi 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na göre ihale suretiyle de satılabilir.
İdarenin şartları taşıyan davacıya doğrudan satış için teklif ettiği bedeli, yüksek bulması durumunda davacının satın almaya yanaşmama hakkı olduğu gibi, 2886 sayılı Kanun’da ayrıntısı düzenlenen ihale suretiyle satış esnasında idarece belirlenen muhammen bedel üzerinden de kanundan kaynaklanan şufa hakkını kullanarak taşınmazı satın alabileceği tereddütsüzdür.
Mezkur mevzuattaki düzenlemeler dikkate alındığında; doğrudan satış yöntemini kullanan İdarenin tespit ettiği bedeli fahiş bulan davacılar tarafından, idarenin bedel belirleme yöntemleri takdirinde olan konuyla ilgili dava açılarak, Mahkemece de alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, idarenin, takdir ettiği bedelden farklı bir bedel tutarında satışa zorlanması sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulmasında hukuki yarar bulunmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına, bu yönden katılmıyorum.