Danıştay Kararı 10. Daire 2018/808 E. 2022/5328 K. 23.11.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2018/808 E.  ,  2022/5328 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/808
Karar No : 2022/5328

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
(Mülga … Bakanlığı)
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Belediye Başkanlığı …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : Davacı Belediye Başkanlığı tarafından, … İhtisas Organize Sanayi Bölgesi projesinin yer seçimi çalışmalarına son verilmesine ilişkin … tarihli ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, …. İdare Mahkemesince Danıştay Onuncu Dairesinin 31/03/2014 tarih ve E:2009/14335, K:2014/1993 sayılı bozma kararına uyularak yeniden yapılan inceleme sonucunda dava konusu işlemin iptali yolunda verilen… tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem bulunmadığı, dava konusu alanda zeytin ağacı bulunması nedeniyle Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından alanın OSB yeri olarak kullanılmasının uygun görülmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1. fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Anılan Kanun’un 50. maddesinin 4. fıkrasında, “Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır.” hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 31/03/2014 tarih ve E:2009/14335, K:2014/1993 sayılı bozma kararına uyularak verildiği anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar

(X)-KARŞI OY :
Organize sanayi bölgelerinin kuruluş, yapım ve işletilmesi esaslarını düzenlemek amacıyla çıkarılan ve 15/04/2000 tarih ve 24021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’nun 4. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle birinci fıkrasında, Organize Sanayi Bölgesinin, Yer Seçimi Yönetmeliğine göre uygun görülen yerlerde Sanayi ve Ticaret Bakanlığının onayı ile kurulacağı; ikinci fıkrasında, OSB’lere ait yer seçiminin, Bakanlığın koordinatörlüğünde ilgili kurum ve kuruluşların temsilcilerinin katılımıyla oluşan Yer Seçim Komisyonunun yerinde yaptığı inceleme sonucunda, varsa 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı kararları dikkate alınarak oybirliği ile yapılacağı ve OSB’ nin ilan edileceği, mer’i mevzuat gereğince korunması gereken ve sanayi tesislerinin kurulmasına izin verilmeyen alanların OSB yeri olarak incelemeye alınmayacağı hükme bağlanmıştır.
3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’un 20. maddesinde, “Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez.” kuralı yer almaktadır.
Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmeliğin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle “Zeytinlik Sahalarda Sanayi Tesisi Kurulmasının Önlenmesi” başlıklı 23. maddesinde, “Zeytinlik sahaları içerisinde ve bu sahalara en az üç kilometre mesafede, zeytinyağı fabrikası hariç, zeytinin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez”… düzenlemesine; “Zeytinlik Alanlarının Daraltılmasının Önlenmesi” başlıklı 24. maddesinde, “Zeytinlik sahaları daraltılamaz. Ancak belediye sınırları içerisinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları içerisine alınması halinde; alt yapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma; zeytinlik sahasının %10’unu geçemez. Bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi, Bakanlığın fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde Bakanlığa bağlı Müdürlüklerin, Enstitülerin ve varsa Ziraat Odalarının uygun görüşü alınır. 28/02/1995 tarih ve 4086 sayılı Kanun’un yayımından önceki zeytinlik alanlar için kesinleşmiş imar planları geçerlidir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’un 20. maddesi ile ilgili Yönetmeliğin 23. maddesinin yukarıda yer verilen kuralları uyarınca, zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç, zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamayacağı açıktır.
Uyuşmazlıkta, davalı idarece henüz yer seçim çalışmaları sona ermeden, parsellerin bir kısmının üzerinde zeytinliklerin bulunduğunun anlaşılması üzerine Muğla Tarım İl Müdürlüğünden görüş sorulduğu, anılan Kurumun … tarih … sayılı yazısında, zeytin ağaçları bulunan parsellerin proje kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı hususunun belirtildiği, ilgili parsellerin OSB sınırları dışında tutulması halinde yeterli büyüklükte alan kalmaması ve tesislerin çevreye toz bırakacak olması nedenlerinden hareketle dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davalı idarece Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun hükümlerine uygun olarak tesis edildiği görülen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.