Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/11037 E. , 2022/1897 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/11037
Karar No : 2022/1897
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Diyarbakır ili, Sur ilçesi, … Mahallesinde bulunan 3 adet iş yerinin maliki olan davacı tarafından, Sur ilçesinde meydana gelen terör olayları sebebiyle ilan edilen sokağa çıkma yasağı nedeniyle iş yerlerini kiraya verememekten kaynaklı maddi zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Diyarbakır Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı 4 No’lu Zarar Tespit Komisyonu’nun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının maliki olduğu iş yerlerinin bulunduğu mahalde sokağa çıkma yasağının son olarak 03/02/2016 tarihinde kaldırıldığı, davacının artık bu tarihte zararını öğrenme imkanına kavuştuğu, dava dilekçesinde de Sur ilçesindeki terör olayları nedeniyle işyerinde bulunan kiracıların iş yerlerini terk ettiklerinin belirtildiği dikkate alındığında, sokağa çıkma yasağının son olarak kaldırıldığı 03/02/2016 tarihinden itibaren 60 gün içerisinde ve en geç 04/04/2016 tarihine kadar 5233 sayılı Kanun kapsamında davalı idareye başvuruda bulunulması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 15/01/2018 tarihinde başvuru yapılması üzerine olay ile müracaat tarihi arasında 60 günlük başvuru süresi aşıldığından talebin süre yönünden reddedilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davacının zararının 2015 yılı sonundan itibaren artmaya başlayan terör olayları, ardından bu olayların bastırılması ve terörle mücadele edilebilmesi amacıyla ilan edilen sokağa çıkma yasakları ve en son operasyon yapılan alanda alınan kamulaştırma kararları nedeniyle iş yerlerini kiraya verememesinden kaynaklandığı ve halen devam ettiğinin davacı tarafından ifade edildiği, Zarar Tespit Komisyonu tarafından ise yalnızca terör olayları nedeniyle ilan edilen sokağa çıkma yasakları nedeniyle uğranılan zararla ilgili inceleme yapıldığı ancak davacının kamulaştırma kararları nedeniyle iş yerlerini kiraya verememesinden kaynaklı zararları yönünden bir değerlendirme yapılmadığı, davalı idare tarafından, davacının 15/01/2018 tarihli başvuru dilekçesinde saydığı sebeplerin tamamı yönünden bir değerlendirme yapılarak, davacının devam eden kira kaybı zararı bulunduğunun saptanması ve bu zararın 5233 sayılı Kanun kapsamında kaldığına karar verilmesi halinde başvuru tarihinden geriye doğru 1 yıllık süreyi aşmayacak şekilde davacı zararının hesaplanarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yalnızca sokağa çıkma yasakları ile sınırlı bir değerlendirme yapılmak suretiyle davacı başvurusunun süresinde olmadığı gerekçesiyle reddi yolunda eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının başvurusunun süresinde olmadığı, kamulaştırmadan kaynaklanan zararların Çevre ve Şehircilik Bakanlığının sorumluluğunda olduğu iddia edilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden, Diyarbakır ili, Sur ilçesi, … Mahallesinde bulunan 3 adet iş yerinin maliki olan davacı tarafından, Sur ilçesinde meydana gelen terör olayları sebebiyle ilan edilen sokağa çıkma yasağı ve kamulaştırma alanı içinde kalması nedeniyle iş yerlerini kiraya verememekten kaynaklı maddi zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle yapılan 15/01/2018 tarihli başvuru sonucunda Diyarbakır Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı 4 No’lu Zarar Tespit Komisyonu’nun … tarih ve … sayılı işlemi ile davacının maliki olduğu iş yerlerinin bulunduğu mahalde sokağa çıkma yasağının en son 03/02/2016 tarihinde kaldırıldığı, başvurunun ise 15/01/2018 tarihinde yapıldığı, 5233 sayılı Kanun’un 6. maddesi gereğince olay ile müracaat tarihi arasında 60 günlük başvuru süresinin aşıldığından bahisle talebin süre yönünden reddedilmesi üzerine söz konusu ret işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
17/07/2004 tarihinde kabul edilip, 27/07/2004 tarih ve 25535 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun’un, 1. maddesinde, ”Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.”; 2. maddesinin 1. fıkrasında, ”Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar.”; 6. maddesinin 1. fıkrasında, ”Zarar gören veya mirasçılarının veya yetkili temsilcilerinin zarar konusu olayın öğrenilmesinden itibaren altmış gün içinde, her hâlde olayın meydana gelmesinden itibaren bir yıl içinde zararın gerçekleştiği veya zarar konusu olayın meydana geldiği il valiliğine başvurmaları hâlinde gerekli işlemlere başlanır. Bu sürelerden sonra yapılacak başvurular kabul edilmez. Bu Kanun kapsamındaki yaralanma ve engelli hâle gelme durumlarında, yaralının hastaneye kabulünden hastaneden çıkışına kadar geçen süre, başvuru süresinin hesaplanmasında dikkate alınmaz.”; 7. maddesinde, ”Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır: a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri, c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar” hükmü bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından, iş yerlerini sokağa çıkma yasağı ve kamulaştırma alanı içinde olması sebebiyle kiraya veremediğinden bahisle uğradığını iddia ettiği zararlar yönünden yapılan başvuru üzerine tesis edilen dava konusu işlemde başvurunun süre yönünden reddine karar verilmişse de, davacının talep ettiği zararın halen devam eden zarar olduğu, süregelen zarar sebebiyle 60 günlük başvuru süresinden bahsedilemeyeceği açık olmakla birlikte davacının tazminini istediği kira geliri kaybına ilişkin zararların 5233 sayılı Kanun’un 7. maddesinde sayılan zarar kalemleri arasında olmaması sebebiyle karşılanma olanağı bulunmamaktadır. Davacının başvurusunun bu sebeple reddi gerekirken süre yönünden reddine ilişkin dava konusu işlemde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığından dava konusu işlemin iptaline karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/04/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY(X) :
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğundan onanması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.