Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/11557 E. , 2022/4066 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/11557
Karar No : 2022/4066
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendi adlarına asaleten …’ya velayeten …ve …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının davacılar tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, prematüre doğan …’ya Gaziantep Çocuk Hastanesi ve Gaziantep Cengiz Gökçek Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesinde erken teşhis konulmaması ve zamanında doğru tedavi yönteminin uygulanmaması neticesinde …’nın görme yetisini kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla toplam 12.000,00 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; … ‘nın her iki gözünde görme kaybı meydana gelmesi ile ilgili zararın fiilin ve failin en geç ROP hastalığı tanısının konulduğu 05/06/2013 tarihinde ortaya çıktığı, davacılar tarafından, bu tarihi izleyen günden itibaren bir yıl içinde (en geç 05/06/2014 tarihinde) 2577 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarınca zararın tazmini için davalı idareye başvuru yapılarak başvurunun reddi üzerine bu ret işleminin tebliğinden itibaren ya da başvurunun zımnen reddi halinde zımnen ret tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılması gerekirken bu süreler geçirildikten çok sonra 12/01/2018 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine, 15/03/2018 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu …İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, dava konusu olayda zarar tam ve kesin olarak ortaya çıkmadığından dava açma süresinin işlemeye başlamayacağı, hastalığın teşhisi konusunda bilgilendirilmedikleri, zararı doğuran fiilin ve faillerinin ve zararın boyutlarının henüz bilinmediği, bunu ortaya koyan kesin sağlık kurulu raporunun da dosyada mevcut olmadığı, davanın süresinde olduğu, esasının incelenmesi gerektiği, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacıların çocuğu Hüseyin Kaya 17/03/2013 tarihinde doğmuş, erken doğması nedeniyle kuvözde oksijen tedavisi görmüş, Gaziantep Cengiz Gökçek Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı tarafından cihaz bulunmaması nedeniyle ROP (prematüre retinopatisi) muayenesi için Gaziantep Çocuk Hastanesi göz hastalıkları bölümüne sevk edilmiş, burada yapılan muayenede 27/03/2013 tarihli konsültasyon kağıdında “ROP yok, vaskülarizasyon zon I’den II’ye henüz geçmiş” ifadelerine yer verilerek Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesine sevki önerilmiştir. Aynı gün anılan Üniversite hastanesinde muayenesi yapılmış ve bulguların aynı olduğu belirtilerek 1 hafta sonra kontrol önerilmiştir.
02/05/2013 tarihinde ise Gaziantep Cengiz Gökçek Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi tarafından ROP muayenesi yapacak cihazın bulunmaması nedeniyle Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesine sevki yapılmıştır. 05/06/2013 tarihli “Sağlık Bakanlığı Epikriz Raporu” başlıklı evrakta “ROP evre 4(+) teşhisi konulduğu ve lazer tedavisi yapıldığı, cerrahi açıdan 10/06/2013 tarihinde Gazi Üniversitesi göz polikliniğinden randevu alındığı” belirtilmiştir.
Davacılar, 12/01/2018 tarihinde davalı idareye tazminat talebiyle başvurmuş, bu başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine de bakılan davayı açmışlardır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun, ön karar başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle “Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması” başlıklı 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir davranışı, bir tutumu veya hareketsizliği; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları ifade etmektedir. İdari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle tam yargı davası açılabilmesi için; maddi olayın, zarara sebep olan eylemin idariliğinin ve yol açtığı zararın kesin olarak ortaya konulması zorunludur. Dolayısıyla zarara sebep olan eylemin idariliği ve yol açtığı zarar bazen eylemin yapılmasıyla veya olayın gerçekleşmesiyle birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme ve kesin sağlık raporları sonucu da ortaya çıkabilmektedir.
Esasen, idari eylemin tamamlandığı, zararın ve zarara neden olan idari eylemin bütün yönleriyle olarak ortaya çıktığı tarih dikkate alınmadan 2577 sayılı Kanun’un 13. maddesinde öngörülen bir ve beş yıllık sürenin hesaplanması, bazı hallerde dava açma hakkının kullanılamaması sonucunu doğuracaktır. Eylemin idariliğinin ve/veya zararın ortaya çıkmasıyla kullanılması mümkün olan dava açma hakkını ortadan kaldırır biçimde süre hesabı yapılmasının ise hak arama özgürlüğüyle bağdaşmayacağı açıktır.
İdare Mahkemesi tarafından, …’nın her iki gözünde görme kaybı meydana gelmesi ile ilgili zararın, fiilin ve failin en geç ROP hastalığı tanısının konulduğu 05/06/2013 tarihinde ortaya çıktığı, davacılar tarafından, bu tarihi izleyen günden itibaren bir yıl içinde (en geç 05/06/2014 tarihinde) zararın tazmini için davalı idareye başvurulması gerekirken bu süreler geçirildikten çok sonra 12/01/2018 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine 15/03/2018 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmişse de; dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden, prematüre doğan Hüseyin Kaya’ya yönelik olarak ROP hastalığı oluşması ihtimaline binaen Gaziantep Çocuk Hastanesinde yapılan 27/03/2013 tarihli göz muayenesi neticesinde düzenlenen konsültasyon kağıdında, “ROP yok, vaskülarizasyon zon I’den II’ye henüz geçmiş” ifadesine yer verildiği ve Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesine sevk önerildiği, aynı gün anılan Üniversite hastanesinde yapılan muayenede bulguların aynı olduğu belirtilerek, 1 hafta sonra kontrol önerildiği; 05/06/2013 tarihli “Sağlık Bakanlığı Epikriz Raporu” başlıklı evrakta, “ROP evre 4(+) teşhisi konduğu, lazer tedavisi yapıldığı, Gazi Üniversitesi göz polikliniğinden randevu alındığının” belirtildiği; buna göre Hüseyin Kaya’da ROP hastalığının bulunduğu yönünde epikriz raporu olmasına karşın hastalığın derecesini, hangi aşamada olduğunu, kesinleşip kesinleşmediğini gösteren kesin bir sağlık kurulu raporunun olmadığı, Hüseyin Kaya’da var olan rahatsızlığa yönelik olarak yapılan tedavi ve muayenelerin en azından belli bir süre boyunca devam ettiği görüldüğünden zararın tam olarak ortaya çıkıp kesinleşmediği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, 2577 sayılı Kanun’un 13. maddesinde öngörülen bir ve beş yıllık sürenin hesabında, idari eylemin tamamlandığı veya zararın tam ve kesin olarak ortaya çıktığı tarihin dikkate alınması gerektiği, davacı …da meydana gelen zararın ise tam olarak ortaya çıkıp kesinleştiğinden bahsedilemeyeceği bu nedenle başvurunun zımnen reddi üzerine 15/03/2018 tarihinde açılan dava süresinde görülüp işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, aksi yöndeki değerlendirmeyle davanın süre aşımı yönünden reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik davacıların istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin …İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan davacıların istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/09/2022 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY:
Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin …İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olduğundan onanması gerektiği oyu ile bozmaya ilişkin Daire kararına katılmıyorum.