Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/1390 E. , 2022/2980 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No: 2019/1390
Karar No: 2022/2980
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ampiyem tanısıyla yatırıldığı …Üniversitesi …Hastanesinde yapılan hatalı uygulamalar nedeniyle vücut bütünlüğünün bozulmasına sebebiyet verilmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla 20.500,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; davanın reddi yolunda verilen kararın Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 03/10/2018 tarih ve E:2018/1740, K:2018/6593 sayılı kararı ile manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının bozulması üzerine bozma kararına uyularak, dava konusu olay kapsamında Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, ampiyem tanısı konulan davacıya göğüs tüpü takılmasından sonra gelişen durumların komplikasyon olarak nitelendirilmesi karşısında; gece tüpü çıkan davacıya sabah müdahale edilmiş olması ile davacıda nekrozitan fasiit gelişmesi arasında illiyet bağı kurulamadığından maddi tazminata hükmedilmesinin koşulları oluşmamakla birlikte, davacıya erken müdahale edilmemiş olmasının davacıda sağlık hizmetinin gerektiği gibi yürütülmediği yönünde endişe ve üzüntüye yol açtığı, davacının duyduğu acı ve üzüntünün kısmen de olsa hafifletilmesi amacıyla 100.000,00 TL manevi tazminata ilişkin talebin 25.000,00 TL’lik kısmı yönünden davanın kabulüne, 75.000,00 TL’lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, faiz talep edilmesine rağmen hükmedilen tazminata faiz işletilmemesinin hukuka aykırı olduğu, davalı idare tarafından, dava konusu olayda hizmet kusurunun bulunmadığı bu nedenle davanın tamamının reddi gerektiği, reddedilen maddi tazminat yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, aleyhe hükmedilen harca ilişkin kısmın da hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının faize yönelik temyiz isteminin kabulüne, davanın esasına yönelik temyiz istemi ile davalı idarenin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği; İdare Mahkemesi kararının faize hükmedilmemesi kısmı yönünden bozulması, davanın esası yönünden onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Kararın, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi yönünden incelenmesi:
İdare ve vergi Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın, faize hükmedilmemesi yönünden incelenmesi:
Faiz; en basit biçimiyle, idarenin tazmin borcu bağlamında; kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, temerrüde düştüğü tarihten tazminatı ödediği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun’a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun, uyuşmazlığa ilişkin ön karar başvurusunda bulunulduğu tarihteki haliyle 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almaktadır.
Anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Öte yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” kuralı yer almıştır. Anılan hükümde usul hukuku kuralı olan taleple bağlılık ilkesi düzenlenmiştir. Söz konusu ilke uyarınca hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebileceği açıktır. Ayrıca söz konusu Kanun hükmü, emredici hüküm olduğundan mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde olay tarihinden itibaren faiz isteminde bulunulmasına rağmen, İdare Mahkemesince, hükmedilen tazminata faiz işletilmediği görülmektedir.
Buna göre, Mahkemece, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarına, taleple bağlılık ilkesi gereği idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken, faize ilişkin hüküm kurulmamasında hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
3.Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, faize hükmedilmemesi yönünden BOZULMASINA,
4.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31/05/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.