Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/4558 E. , 2021/478 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No: 2019/4558
Karar No: 2021/478
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Apartman Yöneticiliği Adına Yönetici
…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı / …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı davanın reddi yolundaki kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı apartman yönetimi tarafından, işyeri bildirgesi, işe giriş bildirgesi ve 2009/6, 9, 11, 2010/5, 9, 2011/4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 ile 2012/1, 2 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma verilmediği ve tediye bordrolarının ibraz edilmediğinden bahisle verilen idari para cezalarına yapılan itirazların reddine dair Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Osmangazi Sosyal Güvenlik Merkezinin … tarih ve … sayılı idari para cezası itiraz komisyonu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından, …’ın ücret karşılığı çalışmadığı ve apartmanda kapıcılık hizmeti yapmadığı iddia edilmekte ise de, … tarafından davacıya karşı açılan … İş Mahkemesinin … esasına kayıtlı davada verilen … tarih ve K:… sayılı karar ile; …’ın 05/10/2006 – 13/05/2012 döneminde … Apartmanında sürekli olarak çalıştığı tespitinin yapıldığı görüldüğünden, bu haliyle adı geçenin kapıcılık hizmeti veren bir çalışan olduğunun kabulüyle, davalı idarece adı geçen çalışanla ilgili olarak işe giriş bildirgesinin, işyeri bildirgesinin ve 2009/6, 9, 11 – 2010/5, 6- 2011/4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12- 2012/1, 2 aylarına ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinin kuruma yasal süresi içerisinde verilmediğinden bahisle … Apartmanı Yöneticiliğine 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesine yönelik işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, … İş Mahkemesi kararının temyiz edildiği ve henüz kesinleşmediği, …’dan kira ödeyemeyeceği için haftada bir defa çöp toplaması ve ayda bir iki defa merdivenleri silmesinin istenildiği, oğlunun beyanı ile de başka apartmanlara çalışmaya gittiğinin ifade edildiği, sigortalı olması halinde başka apartmanlara temizlik işi için gitmesine müsaade edilmeyeceği, haksız kazanç sağlamak için şikayet edildiği, idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının, işyeri bildirgesi ile işe giriş bildirgesinin süresinde verilmediği, tediye bordrolarının ibraz edilmediğinden bahisle uygulanan idari para cezalarına ilişkin kısımlarının bozulması, diğer kısımların onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 07/03/2019 tarih ve 2019/24 sayılı kararıyla Danıştay Onbeşinci Dairesinin kapatılması üzerine Danıştay Onuncu Dairesine gönderilen dava dosyasında, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı apartman yöneticiliğinde kayıtdışı çalışan olduğu yolunda yapılan ihbar üzerine Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından 17/04/2012 tarihinde fiili denetim yapıldığı, denetim sonucu hazırlanan … tarih ve … sayılı denetmen raporuyla, işyeri bildirgesinin, 1 işçinin işe giriş bildirgesi ile 2009/6, 9, 11, 2010/5, 9, 2011/4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 ile 2012/1, 2 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma verilmediği ve iş yeri kayıtlarında istenilen dönemlere ait tediye bordrolarının ibraz edilmediğinden bahisle davacının iki ayrı işlemle toplam 37.539,00 TL idari para cezası ile cezalandırıldığı, bu işlemlere yapılan itirazın reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
01/10/2008 tarihine kadar yürürlükte bulunan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 8. maddesinde, “İşveren, örneği Kurumca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte Kuruma doğrudan vermek veya iadeli taahhütlü olarak göndermekle yükümlüdür.”,
9. maddesinde, “işveren çalıştıracağı kimseleri, işe başlatmadan önce örneği Kurumca hazırlanacak işe giriş bildirgeleriyle Kuruma doğrudan bildirmekle veya bu belgeleri iadeli-taahhütlü olarak göndermekle yükümlüdür.”,
140. maddesinin 1. fıkrasının “a” bendinin 2. alt bendinde; “2-Diğer defterleri tutmak zorunda olanlar için iki aylık asgari ücret tutarında,”,
“b” bendinde; “Bu Kanunun 9 uncu maddesinde belirtilen bildirgeyi yasal süresi içinde Kuruma vermeyenlere, her bir sigortalı için aylık asgari ücret tutarında, bildirilmeyen sigortalıların çalışma izninin olmaması durumunda asgari ücretin iki katı tutarında; …. idari para cezası verilir.” hükümleri yer almıştır.
Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 29/07/2003 tarih ve 4958 sayılı Kanun hükmü ile değiştirilen 140. maddesinin 5. fıkrasında, fiilin işlendiği günden itibaren beş yıl içinde tebliğ edilemeyen idari para cezalarının zamanaşımına uğrayacağı kurala bağlanmıştır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nu yürürlükten kaldıran 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun, idari para cezasına ilişkin hükümleri 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olup; anılan Kanun’un 8. maddesinde; “İşverenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür.” hükmü,
11. maddesinin 3. fıkrasında, “İşveren, örneği Kurumca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte, Kuruma vermekle yükümlüdür.” hükmü,
işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 86. maddesinde; “İşveren bir ay içinde 4 üncü ve 5 inci maddeye tabi çalıştırdığı sigortalıların ve sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalıların; a) Ad ve soyadlarını, T.C. kimlik numaralarını, b) 80 inci maddeye göre hesaplanacak prime esas kazançlarını, c) Prim ödeme gün sayıları ile prim tutarlarını gösteren ve örneği Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenen asıl veya ek aylık prim ve hizmet belgesini, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındakiler için en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar, diğer sigortalılar için ise ait olduğu ayı takip eden ayda Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma vermekle veya sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu hususu sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren, onbeş gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür.” hükmü bulunmaktadır.
Anılan Kanun’un 102. maddesinin 1. fıkrasının a bendinin 2. alt bendinde, “8 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen bildirgenin verilmediğinin, mahkeme kararından veya Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden ya da diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde bildirgeyi vermekle yükümlü olanlar hakkında her bir sigortalı için asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır.”,
“b” bendinde; “11. maddesinde belirtilen bildirgeyi, Kurumca belirlenen şekle ve usûle uygun vermeyenler veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde, anılan ortamda göndermeyenler veya bu Kanunda belirtilen süre içinde Kuruma vermeyenlere; .. 2) Diğer defterleri tutmak zorunda olanlar için asgari ücretin iki katı tutarında, .. idari para cezası uygulanır.”,
“e” bendinin 4. alt bendinde, “Tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla; defter ve belgelerin tümünü verilen süre içinde ibraz etmekle birlikte; kanunî tasdik süresi geçtikten sonra tasdik ettirilmiş olan defterlerin tasdik tarihinden önceki kısmı, işçilikle ilgili giderlerin işlenmemiş olduğu tespit edilen defterler, sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançların kesin olarak tespitine imkân vermeyecek şekilde usûlsüz veya noksan tutulmuş defterler, herhangi bir ay için sigorta primleri hesabına esas tutulması gereken kazançların ve kazançlarla ilgili ödemelerin (sigorta primine esas kazancın ödemeye bağlı olduğu durumlar dahil) o ayın dahil bulunduğu hesap dönemine ait defterlere işlenmemiş olması halinde, o aya ait defter kayıtları geçerli sayılmaz ve bu geçersizlik hallerinin gerçekleştiği her bir takvim ayı için, aylık asgari ücretin yarısı tutarında; kullanılmaya başlanmadan önce tasdik ettirilmesi zorunlu olduğu halde tasdiksiz tutulmuş olan defterler geçerli sayılmaz ve tutmakla yükümlü bulunulan defter türü dikkate alınarak bu bendin (1) ve (2) numaralı alt bentlerine göre; Vergi Usûl Kanunu gereğince bilanço esasına göre defter tutulması gerekirken işletme hesabı esasına göre tutulmuş defterler geçerli sayılmaz ve bu bendin (1) numaralı alt bendine göre, …”,
“e” bendinin 5. alt bendinde, “İşverenler tarafından ibraz edilen aylık ücret tediye bordrosunda; işyerinin sicil numarası, bordronun ilişkin olduğu ay, sigortalının adı, soyadı, sigortalının sosyal güvenlik sicil numarası, ücret ödenen gün sayısı, sigortalının ücreti, ödenen ücret tutarı ve ücretin alındığına dair sigortalının imzasının bulunması zorunludur. Belirtilen unsurlardan herhangi birini ihtiva etmeyen (imza şartı yönünden makbuz mukabilinde veya banka kanalıyla yapılan ödemeler hariç) ücret tediye bordroları geçerli sayılmaz ve her bir geçersiz ücret tediye bordrosu için aylık asgari ücretin yarısı tutarında, idari para cezası uygulanır. İbraz süresi geçirildikten sonra incelemeye sunulan ve tümünün veya bir bölümünün geçersiz olduğu tespit edilen defter ve belgeler yönünden, ayrıca geçersizlik fiilleri için idari para cezası uygulanmaz, sadece tutulan defter türü dikkate alınarak bu bendin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentlerine göre idari para cezası uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mahkeme kararının dava konusu işlemin aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair kısmı hakkında yapılan inceleme:
Davacı apartman yöneticiliğine karşı açılan hizmet tespiti davasında, … İş Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Hacer Doğan’ın 05/10/2006 – 13/05/2012 dönemlerinde apartman yöneticiliğinde sürekli olarak çalıştığının tespit edildiği, temyiz edilen bu kararın Yargıtay … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla düzeltilerek onanması üzerine kesinleştiği görülmüştür.
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin 2009/6, 9, 11, 2010/5, 9, 2011/4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 ile 2012/1, 2 dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma verilmediğinden bahisle uygulanan para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının dava konusu işlemin işyeri bildirgesi ile işe giriş bildirgesinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısımları yönünden davanın reddine dair kısmı hakkında yapılan inceleme:
Sigortasız olarak istihdam edilen …’ın 05/10/2006 tarihinden beri iş yerinde çalıştığı hususu adli yargıda görülen dava sonucu tespit edilerek kesinleşmiştir.
Hacer Doğan’ın işe giriş tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu uyarınca, iş yeri bildirgesinin en geç sigortalı çalıştırmaya başlandığı tarihte, sigortalı işe giriş bildirgesinin ise işçinin işe başlatılmasından önce Kuruma verileceği kurala bağlanmıştır.
Bu durumda; idari para cezasının davacı apartman yöneticiliğine 18/02/2013 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında, en geç 05/10/2006 tarihinde verilmesi gereken işyeri bildirgesi ile işçinin işe başlatılmasından önce verilmesi gereken işe giriş bildirgesi nedeniyle uygulanan idari para cezası zamanaşımına uğradığından, bu kısımlara yönelik olarak davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararından hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Dava konusu işlemin tediye bordrolarının ibraz edilmemesi nedeniyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden Mahkeme kararının incelenmesi:
Uyuşmalıkta; sosyal güvenlik denetmeni tarafından, istenilen iş yeri kayıtlarında tediye bordrolarının ibraz edilmediğinden bahisle 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 1. fıkrasının e bendinin 2 numaralı alt bendi uyarınca ceza verilmesi istenilmiş ve bu doğrultuda davacıya 5.643,00 TL idari para cezası uygulanmıştır.
Temyize konu kararda dava konusu işlemin bu kısmıyla ilgili olarak hüküm kurulmadığı görüldüğünden, İdare Mahkemesi kararında tediye bordroları yönünden eksik hüküm nedeniyle hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine
2. Davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının; dava konusu işlemin, işyeri bildirgesi ile işe giriş bildirgesinin yasal süresinde verilmemesi ve tediye bordrolarının ibraz edilmemesi nedeniyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair kısımlarının BOZULMASINA, aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair kısmının ONANMASINA,
3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.